Akira Kurosawa

Senarist, Yapımcı, Yönetmen

Doğum Tarihi: 23.03.1910

Doğum Yeri: Tokyo, Japonya

Akira Kurosava, Japon film yönetmeni, film yapımcısı, senarist ve kurgucu. 57 senelik kariyerinde 30 film yöneten Kurosawa, sinema tarihinin en önemli ve etkileyici yönetmenlerinden biri olarak kabul edilir.

Kurosava, 1936 senesinde Japon sinema endüstrisine kısa bir süreliğine ressam olarak girdi. Çeşitli filmlerde yönetmen yardımcısı ve senarist olarak çalıştıktan sonra 1943 senesinde 2. Dünya Savaşı sıralarında ilk filmi olan popüler aksiyon filmi Sugata Sanshiro'yu filme aldı. Savaştan sonra 1948 senesinde Drunken Angel filmini çekti. Bu filmde o zamanlar tanınmayan bir aktör olan Toshirō Mifune'yi başrolde oynattı. Ve yine bu filmle Japonya'daki gelecek vaad eden genç yönetmenler arasındaki yerini sağlamlaştırdı. Daha sonra bu iki adam birlikte 15 film daha çektiler.

Kurosava'nın önemli filmlerden Raşamon filminin ilk gösterimi Tokyo'da 1950 senesinde yapıldı. Film 10 Eylül 1951'de Venedik Film Festivali'nde, Altın Aslan ödülünün sürpriz kazananı oldu. Ve sonradan Avrupa ve Kuzey Amerika'da gösterime girdi. Bu filmin batı pazarında yakaladığı reklam başarısı ve olumlu eleştiriler Japon sineması için bir ilkti. Böylece Kurusava'nın bu başarısı diğer Japon yönetmenlere de uluslararası arenada tanınma olanağı tanıdı. 1950'li yılladan 1960'lı yılların başına kadar Kurosava, aşağı yukarı her sene bir film üretti. Bunların içinde, Ikiru, Yedi Samuray ve Yojimbo gibi bazı filmler yüksek derecede saygınlık kazandı. 1960'ların ortalarında sonra Kurosava'nın daha az verimle çalıştı.

Ama son zamanlarında yaptığı işlerinden son iki epik filmi Kagemusha ve Ran ile ödüller almaya devam etti. Bunların içerisinde Kagemusha filmi için aldığı Altın Palmiye ödülü de vardır.
1955 senesinde Akademi Ödülleri'nin verdiği Akademi Onur Ödülü'nü kabul etti. Ölümünden sonra AsianWeek dergisinde 'Sanat, Edebiyat ve Kültür' kategorisinde 'Yılın Asyalısı' olarak isimlendirildi ve CNN tarafından 'Son 100 yılda Asya'nın gelişmesine en çok katkıda bulunan insanlardan (beşliden) biri' seçti.

Yaşamı ve Kariyeri

Çocukluk ve Gençlik (1910-1935)

Kurosava, 23 Mart 1910 tarahinde Tokyo'nun Ō mori bölgesinde doğdu. Babası Isamu, Akita Prefecture'den gelen bir samuray ailesinin eski üyesiydi. Ordunun Beden Eğitimi Enstitüsü'nün orta okulunda yönetici olarak görev yaptı. Kurosava'nın annesi, Osaka'da yaşayan bir tüccar aileden geliyordu. Akira, bu kısmen varlıklı ailenin çocukları arasında arasında sekizincisi ve en genç olanıydı. Kurusava doğduğunda, iki kardeşi büyümüştü ve biri de ölmüştü. Kurosava ise geriye kalan 3 kız ve 1 erkek kardeşi ile büyüdü.
Babası, Kurosava'yı bedensel egzersizlere teşvik ederken bir yandan da onu batı geleneklerini tanımaya, tiyatro görmeye ve eğitici değeri olan sinema filmlerini izlemeye teşvik ediyordu. Böylece Kurosava 6 yaşındayken film izlemeye başladı.

Kurosava, ilk ve ortaokulda silik bir öğrenci oldu. Okula yeni gelen öğretmeni Bay Tachikawa(Taçikava) yenilikçi eğitim uygulamalarıyla onu teşvik etti. Kurosava, Taçikava'yı büyümeme sebep olan ikinci gizli güç diye tanımlar. Taçikava, çizim konusunda öğrencileri ne istiyorsanız onu çizin deyip serbest bırakarak ve Kurosawa'nın resmine övgülerle en yüksek notu vererek, okuldan nefret eden Kurosawa'nın resim derslerine daha bir heyecanla koşmasına neden oldu. Ve resme olan aşkını başlattı. Bu dönemde Kurosawa, hat sanatı ve kendo ile de ilgilendi.

