‘Büyük taştan surat’ Buster Keaton, festivalde

2.4.2005
‘Büyük taştan surat’ Buster Keaton, festivalde


İstanbul Film Festivali’nin bu yılki özel gösterimlerinden biri de Buster Keaton’ın 1927 yapımı ‘The General’ filmi. Akbank Oda Orkestrası’nın ünlü besteci ve şef Carl Davis’in özgün müziğiyle eşlik edeceği film, Keaton’ın en iyi, dünya sinemasının da en ünlü komedilerinden biri olarak kabul edilir. ‘General’ gerçek bir olay üzerine kurulmuştur. İç savaş sırasında bir grup Kuzeyli, General adlı Western-Atlantic lokomotifini kuzeye kaçırırlar. Güneyliler tarafından takip edilmeyi engellemek için de, geçtikleri yerleri tahrip ederler. Sonunda yakıtı biten lokomotif, Güneyliler tarafından ele geçirilir. Kuzeyliler’in sekizi asılır, kurtulan birkaç kişi de New York’a giderek İç Savaş’ın ilk madalyalarını alır. Lokomotif artık ulusal bir Amerikan anıtıdır. Joseph Francis Keaton 1896’da ‘İki Keaton’ adıyla tanınan bir akrobat çiftinin oğlu olarak dünyaya geldi. Babası ona çok küçükken bir tarafını sakatlamadan düşmeyi ve oyun oynarken hiç gülmemeyi öğretti. Böylece topluluğun adı ‘Üç Keaton’ oldu. Dr. Erwin Panofsky, Keaton’ı şöyle tanımlar: “Keaton’ın perdedeki kişiliği güldürülemez, anlaşılamaz, inatçı, karşı konamaz bir gücün etkisi ile hareket eden bir kişiliktir.” Bu içgüdüsel ve gizemli güç, kadınlarla çok az ilgilidir. Tıpkı Don Quijote gibi. Nasıl ki Don Quijote ünlü maceralarına Dulcinea’dan daha farklı şeyler için girişiyorsa, Keaton’ın maceralarında da bu tür duyguların çok az yeri vardır. Bugünün mekanik dünyasında başka bir gezegenin canlısı gibi dolaşır Keaton. Gerçek denen kâbusa, donakalmış bir hayretle bakar. Mekanik buluşlara karşı korkunç bir ilgisi vardır. Böylece Keaton’ın gözünde makineler kişilik kazanırken, insanlar da aynı oranda kişiliksiz bir hale gelmektedir. ‘Navigator’ adlı gemi ve ‘General’, Keaton’ın gerçek rol arkadaşlarıdır. Keaton da, tıpkı Şarlo gibi her filmin finalinde, kazanır. Ama onun kazanışı ile Chaplin’inki farklıdır. Chaplin, mekanik dünyadan romantik bir biçimde kaçar ve insan özgürlüğüne ulaşır. Keaton ise tam tersine, kendi insanlığını fantastik bir biçimde mekanik girdabın içine bırakıverir. Keaton, kendisine yöneltilen “filmde düğümü nasıl atıyorsunuz? ” sorusuna, “Bana oynayabileceğim bir lokomotif ve diğer yollar verildikten sonra, insanları güldürmeyi genellikle başarırım” yanıtını verir. Buster Keaton,1966’da dünya seyircisi kendisini tam da yeniden keşfettiği sırada öldü. ‘The General’ özel gösterimi,7 Nisan akşamı saat 19.00’da Atlas Sineması’nda gerçekleştirilecek.



Kaynak: NTV-MSNBC

En Son Haberler


>> >> ‘Büyük taştan surat’ Buster Keaton, festivalde

Haberler