Cannes Film Festivali: Almodovar'ın rakibi Ceylan

27.5.2006
Cannes Film Festivali: Almodovar'ın rakibi Ceylan


Nuri Bilge Ceylan'ın 'İklimler'i Pedro Almodovar'ın 'Volver'inin ardından Altın Palmiye'nin en iddialı adayı. Altın Palmiye için önce Pedro Almodovar'ın filmi 'Volver'in adı geçiyor ama hemen arkasından sıralanan filmler arasında Nuri Bilge Ceylan'ın 'İklimler'i başı çekiyor. Öyle ki Cannes'da günlük yayımlanan Screen International dergisinin Altın Palmiye adaylarına verdiği notlarda 'İklimler' ikinci sıraya oturdu. İlk sırada Almodovar'ın filmi var ortalama 3.4'le. 'İklimler' 2.8'le ikinci sırada, onun hemen arkasından Nanni Moretti ve Aki Kaurismaki'nin filmleri geliyor,2.5'un üstündeki puanlarıyla. Fakat dün sabah '21 Gram'ın yönetmeni Alejandro Gonzales Inarritu'nun 'Babel' adlı filmi izlendi. 'Babel' çok güçlü bir film, ilk sıraları zorlayıp Almodovar'ın bile üzerine çıkabilir. 'İklimler'le ilgili Fransız basınında övgü dolu eleştiriler çıkıyor. Ceylan Antonioni ve Bergman gibi büyük ustalarla karşılaştırılıyor, hatta günümüzün ortamında Ceylan'ın çok fazla gişe getirmeyecek türden filmler yapmasının ayrıca alkışlanması gerektiğine vurgu yapılıyor. Ayrıca jüri başkanı Çinli Wong Kar-wai'nin tavrı da çok önemli. Festival başlamadan Liberation gazetesinin eleştirmeni Antoine De Beck, kendisine yöneltilen 'Almodovar Altın Palmiye'yi alacak mı? ' sorusuna şöyle yanıt vermiş: 'Neden olmasın? Ama eğer üç favorinin adından söz etmek gerekiyorsa, jüri başkanı Wong Kar-wai'nin kişiliğini, sinemacı kimliğini göz önüne alarak, bu üç kişi Nuri Bilge Ceylan, Aki Kaurismaki ve Bruno Dunond olabilir.' Diğer yandan Amerika'dan Cezayir'e kadar burada birlikte olduğumuz eleştirmen ve gazeteci arkadaşlar 'İklimler'den çok etkilendiklerini söylediler. Bazıları 'Uzak'tan daha güçlü buluyor. Basın gösteriminden sonra eleştirmenlerin tepkileri hayli olumluydu. Pazartesi günü Türk standında verilen bir kokteylde kendisiyle sohbet etme imkânı bulduğumuz Nuri Bilge Ceylan, filminin olumlu yankı bulmasından hem mutluydu hem de bu mutluluğunu göstermemeye çalışıyordu. Kendisi için önemli olanın sinema diliyle insanların duygularına, sorunlarına seslenebilmek, onları etkileyerek filmin içine çekebilmek olduğunu belirten Ceylan, filmlerinde özellikle Türk kültürünü tanıtmak gibi bir iddiası olmadığına vurgu yaptı: 'Tabii ki bundan 25 yıl önce 'Yol'un kazandığı başarı bir anlamda Türk sinemasına insanların daha ilgiyle bakmalarını sağladı ve bugün bile hâlâ herkes 'Yol'un Altın Palmiye aldığını konuşuyor. Önemli olan değişik pencereler açmak. Filmimdeki karakterlerin Türk insanını, Türk kültürünü yakından tanıtmak gibi bir iddiası yok, Türk toplumuyla ilgili birtakım konuları işlemek istemedim. Belki bu 'Uzak'ta biraz vardı, çünkü kasabadan gelen bir kişinin İstanbul'a neden geldiğini açıklamak için, oradaki işsizlik sorununa değinmek gerekiyordu, İstanbul'da iş bulmanın zorluğunu anlatmak gerekiyordu ama bu konular benim