Dünyanın belgeseli İstanbul'a geliyor

14.6.2010
Dünyanın belgeseli İstanbul'a geliyor


DOCUMENTARIST - İstanbul Belgesel Günleri'nin üçüncüsü, 22-27 Haziran gerçekleşiyor, 35 ülkeden 120'den fazla belgeseli sinemaseverlerle buluşturuyor. DOCUMENTARIST bu sene yine hedef büyütüyor: Balkanlar'ı mercek altına alan etkinlikte, 35 ülkeden 120'den fazla belgesel 6 mekanda gösterilecek. 22 Haziran'da başlayacak ve geçen sene dünyada en çok ses getirmiş belgesellerin buluşacağı festivalde, kent-sinema ilişkisi ve Filistin-İsrail konusu da masaya yatırılacak. Belgesel dünyasından önemli konukların ağırlanacağı festivalde, son dönemde dünya festivallerinde ödüller kazanmış bir çok önemli belgesel ilk kez İstanbul'a uğrayacak. Festivalin bu seneki tematik bölümleri, dünyanın doğal kaynaklarının tükenişine dair filmlerin yer aldığı Kapitalizm Çıkmazı, sinemacıların kent yaşamına özellikle de metropollere bakışını yansıtan Kent ve Sinema, dünyanın en sorunlu bölgesinin kangren olmuş sorunlarına odaklanan Ortadoğu'nun Fay Hattı: Filistin-İsrail, sırf kadın olmaktan kaynaklanan sorunların irdelendiği Kadınlık Halleri gibi başlıklardan oluşuyor. AYKIRI VE GÜÇLÜ BİR SES: EYAL SİVAN Geçtiğimiz yıllarda Nick Fraser ve Iikka Vehkalahti gibi belgesel dünyasının etkili isimlerini İstanbul'a getiren DOCUMENTARIST'in bu yılki onur konuğu, İsrail'in devlet politikasının en sıkı muhaliflerinden olan, ses getirmiş filmlerinin yanısıra akademik çalışmalarıyla da tanınan Eyal Sivan. Belgeselin güncel siyasi gündemle ilişkisi ve İsrail-Filistin bağlamında bunun yansımaları üzerine 26 Haziran'da bir Sinema Dersi verecek olan Sivan, festivalde de sunulacak olan son filmi “Yafa, Portakalın Otomatiği”nde (Jaffa, The Orange's Clockwork) , Filistinlilerin Yafa'dan sürülme hikayesini meşhur Yafa portakalının tarihi üzerinden anlatıyor. İstanbul'a ilk kez gelecek olan yönetmen, İsrail'e karşı uygulanan kültürel ve akademik boykot çağrısına da destek veriyor. DOCUMENTARIST'in bu seneki programında, Filistin-İsrail sorununa değinen başka filmler de var: “Budrus”, İşrail işgaline karşı barışçıl yötemlerle direnen bir köyü; “Kan Bağı” (Blood Relation) , bir Arap'la evlenince kamplarda yaşamaya başlayan Yahudi bir kadının ailesi tarafından dışlanma hikayesini anlatıyor. İsrail'e karşı sert eleştirileriyle tanınan, Siyonistlerin boy hedefi Yahudi bir akademisyenin hikayesi: “Amerikan Radikali: Norman Finkelstein'ın Davaları” (American Radical: The Trials of Norman Finkelstein) adlı film, günümüzün en tartışmalı ülkelerinden İsrail'e, sıkı bir muhalifin gözünden bakıyor. Filmde gözüken simalar arasında Noam Chomsky gibi tanınmış isimler var. MERCEK ALTINDA: BALKANLAR Balkan ülkeleri, Türkiye'deki gibi kurumsal destekten yoksun olduğu halde, bağımsız olarak ürün veren ve aralarında örgütlenerek güç birliği oluşturan sinemacılarıyla, son dönemde belgesel alanında ciddi bir yükseliş yaşıyor. Sırbistan, Bulgaristan gibi görece yoksul ülkelerden çıkan bir grup belgeselcinin filmleri dünya çapında büyük başarı kazandı. Bir kaç yıl önce Cannes'da gösterilen ve DOCUMENTARIST'te de sunulacak olan “Sivrisinek Meselesi ve Diğer Hikayeler” (Mosquito Problems and Other Stories) , “Havyar Bağlantısı” (The Caviar Connection) , “Birlikte” (Together) bu filmler arasında. Festival, Balkanları mercek altına alarak bu yönetmen-yapımcılarla ve bölgedeki festivallerle işbirliği olanakları aramayı, oradaki sinemacıları Türkiye'deki meslektaşları ile buluşturmayı hedefliyor. KENTE BİR FİLM GELMİŞ! DOCUMENTARIST'in bu yılki ana bölümlerinden biri de kentlere ayrıldı. Kent yaşamına ve sorunlarına dair filmlerin yer aldığı Kent ve Sinema başlıklı seçkide, Mumbay, Kahire, Şangay ve Bogota üzerine gerçekleştirilmiş