CIA, Hollywood’a ağırlığını koyuyor

8.9.2001
Mission Impossible', CIA'nin çalışmalarını haklı gösteren filmlerden biri.


Ve artık CIA merkez binasının kapılarını film dünyasına iyice açtı. CIA’nin yeni soyunduğu rol, daha önce Latin Amerika bürosunda çalışan bir elemanını eğlence işlerinden sorumlu bir göreve atamasıyla da örtüşüyor. Uygulanan politikanın amacı tarih yazıcılarına tarihi yeniden yazdırmaktan başka birşey değil. Böylece kurumun yenilenmiş ve düzenlenmiş bir portresi baştan yaratılmış olacak. Aynı zamanda güvenlik harcamalarının azaltılabileceği bir dönemde, vergi ödeyen Amerikan vatandaşlarına da paralarının boşa harcanmadığı anlatılmak isteniyor. CIA’in içinde en çok yer aldığı dizi ‘The Agency’ (Ajan), Wolfgang Peterson tarafında çekildi. Wolfgang Peterson aynı zamanda ‘Das Boot’ ‘Air Force One’ and ‘The Perfect Storm’ filmlerinin de yönetmeni. Peterson dizi hakkında şöyle diyor: “Şimdi soğuk savaş bitti ve insanlar CIA’in gerekliliğini sorguluyorlar, belki de bu sözcüğün dışlanması için uygun bir zaman”. Bununla birlikte Peterson hazırlanan şovun CIA’ı destansı bir şekilde anlatmadığını savunuyor. “Eğer onları destansı kahramanlar olarak gösteren bir şov hazırlarsaydık bu inandırıcı olmazdı’ diyor. The Agency dizisinin ilk bölümü CIA merkez binasında çekildi. Dizinin başrol oyuncularından Gil Bellows, en son ‘Ally McBeal’de oynamıştı. Dizide rol alan diğer oyunculardan Ronny Cox Beverly Hills Cop’da (Sosyete Polisi) Gloria Reuben de ‘ER’ de görev alan isimler. Dizinin öyküsü Arap teröristleri, Kolombiyalı uyuşturucu kaçakçılarını, Iraklı ve Alman gerillaları konu alıyor. Bir bölümde CIA Harrods mağazasına yapılan bir terrorist saldırıyı İngilizlere danışmadan önlerken diğer bir bölümde Fidel Castro’nun hayatını bile kurtarıyor! 5 yıl öncesine kadar CIA medya karşısında hiç bir varlık gösteremiyordu. Oysa ABD’nin diğer güvenlik kurumları, (ordu, FBI, polis teşkilatı) kendilerini kahraman gibi göstermeyi başardılar fakat CIA bunların dışında kaldı. EĞLENDİR VE DEVAM ET CIA’nin yeni halkla ilişkiler politikası daha eğlendirici ve dostane. Halkı gizli güvenlik konusunda bilgilendirip eğitirken aynı zamanda gizli konuları da açığa çıkarmamayı öngören bir politika. Yeni halkla ilişkiler müdürü M.F. Brandon şöyle diyor: “CIA senaryoya bakar, gerekli yerlerde işbirliği yapar, gerektiğinde ise öğüt verir ve sahip olduğu imkanları film sektörüyle paylaşır. Eğer birisi çıkıp CIA hakkında aptalca bir tanıtım yaparsa, bunu yapmakta serbesttir, fakat biz bunu desteklemeyiz.” “The Agency” dizisinin yapımcısı Michel Becner ile CIA halkla ilişkiler müdürü M.F Brandon senaryoyu yazarlarken başbaşa verip konuyu derinlemesine tartışmışlar. Brandon ‘ben ona fikir verdim, o da bazı değişiklikler yaptı’ diyor. Sonuçtan mutluluk duyduğunu ve bu dizinin CIA çalışanlarını gururlandırdığını da ekliyor. MI5 ÜZERİNDEKİ KISKANÇ GÖZLER CIA’nin derdi İngiliz MI5 gibi saygın bir imaj elde edememesi. M.F.Brandon Bunu açık açık söylüyor: “Vergi mükellefleri yaptığımız iş hakkında çok az fikir sahibiler. İnsanlar bizi eli kanlı, ucuz cinayetler işleyen, kıskançlık ve dedikoduyla hareket eden bir kurum olarak görüyor. Televizyonda veya filmlerde çirkin bir imajla yansıtılmak istemiyoruz ve bundan nefret ediyoruz. Ayrıca geçmişte yansıtılan kusursuz İngiliz casus imajına gıptayla ve kıskançlıkla bakıyoruz. MI5 ve MI6 her zaman sofistike ve saygın bir kurum olarak lanse edildi”. Aslına uygun kalmaya özen göstermelerine rağmen ‘The Agency’ adlı dizide gerçek olamayacak iki hikaye olduğunu yapımcı da kabul ediyor. Biri İngilizlerle işbirliği yapmadan İngiltere’de bir operasyon yapamayacakları, bir diğeri de geçmişte öldürmek için uğraştıkları Castroyu kurtarmayacakları. Ama saygınlık uğruna bunu bile göze alıyorlar. AKBABANIN ÜÇ GÜNÜ Şu anda CIA hakkında çekilmiş 5 hazır film var, 2 tanesi de yapım aşamasında bulunuyor. Brandon bu filmlerin CIA’in yeniden tanımlanmasında büyük rol oynayacağını düşünüyor. Fakat Brandon ekliyor: “Biz Hollywood’un ayağına gitmedik, sadece ülke güvenliğini koruyarak onlara film yapabilme özgürlüğü tanıdık. CIA’in tek beklentisi, 1975 yılında çevrilmiş olan ve CIA’i kötü bir şekilde tanıtan ‘Three Days of the Condor - Akbaba’nın Üç Günü’ gibi filmlerin yapılmasını önlemek.” Bakalım CIA, gerçekleri kendi isteği doğrultusunda yeniden yaratma konusunda ne kadar başarılı olabilecek?



Kaynak: The Guardian

Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> CIA, Hollywood’a ağırlığını koyuyor

Haberler


Vizyondaki Filmler