Kurosava'nın çocukluğunda etkisi olan bir başka faktör ise kendinden 4 yaş büyük abisi Heigo Kurosava'ydı. 1923'de yaşanan Büyük Kanto Depremi'nin sonrasında, Tokyo harap olmuştu. Heigo, 13 yaşındaki Kurosava'yı yanına alarak ona depremin yıkımını tüm gerçekçiliğiyle gösterdi.

Kurosava, her tarafa dağılmış insan cesetleri ve dağılmış hayvan gövdelerine bakmak istemedi. Heigo ise ona uzağa bakmayı yasakladı. Bunun yerine, Akira'yı korkularıyla yüzleştirek cesaretlendirdi. Bazı eleştirmenler, bu olayın Kurosava'nın sanat kariyerini etkilediğini ve nadiren işlerindeki hoş olmayan gerçeklere yüzyüze gelmeye kararsız kaldığını yorumladılar. Heigo bilimsel olarak kabiliyetliydi, lakin Tokyo'nun en önde gelen liselerinden birine girmeyi başaramayınca kendisini ailenin geri kalanından ayırmaya başladı. Ve kendisini ilgi alanı olan yabancı edebiyata odaklamaya başladı.

1920'lerin sonlarında, Tokyo tiyatrolarında yabancı filmleri anlatan bir Benşi (Sessiz film anlatıcısı) oldu. Bu alanda kendine bir isim yaptı. Akira bu zamanlarda bir ressam olmayı planlıyordu. Abisinin yanına taşındı ve ayrılmaz bir ikili oldular. Heigo vasıtasıyla, Kurosava birçok Avrupa sineması filmini görme imkanı buldu ve bunlarında yanında tiyatro ve sirk performanslarını izledi. Bir yandan da yaptığı resim işlerini ve tablolarını Solcu Proleter Sanatçılar Derneği'ne gösterdi. Buna rağmen ressamlığı hayatını sürderecek bir iş olarak yapamadı. Çoğu proleter solcunun tuvallere gerçekleşmemiş politik ideallerini koyma hareketini algılayan Kurosava, resme karşı heyecanını kaybetti.

1930'lu yılların başlarında sesli filmlerin çoğalmasıyla Heigo gibi sessiz film anlatıcıları işlerini kaybetmeye başladılar. Ve Kurosava ailesinin yanına geri döndü. Temmuz 1993'de, Heigo intihar etti. Kurosava yazdığı biyografi kitabında abisinin ölümünden 'Anlatmak İstemediğim Bir Öykü' başlığıyla bahseder. Ve bu olayın onu daima belirsikliklere sürüklediğini ve bunu bir daha hiç hatırlamak istemediğini söyler. Sadece 4 ay sonra Kurosava'nın büyük abisi de yaşamını yitirdi. Akira'nın 23 yaşındaydı ve erkek kardeşlerinden sadece biri ve diğer üç kız kardeşiyle yaşamını devam ettirdi.

Yönetmenlik Eğitimi (1935-1941)

1935'de, P.C.L. olarak bilinen Photo Chemical Laboratories yeni stüdyolarında yönetmen yardımcılarının arandığına dair reklamlar verilmişti.

Daha önce sinema sektörüne hiç duymamasına rağmen Kurosava, gerekli makaleyi stüdyoya sundu. Adaylardan istenen bu makale onlara Japon sinemasının temel eksiklerini ve bu eksiklerin üstesinden gelme yollarını soruyordu. Kurosava'nın yarı alaycı görüşü eğer sorunlar varsa, bunların çözümü olmadığına dairdi. Kurosava'nın makalesi onu bir sonraki sınavlara geçirdi. İmtihanı yapanlar arasında yönetmen Kajirō Yamamoto'nun da olduğu bir heyer Kurosava'yı da seçilenler arasına aldı. Ve 1936'nın Şubat ayında Kurosava 23 yaşındayken stüdyoda işe başlamış oldu. Kurosava, yönetmen yardımcılığı yaptığı 5 sene içerisinde birçok yönetmenle çalışma fırsatı buldu. Ama gelişiminde en etkili isim Kajiro Yamamoto'ydu. Yönetmen yardımcısı olarak çalıştığı 24 filmden 17'sinde Yamamoto'nun yardımcılığını yaptı.

