Gezici Festival, sınır dışına çıkıyor

31.10.2006
Gezici Festival, sınır dışına çıkıyor


Avrupa sinemasının seçkin örneklerini yedinci sanat tutkunlarıyma buluşturan 12. Avrupa Filmleri Festivali - Gezici Festival bu yıl Türkiye sınırlarını aşıp Gürcistan ve Azerbaycan’a da uğrayacak. Ankara'da 3-9 Kasım, Kars'ta 11-16 Kasım’da gerçekleşecek olan festival, 17-21 Kasım’da Tiflis'te, 22-26 Kasım’da ise Bakü'de sinemaseverlerle buluşacak. Bu yıl Festival’in yerli ve yabancı konukları Bursa yerine, Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu'nun konuğu olarak Kars'ta ağırlanacak ve ilk kez gerçekleştirilecek Altın Kaz Uluslararası Film Yarışması da bu kentte yapılacak. Gezici Festival’in Avrupa Avrupa bölümünde yer alan filmler, Kars Belediyesi'nin vereceği 15000 Euro tutarındaki Altın Kaz ve 5000 Euro tutarındaki Gümüş Kaz ödülleri için yarışacak. Sinema Yazarları Derneği tarafından oluşturulacak bir jüri de seçtiği en iyi filme Bronz Kaz Ödülü'nü verecek. Ödül heykelcikleri heykeltıraş ve ressam Bihrat Mavitan tarafından hazırlanıyor. Kısa İyidir-Avrupa Panoraması bölümündeki filmler de festival izleyicilerinin oyları ile belirlenecek Kısa Film İzleyici Ödülü için yarışacak. Gezici Festival programında bu yıl, Avrupa Avrupa, Sürgün, Sığınmacılar, Sınırlar, Gerçeküstücü Filmler, En İyi Avrupa Komedileri, Türk Sineması 2006, Çocuklar İçin Avrupa‘dan Kısa Filmler, Kısa İyidir - Avrupa Panoraması adlı bölümler, İtalyan yönetmen Luchino Visconti ile Rus yönetmen Yuri Norstein'in filmlerinin yer alacağı toplu gösterimler ve Lars Von Trier'in ilk gösterimini geçen ay Kopenhag’da yaptığı son filmi Patron da yer alıyor. ALTIN KAZ İÇİN YARIŞACAK FİLMLER Dünyaca ünlü Finlandiyalı yönetmen Aki Kaurismaki’nin Kaybedenler Üçlemesi'nin son filmi olan ve yalnızlığı konu alan 2006 yapımı Alacakaranlıktaki Işıklar (Lights in the Dusk) Avrupa Avrupa bölümünde yer alacak ve Uluslararası Yarışma'ya katılacak. Norveçli genç yönetmen Jens Lien’in bu yıl Cannes Film Festivali’nde gösterilen 2006 yapımlı filmi Sorun Yaratan Adam (Bothersome Man) , nasıl geldiğini bilmediği tuhaf bir kentte sorunsuz bir yaşam sürmeye başlayan; fakat zamanla duygudan uzak insanlarla beraber olduğunu anlayan Andreas'ın öyküsünü anlatıyor. Bu garip dünyada kopan parmaklar yeniden uzamakta, yenilen bütün yemekler aynı tadı vermekte, içilen içki insanı sarhoş etmemektedir. Kentten kaçmaya çalışan Andreas, hiçbir yolun kent dışına çıkmadığını fark eder. Kapa Çeneni ve Vur Beni ilginç bir kara mizah örneği. Avrupa Avrupa bölümündeki bir başka film ise Alman-Makedon ortak yapımı Temas (Kontakt) . Yönetmen Sergej Stanojkovski bu filminde tedavi gördüğü psikiyatri kliniğinden taburcu edilen ve insanlardan kaçan Zana ile; hapishaneden şartlı tahliyeyle çıkmış uyumsuz Janko’nun zamanla aşka dönüşen tuhaf ilişkilerini anlatıyor. Sabun Köpüğü (A Soap) , bu yıl Berlin Film Festivali’nde yönetmeni Pernille Fischer Christensen’e Jüri Büyük Ödülü'nü ve En İyi İlk Film Ödülü'nü kazandıran; ayrıca Avrupa’nın çeşitli festivallerinden ödüllerle dönen bir Danimarka filmi. Sevgilisinden henüz ayrılmış Charlotte ve romantik bir transseksüel olan Veronica’nın ilişkisini konu alan film, ironi ve acı arasında gidip gelen duyguları yalın bir dille anlatıyor. Steen Agro’nun İngiltere ve Çek Cumhuriyeti ortak yapımı kara komedi