için ikincil konular. Onun için 'İklimler'de böyle yaklaşımım olmadı.' Bazı eleştirmenler için Ceylan'ın filmi neden dijital kamerayla çektiği merak konusuydu. Bazılarına göre 35 mm kamerayla çekilmesi böylesine bir filmi çok daha güçlü kılabilirdi. Ceylan ise tam tersini düşünüyor: 'Filmi dijital kamerayla çekmiş olmam, bana istediğim kadar tekrar yapma imkânı verdi. Tekrar derken, bazı planları defalarca çektim, oyuncuların en iyi olduğu, ışığın en iyi olduğu bölümleri, sonradan uzun bir süreç içinde montajda ayıkladım. Bu da tabii bana büyük bir özgürlük tanıdı. Bu özgürlükten memnunum.35 mm. çekseydim bu kadar olmazdı. Ayrıca dijital kamera kendimi oyuncu olarak da deneme imkânı sağladı. 'Uzak'ta aslında kameranın öte yanına geçmeyi planlamıştım ancak 35 mm. çektiğim için bu mümkün olmamıştı. Aslında bir daha kameranın karşısına geçmeyi düşünmüyorum, bir kere denemek istedim ve yaptım.' Nuri Bilge Ceylan'a basın toplantısında yöneltilen sorulardan biri 'Neden 'İklimler'de bahar yok? 'tu. 'Gerçekten bunu düşünmemiştim, öyle denk gelmiş' diyor Ceylan, ama bahar, bir anlamda filmde var. Çünkü Ebru Ceylan'ın son derece başarılı bir şekilde yorumladığı Bahar karakteri, bir düş görüyor, son anda belki iki karakteri birleştirecek bir düş, olumlu ve baharda geçen, kendisinin çok hafif bir şekilde kırlarda uçtuğu, geleceğe dönük umut dolu bir düş bu filmin baharı... Batılı eleştirmenlerden 'İklimler'e tam not Le Monde eleştirmeni Jean-Luc Douin, filmle ilgili 'Yarışmada bulunan Amerikan filmlerinin yanında 'İklimler', gerçek bir autheur (yönetmen) sinemasının nasıl olabileceğini gösteriyor' yorumunu yaptı. Douin Ceylan'ı birbirini seven iki kişi arasındaki uyuşmazlık konusunun ustası olan Antonioni ile kıyaslamanın saygısızlık olmayacağını da yazdı. Fransa'nın sol içerikli L'humanite gazetesi ise filmle ilgili övgü dolu bir yazının yanı sıra Ceylan'la yapılmış uzun bir söyleşiye yer verdi. International Herald Tribune'de çıkan yazıda The New York Times yazarı Manohla Dargis, 'İklimler'i festivalde yarışan en mükemmel filmlerden biri olarak nitelendirdi. Yazıda minimum düzeyde doğal diyalog, yakın plan kompozisyonlar ve eğlenceli bir seks sahnesinin seyircilerin filmi kendini vererek sessizlik içinde izlemesine neden olduğunu belirten Dargis, Ceylan'ın filmde dışarıdan içeriye, yavaşça, ustalıkla bir psikolojik portre çıkardığını vurguladı. Hollywood'un ünlü Variety dergisinin eleştirmeni Derek Elley ise 'İklimler'i övdüğü yazısında filmin görüntülerinin olağanüstü ve müziğinin de oldukça ayrıntılı olduğunu belirtti. Screen Internatinoal'daki bir yazıda Nuri Bilge Ceylan'la şu yoruma yer verildi: 'Ceylan, dünya sinemasının ustaları olarak yükselen ününü bir anlamda tasdik etmiş oluyor ve bugüne kadar Cannes'da gördüğümüz en kişisel, en başarılı filmdi.'



Kaynak: e-kolay.net/Sinema

Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> Cannes Film Festivali: Almodovar'ın rakibi Ceylan

Haberler


Vizyondaki Filmler