[br]Oyuncularla ilgili çok yazılmadığını farkederek kendi naçizane fikrimi eklemek isterim. Çağan karekteri ile ezilmişlere acıma duygularımı uç noktada harekete geçiren Halim Ercan'ı alkışlıyorum. Çok konuşulacağına ve yepyeni projelere imza atacağina inandığım genç, süper yetenek. Sibel karekterini inanılır kılan oyunculuğu ile canlandıran Bulut Köpük de çok başarılı bulduğum bir diğer genç yetenek. (Sibel, başarısız bir oyuncu tarafından temsil edilseydi feminist veya lezbiyen bir karektere kolayca dönüşebilirdi) Tolga ya muhteşem sesi, kusursuz Türkçesi ve yılların eğitimi ve deneyimi ile tad vererek, oyunculuk budur dedirten Sertan Altunorak'a binlerce teşekkür. Didem'i canlandıran Bahar, tutuk ve donuk bir karektere gerçeklik katmış bir diğer başarı örneği. Feride Çetin'in iyi olan oyunculuğunu izlediğim başka yapımlar oldu fakat Gomeda da kendisini biraz eksik ve rolü ile bütünleşememiş hissettim, umarım gelecekte daha iyi başarılara imza atar.
- puan
yorumlar
02.03.2007 02:08:00
[br]Alin Taşciyan filme son yorumu koymuşmuş.. Kendisine katılırız, katılmayız, ama filme son yorumu nasıl koymuş orasını anlamadım. Kendi eleştiri kapasitenizi zorlayın biraz, eleştirmenleri okuyun ama son yorumu kendiniz koyun. Bu arada Alin Taşciyan Al Pacino için 'oyuncu değil' lafıni kullandı, ne oldu, Hollywood Al Pacino ya kapıyı mı gösterdi....
10 puan
kemanci
02.03.2007 01:51:00
Tarkovsky rumuzlu arkadaşım. belli ki Tarkovsky filmlerini seviyorsun. Ben de çok severim. Eminim Tarkovsky'e 'bu film çok kötü' diyenlerle karşılaştın. Eğer internet forumlarında Tarkovsky'nin filmlerini seven insanlara birisi 'film ekibindensiniz siz' sonuçlaması getiren birisine sen de kıçınla gülmez misin? Ben gülerdim, çünkü bence gerçekten çok komik :) sence de komik değil mi? Bu saygısızlık değil, saygısızlık yapanlar Gomeda'ya 1 puan verip 'b*ktan' kelimesini kullananlar. Ayrıca, gerçek saygısızlık 'ok' kelimesi kullanarak Türkçemize yapılan saygısızlıktır.
10 puan
filmfilm
02.03.2007 01:47:00
[br]Gomeda'yı begenen herkes film ekibindense o zaman ekip çok büyük galiba habire yazıolar ;) Hollywood bile anca bu büyüklükte bir ekibe sahiptir. Filme ilginç yorumlar var, kemancının analizlerini çok beğendim, çok teşekkürler mesela benim filmi okuyuşuma göre iki karekterin mezarlıktaki tabutta seviştiğini duyuyor olmak, üreme ve ölümün birbirinden kopamayacak kadar benzer olgular olduğunun simgesi. Sibel'in bu sesleri duyduğuna şaşırmaması, aslında Tolgayı cinsel anlamda çekici bulmadığını sadece 'üzerinde baskın olmayı öğrendiği' bir kişilikten ibaret olduğunu çağrıştırıyor. Nitekim Sibel'in sevgilisi bir sahnede ' biz birbirimize oyunlar oynayarak eğlendiğimiz tuhaf bir ilişkiye sahibiz gibi bir laf etmişti, bu Sibel'in sevgilisini iyi tanıdığını ve onu nasıl ezeceğini öğrendiği fikrimi destekliyor..
1 puan
Eleştirmen yorumu
02.03.2007 01:47:00
ALİN TAŞÇIYAN GOMEDA HAKKINDA NOKTAYI ŞÖYLE KOYMUŞ;
[br]'Gomeda' ne gerçeküstücü ne de korkunç, basbayağı gülünç bir film. Açıkçası o kanlı sahneler ve anlamsız diyaloglar sayesinde iyi bir komedi filminde gülebileceğim kadar güldüm. Donuk, tutuk oyunculuk hariç teknik olarak büyük bir kusuru yok 'Gomeda'nın ama kürtaja bağlanan kadın düşmanı senaryosu yenilir yutulur bir şey değil.