türündeki filmi Kapa Çeneni ve Vur Beni (Shut Up and Shoot Me) , tatile geldiği Prag'da eşini trajik bir kaza sonucu kaybeden bir İngiliz’in, kendisini öldürmesi için kiraladığı, para sıkıntısı çeken bir Çek adamla ve onun çevresiyle yaşadığı komik olayları anlatıyor. Polonya filmi Ben Buradayım (I Am) ise, ıslahevinden kaçan, birlikte yaşamayı umduğu annesi tarafından reddedilen ve tamamen yalnız bırakılan 11 yaşındaki Mongrel’in öyküsü. Mongrel’in yapmaya çalıştığı şey hayatla tek başına yüz yüze gelmektir. Dışarıda daha iyi bir dünya olduğunu fark etmesi, rüyalarının gerçekleşmesi için ona güç ve umut verir. Yönetmen Dorota Kedzierzawska’nın 2005 yapımı filmi, Berlin Çocuk Filmleri Festivali'nde Uluslararası Jüri Özel Ödülü ve Berlin Film Festivali'nde Özel Mansiyon'a layık görüldü. Jan Hrebejk Güzellik Başa Bela (Beauty in Trouble) 'da, bir yandan basit ve hoş bir aşk ilişkisini anlatırken öte yandan insan ruhunun değişkenliğinin altını çiziyor. Jarda ve Marcela bir sel baskını sonucu ellerindeki herşeyi kaybederler. Jarda, eşine, iki çocuğuna ve annesine bakabilmek için araba çalan bir çeteye katılır ve hapse düşer. Çocuklarıyla birlikte annesinin evine sığınan Marcela ise zengin bir İtalyan ile tanışınca tüm hayatı değişir. Ancak hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Mutluluk ve kederi çok zekice harmanlayan Güzellik Başa Bela, ele aldığı karakterleri derinlemesine işleyen, detaylara dayalı, klişelerden uzak ve melodram tuzağına asla düşmeyen bir film. Güzellik Başa Bela, Karlovy Vary Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü kazandı. Bu bölümde yarışacak Türk filmi ise Özer Kızıltan’ın Takva adlı filmi. Antalya’dan dokuz ödülle dönen film, etkileyici zikr sahneleri, güçlü senaryosu ve Erkan Can'ın üstün oyunculuğuyla bir süredir suskun olan Yeni Sinemacıların dönüşünü müjdeliyor. VISCONTI İLE BİR YÜZYIL Venedik'te Ölüm, Thomas Mann uyarlaması. Festival kapsamında, Ankara İtalyan Kültür Merkezi’nin katkılarıyla doğumunun 100. yılı dolayısıyla ünlü İtalyan yönetmen Luchino Visconti’nin önemli filmlerinden Rocco ve Kardeşleri, Leopar ve Venedik'te Ölüm gösterilecek. Filmlerinde tarihsel ya da güncel konuları sosyal gerçekliğe bağlı kalarak işleyen Visconti için önemli olan toplumsal ilişkilerin çözümlenmesi ve olduğu gibi yansıtılmasıydı. Visconti, filmlerinde, yenilgiye uğramış karakterlerini toplumsal bilinçlenme süreci ile yüzleştirir. 70 yıllık yaşamı boyunca yönetmiş olduğu onlarca film ile başta Venedik ve Cannes olmak üzere birçok festivalden ödüller alan Visconti sinema tarihinin en dikkat çeken filmlerine imzasını atmıştı. ÖZEL GÖSTERİM: LARS VON TRIER 12. Avrupa Filmleri Festivali kapsamında Lars Von Trier'in ilk gösterimini geçen ay Kopenhag’da yaptığı, henüz Türkiye'de gösterime girmeyen filmi The Boss of it All sinemaseverlerle buluşacak. Filmde; bir şirketin sahibi olan bir adam, çalışanlarıyla sorun yaşamamak için kendini şirketin genel müdürü olarak tanıtmaktadır. Şirkette alınan bütün kararlar ortalıkta hiçbir zaman görünmeyen ve kimsenin tanımadığı bu gizemli patron tarafından alınmaktadır. Bir çalışan işten atıldığında bu patronun bir kararıdır. Bir uluslararası kuruluş şirketi değerinden daha yüksek bir paraya satın almaya karar verince, patronun ortaya çıkma zorunluluğu belirir. Şirketin sahibi bu sorunu aşmak