Bunlardan bir çoğu 'Enoken' takma adıyla bilinen popüler aktör Kenichi Enomoto'nun da oynadığı komedi filmleriydi. Yamamoto, Kurosava'nın yeteneğini eğitti. Onu bir sene içerisinde üçüncü yönetmen yardımcılığından baş yönetmen yardımcılığına getirdi. Ve Kurosava'nın sorumlulukları arttı. Ve sahne yapımı, mekan tespiti, senaryo düzeltmesi, provalar, ışık, dublaj, kurgu ve ikinci takımın yönetmenliği gibi çeşitli işlerde çalışmaya başladı. Kurosava, son asistanlığını yaptığı Horse (Uma, 1941) filminde filmin yönetmeni Yamamoto'nun başka bir film çekmesi nedeniyle çekimlerin büyük bir bölümünü yönetmen olarak üstlendi. Yamamoto'nun Kurosava'ya verdiği önemli tavsiyelerden biri de iyi bir yönetmenin aynı zamanda senaryo yazma konusunda ustalaşması gerektiğiydi.

Kurosava daha sonra senaryo yazarak yönetmen yardımcılığından daha fazla para kazanabileceğini fark etti.Daha sonra tüm filmlerinin senaryolarını ya kendi yazdı ya da ortaklaşa yazdı. Ve çoğu kez başka yönetmenler için de senaryo yazdı. Senaryo yazmak Kurosava'ya 1960'lara kadar daima iyi bir ek geli sağladı, Kurosava daha sonraları ise dünyaca ünlü biri oldu.

Savaş Zamanı Filmleri ve Evliliği (1942-1945)

1941'de piyasaya çıkan Horse filminini izleyen iki sene boyunca, Kurosava yönetmenlik kariyerinin çıkış filmini yapacak bir senaryo arayışına girdi.

1942'nin sonlarına doğru, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri ile savaşının başlamasından bir sene sonra, Kurosava ilk filmi için bir kitaptan ilham aldı. Musashi Miyamoto isimli bu kitap yazar Tsuneo Tomita'nun bir judo ustası ile ilgili bir romanıydı. Kitabın reklamlarındaki genç ve bıçkın judo ustasından etkilenen Kurosava, Toho stüdyolarına giderek bu kitabın haklarını satın almalıyız diye rica etti. Toho'daki yetkili Morita ona güvendiğini lakin yine de kitap çıktığında bir okuyup gelmesini söyledi. Kurosava kitabı basıldığı gün aldı ve bir çırpıda bitirdi. Kurosava içgüdüsüyle doğru bir hamle yapmıştı. Çünkü birkaç gün içinde bazı büyük Japon stüdyoları kitabın haklarını satın almak istedi. Kitabın yazarının karısının Kurosava'yı sevmesi nedeniyle Toho kitabın haklarını satın aldı. Böylece, Kurosava yönetmen olarak ilk filmi için film öncesi çalışmalara başladı.

Kurosava'nın ilk filmi olan Sugata Sanshiro'nun çekimlerine Yokohama'da Aralık 1942'de başlandı. Çekimler düzgün geçmişti lakin tamamlanmış filmin sansürü geçmesi kolay olmadı. Dönemin Japon sansür kurulu yapılan işi çok 'İngiliz-Amerikan' tarzı buldu. Yönetmen Yasujiro Ozu'nun destek verici müdahalesi ile film sansür kurulunda kabul gördü. Ve Kurusova 33 yaşındayken, 24 Mart 1943'te piyasaya sürüldü. Film hem eleştirisel hem de ticari olarak başarı yakaladı. Yine de, sonradan sansür kurulu filmin 18 dakikasını kesmeye karar verdi. Bu 18 dakikanın çoğunun günümüzde kayıl olduğunu düşünülür.