[br]ALİN TAŞÇIYAN
10 puan
TTD nin kısa filmleri ve gomeda
02.03.2007 01:28:00
[br]Tan Tolga Demirci'nin kısa filmlerini iyi bilen çok taktir eden sadık bir izleyicisiyim. Sayısı 10 olan bu kısa filmleri yere göğe sığdıramayan pekçok tanıdığım olmuştur. Demirci'nin Alfabetik Düşler adlı kısa filminin girdiği gösterimlerden birinde filmin bitmesiyle bir alkış kopmuş, o anda orada bulunan yönetmenin bu filmi Andre Breton'a adadığını söylemesiyle tüm salon ayağa kalkmış, alkış tufanı bir sele dönüşmüştü. Buradan sanırım çıkarılacak iki sonuç vardır.
[br]1. Ya o anda salondaki herkes Andre Breton'dan haberdardır ve adını duyunca şahlanmışlardır, ki bu ülkem gençliğinin kültür seviyesinin dumura uğratıcı bir yükselişte olduğuna işarettir.
[br]2. Ya da salondakilerin çoğunun Andre Breton dan haberi olmamakla beraber, bir sanat filmi izlediklerini hatırlayarak şahsın önemli bir yer teşkil ediyor olabileceği düşüncesiyle ayaklanmışlar, alkışlamış, alkışlamışlardır..
[br]Hangi şıkkı isterseniz seçin..
[br] Tan Tolga Demirci, kısa filmlerinde yaratıcı, anlaması birikim gerektiren,yorumlamaktan dilimizde tüylerin bittiği zeki bir kişilik. Aynı zeka yine tüm yaratıcılığı ile uzun metrajlı bir film olan Gomedayı yapmış, yönetmenin tarzını bilen, kısa filmlerine hayran bazılarının yer yer eleştirileri ortaya çıkmıştır.
[br]Yaygın bir görüş vardır: kısa film sanat aşkı için yapılır diye. Filmin anlaşılmaması zaman zaman makbuke geçer, çünkü anlaşılmayan her olgu sanat için yapıldığının bir ispatıdır. Demirci'nin kısa filmlerini ayakta alkışlayanlar Gomeda da niye hayal kırıklığına uğradılar? Sinema salonundaki koltuklarına oturduklarında uzun metrajlı bir film seyredecek olmalarının verdiği bilinçle akıllarından geçen büyük ihtimalle şuydu… bakalım filmin konusu neymiş? Demirci, Gomedasında diğer kısa filmlerine kıyasla kısır bir yaratıcılık hakimiyetine girmiş değildir tabii ki, tam aksine görsel bir şölenle tam anlamıyla 'döktürmüştür'. Gel gör ki kısa filmlerin ' konu aramayan' izleyicileri, Gomeda alışılagelmiş uzun metrajlı film standartlarını reddettiğinde isyan etmişler, ne oldu bizim kısa filmlerini izlediğimiz Demirci'ye diye söylenmeler boy göstermiştir. Bu kişiler ne yazık ki Demirci'nin şahane kısa filmlerini anlamış değil ama anlamış gözükmekte olanlardır. İşte yukarıda tarifini yaptığım bu bu 'kısa film hayranları' kendilerini pekçok cümle ile açığa vermişlerdir, birisi de şudur: Demirci, sinemanın yasakladığı bir sonla bitirmiş filmini.. Burada taaa başa dönüyoruz ki yönetmenin bir konu sunmak ve sonra hayy Allah ben bunu nası bir sona bağlasam acep? diye kara kara düşünüp bari hepsi rüya olsun yaaa ....gibi bir karara vardığını sanmak, Tan Tolga'nın T sinden zerre kadar haberi olmamak demektir. Bu tarz sonlar sinema için bir günahtır, ama Tan Tolga buna bir örnekmiş gibi gösterilemez, çünkü yönetmen, Gomedayı zekası ve hayal gücüyle bir dantel gibi işlemiş ve başkaları için sinemanın günahı denilen o son, Tan Tolga'nın filminde tüm sosyal varlığımızdan, gücümüzden uzaklaştığımız ve korkularımızla başbaşa kaldığımız derin gezinmeler anına dönüşen bir şölene dönmüştür, ellerine sağlık.
