- puan |
Neslihan Osmanoğlu
20.10.2006 12:45:00 |
Sihir değil, keramet, el çabukluğu marifet.Ne hokkabaz ne sihirbaz Cem Yılmaz ‘da marifet
[br]
[br]İşini seven genç bir sihirbazın hayat mücadelesini anlatıyor Hokkaz.
[br]
[br]İskender (Cem Yılmaz) idealist bir sihirbazdır. Başta babası olmak üzere, çevresinden, işiyle ilgili itibar görmez.Bu durum onu üzüm üzüm üzmektedir.
[br]Babası ( Mahzar Alanson) ordudan emekli, disiplini esas almış eski bir subaydır. İskender’in çocukluğu bu baskı altında geçtiğinden bunun izlerini taşımaktadır.
[br]İstanbul da işleri yolunda gitmeyince, Arkadaşı Maradona (Tuna Orhan) ile anadolu turnesine çıkmaya karar verirler. Bu turneye istemediği halde babası da dahil olur ve maceraları başlar.
[br]
[br]
[br]İzleyicinin gülmek için sabırsızlıkla beklediği Hokkabaz bu hafta vizyona girdi.
[br]Cem Yılmaz’ın bol kahkahalı filmi G O R A’ nın tadı hala damağımızda.
[br]
[br]Ancak gülmek isteyenlerin heveslerinin kursaklarında kalacağını üzülerek söyleyebilirim. Senaryo dram, melodram arasında seyir halinde. Kötü olan şu ki, ne güldürebilmiş nede ağlatabilmiş.
[br]Cem Yılmaz’ın oyunculuk performansı dışında her şey vasatın altında.
[br]Dramalarda vurucu cümleler, akıcı konuşmalar ile izliyici cuşu huruşa getirilip duyguları ayaklandırmak esastır…Replikler önemlidir. Konuşulanlar filmi ayakta tutar, aksi halde sıradan, dingin olmayan sıkıcı bir film olmaktan öteye gitmez.
[br]Film boyunca beni kendine hapsedecek birkaç cümle aradı durdu kulaklarım, ama yok. Diyaloglarda hiçbir sihir yoktu.
[br]Film sonunda eksik bir şeyler olduğunu tekrar edip durdum kendi kendime. Neydi bunlar? Tutku! Evet Filmde tutku yoktu…Ne işine aşık bir sihirbaz, ne tesadüfen karşılaştığı kadına aşık bir adam,ne sıkı bir arkadaşlık, ne duygusal bir baba oğul ilişkisi.
[br]Seyirciye değecek bunlar belki ama, acıtmayacağı kesin
[br]
[br]
[br]Cem Yılmaz’ın güldürmekten fazlasını yaparım iddiasının şu film için geçerli olmadığı kanısındayım. İyi bir dram oyuncusu da olabilir belki ama, yazıp yönetmek doğuştan edinilen kabiliyetler değil. Bu konuda alması gereken daha epey bir yol var
[br]
[br]Türk izleyicisi olarak, alışmışız hard mesajlar veren sosyal içerikli filmlere. Sinema,şaşırtır, güldürür, ağlatır, düşündürür, heyecanlandırır, korkutur…e bunların hiçbiri yoksa ne yapar? Uyur
[br]Sonra ne olur? Bu film iş yapmaz
[br]
[br]Beni keyiflendiren tek şey, Cem Yılmaz’ın salonda olup filmi bizimle birlikte izlemesiydi. Cem Yılmaz ve Tuna Orhan’nın iyi performanslarının dışında aferin dedirtecek pek bir şey yok gibi.
[br]
[br]Baba Sait'e katılıyorum, sihirbaz değil, hokkabaz...Ne acı, ne komik nede gerçek
[br]
[br]Tabi yine de takdir Turk seyircisinin.
[br]
[br]İyi seyirler
[br]
|