Bu filmi Tekrar Gözden Geçir

31.1.2007
Editörümüz Neslihan Osmanoğlu 'Barda' Filmini sizin için izledi


Alkol ve uyuşturucunun etkisi ile gerçekleştirilen bir vahşetin filminde bira reklamı yapılabilir mi? Serdar Akar “Barda” filmi ile böyle bir trajikomediye imza atıyor. Tüm film boyunca Efes Biralarının kocaman logosunun göründüğü bira bardaklarını izledik durduk. Biri boşalırken, biri doluyordu… Caniler de içiyordu, işkence ve tecavüze uğrayan mağdurlar da. Kız, erkek, hamile, esrarkeş, psikopat, katil, cani… Herkes Efes birası içiyor… Kurtlar Vadisi filmininde ki mafyaya geçerlilik ve saygınlık kazandırmaya dönük mesajları kaygı vericiydi. Doğrusu bu filmin de diğer filmi gibi hangi amaçla çekildiğini kestiremedim. Toplumun hasta karakterlerinin işlediği bir vahşetin beyazperde de canlandırılmasının dişe dokunur bir mesajını yakalayamadım. Türkiye'deki hukuk sitemimin işleyişi ile ilgili eleştirel mesajı dışında... Senaryo yaşanmış bir hikayeden beyazperdeye uyarlanmış. Eski bir tarih değil, 1997 yılında Ankara’nın göbeğinde 5 kişi alkol ve uyuşturucu aldıktan sonra, alt komşularının evine silahla girip evdeki 5 gence sabaha kadar işkence edip tecavüz ederler.. Kız erkek ayrımı yapmadan… Akıl almaz işkenceler yapan bu caniler önceden çeşitli adli suçlardan sabıkalı oldukları halde, bu suçtan aldıkları cezanın 1,5 veya 2 yılını yattıktan sonra, Ecevit hükümetinin affı ile salıverilirler. Bana göre olayın en vahim tarafı bu! Olayın mağdurlarından olan ve kimliğini deşifre etmekten korkmayan Tunç Erden Yakar’ a göre de olayın en can yakan tarafı bu olmuş. Ancak Serdar Akar filmde bunu senaryoya dahil etmeyip, “Adalet Mülkün Temelidir” vecizesine acıklı ve uzun bir zoom yaparak filmin sonunda Kurtlar Vadisi’nden hatırladığımız illegal yöntemler ile intikam aldırıp hepimizin yüreğini serinletiyor. Son derece gereksiz ve amacının ne olduğu anlaşılmayan bu filmin replikleri de hikayeden kopuk ve alakasız bir yöndeydi. Film boyunca bir TGG teranesi dinledik durduk. Akar’ın laf olsun beri gelsin cinsinden olan “Tekrar Gözden Geçir” felsefesi, üç beş psikopatın gayri insanı eylemlerinin konusu ile kel alaka dedirtecek bir birliktelik oluşturmuş. Filmin yakın plan çekimleri ve gereğinden uzun sahneleri tempoyu düşürmüş. Bunlara ilave edebileceğim çekim hataları da vardı. Saatlerce plastik kauçuk ile dayak yiyip, vücutlarında iz kalmayan insan görüntüleri; tuvalette saatlerce tazyikli su altına tutulan bir kızın giysilerinin birkaç sahne sonra kupkuru olması gibi Senaryo zayıf olunca abartılı şiddet sahnelerinden de tınmadım. Bir kere Nejat işlerin mütebessim yüz ifadesi ile güven veren bakışları bu role hiç gitmemiş. Filmin gözdesi Nil'e (Melis Birkan) sarkıntılık yaptığı sahnelerde, az sonra kızdan etkilenip bu vahşete son verecekmiş gibi hissettim. Hakan Boyav’ın uyuşturucu bağımlısı bir manyağı canlandırdığı sahnelerinden çok etkilendim. O bakışları konuşurken sürekli yutkunması, ağır el kol hareketleri… Tam bir ruh hastası, bir dengesizdi. Film 2 Şubat’ta vizyona giriyor. Mideniz işkence, dayak, tecavüz ve bol kanlı sahneler alabiliyorsa izleyebilirsiniz.



Kaynak: intersinema.com

Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> Bu filmi Tekrar Gözden Geçir

Haberler


Vizyondaki Filmler