10 puan
kemanci
02.03.2007 00:47:00
Değerli dostlar, belirtmeliyim ki önceden yazdığım yorumlardaki Gomeda üzerine yaptığım analizler, tamamen filmi çok sevmemden, ve film beni düşündürdüğü için ortaya çıkmıştır. Eğer yazdıklarım hatalı ise, veya yönetmen ve film ekibinin yapmaya çalıştığının dışında bir şeyler görmüşsem, kusurum affola. GOMEDA OKUMU KLAVUZU adı altında yazdıklarım tamamen bir izleyici olarak filmin ben de düşündürdükleridir. Bu arada ben de olumlu yorumlara 'film ekibindensiniz siz' diyen arkadaşa kıçımla güldüm. Çünku ben de Okan gibi sıradan vatandaşın tekiyim. ve ben de Gomeda'ya, bu siteye yazmış onlarca insan gibi hayran kaldım.
10 puan
kısafilm
02.03.2007 00:29:00
[br]Film ekibinden olma hikayesi iyice komik olmuş , o kadar benciliz ki bizden farkli görüştekilere katlanamayıp onları soytarılıkla suçluyoruz. Ben de yurtdışında bi iki set denemiyi kazanmış biriyim, yönetmen filmi çeker, oyuncuya sen şunu şöyle bunu böyle yap der, diğer elemanları yönlendirir ama bu set elemanları eee ben niye bunu böyle yapıyormuşum bakiiim, ben bu sahneyi anlamadım çok anlamsız geldi bana biri açıklasın gibi saçmalıklar döktürme hakkına sahip değildir, zira bu durumda setten atılması saniye meselesidir, yönetmen filmini çeker, ekip yönetmene uyar ama her sahnenin analizini sormaz, bu herkesin bilare farklı yorumlayacağı birşeydir, kemancı arkadaşın yorumları çok yaratıcı ve zekiceydi, yönetmen belki bu yoruma katılmaz ama nihayetinde bu izleyicinin kendi hayal gücüdür.
10 puan
okan
02.03.2007 00:13:00
vay ve, millet birbirine girmiş gomeda yüzünden. ama 1 puan verenlerin yaptıkları hakaretler çok ayıp, COK! bir de 10 puan verenlere de hakaret ederler, bir de 'film ekibinden onlar' diye ortaya aptalca bir laf atarlar. Jumanji, benim film ekibiyle alakam yok, ben de diğer herkes gibi paramı bir işten kazanıp sinemada harcayan bir vatandaşım. Ama Gomeda filmine hayran kaldım! Ve kesinlikle 10 puan veriyorum. N'aberrr! Buna ne diyeceksin! Saçmalamayı kesin artık. Gomeda'yı anlamayan gidip Amerikalılar Karadeniz'deyi görsünler.
2 puan
tunay
02.03.2007 00:12:00
Feride çetin oyunculuğu bırak bence gomeda filminden aldığın lekeyi ömrün boyunca silemezsin çünkü,,,,,,,,o kadar rezalet ve yapmacık oynamışsın ki bence filmin batmasına sebep olanlardan biri de sensin.
1 puan
dark Su
02.03.2007 00:10:00
araf'ı gomeda ile karşılaştırmıyorum bile.Ben Araf'ı da sevmemiştim ama en azndan o korku türüne giriyordu,başaramamıştı o ayrı ama Gomeda tekrar ediyorum FİLM bile değil.
1 puan
bda
02.03.2007 00:08:00
Arkadaşlar siz filmi övenlere bakmayın onlar filmi yapanlardır kesinlikle gomedayı beğenen 1 kişi bile görmedim duymadım.zaten bu filmi övenin sinema bilgisinden şüphe duyarım.
1 puan
jumanji
02.03.2007 00:01:00
siz istediğiniz kadar bu filmi övün belli ki filmin ekibindensiniz,salak değiliz okuyunca anlaşılıyo ama kardeşim Gomedanın hiç mi kötü tarafı yok,izleyen onlarca insan eleştirmenler kimse filmi beğenmedi.Birtek siz filmi yapanlar beğendiniz.Ayrıca eski türk korku filmlerine laf atmanız sizi daha da alçaltıyor çünkü emin olun ki Gomeda büyü filminden bile daha kötü.Eleştirileri dikkate alıp kendini toparlamazsa tan tolga ilerde hiç film yapamayacak ve çürüyüp gidecek benden söylemesi.
10 puan
kisafilm
01.03.2007 22:34:00
[br]Tan Tolga yi kisa filmlerinden biliyorum ve cok basarili buluyorum. Alin Tasciyan demis ki:
[br]
[br]' 10 kısa filme imza atmış, esprili, zekice, deneysel, yaratıcı yaklaşımıyla takdir ettiğimiz aynı Tan Tolga Demirci olabilir mi 'Gomeda'yı yazıp yöneten? 'Büyü', 'Dabbe' ve 'Araf' çizgisinde bir film olan 'Gomeda' ne gerçeküstücü ne de korkunç, basbayağı gülünç bir film.'