dört belgeselden oluşan Danimarka yapımı 'Citites on Speed' serisi gibi yeni yapımların yanısıra, Jean Vigo, Krzysztof Kieslowski, Alain Resnais, Walter Ruttman, Johan van der Keuken gibi ustaların gölgede kalmış yapıtları da bulunuyor. Walter Ruttman’ın 1927 tarihli başyapıtı “Berlin, Bir Şehir Senfonisi” (Berlin: Die Sinfonie der Großstadt, 1927) , Krzysztof Kieslowski’nin erken dönem filmlerinden “Lodz Kentinden” (Z miasta Lodzi, 1968) , Jean Vigo'nun ilk filmi “Nice Hakkında” (A propos de Nice, 1930) , Alais Resnais ve Robert Hessens'in “Guernica” (1950) ile Johan van der Keuken’in destansı filmi “Amsterdam Küresel Köyü” (Amsterdam Global Village, 1996) adlı yapıtları seçkideki klasikler arasında. Bölümün en ilginç sürprizlerinden biri, kısa bir süre önce İstanbul Film Festivali'nde ilk kurmaca filmini izlediğimiz belgeselci Michael Glawogger'ın 1998 tarihli “Megakentler” (Megacities) adlı ünlü yapıtı. Dünya sinema tarihine geçen bu film, Türkiye’de ilk kez DOCUMENTARIST kapsamında gösterilecek. Akbank Sanat'ta sunulacak olan 'kent filmleri' kapsamında, kent ve sinema ilişkisine dair bir panel ile 20. ve 21. yüzyıl sinemasının kente bakışı üzerine Uğur Kutay'ın sunacağı bir atölye çalışması düzenlenecek. BELGESELİN VERİMLİ TOPRAKLARINDA: POLONYA ve İSVİÇRE Avrupa'nın belgesel alanında en köklü geleneğe sahip ülkelerinden Polonya'ya bu seneki programda özel bir yer ayrıldı. Geçen yıl Avrupa Film Akademisi'nin (EFA) kısa metraj dalında En İyi Belgesel Ödülü “Poste Restante” adlı Polonya yapımına gitmişti. Bu filmin de içinde yer aldığı, görsel yetisi ve sinemasal zenginliği ile dikkat çeken, kimisi ustaların elinden çıkma, çoğu ise yeni kuşak yönetmenlerce kotarılmış toplam 9 filmden oluşan ve PolishDocs işbirliği ile düzenlenen kapsamlı bir seçkiyle, günümüz Polonya belgesel sinemasını yakından tanıyacağız. Geçen yılki EFA Ödülleri'nde uzun metraj dalında En İyi Avrupa Belgeseli seçilen İsviçreli usta belgeselci Peter Liechti'nin “Böceklerin Sesi” (Sound of Insects – The Record of A Mummy) adlı filmi yine DOCUMENTARIST programında. Belgeselin bir başka verimli ülkesi İsviçre, bu filmin de dahil olduğu dört önemli belgeselle DOCUMENTARIST'in bu seneki özel konukları arasında. SİNEMA USTALARI, SİYAD SEÇKİSİ, İPŞİROĞLU ve ÖTESİ DOCUMENTARİST 2010 programında üç büyük yönetmene dair birer çarpıcı belgesel de var: “Andrzej Wajda: Haydi Çekelim! ” (A. Wajda: Let's Shoot!) “Katyn” filminin set arkasını anlatırken ünlü ustanın dünyasına bir yolculuk yaptırıyor. İsviçreli usta yönetmenin hayatını anlatan “Daniel Schmid: Düşünen Kedi” (Daniel Schmid – Le chat qui pense) seyircide hayli duygusal bir iz birakırken, David Lynch'in izini süren ve sonradan yönetmenin şimşeklerini üzerine çeken “David Uçmak İstiyor” (David Wants to Fly) ise epeyce sansasyonel bir etki yaratacak. Yan etkinlikler içinde, Fatih Pınar'ın multi-medya çalışmalarından oluşan 5 Gün 5 Hikaye ve Kentsel Yıkım Alanları konulu iki gösterim yer alıyor. Mimarlar Odası'nda ise, şehirci, mimar ve belgeselcilerin katılımıyla İstanbul: Değişimi Belgelemek başlıklı panelde kentin geçirdiği hızlı değişimin belgelenmesi sorununu tartışacak. ALTI MEKANDA GÖSTERİM Son dakika sürprizleri, panel, atölye ve söyleşi gibi yan etkinlikleri ile zenginleşecek olan DOCUMENTARIST'te filmler Pera Müzesi Oditoryumu, Fransız Kültür Merkezi, Akbank Sanat, Dutch Chapel, Tütün Deposu ve Sismanoglio Megaro (Yunanistan Konsolosluğu'nun İstiklal Caddesi üzerindeki yeni binası) salonu olmak üzere 6 mekanda gösterilecek. Festival biletleri My Bilet'ten ve etkinlik haftasından salon girişlerinden temin edilebilir.


En Son Haberler


>> >> Dünyanın belgeseli İstanbul'a geliyor

Haberler


Vizyondaki Filmler