Ankara'da Bir İlk, Haneke Filmlerin Toplu Gösterimi!

28.3.2013
Ankara'da Bir İlk, Haneke Filmlerin Toplu Gösterimi!
Modern Dünyanın karanlığının acımasız anlatıcısı…
Rahatsız edici, soru soran, soru sorduran, her şeyi sorgulayan bir yönetmen…


Haneke’nin en önemli yedi filmi; Avusturya Ankara Büyükelçiliği, Ankara Fransız Kültür Merkezi, Ankara Goethe Institut ve Büyülü Fener Kültür Sanat Derneği’nin işbirliği 06 - 11 Nisan arasında Ankara’da gösterimde. Michael Haneke Kendi anlatımıyla “kimsenin kolayca ve içi rahat bir şekilde seyredemeyeceği filmler” yapan Avusturyalı film yönetmeni, filmlerinde çoğunlukla modern toplumdaki insanların problemlerini ve bunalımlarını çıplak bir gerçeklikle sergiler. 1942 yılında Almanya’nın Münih kentinde dünyaya geldi. Üniversite öğrenimini Viyana’da felsefe ve psikoloji dallarında yaptıktan sonra mezun oldu ve film eleştirmeni olarak sinema hayatına başladı. Ardından kısa bir süre Alman televizyonunda editör olarak çalıştı. Öncelikle televizyon filmleri çekti ve uzunca bir süre televizyon yönetmenliği yaptıktan sonra tarzı ve gerçekçi bakış açısı nedeniyle ses getiren ilk sinema eserlerini üçleme olarak sinema dünyasına kazandırdı. Gösterimdeki Filmler: Aşk - Amour: 2013 En İyi Yabancı Film Oscar’ı, 2012 Cannes Altın Palmiye ve 46 ödül Aşka, yaşlanma ve ölüme tedirgin edici bir yakın plan bakış. 80'lerinde emekli ve eğitimli iki müzik öğretmeni olan Georges ve Anne, ilerlemiş yaşlarına rağmen geride kalan ömürlerini huzur ve mutluluk içerisinde geçiren bir çifttir. Ayrıca kendileri gibi müzisyen olan kızları Eva Avrupa'da onlarda uzakta ailesiyle yaşamaktadır. Beyaz Bant - Das Weibe Band: 2009 5 César, Cannes Altın Palmiye ve 49 ödül. Geleceğin Nazileri yetişiyor. Birinci Dünya Savaşı arifesinde Protestan Kuzey Almanya'da bir köyde geçen hikaye, köyde gelişen tuhaf ve ürkütücü kazalardan yola çıkıyor. Eğitim, din, gelenek, masumiyet gibi kavramları köyün soysal dengeleri üzerinden yansıtan ve tartışan film, köy öğretmeninin geriye dönerek anlattığı bir hikaye olarak işlenmekte. Anlatımıyla izleyiciye eşlik eden öğretmeninin sözlerinde yer verdiği gibi, bu olaylar, 2. Dünya Savaşı Almanya'sının toplumsal temellerini gözler önüne seriyor. Buz gibi bir görsellikle anlatılan bu gizemli ‘kim yaptı’ öyküsü gizli bir mizah ve yumuşaklık da barındırır. Ölümcül Oyunlar Funny Games: 2008 Young Hollywood Ödülü Gerçekten korkutucu, diğer piyasa filmlerde görmediğiniz korkutuculuğa sahip hem de göstermeden hem de beklentilerinizle oynayarak. Soğuk sadizm, ürkütücü deneyler aslında burjuvazinin yüzüne tokat gibi iner. 97'de gerçekleştirdiği Funny Games orijinal versiyondan sonra, efsanevi yönetmen Haneke bu kez de 2007 yılında Amerikan versiyonu 'Ölümcül Oyunlar' ile bir kez daha kendi filmini yorumluyor. Ölümcül oyunlarda burjuvaziye olan tiksintinin şiddet yoluyla dışa vurumu söz konusu. Ann, George ve oğulları Georgie kısa bir tatil için göl kenarındaki yazlık evlerine giderler. Vardıklarında komşuları Fred ve Eva'da bir gariplik sezerler. Saklı - Caché: 2005 Cannes Altın Palmiye En İyi Yönetmen ve 21 ödül Heneke’nin Godard’a en yaklaştığı filmi. Hem ‘kim yaptı’ sorusunu sorarız hem de buna pek aldırmaz kurbanın psikolojisine odaklanırız. Aslında kurban ve suçlu kimdir? Gerilim türünün usta isimlerinden biri olan Michael Haneke'nin imzasını taşıyan film, hem yönetmenin hem de sinema tarihinin başyapıtlarından biri. Kurdun Zamanı - Le Temps du Loup: Sitges Katalan Uluslararası Film Festivali En İyi Film, Eleştirmenler Birliği Ödülü Heneke tarzı bir mahşer filmi. Dünya alt üst olmuştur. Sosyal düzen yıkılmıştır. Ama sonu tabi ki Holywood filmleri gibi seyirciyi rahatlatarak bitmez. Dört kişilik bir aile kır evine gelirler. Fakat beklenmeyen bir olay, onları bambaşka sorunlarla başbaşa bırakacaktır. Bir afetin ardından, aile ormanda kaçışmaya başlar. Baba öldürülür; anne ve çocuklar hayatını devam ettirebilmek için amansız bir mücadele verirler. Piyanist - La Pianiste: 2001 Cannes Film Festivali Jüri Özel Ödülü ve 19 ödül Yine Haneke seyircisini olmak istemedikleri bir yere koyuyor ve onları orada tutuyor. Müziğin yüce duyguları bize yaşamın sefaletine karşı duyarsızlaştırır. Ve yaratıcılık için gerekli büyük fedakârlıklar bu sefilliği derinleştirir. Erika Kohut, fazlasıyla idealist, otoriter ve saygıdeğer kişiliğiyle tanınan bir öğretmendir. Tüm bu sıradan karakterinin yanısıra Erika, cinsel arzularına gömülü gizli dünyasında bastıramadığı ikincil kişiliğini de sürdürmektedir. Vakit buldukça porno film sinemalarına gitmekte, parkta gizlice sevişen çiftleri saklanarak izlemekte ve kendi arzularını tatmin etmeye çabalamaktadır. Öğrencilerinden bir tanesi kendisine yoğun bir ilgi duymaktadır. Bu ilgi Erika'nın kapalı kişiliğinin açılmasında önemli bir rol oynayacaktır. Bilinmeyen Kod - Code Inconnu: 2001 Cannes Film Festivali Ecumenical Jüri Ödülü Irk, kültür, toplumsal öfke, kendine yabancılaşmış kişiliklerle dolu, beklenen çözümleri engellendiği bulmacamsı bir dünya seyirciyi filmin sonunda bir ‘aydınlanmaya’ götürür. Bir an bir yerde bir şey olur ve birbirlerinden tamamen bağımsız insanlar kesişirler. Dilenci bir kadın elini uzatır ve o sırada oradan geçen bir genç, onun avucuna bir kağıt parçası bırakır. Bunu gören bir başkası araya girer ve kesişim başlar. Genç bir oyuncu olan Anne, şansını sinemada denemek istemektedir. Sevgilisi George, bir savaş fotoğrafçısıdır ve mesleği gereği sürekli Fransa’nın dışındadır. Yer: Büyülü Fener, Meşrutiyet Cad., Hatay Sok. 18 Kızılay - Ankara / T: 425 01 00


En Son Haberler


>> >> Ankara'da Bir İlk, Haneke Filmlerin Toplu Gösterimi!

Haberler


Vizyondaki Filmler