[br]
[br]Benim anlamadigim $u: Tan Tolganin kisa filmlerini izleyenler bilirler, zekidir, deneyseldir ve anlasilmasi guctur cunku bir birikim gerektirir, Tan Tolga'nin kisa filmleri alkislayip ta Gomeda olmamis.. diyenlere sorum $u: kisa filmler anlasilmaz ve karmasikken ho$ cunku sanat geregi ama aynisini uzun bir fikme uyarlayinca olmayan nedir? Gomeda'yi Dabbe ,Araf, Buyu gibi filmlerle karsilastirmak cok yersizdir, cunku o filmlerin hicbiri yurtdisi fantastik film festivallerine katilabilecek orjinallikte filmler degillerdir, ama Gomeda bu festivallere davet edilerek bunu coktan basarmistir.
10 puan
elsetiriyapmaksanattir
01.03.2007 22:25:00
[br]Alin Tasciyan filmi begenmemis olabilir. Buna saygi duyarim. Kendisi Matrix'e de dusmandir, simdi bu yuzden benim icin bir saheser olan matrix de mi kotudur? Hayir. Filmi begenmemesini anladim, ama elestirinin bir sanat oldugunu anlamamasina uzuldum, yurt disindaki film elestirmenlerinin cok yakin takipcisiyim, kendisi de bu isi yaptigina gore takip ediyor olmali.. Neden yurtdisi, cunku onlar bu sistemi ciddi bir duzene cok once yerlestirdiler, bu isi yillardir yapandan tut yeni olanlara kadar bakin, okuyun, bir film elestirisinin asla kucumsenerek asagilayarak yapilmadigini gorursunuz. Elestiri filmi tum yanlariyla ele alir, yonetmenlik, set dizayni, isik, kurgu, muzik, senaryo, oyunculuk, filmin yan anlamlari, simgeleri... Elestiri tum bu kategorilerin ayri ayri aciklanmasi ile yapilir ki bu durumda bir filmin eksik olan tarafi ile guclu olan tarafi ard arda sergilenir, bunun yapilmadigi sozde elestiriler ise elestiri degil laf atmaktir, ki bu sayfada bu cokca yapildigindan, Alin Tasciyan'in buraya yazan az bilen yada hic bilmeyen bizlerden bir farki olmalidir..
10 puan
kemanci
01.03.2007 21:08:00
Sevgili Nefer, yazdiklarina 100% katiliyorum. Milliyet gazetesini Alin Tasciyan gibi bir elestirmen kullandigi icin kiniyor ve ayipliyorum. Alin Tasciyan'i daha da bir ayipliyorum. Ve, Nefer, senin de yazdiklarinin silinmis olmasina cok uzuluyorum ve tekrar yazmani destekliyor ve yazacaklarini okumayi dort gozle bekliyorum.
10 puan
nefer
01.03.2007 21:03:00
Gomeda filmini eleştiren ALİN TAŞCIYAN isimli kendini eleştirmen zanneden entelim dantelim diye övünüp bu filme pek de eleştirmen jargonuna uymayan kahkahalarla güldüm deme basitliğini gösteren şahıs, oscar törenleri sonrası şöyle yazmıştır: (!)
[br]'rüya kızlar'daki rolüyle en iyi yardımcı kadın oyuncu dalının favorisi jennifer hudson ya çok iyi oynadı şaşırmış rolünü ya da gerçekten inanamadı kazandığına. gözyaşları içinde sahneye fırladığında ona ödülü sunan george clooney'i fırsat bu fırsat deyip öpmediği için ne kadar dövünse azdır. tamam, annesiyle erkek arkadaşı da salondaymış ama oscar heyecanından iyi bahane mi olur clooney'e yumulmak için.adrien brody'nin halle berry'yi vantuzlamasını hatırlayın...'
[br]işte bu eleştirmen olacak zat, kadın düşmanlığı ile suçlarken TTD'yi aslında bazı konularda ne kadar aç olduğundan olsa gerek idol erkek kavramına toslayınca bakın nasıl da çiçek gibi açıyor!!!
[br]
[br]Bu arada kemancıya istinaden bir gomeda okuma kılavuzu da ben yazmıştım ama öğlen yazdığım şey akşamında yoktu?!?
