Dizilerin gizli gücü: Cengiz Onural

9.1.2001



ESKİ NİSAN - İKİNCİ BAHAR Cengiz Onural’ı Yeni Türkü’den tanıyoruz. Yeni Türkü’den koptuktan sonra daha fazla üretiyor, önemli projelerde yer alıyor. Bu yıl önce “Leoparın Kuyruğu” filminin müziklerini yaptı. Sonra Oya-Bora ikilisinden Bora Ebeoğlu’yla beraber “Deli Yürek” dizisinin müziklerine imza attı. Onural, en son “İkinci Bahar” dizisinin müzikleri için hazırlanan soundtrack için parçalar kaydetti. Türkiye’nin en önemli film müziği bestecisi haline gelen Onural’la Yeni Türkü sonrası dönemi konu?tuk. 1. Yeni Türkü’den ayrıldıktan sonra İncesaz ve Aria gruplarıyla birçok çalışma yaptınız. Bu gruplardan hangisi gelecekte de var olacak dersiniz? Cengiz Onural’ın değışik gruplarla birlikte notalarıyla imzasını attığı diziler “Süper Baba”, “Babaevi”, “İkinci Bahar”, “Deli Yürek”.. - Aria, Cengiz Onural ile Bora Ebeoğlu’nun üniversiteden, yani 1979 yılından bu yana süren dostluğuna dayanıyor. 1997 yılında ben Yeni Türkü grubundan ayrılınca, film, dizi film ve tanıtım müzikleri (jingles, vs) yapmak için olu?turduğumuz bir “proje”. Amacı ve çerçevesi önceden böylece çizilmış olduğu için Yeni Türkü ile kıyaslamak doğru olmaz. Son yıllarda ‘aria’, salt Bora ve Cengiz çerçevesini oldukça a?tı. Bazı dizilerde jenerikte “müzikler: aria” olarak geçiyorsa da pek çok dizide ‘aria’ başlığı altında Murat Aydemir, Hüseyin Tuncel, Ceyda Pirali adlarını da okuyabilirsiniz. Kaldı ki müzik editörü, besteci, düzenlemeci ve icracı olarak mutfakta bundan da kalabalığız. aria’nın, Show tv kanalında yayınlanan “Deli Yürek” dizisinin müziklerinden olu?an, 1999 yılında Ulus Müzik tarafından yayınlanan bir albümü var. “İncesaz” ise 1998 yılında Murat Aydemir, Derya Türkan ve Cengiz Onural tarafından kurulmu? bir grup. Amacı film müziği değil, kendine özgü müzikler yapmak. İlk albümü “Eski Nisan” adını taşıyor. “İncesaz” Nisan 2000’den 2000 yılı sonuna kadar hiç hesapta yokken atv kanalında yayınlanan “İkinci Bahar” adlı dizinin müziklerini yaptı ve böylece ikinci albümümüze de yol açıldı. Albümde Vedat Sakman, Ahmet Cemil Cankat ve Sezen Aksu’nun da parçaları yer alıyordu. Üçüncü albümümüz olmaya aday “Eylül ?arkıları” için çalışmalara başladık bile. Anlaşılacağı gibi bu iki grup farklı kulvarlarda, farklı amaçlarla yürüyor. Birinden geçmek mümkün olmadığı gibi, bir de kendi adımla yaptığım, atv kanalında yayınlanan “Babaevi” adlı dizinin de müzikleri Emre Plak’tan 2000 başında yayınlandı. 2. Film müziği yapmanın sizi çeken tarafı nedir? “Bir albüm yaparken siz bir ekipsiniz. Bir film müziği yaparken ise sizin ekibiniz, çok daha büyük bir ekibin bir parçası.” Tiyatro oyunu ve film müziği yapma zevkini üniversite yıllarında tattım. Bu dönem, Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları ve BÜ Folklor Klübü’nün sahnelediği oyunları ve Yeşım Ustaoğlu’nun ilk filmlerini müzikledim. Daha sonra 1993 yılında, Yeni Türkü grubundayken atv kanalında oynayan “Süper Baba” dizisinin