Hülya Koçyiğit

Hülya Koçyiğit

Hülya Koçyiğit
Oyuncu

Doğum Tarihi: 12.12.1947

Doğum Yeri: İstanbul, Türkiye

Türk sinema, televizyon ve dizi oyuncusu. 1991 yılında Devlet Sanatçısı seçilmiştir. 1991-1992'de kurucusu olduğu SO-DER'e başkan seçilmiştir. Bu görevi 4 yıl sürdürmüştür ve halen yönetim kurulunda görev yapmaktadır.

Hayatı

12 Aralık, 1947 tarihinde Yenikapı'daki evlerinde doğmuştur. Annesi 16 babası ise 22 yaşında iken dünyaya gelmiştir. Daha sonra diğer iki kardeşi Feryal ve Nilüfer doğmuştur. 1948 yılında Koçyiğit bir yaşına girdiğinde Bağlarbaşı'ndaki bir eve taşınmışlardır. O zamanlar iki ayrı evde oturuyorlardır. Beş yaşına geldiğinde okula gitmeyi çok istemiştir, fakat o dönem çocuklar okula altı yaşında alınıyorlardı. Okula başvurduklarında ise okul müdürü mahkemeye gidip yaşını büyültmelerini söylemiştir. Kadıköy adliyesine gidip yaş büyültmeden hakimin onayı ile okula dönerek kayıt olunur ve beş yaşında ilkokula başlar. Öğrenci olarak sınıfta hep dans ederek ve şarkı söyleyerek ilkokul öğretmeninin dikkatini çeker ve müzik öğretmeni annesini yönlendirmeye başlar. Annesi tarafından çok ilgi görür. Müzik öğretmeninin ve etraftakilerin beklentisi her gün daha fazla artmaya başlamıştır. O yıl Medrano sirki İstanbul'a Beşiktaş'a gelmiştir. Birinci sınıftayken tüm sınıf ile birlikte sirke giderler. Bir anda kendini sahnede bulmuş ve Koçyiğit müzik eşliğinde dans etmeye başlamış, büyük ilgi görmüştür.

Annesinin bir arkadaşı tarafından gazetede Ankara Devlet Konservatuarı'nın bale bölümüne öğrenci alınacağını ve bunun için imtihan haberleri açıldığını görür. Annesi haberi okuduğunda Koçyiğit'i imtihanın yapıldığı Galatasaray Lisesi'ne götürür. İki İngiliz karı-koca ve öğretmenlerin jüri olarak bulunduğu sınava yaklaşık 310 kişi katılmıştır. Piyano eşliğinde dans eden öğrencilerin kimi beş kimi on dakika sahne de kalmıştır. Dokuz öğrencinin seçildiği sınavda Hülya Koçyiğit de vardır. Okul Ankara'da olduğu için Koçyiğit okulda yatılı kalacaktır. Fakat okul Ankara'da olduğu için babası izin vermemektedir. Fakat annesi tarafından çok büyük bir baskı olunca Ankara'ya giderler. Annesi ile kazandığı bale bölümüne gitmişlerdir. Daha sonra kalacakları yere giderek yatakhaneye gidip dolabını yerleştirirler. Koçyiğit ise bale bölümünde ki en küçük kızdır. Genellikle küçükler 11-12 yaşlarında, büyükler ise 18-19 yaşlarında oluyordu. Koçyiğit ise henüz 7 yaşındaydı. Annesi Ankara'da bir hafta otelde kalmış ve daha sonra İstanbul'a dönmüştür. Konservatuvara giderken hem de ilkokula gidiyordu. Üçüncü ders yılı başladığında Ankara'ya gitmedi, yaz tatilinden sonra babası tarafından Ankara'ya gitmesine izin verilmez ve İstanbul'da bir okul bakılır. İstanbul'da Atatürk Kız Lisesi'ne yazılır. Daha sonra İstanbul Şehir Tiyatroları'na diğer iki kız kardeşi ile birlikte girer. Bir yandan okula gider, diğer yandan tiyatroya gider ve diğer yandan ise baleye gider. Ayrıca Bebek'te bir öğretmenden piyano dersi almaktadırlar. Müzik öğretmeninden ise müzik dersi alır ve hiç boş bir günü yoktur. Yeni okulda her gün gösteriler düzenleniyor. Koçyiğit'in de gösterilerde genellikle hep rolü oluyor. İngilizce aksanı etrafındakiler tarafından çok beğeniliyordur.