10 puan
kemanci
01.03.2007 20:54:00
GOMEDA OKUMA KLAVUZU 2: ******Spoiler******* Filmi gormeyenler, bundan sonrasini okumasin çünkü bir sahne hakkinda konusacagim: Rüya tabileri. Filmde Ebru, Didem, Sibel, arkaarkaya 3 ruya gorurler. Once Ebru ve didemin ruyalari ayni yerde, hatta sanki ikisi ayni karakter gibiymiscesine başlar. Bu, filmin en basinda Ebru'nun ruyasinda kendisini magralarda dolasirken, Didem'e 'yani sen dolasiyordum' demesini hatirlatan bir sahne. Bunun anlami hamile kalmis bir kizin (Ebru gibi) hamile olmayan ve hatta ondan hoslanan erkege yüz vermeyen kıza (Yani Didem'e) imrenmesi gibi olabilir. Henüz emin değilim. Tekrar rüyaya dönelim: Ebru uzaklardaki çalılardan bize doğru gelir, sonra bir gölün yanından geçerken uzaktan bir tekne yanaşır kıyıya. Teknenin içi boş, üzerinde ise L'ATALANTE yazılı. Bu Jean Vigo adlı, çok genç yaşta ölen bir yönetmenin filminin ismi. Bu filmde iki aşık insanın kaderi kötüdür, çünkü bir tanesi Paris'e gidip ünlü olmak ister, ve aşıklar kavuşamaz. Bu filmde de Ebru ve Tolga kavuşamayan aşıklar rolünde. Dolayısıyla, Ebru bu tekneyi görüyor. Sonra teknenin yanaşmasıyla tüyler ürperten bir rüzgar gibi bir müzik de yanaşıyor kıyıya, tekne ile beraber. Ebru kıyıya yanaşır, ve derken teknenin içinden bir kanlı gelin, eli bıçaklı, tekneden fırlar. Bu gelin, dikkat ederseniz, (ki ben bunu Gomeda'yı ikinci izleyişimde farkettim) aslında Tolga'nın gerçek kız arkadaşı olan Sibel'dir. Yani Ebru ile Tolga, L'Atalante daki kavuşamayan aşıklardır ve Sibel de bu kavuşmayı engelleyen kişidir. Sibel gelinliklere bürülüdür. Sanki, Tolga ile Ebru, bir plan yapıp Sibel'i erken mezarına yollarlarsa, Sibel kanlı duvak ve gelinliği ile mezardan çıkıp ne pahasına olursa olsun, Tolga ve Ebru'nun kavuşmasını engelleyecektir. ** Gelelim ikinci rüyaya. Şimdi Didem de aynı Ebru'nun uzaktaki çalıların arasından gelmesi gibi bize doğru geliyor. O da gölün yanından geçiyor, ve görüyor ki tekne yine orada. Bu sefer teknenin içinde Tolga, sapsarı balıkçı yağmurluğu ile balık tutuyor. Oltasının dibinde, gölün üzerinde yüzen bir şişme bayan var. Tolga ağlamaklı 'anne, anne' diye sayıklıyor. Didem bu sahneye tanık oluyor. Bu sahnede Tolga belli ki ya annesini erken kaybetmiş, ve bunu gerçek ile hala bocalaşıyor; ya da Sibel yüzünden kavuşamadığı Ebru'ya olan sevgisinin asıl sebebi ufakken annesine olan tutkunluğu idi. Ki, bu Oedipus gerçeği bir erkeğin sevgilisini seçmekteki baş etkenlerden biri olabiliyor. Derken, Didem'in arkasında, Didem'den hoşlanan ama Didem'in yüz vermediği Cağan beliriveriyor. Didem arkasını döner dönmez görür ki Cagan aslında kadın makyajına bürünmüş, boğazları şişmiş, ve Didem ile konuşuyor. Cagan'in soyledikleri, filmin onceki sahnelerinde Didem'in Cagan'a soylediklerinin aynısı. Yani, Cagan neredeyse Didem'in kiliginda. Ve bogazlarinda Didem'in ona yaptiklarindan mi, yoksa Cagan'in Didem'e soylemek isteyip soyleyemediklerinden mi, yoksa bizim seyirci olarak olarak Cagan'in cektigi eziyeti anladigimizdan midir bilemem, ama sanki kursagimizda kalip da cikaramadigimiz birsey olur ya? Iste bu kursagimizda kalan sey de sanki Cagan'in bogazinda kalmis ve Cagan'i konusturuyor. Derken Cagan Didem'e 'Sence ben guzel miyim?' sorusunu sorup Didem bir çığlık atar. Bu da