için işsiz bir oyuncuyla anlaşır ve onu patron olarak tanıtır; ancak olaylar beklenildiği gibi gelişmeyecektir. EN İYİ AVRUPA KOMEDİLERİ Fransız yönetmen Jacques Tati'nin, burjuvaziyi ve modern yaşamı ironik bir anlatımla zekice eleştirdiği filmi Dayım (Mon Oncle) , Cannes Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'nü ve En İyi Yabancı Film Oscar’ını almıştı. İngiliz Terry Gilliam'ın yönettiği, Monty Python serisinin en başarılı filmi sayılan, 1975 yapımı Monty Python ve Kutsal Kâse (Monty Python and The Holy Grail): Ortaçağ üzerine yapılmış bütün filmlerle alay eden, ilginç ve komik bir film. Bilmeden evini bir grup gangstere kiralayan ve çetenin hedefi haline gelen yaşlı kadının öyküsünü anlatan, Alexander Mackendrick'in yönettiği, 1955 tarihli kara komedi türündeki Kadın Avcıları'nda (The Ladykillers) Alec Guinness, Cecil Parker ve Peter Sellers gibi ünlü oyuncular rol alıyor. Çılgınlar Kulübü (La cage aux Folles) 20 yıldan uzun bir zamandır beraber yaşayan Renato ve Alvin adlı iki eşcinselin hayatlarının, Renato'nun oğlunun sağcı bir politikacının kızıyla evlenmeye karar vermesiyle nasıl altüst olduğunu anlatan bir komedi. Film iki ana karakterin eşcinsel olmasının yarattığı dezavantaja karşın hem uluslararası bir ticari başarı kazanmış, hem de eleştirmenlerden olumlu not almıştı. Çılgınlar Kulübü ülkemizde de Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu tarafından sahneye konmuş ve büyük başarı kazanmıştı. SÜRGÜN SIĞINMACILAR, SINIRLAR Sürgün, Sığınmacılar, Sınırlar adlı bölümde günümüzün en önemli sorunlarından biri olan göç ve sığınmacılık konusunu işleyen kısa ve uzun metrajlı filmler gösterilecek. Felix Von Murralt'ın Sağlık Kontrolü, Lisl Ponger'in Pasajlar, Kaja Wright Polmar'ın Arkabahçe Öyküleri, Radoy Nikolov'un Tır ve Julian Rosefeldt'in Tımarhane adlı filmleri bu bölümde gösterilecek filmlerin bazıları. GERÇEKÜSTÜCÜ FİLMLER Özgürlüğün Hayaleti, Luis Bunuel'in unutulmaz filmlerinden. Gerçeküstücü Filmler bölümünde, türün en önemli temsilcilerinden Luis Buñuel’in özgürlük temasının sınırlarını zorladığı Özgürlük Hayaleti (Le Fantôme De La Liberté) adlı filmi yer alacak. “Kahrolsun Özgürlük, Yaşasın Zincirler” tümcesiyle özetlenebilecek, tuhaf bir özgürlük arayışı sahnesi ile başlayan film, toplumsal kuralları tersine çeviren, düşle gerçeğin iç içe geçtiği bir ortamda, Avrupa’da dolaşan hayalete bir saygı niteliğinde. Bu çılgın, anarşik ve komik film, Buñuel'in 75 yaşında bile yaratıcı gücünden hiçbir şey kaybetmediğinin en iyi kanıtı. Jan Svankmajer’in Yemek (Food) adlı filmi, yemek yemeye gerçeküstücü bir bakışla yaklaşan bir canlandırma. Zbigniew Rybcynski’nin Tango’su bir evin sakinlerinin komşularıyla birlikte bir odada yaptıkları gerçeküstü tangoyu anlatıyor. Alexander Alexeieff’in, Gogol’ün ünlü yapıtından uyarladığı Burun (Le Nez) tek başına sokaklarda dolaşan burunun öyküsünü beyazperdeye taşıyor. Bu bölümde ayrıca Quay Kardeşler’in Krokodil Sokağı adlı filmiyle avangart çalışmalarıyla tanınan Man Ray’in filmlerine de yer verilecek. TÜRK SİNEMASI 2006 Gezici Festival programına bu yıl eklenen Türk Sineması 2006 adlı bölümle, bu yıl çekilen beş filmin gala gösterimleri Ankara ve Kars'ta gerçekleştirilecek. Bu bölümde Zeki Demirkubuz'un Antalya Film Festivali’nde En İyi Film ödülünü aldığı destansı aşk öyküsü Kader, Özer Kızıltan'ın