The Most Beautiful filmiyle savaş zamanı işçi kadınlarını konu aldı. Bu film 1944'ün başlarında çektiği yarı belgesel tarzı bir propaganda filmiydi. Kurosava, daha gerçekçi performans elde etmek amacıyla çekimler boyunca kadın oyuncuları gerçek bir fabrikada konaklattı. Fabrika için üretilen yemeklerden yedirtti ve onlara karakterlerinin ismiyle seslendi. Kurosava benzer metotları kariyeri boyunca da kullanmıştır. Çekimler boyunca, kadın fabrika işçilerinin liderini oynayan kadın oyuncu Yō ko Yaguchi aktris meslektaşlarının isteklerini yönetmen Kurosava'ya iletmek için seçilmişti. O ve Kurosava sık sık sonu gelmeyen anlaşmazlıklara giriyorlardı. Bu anlaşmazlıklar ikiliyi mantığa aykırı olarak birbirine yakınlaştırdı.

Yaguchi, iki aylık hamile iken ikili 21 Mayıs 1945'te evlendiler. Ve ikili, Yaguchi 1985 yılında ölene kadar birlikteydiler. Bu birliktelikten iki çocukları oldu, bunlardan erkek olan Hisao 20 Aralık 1945'te dünyaya geldi. Babasının son zamanlardaki bazı projelerinde ona prodüktör olarak yardım etti. Ve diğer çocukları Kazuko, 29 Nisan 1954'te doğdu ve bir kostüm tasarımcısı oldu. Evliliğinden kısa bir süre sonra, çıkış filmi Sugata Sanshiro'nun bir devam filmini çekmesi için stüdyo tarafından Kurosava'ya baskı yapıldı. Propaganda amacı taşıyan Sanshiro Sugata Part Two isimli bu film 1945'in Mayıs ayında ilk kez gösterime girdi. Genel olarak Kurosava'nın en zayıf filmi olarak görülür.

Kurosava sansür kurulunun kolaylıkla onaylayacağı ve maliyeti düşük bir film için senaryo yazmaya karar verdi. The Men Who Tread on the Tiger's Tail isimli, Kanjinchō isimli kabuki oyunundan uyarlanan ve başrolünde komedyen Enoken'in oynadığı bu film 1945 Eylül'ünde piyasaya sürüldü. Enoken, Kurosava'nın yönetmen yardımcılığı zamanlarınla sürekli çalıştığı bir isimdi. Bu zamanlarda, Japonya teslim olmuştu ve Japonya'nın İşgali başlamıştı. Filmin çekiminde ilginç bir tesadüf de yaşanmıştı. Kurosava bir gün çekimlerini yaparken Amerikalı bir grup amiral ve yüksek rütbeli Amerikan subayı sete gelerek filmi sessizce izleyip gittiler.

Kurosava bu kişilerden birinin ünlü yönetmen John Ford olduğunu ise sonralardan Londra'da John Ford ile tanıştığında öğrenecekti. Bu dönemde sansür kurulu, Amerikanların eline geçmişti. Sansür kurulu tarafından incelenen filmler ile ilgili raporlar Amerikan Ordusu Genel Karagâh'ına yollandıktan sonra onay alınıyordu. Japon sansürcüleri filmi Kanjinchō 'nun gülünç düşürülmüş bir taklidi olarak gördüğü için Kurosava kurul üyeleriyle tartıştı. Bu tartışma neticesinde kurul raporu Karargâh'a yollamadığı için film yasadışı sayıldı ve Amerikanlar tarafından yasaklandı. Lakin üç sene sonra tesadüfen Amerikan Karargâhı'nın bölüm başkanı filmi izledi ve çok ilginç bulduğu için yasaklamayı kaldırttırdı.

Savaş Sonrası İlk Filmleri (1946-1950)

Şavaş bittiğinde, işgalcilerim demokratik idealleri insanların dikkatini topluyordu. Kurosava kendisine saygısını tekrar kazanabilmesi için kişisel ve kendine özgü filmler çekmesi gerektiğini düşünüyordu. Bu tarzda ilk filmi No Regrets for Our Youth oldu. Filmin senaryosu, 1933'te gerçekleşen Takigawa kazası ve Hotsumi Ozaki'nin savaş zamanındaki casusluk hususundan ilham almıştı. Japonya'nın savaş öncesi politik baskı düzenini eleştiriyordu. Alışagelmişin dışında, yönetmenin ana karakteri bu sefer bir kadın karakterdi. Yukie isimli bu karakter, orta sınıfın üzerinde doğmuş ayrıcalıklı biriydi. Ve politik krizin içerisinde kendi değerlerini yargılıyordu. Filmin orjinal senaryosu, tartışmalı temasından ötürü büyük ölçüde yeniden yazıldı. Ve ana karakterin kadın olması eleştirmenleri ikiye bölmüştü. Ama yine de film, seyirci tarafından uygun bulundu. Savaş sonrası, filmin isminin, 'No Regrets for... (...için pişmanlık yok) ', herkesçe bilinir hale gelmiş olan çeşitli söz dizimi versiyonları yapıldı. Kurosava'nın bir sonraki filmi One Wonderful Sunday, Temmuz 1947'de ilk kez gösterime girdiğinde çeşitli eleştiriler aldı. Nispeten karışık olmayan ve duygusal aşk hikâyesiydi.