Didem'in Cagan'a birkaç sahne önce sorduğu sorunun aynısıdır. Çünkü Didem, ortaokullarda bir erkek tam blu çağına girdiği zaman bu değişimi fark eden kızların o erkeklerle flört ederken sahip oldukları gücü simgeler. Didem de Cagan uzerinde bu guce sahiptir. Bu arada belirtmeliyim ki Cagan rölünü Halim Ercan isimli, Turk filmerinde gordugum en yetenekli aktorleren biri oynamaktadır ve bu rolu mukemmel bir başarı ile oynamıştır. Didem film boyunca Cagan'a bu şekilde sataşmalarda bulunur ve onun uzerindeki gucunu hep belli eder. ** Geleim ucuncu ve son ruyaya. Bu sefer Tolga'nin sevgilisi olan Sibel ruya gorur. Sibel sisli bir ormanda yuru ve onunde mezar kazan bir adam gorur. Bu adam actigi mezarin icine yumurtalari bosaltir. Bu yumurtalar cukura dustukce paramparca olurlar. Bu sahne bence bir rahimi mezarliga benzetmektedir, veya bir Sibel'in aylık adetini simgeler. Cunku Sibel'in dollenememis yumurtalari boşa aktığı icin hamile kalamamistir ve Tolga'ya istedigi sekilde bu yuzden hamile kalamamistir. Sonra Sibel yurumeye devam eder ve bir tabut acilir. Bu tabuttun bir tarafindaki bir muslugu cevirdiginde tabut acilir ve icinde cok parlak bir isik belirir. Bu esnada biz sevisen iki insanin sesii duyariz. Tahminimce bu insanlar Tolga ve Ebru. Ama ikinci izleyisimden bile buna emin olamadin. Bu hafta sonu insallah bu filmi ucuncu kez izleyecegim, ve bu sefer cok daha dikkatli dinlemeye calisacagim. Farzedelim bu sesler Tolga ve Ebru'ya ait. Sibel belli ki Tolga ve Ebru arasindaki bir flortu sezmis ve hatta hep onlari yakalamak istemis, ama yakalayamamis. Veya bir iki defa yakalar gibi olmus. Ve bunu simdi ruyasinda goruyor. Ama Sibel hic de rahatsiz gozukmuyor bu isten, hatta hosuna bile gidiyor cunku Tolga uzerinde hakim oldugu guce, Tolga'nin Ebru ile olan flortu olmasa sanki sahip olmazdi. Hatta bu sesler ilgisini cekiyor ve sesleri daha iyi duyabilmek, hatta olup biteni gorebilmek icin tabuta iyice yaklastiginda icine dusup tabut kapaniyor. GOMEDA OKUMA KLAVUZU 1'i gormek icin daha onceden yazdigim yoruma bakabilirsiniz. Hic bir Turk filminden bu kadar etkilendigimi hatirlamiyorum. Muhtesem bir sanat saheseridir Gomeda!! ..
2 puan
luna
01.03.2007 19:49:00
kötü.paranıza sahip çıkın.Türk sinemasından kazık yemek isterseniz izleyin.Gerçekten berbat.hele oyuncular,ucuz yerel tiyatro oyunculuğu yapmışlar.Korkudan eser değil zerre yok.
10 puan
sinemasanat
01.03.2007 19:38:00
Evet oksimoron iyi anlatmis, oyunculardaki gormeye alisik olmadigimiz neredeyse tutuk rol hali bu tarz filmlerin bir vazgecilmezi. Cunku seyirciyle sempati kurmak gibi bir amaci yok oyuncularin da filminde.Sanirim seyircinin filme dahil edilmedigi kendisinden ilk bakista birseyler bulamadigi bu tarz yapimlar tepki cekebiliyor. Filmin butunu cok etkileyici, degisik, hicbir yabanci yapimin yenilen Turkiyeye uyarlanmasi degil(Araf'in tamamen Japon korku filmlerinden derleyip toparlayip onumuze sunmasi gibi), kendine ozgu derin dusunceler barindiran 3-5 kisiyle cekilmis el emegi goz nuru bir calisma.
(c) interSinema.com - interSinema.com'da yayınlanan
materyaller, önceden izin alınarak ve kaynak gösterilerek yayınlanabilir.
Bize iletmek istediğiniz bir mesajınız varsa lütfen buraya tıklayınız.
Bulunduğunuz sayfa: Gomeda Filmi Yorumları