Altın Ayı Bal'ın oldu

21.2.2010
60. Berlin Film Festivali Berlinale'de, ''Altın Ayı'' ödülünü, Semih Kaplanoğlu'nun ''Bal'' adlı filmi kazandı.


1964'teki 'Susuz Yaz'dan tam 46 yıl sonra Türk sinemasına Altın Ayı ödülü kazandıran Semih Kaplanoğlu, törende ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada, Berlinale'ye, ödülü kendilerine layık gören jüriye, televizyon kanallarına, kendisini destekleyen annesi Semra ve eşi Leyla Kaplanoğlu'na teşekkür etti. Filmin çekimi sırasında ormanda bir ayıyla karşılaştıklarını ve ayının kendilerini görünce kaçtığını anlatan Kaplanoğlu, ''Sanıyorum o ayı şimdi burada'' dedi. Kaplanoğlu, filmin çekimini yaptıkları güzel doğada elektrik santrallerinin yapılmasının planlandığını belirterek, bu ödülü kazanmalarının, bu planların engellenmesine katkı sağlayacağını ümit ettiğini söyledi. Ödül törenini naklen veren ''3sat'' adlı özel televizyon kanalının sorularını yanıtlayan Kaplanoğlu, maneviyatı olan filmler yapmak istediğini, ''Bal'' filminde de baba-oğul ve her ikisinin doğayla olan ilişkisinin filmin konusu için çok önemli olduğunu söyledi. Kaplanoğlu, ödül almanın tüm film ekibi için çok etkileyici olduğunu, kendilerini yeniden doğmuş gibi hissettiklerini ifade etti. BERLİNALE'DE ÜÇLEMEYİ TAÇLANDIRMIŞ OLDUK Semih Kaplanoğlu, daha önce ''Bal'' filmindeki konuyu benzer şekilde işleyen 2 film daha çevirdiğini belirterek, ''Berlinale'de üçlemeyi taçlandırmış olduk'' dedi. Filmde baba ve oğulun doğaya saygısını yansıttığını ve daha önce kekeme çocukların yavaş konuştukları zaman kekelemediğini fark ettiği için bu konuyu da filmde işlediğini bildiren Kaplanoğlu, ödülü olmaktan büyük mutluluk duyduğunu, rüyasında görse bile inanmakta zorluk çekeceğini söyledi. Türk filmlerinin son 10 yılda Venedik ve Cannes gibi önemli film festivallerine katıldığına ve ödüller aldığına işaret eden Kaplanoğlu, Fatih Akın'ın 2004'te ''Duvara Karşı'' filminden sonra, son yıllarda Berlinale'de bir Türk yönetmenin yeniden ödül aldığını, bunun Türk sinemasına katkısı olacağına inandığını kaydetti. Küçük oyuncu Bora Altaş'ı nerede keşfettiğinin sorulması üzerine de ''Evet, bu tanrının bir lütfu'' diyen Kaplanoğlu, film çekimlerine 3 ay kala Bora'yı bisikleti ile film ekibinin çevresinde oynarken gördüğünü ve kendisi ile konuşur konuşmaz Bora'nın bu film için uygun olduğunu anladığını belirtti. İLGİLİ HABER Berlin'den 'Bal' gibi ödül 'Bal' Berlinale vitrininde Kaplanoğlu, Bora'nın harika bir yaşantısı ve çok iyi bir babası olduğunu, ona zarar verecek bir şey yapmamaya ve onu doğal yaşantısından koparmamaya çalıştığını sözlerine ekledi. BU, KİŞİSEL OLARAK VE TÜRK SİNEMASI İÇİN ÖNEMLİ BİR BAŞARI Kaplanoğlu, Berlinale çerçevesinde düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, ''Umarım bu başarımız Türk sinemasını olumlu yönde etkiler ve daha iyi filmler yapılması olanağı sağlar'' diye konuştu. Film ekibinin çok zor şartlar altında çekim yaptığını belirten Kaplanoğlu, ''Film ekibi, inanılmaz zor şartlarda büyük bir özveri ile büyük bir aşk ile büyük bir öz güven ile bu filmi yapmak için çaba harcadı'' dedi. ''Ekonomik anlamda çok zor şartlar altında film çekiyoruz'' diyen Kaplanoğlu, kendilerine desteğin az olduğunu, ancak Almanya'dan da destek aldıklarını, Kuzey Ren Vestfalya eyaletinin kendilerine destek olduğunu kaydetti. Filmi çektiği yöreyi de manzara, doğa ve sesler güzel bir ahenk yarattığı için sevdiğini, yöre insanının da kendilerine