.
İnsanlar basit nedenlerle mutlu, daha da basit nedenlerle mutsuz olacak şekilde yaratılmıştır. Aynen basit bir nedenle doğmaları ve daha da basit bir nedenle ölmeleri gibi...
Akademisyen olan İsa ve tv ci Bahar tüm heyecanlarını yitirmiş evli bir çifttir. Ruhlarının sürekli değişen iklimlerinde kendilerine yabancı duyguların ardısıra sürüklenmektedirler. Geçmişte yaşadıkları bir olay yüzünden birbirleine güvenleri kalmamıştır. Ayrılmaya karar verirler. Bu kararın yakıcılığını gerçekliğiyle anlamaya başlarlar. İsa durumlarını tekrar gözden geçirmek ve belkide Bahar'ı kazanmak için O'nun peşinden Ağrı'ya gider.
Ziyaretçi Görüşleri
9
puan
Film Yalnızlığı Giderir
28.01.2008 23:57:00
konuşmaların ve hareketlerin çok gerçekçi olduğu, tamamen yaşanabilecek bir film. Zaten milyonlar tarafından yaşanıyor da... Sonundaki dizi çekimi sahnesine dikkat ettiniz mi? Ne kadar yapmacık konuşmalardı... Oysa film baştan sona gerçekçi konuşmalardan oluşmuş. Bir ima olmalı bunda. İnsanı saran, sıcacık bir film.
10
puan
mert ulaş
19.12.2007 05:06:00
nuri bilge ceylanın çektiği filmleri anlamayıp kıvranan arkadaşların yazısını okudum şimdi.neden insan anlamdığı bi film hakkında bu kadar kötü bi eleştiri yaparki?Bu film insan psikolojisi üzerine yapılmış en güzel türk filimlkerinin başında geliyo ve nuri bilge ceylan türk sinema tarihinde,yutdışında kazanılmış en büyük iki ödülden birine sahiptir.sırf ödülü var diye bunları söyleyemeyiz tabi,ama çektiği filmler ortada.filmlerini anlamdan,doğru düzgün sinema birikimi olmadan haybeden savurmayalım arkadaşlar.hepinize iyi geceler...
9
puan
ılgın ulas
19.11.2007 15:05:00
filmi çok beğendim.doğru düzgün konuşma ya da rol yok,aslında neden beğendim bilmiyorum :) fotoğraf kareleriyle anlatmış bi çok şeyi,belki de fotoğrafı çok sevdiğimden. konuşmadan da film yapılabiliyomuş dedirtti.
[br]
1
puan
Oğuz Kaya
15.11.2007 21:16:00
Film çağımızda çok önemli, verimli, faydalı bir araçtır. Zira kitap okumak gibi insanları hem bilgilendirmesi, hem rutin dünyalarından bir nebze olsun uzaklaştırabilmesi, hem de bazı konularda eğitebilmesi/uyarabilmesi gibi birçok unsuru içinde barındırır. Ben şahsen film izlerken hem zevk alırım, en büyük hobimdir, hem de bilmediğim birçok şey öğrenirim.
[br]
[br]Gelgelelim bu filme. İlk olarak filmin vermeye çalıştığı hiçbir mesaj yok. Nişantaşı kültürünün yetiştirdiği bireyci, benmerkezli insanların hayatlarının, özellikle 40 yaşlarına gelmişlerse, ne kadar boş ve anlamsız olduğunu gözler önüne seriyor bu doğru, fakat şu şöyle olmalı, bunun böyle olmaması lazım gibi anlaşılabilir hiçbir mesaj içermiyor. Sadece 'fotoğraf karesi' niteliğinde. Öte yandan sürükleyici bir tarafı da yok. Filmi büyük bir 'sabır ' ile izledim, sonuna kadar izlemek için resmen hırs yaptım, kesin birşeyler olacak, en sonunda beni şaşırtaca diye. Malesef yanılmışım.
[br]
[br]Özet olarak, bu film hiçbir mesaj içermediği gibi, seyir zevki de yok. İğrenç bir hayata sahip birtakım insanların yine iğrenç yaşayışlarını göstermekten öteye gitmiyor. Hayatımda izlediğim en kötü film olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ceyda Gurun hanımın bu konudaki görüşlerine kesinlikle katılıyorum. Sırf sanat yapmış olmak için saçmalamamak lazım. Ne böyle sanat olur, ne de böyle sanatçı. Bilgi Üniversitesinin güzel sanatlar bölümlerindeki 'kendini sanatçı sanan' insanların sanat yapma didinmesiyle ortaya çıkardığı iğrenç eserlere benzemiş.
[br]
[br]Bu arada şimdi baktım, mimar sinan üniversitesi güzel sanatlar mezunuymuş yönetmenimiz. Bilgi üniversitesini aratmayacağı kanısındayım. Aratmamış da.
[br]
[br]Bırakın bu işleri kardeşim. İnsanların zamanını da çalmayın. 90 dakikamı çöpe attım sizin yüzünüzden ayrıca gerildim. 10 dakikamı da buraya ayırıyorum ki benden sonrakiler aynı acı tecrübeyi tatmasınlar.
[br]
[br]KIRAL ÇIPLAK!
9
puan
davut coşkun
17.10.2007 02:16:00
Ruri Bilge,yönetmenliği tartışılamayacak bir yönetmendir diyerek sözlerime başlamak istiyorum.Bu düşünce tabiki beni bağlar ama dijital kamera ile açıları çok iyi kurup oyuncuların mimik ve jestleriyle,insanda filmi oynayan oyuncunun sanki kendisi olduğu düşüncesi uyandırıyor.Diyaloglarda gerçek hayatta insanların konuştuğu şekliyle konuşulmuş ve dolayısıyla karşılıklı konuşmalarda karakterin biri konuşup diğerinin dinlemesi olayı ortadan kalkmış ve diyaloglar tamamen bir doğallığa bürünmüş.Konusunu kabaca düşündüğünüz zaman sanki bir senaryonun ürünü değilmiş gibi bir his veriyor ama belli bir senaryosu ve bu senaryoya uygun bir akışı var İklimler'in.İçerisinde içsel olarak birkaç ögeyi ve bütün olarak işliyor ve sonu da izleyicinin içinde akacak bir sonla bitiyor.Yani film orda bitmiyor izleyicinin içinde sürüp gidiyor ve her izleyici için filmin sonu ayrı bir hikaye(senaryo) olarak akıp gidiyor.Filmdeki görselliğe gelecek olursak yorum yapmak bizleri aşar.Teşekkürler Nuri Bilge CEYLAN, Saygılar....
(c) interSinema.com - interSinema.com'da yayınlanan
materyaller, önceden izin alınarak ve kaynak gösterilerek yayınlanabilir.
Bize iletmek istediğiniz bir mesajınız varsa lütfen buraya tıklayınız.
Bulunduğunuz sayfa: İklimler Filmi