müziklerini yaptık. Ve sonrası… onlarca film, dizi film, belgesel, tanıtım filmi, vs müziği…Film müziği dışarıdan kısıtlayıcı gibi gözükür, oysa çok ilham verici, üretken ve bereketli bir ortamdır. Her bir filmin, dizi filmin veya tiyatro oyununun kotarılmasının, en az bir albüm çalışması kadar ağır olduğunu söylersek, belki tablo daha berrak ortaya çıkar. Eğer bu film müziklerini yapmasaydık, ne bizler bu kadar çok albüm yapabilirdik, ne de yapsak bile bunu basıp dağıtacak bir yapımcı bulabilirdik. Bir ikinci cazibe alanının da ekip çalışması olduğunu söyleyebilirim. Bir albüm yaparken siz bir ekipsiniz. Bir film müziği yaparken ise sizin ekibiniz, çok daha büyük bir ekibin bir parçası. Ve bu daha büyük organizmada, diğer organlardan öğreneceğiniz çok ?ey oluyor. Bu tecrübe, bir bütünün parçası olmanın boğucu, kısıtlayıcı değil, aksine öğretici, bereket getirici olduğunu öğretiyor. 3. Film müziği yapmakla dizi müziği yapmak arasındaki farklardan biraz bahseder misiniz? Dizinin her bir bölümüyle uğraşıyorsunuz. Aylar, yıllar sürebiliyor. Film müziği bir kere yapılıyor, buna karşın daha ince bir ayar istiyor. Film müziği film müziğidir. Film ile dizi müzikleri arasında temelde çok büyük farklar yok. Dizinin her bir bölümüyle uğraşıyorsunuz. Aylar, yıllar sürebiliyor. Film müziği bir kere yapılıyor, buna karşın daha ince bir ayar istiyor. Film salonda, karanlık bir ortamda ve daha yoğunlaşılarak izleniyor. Dizi genelde aydınlık bir ortamda ve başta reklamlar olmak üzere pek çok dikkat dağıtıcı etken nedeniyle daha az yoğunlaşılarak izleniyor. Film müziğinde salt filmle bütünle?me kaygısı var. Dizi müziğinde filmle bütünle?menin yanısıra izleyiciyi çekme, mümkünse bağlama ve bu nedenle biraz öne çıkma kaygısı var.Ancak sonuçta temel teknikler, analizler aynı, post prodüksiyon oldukça aynı, bizim yaklaşımımız da öyle… 4. Film ve dizi müzikleri hazırlarken yönetmenle nasıl bir çalışma yöntemi izliyorsunuz? Yönetmen filmin gerçek sahibidir. Filmin her bile?enine sonuna kadar müdahele etme hakkı vardır. Dolayısıyla müziğe de edebilir ve eder de. Tabii müdahelesi müziğin bizzat kendisine değil, filmle bütünle?mesi bağlamında olursa verimli olur. Bu müdahelenin varlığı-yokluğu, azlığı-çokluğu yönetmene, besteciye, bu ikisinin olu?turduğunuz dil birliğine ve birlikte tecrübelerine bağlıdır.Tersini düşünelim, benim bir parçama bir yönetmen klip çekecek olsa, teknik tarafına değil, ama müzikle bütünle?mesine karışırım. 5. Dünyadan takip ettiğiniz film müziği bestecileri var mı? Filmleri izlemeye, kendimizce önemli bulduğumuz belli başlı soundtrack CD’lerini edinmeye, dünyada henüz çok kıt olan film scoring teorisi literatürünü izlemeye çalışıyoruz.İçimizden biri, Ceyda Pirali bu konuda eğitim almak için bu yıl Berkley Müzik Okulu’na gidiyor. Dönüşünde hepimizi eğiteceğini umuyorum.



Kaynak: Ntv

Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> Dizilerin gizli gücü: Cengiz Onural

Haberler


Vizyondaki Filmler