Film, savaş sonrası Tokyo'sunda savaşın fakirleştirdiği bir çiftin bir haftalık izin günlerindeki eğlencesini anlatıyordu. Film, Frank Capra, D.W. Griffith ve Friedrich Wilhelm Murnau gibi yönetmenlerin etkilerini taşıyordu. 1947 yılında Kurosava'nın katılımıyla bir başka film piyasa çıktı. Aksiyon, macera ve korku türündeki Snow Trail isimli bu film Senkichi Taniguchi tarafından yönetildi. Kurosava ise bu filmin senaryosunu yazmıştı. Bu film genç aktör Toshirō Mifune'nin çıkış filmi oldu. Kurosava ve onun akıl hocası Yamasan, Toho stüdyolarını Mifune ile anlaşması için ikna etmişti. Genç aktör, giriş sınavında Kurosava'yı oldukça etkilemişti, ama diğer juri üyelerini ise kendinden soğutmuştu.

Kurosava, prodüktör Sō jirō Motoki ve Kurosava'nın yönetmen arkadaşları Kajiro Yamamoto, Mikio Naruse ve Senkichi Taniguchi birlikte Eiga Geijutsu Kyō kai(Film Sanat Derneği) isimli özgür bir prodüksiyon birimi kurdular. Kurosava, Kazuo Kikuta, Taniguchi'nin birlikte ekranlara uyarlardığı çağdaş bir tiyatro oyunu bu organizasyonun çıkış işi ve Daiei stüdyoları'nın da ilk filmi oldu. The Quiet Duel isimli bu filmde Toshirō Mifune'nin canlandırdığı ana karakter, frengi hastalığıyla mücadele eden idealist bir doktordu. Böylece Kurosava, sürekli aynı ganster rollerini oynayan Mifune'yi bu rolden ayırıyordu. Film, Mart 1949'da piyasaya çıktı. Gişe başarısı iyiydi lakin genel olarak yönetmenin daha az önemli filmlerinden biri olarak görüldü. 1949'deki ikinci filmi yine Film Sanat Derneği tarafından prodükte edilmişti. Shintō hō tarafından Stray Dog ismiyle piyasaya sürüldü. Bu dönemde Kurosava'nın en çok övülen işi oldu. Stray Dog, belki de Japonya'da tarz olarak ilk önemli dedektif filmiydi.

Scandal filmi, Shochiku stüdyosu tarafından Nisan 1950'de piyasaya sürüldü. Film, yönetmenin deneyimlerinden, anger towards ve Japon sarı gazeteciliğinden ilham almıştı. Film, mahkeme salonunda geçen konuşma özgürlüğü ve kişisel sorumluluklar üzerine sosyal bir filmdi. Ama Kurosava'nın da kabul ettiği üzere ve neredeyse tüm eleştirmenler, bitmiş projenin tatmin edici olmadığını ve konuya odaklanamadığını söyledi. Kurosava'nın 1950'lerdeki ikinci filmi ise Rashomon'du. Bu film yönetmene yeni bir izleyici kitlesi kazandırdı.

Uluslararası Tanınması (1950-1958)

Scandal filmi bittikten sonra, Daiei stüdyolarına yanaştı ve onlar için yeni bir film yapmayı teklif etti.

Kurosava, genç arzulu bir senarist olan Shinobu Hashimoto'dan bir senaryo almıştı. Sonraları bu senaristle beraber 8 film daha yazdılar. Bu senaryo, Ryū nosuke Akutagawa'nın deneysel kısa hikâyesi In a Grove'dan esinlenmişti. Bu hikâyede, bir samurayı öldüren ve karısına tecavüz eden bir katilin hikâyesi, çeşitli ve çelişkili bakış açılarından anlatılıyordu. Kurosava senaryodaki potansiyeli gördü. Ve Hashimoto'nin yardımıyla hikâyeyi geliştirdiler ve cilaladılar. Daha sonra senaryoyu Daiei stüdyosuna götürdüler. Stüdyo ise filmin bütçesinin düşük olmasından dolayı projeyi mutlulukla kabul etti.