Muhsin Ertuğrul, Hülya Koçyiğit'in namını duyar ve şehir tiyatrolarının genel yönetmenine Koçyiğit'ten bahseder. Annesiyle birlikte apar topar Muhsin Ertuğrul'un yanına giderler. Muhsin Ertuğrul'un arkadaşı Koçyiğit'in annesinin yakını çıkınca Ertuğrul daha sempati duyuyor. Ertuğrul daha iyi eğitim alması gerektiğini bu yüzden Ankara Devlet Konservatuarı'na gönderilmesinin daha iyi olacağını söylüyor. Böylece Koçyiğit tekrar Ankara'ya gider. Bu kez daha büyük ve daha deniyimli olduğu için tiyatro sahnesinde seyircinin karşısına daha deneyimli çıkar.

Kariyeri

Ankara Devlet Konservatuarı'nda okurken, iki kız kardeşi de İstanbul Şehir Tiyatrolarında oynar. Kız kardeşi Nilüfer'i beğenen bir film yönetmeni filmde oynaması için kardeşine teklif götürüyor. Koçyiğit'in annesi teklifi kabul ediyor ve Nilüfer, Hülya Koçyiğit'ten daha önce bir film projesinde yer almıştır. Nilüfer'in oynadığı ilk filmin adı Bir Yetim'in Hasreti'dir. Başrollerinde Kenan Pars ve Gülistan Güzey yer almaktadırlar. Hülya Koçyiğit de kardeşinin rol adlığı ilk filmin setine ziyarete gitmiştir ve Gülistan Güzey'le tanışmıştır. Daha sonra Metin Erksan yeni çekeceği bir film için Nilüfer'e ikinci teklifi götüren kişidir. Çocuk Hırsızları adlı filmin çekimler yaz tatiline denk gelmiştir. Yaz tatiline denk geldiği için ablası Hülya Koçyiğit de kardeşinin rol aldığı ikinci filmin setini bir-iki kere ziyaret etmiştir. Hülya Koçyiğit setlere daha önceden gitmiştir. Şehir tiyatrolarında yönetmen ve seslendirme sanatçısı Abdurrahman Palay'ın Muhterem Nur ile birlikte çektiği bir filmin setine konuk olmuştur ve ilk olarak tanıştığı oyuncu ise Muhterem Nur olmuştur. Metin Erksan diğer yaz tatilinde Susuz Yaz adlı filmi çekmeye karar vermiştir. İddialı bir film olacağı söylenen filme yeni bir kadın oyuncu aranıyor, sırada annesi Hülya'yu düşür müsünüz? der. Yönetmen ile sette az karşılaşan Koçyiğit'i yönetmen yanına çağırıyor. Stüdyoya yolluyor, eşarp taktırıyor ve kaşlarını kalınlaştırarak çeşitli pozlarda resimlerini çektiriyor.