tarikata giren bir adamın yaşadıklarını anlattığı Takva, Derviş Zaim'in Osmanlı tarihini minyatür sanatıyla harmanladığı Cenneti Beklerken, Yüksel Aksu'nun uluslararası dondurma şirketlerine savaş açan dondurmacının öyküsünü anlattığı Dondurmam Gaymak ve Reha Erdem'in köydeki zaman kavramını çocukların gözünden anlattığı filmi Beş Vakit yer alıyor. Konukların ev sahipliğini Limak Ambassadore Hotel üstleniyor. YURI NORSTEIN VE SEÇTİKLERİ Dünyanın gelmiş geçmiş en yaratıcı canlandırma yönetmenlerinden biri kabul edilen Yuri Norstein'in filmlerinden oluşan bir toplu gösterim de Gezici Festival'in programında yer alacak. Bir rastlantı sonucu devlet canlandırma stüdyosu Soyuzmultfilm'de çalışmaya başlayan, Sergei Eisenstein'in filmlerini izledikten sonra yönetmen olmaya karar veren ve başı sık sık sansürle derde giren Norstein'in, adını Nazım Hikmet'in bir şiirinden alan ve 1984'te yapılan uluslararası bir araştırmada o güne kadar yapılmış en iyi canlandırma filmi seçilen Masalların Masalı adlı çalışması da bu toplu gösterimin içinde yer alıyor. Ayrıca yönetmenin Sisteki Kirpi, Kerjenets Savaşı, Tilki ile Tavşan, Turna ile Balıkçıl ve 25 Ekim, İlk Gün adlı filmleri de gösterilecek. Norstein'in en beğendiği canlandırma filmlerinden oluşan bir seçki de festival programına alındı. SİNEMA KİTAPLARI Her yıl festivalle eş zamanlı olarak Türk Sineması'nın önemli isimlerini inceleyen ve Dost Yayınevi'nin katkılarıyla hazırlanan Sinema Kitapları'na bu festivalde üç kitap daha eklenecek. Bu yıl kaybettiğimiz usta yönetmen Atıf Yılmaz için hazırlanan Adı: Atıf Yılmaz kitabının yanı sıra Türk Sineması'nın en önemli oyuncularından Sadri Alışık için Kurtuluş Özyazıcı'nın hazırladIğı Kahkaha ve Hüzün: Sadri Alışık ve son filmi Kader'in yakında gösterime gireceği Zeki Demirkubuz için S. Ruken Öztürk'ün hazırladığı Kader: Zeki Demirkubuz adlı kitaplar okuyucularla buluşacak. KISA İYİDİR - AVRUPA PANORAMASI Bu bölümde Avrupa’dan ve Türkiye’den 2005 ve 2006 yapımı kısa filmler gösterilecek. Kurmaca, canlandırma, deneysel ve belgesel türlerindeki bu filmlerden birçoğu Avrupa'nın önemli festivallerinde ödül almış yapıtlar. Bu bölümde Türkiye’den yer alacak filmler Belma Baş’ın Poyraz, Mehmet Bahadır Er’in Umut ve Umut Aral’ın Çarpışma adlı filmleri. ÇOCUKLAR İÇİN AVRUPA’DAN KISA FİLMLER Gezici Festival‘de ayrıca 6-12 yaş arasındaki çocuklara yönelik canlandırma filmlerinden oluşan bir Hollanda seçkisi ve Avrupa Film Festivalleri Koordinasyonu’nun hazırladığı Çocuklar İçin Avrupa‘dan Kısa Filmler adlı seçki de yer alacak. KARS’TA SİNEMA KONUŞALIM Kars’ta oluşturulacak Video Odası ile, Türkiye’den kısa ve uzun filmlerin, yurtdışından gelen katılımcılar ve festival yöneticileri tarafından izlenmesi sağlanacak. Ankara Sinema Derneği ülkenin farklı kentlerindeki üniversitelerden sinema öğrencilerini ve sinema kulüplerinin üyelerini Kars Belediyesi'nin katkılarıyla Kars’ta ağırlayacak. Yedi gün sürecek Karsta Sinema Konuşalım buluşmasında Cahit Berkay, Erkan Oğur ve Replikas müzik grubuyla film müzikleri üstüne söyleşiler ve atölye çalışmaları yapılacak. Tuncel Kurtiz oyunculuk, Zeki Demirkubuz yönetmenlik, Işıl Özgentürk senaryo ve Leyla Özalp yapımcılık üstüne dersler verecek.



Kaynak: Hürriyet

En Son Haberler


>> >> Gezici Festival, sınır dışına çıkıyor

Haberler


Vizyondaki Filmler