Raşamon filminden bir sahne, samurayın karısını canlandıran Japon aktris Machiko Kyo, haydutu canlandıran Toshirō Mifune önünde diz çökmüş
Kurosawa's three consecutive movies after Seven Samurai had not managed to capture Japanese audiences in the way that that film had. The mood of the director's work had been growing increasingly pessimistic and dark, with the possibility of redemption through personal responsibility now very much questioned, particularly in Throne of Blood and The Lower Depths. He recognized this, and deliberately aimed for a more light-hearted and entertaining film for his next production, while switching to the new widescreen format that had been gaining popularity in Japan. The resulting film, Gizli Kale, bir orta çağ prensesi, onun sadık generali ve iki köylünün evlerine ulaşabilmek için düşmanın sınırlarında yolculuk etmesini konu alan bir aksiyon-macera filmiydi. Aralık 1958'de ilk kez yayınlandı. Gizli Kale filmi Japonya'da muzammam bir gişe başarısı kazandı. Ve eleştirmenler tarafından sıcak karşılandı. Bugün, film, Kurosava'nın en az çaba harcadığı filmi olarak düşünülmesine rağmen popüler kalan bir filmi oldu. En önemsiz filmi de değildi. Çünkü George Lucas'ın büyük popülerlik kazanan uzay operası Star Wars'a büyük etkileri olan bir filmdi.

Ölümü ve Öldükten Sonraki İşleri

1995'de geçirdiği kaza sonrasında Kurosava'nın sağlığı kötüleşmeye başladı. Hayata veda etmeden önceki son yarım yılda, beyni keskin ve canlı kalırken, vücudu iflas etti. Yönetmen yatağa hapsolmuş şekilde evde müzik dinliyor ve televizyon izliyordu. 6 Eylül 1998'de ise Kurosava 88 yaşındayken Setagaya, Tokyo'da felç geçirerek öldü.

Kurosava öldükten sonra bazı filme alınmamış senaryoları filme çekildi. Bunlardan biri olan After the Rain filmi, Takashi Koizumi tarafından yöneltildi ve 1999'da piyasaya sürüldü. Ve bir diğeri Kei Kumai tarafından yönetilen The Sea is Watching filmi 2002'de izleyiciyle buluştu. Yonki no Kai ('Dört Şövalyenin Klübü') isimli, Kurosawa, Keisuke Kinoshita, Masaki Kobayashi ve Kon Ichikawa isimlerinden oluşan bir takım Dodeskaden isimli bir senaryo hazırlamıştı. Bu senaryo Dora-Heita ismiyle 2000 senesinde filme alındı ve piyasaya sürüldü. Film çıktığında bu dörtlüden hayatta kalan bir tek Kon Ichikawa vardı.

Filmografi

Akira Kurosawa Tarafından Yönetilen Filmler

1940'lar

• Sugata Sanshiro(1943)
• The Most Beautiful (1944)
• Sanshiro Sugata Part Two (1945)
• The Men Who Tread On the Tiger's Tail (1945)
• Those Who Make Tomorrow (1946)
• No Regrets for Our Youth (1946)
• One Wonderful Sunday (1947)
• Drunken Angel (1948)
• The Quiet Duel (1949)
• Stray Dog (1949)

1950'ler

• Scandal (1950)
• Rashomon (1950)
• Budala (1951)
• Yaşamak (1952)
• Yedi Samuray (1954)
• I Live in Fear (1955)
• Throne of Blood (1957)
• The Lower Depths (1957)
• Gizli Kale (1958)


1960'lar

• The Bad Sleep Well
• Yojimbo (1961)
• Sanjuro
• High and Low
• Kızıl Sakal (1965)

1970'ler

• Dodes'ka-den (1970)
• Dersu Uzala (1975)

1980'ler

• Kagemusha, (1980)
• Ran (1985)

1990'lar

• Düşler (1990)
• Ağustos'ta Rapsodi (1991)
• Madadayo (1993)

Görev Aldığı Yapımlar

Akira Kurosawa İle İlgili Haberler