'Aşkın Kitabı' haftanın dikkat çekeni...

8.9.2007
'Aşkın Kitabı' haftanın dikkat çekeni...


Jane Austen'ın, 'Jane Austenvari' bir hayatı olabilir miydi? 'Shakespeare in Love', William Shakespeare'in 'Shakespearevari bir hayatı olabilme ihtimalini' sevmiş ve bu koldan ilerlemiş bir filmdi. Orijinal ismi 'Becoming Jane' olan, vizyona da 'Aşkın Kitabı' çevirisiyle giren, Julian Jarrold imzalı film de, benzer bir ihtimali Austen'ın hayatı üzerinden inşa ediyor ve yarı biyografik özelliklerle dolu bir öyküyle karşımıza geliyor. Tarihsel bir veriyle başlarsak yıl 1795. Hampshire'da, yani taşrada bir genç kız için hayatı kolaylaştırmanın yolu, zengin (ve de mümkünse soylu) bir koca bulmaktan geçer. Austen ailesinin kızlarından Jane için de kader böyle biçilmiştir. En azından annesi bu düşüncededir. Olası izdivacın damat hanesindeki aday ise, soğuk ve kibirli Lady Gresham'ın tuhaf görünümlü yeğeni Bay Wisley'dir. Yazı çizi işiyle amatörce de olsa uğraşan Jane'in ise (Wisley şıkkı hakkında pek düşünme fırsatı bulamadan) , hayatına Londra'dan gelen, şımarık bir züppe görünümlü İrlandalı genç avukat adayı Tom Lefroy girer. Zengin hâkim amcası Langlois'un kanatları altında yükselme uğraşı veren Lefroy, iğneleyici kişiliği, zekâsı ve hovarda ruhuyla genç kızı etkiler. Resmiyete dökülmese de aralarındaki elektrik, zamanla her tarafı çarpar: Austen ailesinin geleceğini, hâkim amcanın yeğenine dair kararlarını ve de (filme bakarsak) ileride yazılacak olan ve İngiliz edebiyatının temel taşlarına dönüşecek olan romanları... 41 yıla sığdırılmış ve bugün hem klasik, hem de modernleştirilmiş örnekleriyle sinemaya hâlâ malzeme sunan altı büyük yapıt ('Pride and Prejudice', 'Sense and Sensibility', 'Emma', 'Persuasion', 'Mansfield Park', 'Northanger Abbey') ... 1817'de hayata veda eden Jane Austen (biyografisini kaleme alan Carol Shields'e göre göğüs kanseriydi) , hiç evlenmedi, filme bakarsak bir zamanlar mutlu olabildi, yine filmdeki bir cümleye bakarsak ama daha çok kitaplarına göz atarsak kahramanlarına, hayatın ona davrandığı ölçüde acımasız olmadı, onları mutlaka evlendirdi (eğer evlilik bir mutluluk kriteri sayılırsa elbet) ... 'Aşkın Kitabı', Austen'ın özellikle 'Pride and Prejudice'yla koşutluklar içeren bir öyküye sahip. Film, dönemi fiziksel anlamda resmettiği kadar, sosyal ilişkiler ve bu ilişkiler içinde yol almanın zorluklarını göstermek açısından da, Austenvari bir yapı ve üslup barındırıyor. Lakin şöyle bir saptama yapmak gerekiyor galiba, Austen'ın romanlarını daha önce okumuş ya da uyarlamalarını izlemiş olanlar için, ortada zaten yeni bir şey yok. Film en azından 'kırık bir aşk hikâyesi' anlatma konusunda çarpıcı olabilirdi ama bunu da pek başaramıyor. Ama başarmak istediği bir başka şey var; o da 'Jane'nin seçimleri' konusunda bizi aydınlatmak. Gönlü ve mantığı arasında bir tercih yapması beklenen genç kadın, 'Başka bir yol daha olabilir' diyor ve öykü, biraz da bu yolu tarif ediyor.


Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> 'Aşkın Kitabı' haftanın dikkat çekeni...

Haberler