Daha önce bir başka yönetmen karşısına çıkmış olmasına rağmen, tanıdıkları tarafından Memduh Ün'e Koçyiğit'ten bahsetmişlerdir. Göksel Arsoy'un başrolünde oynayacığı filme bir de kadın oyuncu aranıyordur. Birkaç tane aday vardır, adayların içinde bir de Filiz Akın vardı. Memduh Ün, okula Hülya Koçyiğit'i görmeye geliyor, ve o anda herkes Koçyiğit'e yardımcı oluyor. Elbiseler giydiriliyor, süslendiriyorlar ve makyaj yapıyorlar. Bir otelin resepsiyonunda buluşacaklardır ve otele Koçyiğit ile birlikte on kişi gelir fakat onlar kapıda bekler, Koçyiğit ise görüşme için otelin kapısından girer. Memduh Ün, Koçyiğit'i görür görmez hayal kırıklığına uğrar ve uzun uzun baktıktan sonra çok küçükmüşsün der. Ama filme kabul edilir. Aynı yaz Metin Erksan'da Koçyiğit'i çok küçük buluyor. O dönem en popüler sinema-müzik dergisi olan Ses dergisinin düzenlediği bir yarışmaya adının duyulması için Metin Erksan tarafından yarışmaya adı yazdırılır. Yarışma katılan ve birinci olan kişiye altı filmde oynaması için sözleşme imzalanacaktır ve altı filmde başrol oynayacaktır. Koçyiğit babası ile birlikte, fotoğraflarla Babıali'deki Ses dergisinin binasına giderler. İlk elemeleri kazanır. İkinci eleme yetenek sınavı iledir ve Şile'de yapılacaktır. Bu sefer annesi ile birlikte gitmiştir. Elemeler başlamış ve mayoların giyilmesi istenmiştir, fakat Koçyiğit, yetenek sınavı diye yanına mayo getirmemiştir ve annesi ile birlikte kiralık mayo verilen bir yer var mı diye ortalıkta dolaşmıştır. Nereden bulacağız diye konuşurken adayların arasından Ajda Pekkan, 'benim yanımda mayo var, ben zaten bikini giyeceğim mayomu giyebilirsin' der. Böylece Pekkan'ın mayosunu giyerek elemelere katılır. Ajda Pekkan o yıllarda son derece halk arasında tanınmış bir kızdı. Koçyiğit ile arasında bir yaş fark vardı. Elemeleri Ajda Pekkan kazanmış ve birinci olmuş, Koçyiğit ise ikinci olmuştur. Ama yönetmenle anlaşma imzaladığı için hala bir filmde oynama şansına sahipti. Erkekler arasında ise Yeşilçam'ın büyük oyuncularında Ediz Hun birinci olmuştur.

Koçyiğit, yarışmadan sonra film çekimleri için bademler köyüne gitmiştir ve ilk defa bir köye gitmiştir. Sanat yönetmeni tarafından filme hazırlanan ve rolüne çalıştırılan Koçyiğit'e, eşarp takılıyor ve köy kıyafetleri giydiriliyor. Metin Erksan ise film için her gün mekana bakıyor. Koçyiğit ise köy ortamına alışmaya çalışıyor. Çekimler başlıyor, Koçyiğit ise tiyatrodan aldığı eğitimle rolünü en iyi şekilde yapmak istiyor ve köylü kadın aksanıyla konuşuyor. Fakat, Metin Erksan ise bu durumla hiç ilgilenmez çünkü daha sonra stüdyoda filme dublaj yapılacaktır. Filmin çekimleri iki ay sürmüştür ve son sahneler ise İstanbul'da çekilecektir. Koçyiğit eve dönünce okul hazırlıklarına başlacktır ama diğer şirketlerde anlaşma imzalamıştır. Oyunculuk ve okul arasında kalmıştır. Babası ile birlikte uzunca konuşmuş. Okula gitmeleri hep ertelenmiştir. Sınıf arkadaşlarından olan Salih Güney eve gelip, Koçyiğit'in okulu bırakmaması konusunda babasını ikna etmeye çalışıyor. Okuldan eve derslere başlandığı ve Koçyiğit'in bir an önce okula dönmesi için haber yollanıyor. Koçyiğit okula gitmek istiyor, fakat çok yoğun olduğunda dolayı, bir seçim yapması isteniyor ve Koçyiğit de Yeşilçam'ı seçiyor. Susuz Yaz filminin ardından, basının büyük ilgisiyle karşılaşmıştır. Film dönemin büyük filmlerinden olmuş ve yurt dışındaki festivallere gönderilmiştir. 'Yeni bir yıldız doğuyor.' başlığı altında birçok film teklifi gelmiş ve oyunculuk kariyeri başlamış oldu. Oynadığı ilk film olan Suzuz Yaz, 1964 yılında Berlin Film Festivali ve Meksika Film Festivali'nde en iyi film ödülünü alarak dünya çapında büyük bir başarı gösterir. Koçyiğit, daha önce beyaz perde de izlediği oyuncular ile birlikte kamera karşısına geçmeye başlar. Ayhan Işık çalışma saatleri ve günleri ile çalışırdı. Akşam yediden sonra asla çalışmazdı. Gece sahne çekilecekse gündüz istirahat ederek, gece çalışırdı. Öğle vakti mutlaka mola verilecek ve öğle yemeği yenilecekti. Koçyiğit, Ayhan Işık ile çalışırken mecburen bu kuralları uyguluyordu. Koçyiğit, Sadri Alışık ve Fikret Hakan'dan çok şey öğrenmiş ve Fikret Hakan ile henüz acemilik döneminde çektiği bir role hazırlanırken yalnız başına bunaldığı dönemlerde Koçyiğit'e hep destek olmuştur. Her oynadığı büyük oyuncudan bir şeyler öğrenmiştir.

