.
Şükran (Zuhal Olcay) Haydarpaşa garının gişesinde çalışan kırk yaşlarında bir kadındır. Tek oğlu Veysel bir tel çekme atölyesinde çalışmaktadır. Ölmüş olan kocasının politik olaylara karışmasından dolayı çok acı çekmiş olan Şükran oğlunu bu tür olaylardan uzak tutarak korumaya çalışır. Oğlunun bu tür olaylardan uzak olduğuna emin olmasına rağmen bir gün Veysel kaybolur.
Şükran’ın oğlunu bulmak için sarf ettiği bütün çabalar sonuçsuz kalır. Olağan nedenlerden kaybolduğuna inanır ve tüm yetkili makamlardan bulunması için yardım ister, ama reddedilir.
Veysel adında hiç kimsenin tutuklanmadığını söyleyip, bilinmeyen cesetleri tanımasını isterler. Bunların arasında bir tanesi tanınmayacak haldedir ve Şükran onun Veysel olmadığından emindir, ama oğlunun nişanlısı Şule (Devin Özgür Çınar) onun Veysel olduğu konusunda diretir. Veysel’in hiçbir politik olaya karışmadığından emin olduğu için Şükran, Şule ile kavga eder ve Veysel'in hayatta olduğu ve bir gün mutlaka ortaya çıkacağı konusunda ısrar eder. Şükran umutsuzca her yerde oğlunu aramaya başlar. Bir gün Haydarpaşa kalabalığında onu görür ama ulaşamaz. Bu olayı arkadaşlarına anlatır ama hiç kimse ona inanmak istemez. Berber Ahmet, Şükran'ı telkin etmeye çalışır. Bir Pazar sabahı Berber Ahmet, Şükran'ı ziyaret eder ve tanıdığı Cezmi adındaki bir polisin Veysel adındaki bir gençle ilgili ilginç bir hikaye anlattığını söyleyerek onu ziyaret etmelerini önerir. Cezmi onlara bu gencin yakalandığı gün kaçtığını ve garip bir biçimde Mardin'de görüldüğünü anlatır. Buna çok heyecanlanan Şükran derhal Mardin'e gitmek üzere trene biner...
Ziyaretçi Görüşleri
9
puan
merve
13.07.2007 00:27:00
'...hayatımın en uzun yolculuğu sanmıştım en uzun ve en umutlu... ama her yolculuğun bir sonu var...hep gidilen ve dönülen bir yer.. hep umut ve hep umutsuzluk.. hep bulmak ve hep kaybetmek...' Hayat da bu değil mi zaten? her yolculuğun bir sonu yok mu? izleyin pişman olmazsınız...
9
puan
adar aytaç
08.02.2007 02:11:00
filmi başarılı buluyorum İstanbulda başlayan hikayenin Mardin’e uzamasına kullanılan
[br]renk tonları da başarıyla uyum sağlamış. Haydarpaşa’da
[br]masmavi denize umutsuzca bakan
[br]Şükran renklerin olduğu bu şehri bırakıp sarı bir
[br]coğrafyaya doğru yol alıyor. Kullanılan bu sarı ton
[br]yavaş yavaş hüznün ve umutsuzluğun rengi olarak verilmiş.
[br]Bu duyguyu yerleştirmede müzik de çok başarılı
[br]Bu acılı arayışı güzel bir şekilde tanımlayan
[br]müziğin, yer yer görüntülerin ve hatta filmin önüne
[br]geçtiğini söylemek yanlış olmaz.Yalnız bir kadınla başlayan hikaye yine aynı yalnız kadınla bitiyor.
[br]
10
puan
idris oktay
15.07.2006 11:36:00
ben zaten bir t.pirselimoğlu hayranıyım.film de mükemmel olmuş,tayfun abi dünyada tanışmak istediğim ender insanlardan biri
[br]
10
puan
gamze
21.03.2006 18:10:00
zuhal olcay ın yaptığı hiçbir iş kötü olamaz.o mükemmel bir oyuncu.filmi devleştiren en büyük unsur zuhal olcay ın varlığı.türkiye cumhuriyetinde değil dünyada ondan daha iyi bir oyuncu yok.filmin konusu ve kadrosu çok güzeldi.mutlaka izlenmesi gereken bir film.dvd sini bekliyorum....
-
puan
19.12.2004 18:50:00
KONU MÜKEMMEL AMA KAYIP OTOBÜSÜYLE MARDİNE GİTMELİYDİ ODA BİR YOL HİKASYESİMİ OLURDU?
[br]
(c) interSinema.com - interSinema.com'da yayınlanan
materyaller, önceden izin alınarak ve kaynak gösterilerek yayınlanabilir.
Bize iletmek istediğiniz bir mesajınız varsa lütfen buraya tıklayınız.
Bulunduğunuz sayfa: Hiçbiryerde Filmi