Hayatından mutsuz ve tatminsiz bir adam olan Ed (Billy Bob Thornton), karısı Doris’in (Francis McDormand) kendisine sadık olmadığını farkettikten sonra, ortaya bir şantaj yapma fırsatı çıktığını ve böylece hayatını değiştirebileceğini farkeder. Ne yazık ki, yaptığı plan geri teper ve adam öldürmeye dek giden yolda çok daha karanlık sırlarla karşılaşır
1940’ların sonlarında Kuzey Carolina’da küçük bir kasabada yaşayan ve karısının kardeşinin berber dükkanında çalışan bir adamın hikayesi var filmde. Adamımız Ed Crane, hayatından tatminsiz ve mutsuz ama bunu nasıl değiştereceğini de bilmiyor. Tek bildiği sonsuza kadar saç kesmek istemediği. Bir müşterisinden kuru temizlemecilik yaparak zengin olmanın yoluyla ilgili tavsiyeler aldığında kafasında düşünceler beliriyor. Aynı sırada karısının da büyük bir mağazalar zinciri sahibi olan patronuyla ilişkisini öğrendiğinde, sonuçta işin içindeki herkesin trajik bir şekilde etkilenmesine sebep olacak bir plan yapıyor. Fakat herşey planladığı gibi gitmiyor
ben bu filme hastayım.bazıları bu filmi aksiyon olsun diye izliyor.aslında bu dizide türkiyenin gerçeklerini göz önüne getiriyorlar.keşke bitmeseydi.şimdi de 3 şubat gelmiyor :)) ama sabırsızlıkla bekliyoruz.abilerimin hepsine başarılar diliyorum saygılarımla ömer demir YALOVA
10 puan
Uğur Zafer YANIKÖZ
02.11.2004 13:53
Bazı Sinema eleştirmenlerinin filme 4 yıldız verdiklerini gördüm.Sinema dünyasında aldığı beyeniyi hak eden nadir filmlerden biri.Hem 50 li yılları başarıyla sembolize edişiyle hemde son derece çekici olan konusuyla uzun yıllar kendisinden söz ettirecek bir yapım.Sadece dramaya ilgi duyanlara değil herkese tavsiye ederim
10 puan
oğuz saatçi
18.08.2004 14:17
Sinema ve daha geniş ifadeyle sanatla, ezik ve zavallı hayatlarımızı unutmak için iligileniriz. Bu filmde ezikliğimize ve kaybetmişliğimize sarılıyoruz Ed karakteriyle beraber. Bir anti-kahrman ama bize çok yakın. bir yerden sonra bize benzemiyor, biz onun suskun dünyasına giriyoruz. Wirginia Woolf'un bri sözü var: "Bir romanda felsefe göze batıyor, rahatsızlık veriyorsa, ya felsefede bir hata vardır, ya da romanda." Bu filmde her şey yerli yerinde ve hayat ve ölüm ve korku ve ümitsizlikle kendinizi Kafka, Camus, Pauster romanlarının kahramanlarına benzeyen, ama bunu da doğallıkla, bilmedne yapan bir akrakterinyanında buluyorsunuz.Onu haklı bulmuyorsunuz, sevmiyorsunuz da.. Ama gerektiği gibi, gerçekten gerektiği gibi anlıyorsunuz.. Orada, (nurada olmayan kelimelerle) anlıyorsunuz..
- puan
adnan barış ağır
16.08.2003 14:13
bu filme söyleyecek söz mü var...baştan aşağı izleyicinin üzerine sinema yağdırıyor.ed karakteri sinema tarihinin en garip karakteri bence..varlığıyla yokluğu belli değil..bütün olup bitenler içinde adete yok..karısının kendisini aldattığını bildiği halde o kadar umarsız ki...belki de insanlar onu yok sayıyor..belki de insanlar onu başlarından atmak için uğraşıyorlar..berberlikle bu filmin ne alakası var demeyin...insanlar başlarından atmak istedikleri şey için oradalar...tıpkı ede yapılanlar gibi ....sinemanın köşetaşlarından biri
8 puan
emre şekeroğlu
07.07.2003 12:09
DEAR SCARLETT JOHANSSON
[br]
[br]MY NAME IS EMRE. I AM 18 YEARS OLD.I HAVE GOT BROWN EYES AND BLACK HAIR.AND I LIVE IN TURKEY IN ADANA.
[br]
[br]HOW ARE YOU? I LOVE YOU SCARLETT.I THINK YOU ARE THE MOST BEAUTIFUL GIRL IN THE WORLD.I ADMITTED TELLING LOVE YOU.I FEEL EVERYDAY AND EVERYDAY CRYING FOR YOU .I CAN'T VISIT YOUR CITY BUT I AND YOU TALK OVER THE TELEPHONE .PLEASE SPEAK WITH ME SCARLETT PLEASE I LOVE YOU MORE THEN THAT SCARLETT .I CAN EVERYTHINK FOR YOU.
[br]
[br] EVERYNIGHT IN MY DREAMS
[br]
[br] I SEE YOU I FEEL YOU
[br]
[br]I FIRST SEE YOU IN AMERICAN RHAPSODY AND I FALL IN LOVE WITH YOU.I FORGET YOU IMPOSSIBLE SCARLETT JOHANSSON .
[br]
[br]PLEASE ANSWER MY MESSAGE SCARLETT PLEASE...
[br]
[br]
[br]
[br]I LOVE YOU
[br]
[br]
(c) interSinema.com - interSinema.com'da yayınlanan
materyaller, önceden izin alınarak ve kaynak gösterilerek yayınlanabilir.
Bize iletmek istediğiniz bir mesajınız varsa lütfen buraya tıklayınız.
Bulunduğunuz sayfa: Orada Olmayan Adam Filmi