Hülya Koçyiğit, oynadığı filmlerde genel olarak kendi sesiyle konuşmak istiyordur. İlk oynadığı filmden itibaren sinema da kendi sesini duymak istemiştir. Fakat o dönem yalnızca şehir tiyatrolarında sinema ile ilişkisi olan oyuncular ancak kendilerini bir filmde seslendiriyorlardı. Çok az kişi kendi sesi ile sinema da konuşuyordu, Sadri Alışık, Çolpan İlhan ve benzeri kişiler gibi. Hülya Koçyiğit de filmlerde kendi sesini duymak istiyordu, diksiyon dersi almış ve sesi güzeldi, fakat yönetmenler bu olaya izin vermiyordu. Bir yıl Mısır'dan Türkiye'ye gelen bir işletmeci, birlikte ortak çalışmalar yapmak için birçok film izlemişti. Adam Türkan Şoray, Fatma Girik, Filiz Akın ve Hülya Koçyiğit'in filmlerinin hepsini izledikten sonra, 'Bir şey dikkatimi çekti, bütün oyuncuların hepsi bir sesten konuşuyor, aynı şekilde vurguluyor ve aynı şekilde ağlıyorlar!' Hülya Koçyiğit, bu sözü duyduktan sonra 'Hürrem Bey, bakın yabancılar bile halimize gülüyor, siz hala direniyor musunuz?' Ama çok film çekildiğinden dolayı böyle ayarlanmıştı düzen. Genelde filmlerin dublajı yapılırken, oyuncular başka bir filmin setinde oluyorlardı. Dublaj yapmaya zamanları yoktu. Yapımcılar bu duruma çözüm üretemiyor ve oyuncular da bu duruma kendi kendilerine formüller üretiyorlardı. Oyuncular, Türkan'ı, Filiz'i ve diğerlerini bari ayrı kişiler seslendirsinler diye çözüm üretmeye çalışıyorlardı, fakat bu durum karşısında yine de başarısız kalıyorlardı.