çok sıcak davrandığını ve kendilerini hiç yalnız bırakmadığını ifade eden Kaplanoğlu, küçük oyuncu Bora Altaş'a da teşekkür ederek, filmin bu kadar iyi olmasını ona borçlu olduklarını ve bu başarının kendisini olumsuz yönde etkilememesini ümit ettiğini söyledi. Türkiye'de sinemaların her zaman belirli filmlere ayrılmış durumda olduğunu ve fazla izleyici çekmediği gerekçesi ile bazı değerli yönetmenlerin filmlerinin gösterilmediğini savunan Kaplanoğlu, ''Umarım bu ödülden sonra bu filmlerin izleyicileri artar. Bu film böyle bir misyonu üstlenirse çok önemli bir iş yapmış olacak'' diye konuştu. ''Altın Ayı'' ödülünü nereye koyacağının sorulması üzerine de ödülü ofisine koyabileceğini bildiren Kaplanoğlu, Berlinale'de Ökümenik Jüri Ödülünü de kazanmalarının, doğru yolda olduklarını kanıtlayan bir durum olduğunu kaydetti. Kaplanoğlu, yaptığı açıklamada çok mutlu olduğunu söyledi, ödülü kazanmayı bekleyip beklemediği sorusuna karşılık, ''Hem bekliyordum, hem beklemiyordum, herkes gibi. Müthiş bir ekip ile çalıştım. Bana destek olan herkese teşekkür ediyorum. Türk sineması çok daha iyi olacak'' dedi. Kaplanoğlu'nun sevinç gözyaşlarını tutamayan eşi Leyla Kaplanoğlu da mutluluğunu sözcüklerle ifade edemediğini belirterek, şöyle devam etti: ''Çok iyi bir film yaptığımızı biliyordum. Film ekibine, oyunculara inanıyordum, Semih'e de çok güveniyordum. Onu tanıdığımda henüz ilk filmini yapmamıştı. Filmlerin çekiminde birlikteydik. Çok şey öğrendik, çok şey paylaştık. Çok emek sarf ettik. Aynı zamanda filmin yapımcısıyız. Tüm hayatımızı bir sermaye olarak filme yatırıyoruz. Ödülün maddi bir getirisi yok, ancak bize açacağı ufuklar var. Bu açıdan bizim için çok kıymetli.'' Ödülü kazanacaklarını hissedip hissetmediği şeklindeki bir soruya karşılık da Leyla Kaplanoğlu, şunları söyledi: ''İçimde iyi bir his vardı. Ancak bu duygunun adresi 'Altın Ayı' değildi. Yani bunu düşünmemiştim, ancak içimde hep bir his, bir heyecan vardı. Hep, bir şeyler iyi olacak diye düşünüyordum, çünkü biz buraya gelmeden önce de herkes bize 'İçime doğuyor, bir şey olacak' falan diye söylüyordu bize. Belki onun da etkisi olabilir. Benim de içime bir şey doğuyordu. Ancak bu kadarını düşünmüyordum. Gerçekten inanılmaz oldu benim için.'' Leyla Kaplanoğlu, ayrıca oyuncuların vize süresinin az olduğunu, bu nedenle Türkiye'ye döndüğünü belirterek, ''Ancak böyle bir şey yaşayacağımızı bilsek onları geri getirtirdik'' dedi. 60. Berlin Film Festivali Berlinale'de, ''Gümüş Ayı'' ödüllerini de en iyi yönetmen dalında, İsviçre'deki evinde göz hapsinde bulunan yönetmen Roman Polanski, en iyi senaryo dalında ''Tuan Yuan'' adlı Çin filmi, en iyi en iyi kadın oyuncu dalında ''Caterpillar'' filmindeki rolü ile Japon oyuncu Shinobu Terajima, en iyi kamera dalında ''How I Ended This Summer'' adlı Rus filmindeki çekimlerden dolayı Pavel Kostomarov aldı. En iyi erkek ödülü dalında ''Gümüş Ayı''yı, ''How I Ended This Summer'' filminde oynayan Grigori Dobrygin ile Sergei Puskepalis paylaştı. Jüri Büyük Ödülü, Amerikalı film yıldızı Rene Zellweger tarafından Rumen yönetmen Florian Serban'a verilirken, Serban'ın filmi ''If I Want Whistle, I Whistle'', festivalin kurucusunun adının verildiği Alfred Bauer Ödülünü aldı. Berlinale Kamera Ödülünü Japon yönetmen Yoji Yamada, ilk kez gösterilen en iyi film ödülünü de İsveç filmi ''Sebbe'' kazandı.



Kaynak: ntv

En Son Haberler


>> >> Altın Ayı Bal'ın oldu

Haberler


Vizyondaki Filmler