Hülya Koçyiğit, yerli romanların sinemaya uyarlanması için çok çaba sarf etmiş ve Kerime Nadir, Muazzez Yahsin Berkant, Esat Mahmut Karakurt, Halide Edib Adıvar ve Peride Celal gibi sanatçıların eserlerinin sinemaya uyarlanmasında katkıda bulunmuştur. Romanlardan sinemaya uyarlanan filmler çok iyi neticeler elde etmiştir. Bir dönem roman kahramanlarını canlandırdıktan sonra, Kezban (1968), Kezban Roma'da (1970) ve Kezban Paris'te (1971) serisinde Kezban karakterini canlandırmıştır ve canlandırdığı roller arasında en büyük popüleriteyi Kezban karakteri ile yakalamıştır. Karakter Anadolu'dan gelmiş ve taşralı olduğu için ezilmiş, horlanmış bir kızın kendi kendini eğitip tesadüfen zengin olmuş bir karakterdir. Daha sonra farklı filmlerde oynamıştır. Kırmızı Fener Sokağı adlı filmde sokak kızı İrma'yı canlandırdığında, seyirci hemen filme tepki göstermiş ve film hiç tutmamıştır. Sonra Ediz Hun'un annesi rolünü oynamayı kabul etmiştir. Cüneyt Arkın'ın evli bir erkek olmasına rağmen metresi rolünü oynamayı kabul etmiştir. Daha sonra farklı yönetmenlerle farklı roller arayışına girmiştir. Genellikle Orhan Aksoy ile çalışıyordu. Roman uyarlamalarını ve aşk filmlerini onunla birlikte çekiyordu. Farklı filmlerde farklı roller almak isteyen Koçyiğit, sinemada on yıldan sonra senaryo ve yönetmen çekme özgürlüğüne sahip olacaktı. Erman Film'in lokomatif oyuncusuydu. Başka firmalarlada çalışıyordu fakat yılda sâdece altı film çekiyordu. Ömer Lütfi Akad ile çalışmayı çok istemesi sonucunda yönetmen ile Düğün (1973), Gelin (1973) ve Diyet (1975) üçlemesini çekmiştir. Bir de Gökçe Çiçek (1972) filmini çekmiştir. Daha sonra Şerif Gören ile birlikte ağırlıklı olarak çalışmıştır. Şerif Gören ile birlikte Evlidir Ne Yapsa Yeridir (1978), Almanya Acı Vatan (1979), Firar (1984), Kurbağalar (1985) gibi önemli filmlerde çalışmıştır. 1970'li yıllarda Kadir İnanır, Tarık Akan ve benzeri dönemin yeni oyuncularıyla perde karşısına geçmiştir. 1980'li ve 1990'lı yıllarda ise 1960 ve 1970'lere aksine daha az filmde rôl almıştır. Kızı Gülşah Soydan, 1970'li yıllarda çocuk oyuncu olarak sinema filmlerinde yer almıştır.

Televizyon kariyeri

Televizyonla ilk kez 1980'li yıllarda TRT 1'de Nezihe Araz ve Selim İleri'nin metinlerini hazırladığı Hanımlar Sizler İçin adlı bir kuşak programına katılmakla başlamıştır. Programda iki saatlik kadınlara yönelik eğitici bölümleri, çeşitli skeçler halinde kadın karakterleri canlandırmıştır. Programda bir yıl boyunca çeşitli kadınları canlandırdı. Mesela Konya'da içkili bir restoran işleten kadını. Canlandırdığı kadınlar içinde Macide Öğretmen karakteri öne çıkmıştır. Özel kanallar açıldıktan sonra Show TV'de bir haber programı teklifi geldi. Hayata dair şeyler, özel haberler olacak, konuları siz seçeceksiniz denilince Koçyiğit anlaşmayı kabul etmiştir. Eğitimde çocuk, çalışan çocuk, ailesinden şiddet gören çocuk, hasta çocuk gibi konular araştırılmıştır. Son Çare adlı programın ekibi daha önce Fatma Girik ile birlikte bir program yapmıştır. Zamanla program çocuklarla kalmayıp genişleyince, çaresiz olan tüm insanların sorunlarına değinmiştir. Çok fazla çaresiz insanların derdini dinleyince Hülya Koçyiğit sağlığını kaybetmiş ve boyun fıtığı olmuştur. Doktorların önerisi ile programı bırakmıştır. Fakar bu iki yıl sürmüştür, programın sonlarına doğru boyunlukla dolaşmaya başlamıştır. Programdan sonra Cihan Ünal ile birlikte TRT 1'de yayınlanan Nisan Yağmuru adlı dizide başrol oynamıştır. Dizi bitince Erdal Özyağcılar ile birlikte Mihriban adlı dizide başrol oynamıştır. Bir sonraki dizisinde ise Türkan Şoray, Filiz Akın, Fatma Girik ve Nevra Serezli ile birlikte 1980'li yılların ortasında TRT 1'de yayınlanmış yabancı Altın Kızlar adlı dizinin yerli versiyonu olan aynı isimli Altın Kızlar (2009) adlı dizide oynamıştır.

Siyasi kariyeri

Kariyerinde hiç siyaseti düşünmese de, Anavatan Partisi'nden Turgut Özal'ın başdanışmanı olan Adnan Kahveci aramış ve 'Beni paçalarımdan çekiyorlar, ben kendimi uçurumdan aşağıya denize doğru uçarken buluyorum. Madem gidiyorum, o zaman yanımda güvenebildiğim insanlar olsun istiyorum. Denizde boğulmadan yüzmeliyim. Çünkü, ben sizin paçalarınızdan çekiyorum bu nedenle. Sizinde aday olmanızı istiyorum. Hemen gelebilir misiniz? demiştir. Bu konuşmanın olduğu zaman da Hülya Koçyiğit, Kuşadası'nda tatildeydi. Konuşma bittiğinde eşi Selim Soydan, 'Sen yaparsın.' dedi. Yapmak istiyordu fakat o dönemde ANAP ile ilgili çok iyi izlenimler olmadığı için istemiyordu. Turgut Özal ile birlikte bir-iki saatlik bir konuşmanın ardından Özal, Dünya'dan Melina Mecuri'nin örneğini vererek Milletvekili olmak sizin göreviniz demiştir. Ailesine danışan Koçyiğit, ailesinden destek almıştır. Böylece kararını vererek İzmir 3. bölgeden İzmir'e bir sağ partisi olarak aday olmuştur, fakat 141 oy farkla seçilememiş, üçüncü olmuştur.

Özel hayatı

O dönem Fenerbahçe'de futbol oynayan Selim Soydan 1968'de ile evlendi. Bu evliliğinden Gülşah adında bir kızı dünyaya gelmiştir. Hülya Koçyiğit'in Neslişah ve Aslışah adlarında iki torunu vardır. Kızı Gülşah küçük yaşlarda birkaç sinema filminde rol almıştır. Koçyiğit bir süre şarkıcılık da yapmıştır.

Filmografi

1963 Susuz Yaz
1963 Genç Kızlar
1964 Adalardan Bir Yar Gelir
1964 Affetmeyen Kadın
1964 Ahtapotun Kolları
1964 Aslan Marka Nihat
1964 Ayşecik Çıtı Pıtı Kız
1964 Bir İçim Su
1964 Döner ayna
1964 Hepimiz kardeşiz
1964 Katilin Kızı
1964 Kavga Var
1964 Keşanlı
1964 Plajda Sevişelim
1964 Son Tren
1964 Taşralı Kız
1964 Vurun Kahpeye
1965 Aşk ve İntikam
1965 Dudaktan Kalbe
1965 Hıçkırık
1965 Hülya
1965 İki Yavrucak
1965 Kadın İsterse
1965 Lafını Balla Kestim
1965 Nazar Değmez İnşallah
1965 Posta Güvercini Şahiser
1965 Serseri Aşık
1965 Sevgili Öğretmenim
1965 Sevgim ve Gururum
1965 Tehlikeli Adımlar
1965 Uzakta Kal Sevgilim
1965 Yalancı
1965 Yıldızların Altında
1966 Aşk Mücadelesi
1966 Damgalı Kadın
1966 Denizciler Geliyor
1966 Dertli Gönüller
1966 Dişi Düşman
1966 İntikam Ateşi
1966 Karanlıklar Meleği
1966 Kaderde Birleşenler
1966 Kıskanç Kadın
1966 Kumarbazın İntikamı
1966 O Kadın
1966 Ölmek mi, Yaşamak mı?
1966 Seni Seviyorum
1966 Siyahlı Kadın
1966 Vahşi Sevda
1966 Yiğit Yaralı Olur
1967 Çıldırtan Dudaklar
1967 Deli Fişek
1967 Hırçın Kadın
1967 Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
1967 Gül Ağacı
1967 Kardeş Kavgası
1967 Ringo Gestapoya Karşı
1967 Parmaklıkların Arkasından
1967 Samanyolu
1967 Seni Affedemem
1967 Söyleyin Genç Kızlara
1967 Utanç Kapıları
1967 Yağmur Çiselerken
1967 Üvey Ana
1967 Yanık Kalpler
1967 Yaralı Kuş
1968 Cemile
1968 Kadın Asla Unutmaz
1968 Hicran Gecesi
1968 Funda
1968 Dağları Bekleyen Kız
1968 Kırmızı Fener Sokağı
1968 Kara Sevda
1968 Sevemez Kimse Seni
1968 Kezban
1968 Sarmaşık Gülleri
1968 Sus Kimseler Duymasın
1968 Vahşi Bir Erkek Sevdim
1968 Yalan Yıllar
1968 Yasemin'in Tatlı Aşkı
1969 Boş Çerçeve
1969 Ölmüş Bir Kadının Mektupları
1969 Kınalı Yapıncak
1969 Kızıl Vazo
1969 Kızım ve Ben
1969 Sen Bir Meleksin
1969 Uykusuz Geceler
1969 Yarın Başka Bir Gündür
1970 Güller ve Dikenler
1970 Kezban Roma'da
1970 Kalbimin Efendisi
1970 Saadet Güneşi
1970 Seven Ne Yapmaz?
1970 Söz Müdafaanın
1970 Sürtük
1970 Yaralı Ceylan
1970 Zeyno
1971 Adını Anmayacağım
1971 Bebek Gibi Maşallah
1971 Beklenen Şarkı
1971 Beyoğlu Güzeli
1971 Bütün Anneler Melektir
1971 Kezban Paris'te
1971 Hayatım Senindir
1971 Senede Bir Gün
1971 Severek Ayrılalım
1971 Sezercik Yavrum Benim
1971 Son Hıçkırık
1971 Üç Arkadaş
1971 Yağmur
1971 Yarın Ağlayacağım
1972 Azat Kuşu
1972 Gökçe Çiçek
1972 Kaderimin Oyunu
1972 Sev Kardeşim
1972 Sezercik Aslan Parçası
1972 Tanrı Misafiri
1972 Zehra
1973 Düğün
1973 Hayat Bayram Olsa
1973 Gelin
1973 İki Bin Yılın Sevgisi
1973 Rabia
1973 Siyah Gelinlik
1973 Yeryüzünde Bir Melek
1974 Çirkin Dünya
1974 Diriliş
1974 Diyet
1974 El Kapısı
1975 Bir Araya Gelemeyiz
1975 Gülşah
1975 Çirkef
1975 İşte Hayat
1976 Gülşah Küçük Anne
1976 Şoför
1977 Sensiz Yaşayamam
1977 İstasyon
1978 Evlidir, Ne Yapsa Yeridir
1979 Almanya Acı Vatan
1981 Herhangi Bir Kadın
1982 Gazap Rüzgarı
1983 Derman
1984 Firar
1984 Yavrularım
1985 Kurbağalar
1986 Dikenli Yol
1987 Bez Bebek
1988 Gece Dansı Tutsakları
1988 Pononte Fener
1989 Hiçbir Gece
1989 Karılar Koğuşu
1991 Bir Kadın
2001 Şelale
2003 Hababam Sınıfı Merhaba
2007 Hicran Sokağı

Televizyon

1984 Hanımlar Sizler İçin
1996 Son Çare
2000 Nisan Yağmuru
2002 Mihriban
2009 Altın Kızlar

Ödülleri

1964 Turizm Bakanlığı - Yılın Kadın Oyuncusu
1964 Türk Kadınlar Birliği - Yılın Kadını
1969 Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, Cemile
1972 Altın Koza, Zehra
1973 Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, Tanrı Misafiri
1975 Altın Portakal, Diyet
1984 Altın Portakal, Derman
1990 Antalya Altın Portakal Film Festivali - En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, Karılar Koğuşu
2012 Engelsiz Yaşam Vakfı, Yaşam Boyu Meslek ve Onur Ödülü
Altın Portakal Yaşam Boyu Başarı Ödülü
Altın Koza Yaşam Boyu Başarı Ödülü
Çasot Yaşam Boyu Başarı Ödülü
İstanbul Film Festivali Onur Ödülü
Ankara Film Festivali Onur Ödülü
Uçan Süpürge Film Festivali Onur Ödülü
Siyad Onur Ödülü

Uluslararası Ödülleri

1987 Nantes Film Festivali - En Başarılı Kadın Oyuncu, Kurbağalar
1988 Amiens Film Festivali - En İyi Kadın Oyuncu, Bez Bebek
Şam Film Festivali, Derman

Görev Aldığı Yapımlar

Hülya Koçyiğit Fotoğrafları

Hülya Koçyiğit İle İlgili Haberler

Portreler


Vizyondakiler