Godard, Fontaine ve diğerleri

17.4.2006
Godard, Fontaine ve diğerleri


Ankara Sinema Kültürü Derneği tarafından düzenlenen ve bütün yıla yayılan bir sinema festivali niteliği taşıyan “SineTek Avrupa” gösterimleri, nisan ayında da devam ediyor. Bu kez perdede Fransız sineması var. Ayın sürprizi ise İspanyol sinemasından gelen Jose Lui Garci imzalı Büyükbaba. Usta yönetmen Godard'ın Türkiye'de daha önce gösterilmemiş olan filmi Herkes Başının Çaresine Baksın, Aşkın Büyüsü ile tanınan Diane Kruys'un Yıldırım Aşkı bu ayın programında yer alan filmlerden. İşte SineTek'te nisan ayın filmleri: BÜYÜKBABA (EL ABUELO) 13 Nisan Perşembe Saat: 19.30 Yönetmen: José Luis Garci 1982 yılında çektiği Volver a Empezar / Başa Dönmek filmi ile İspanya’ya ilk kez En İyi Yabancı Film Oscar’ını kazandıran yönetmen José Luis Garci’nin Cervantes ile birlikte İspanyol edebiyatının en önemli yazarı sayılan Galdós’un aynı adlı romanından uyarladığı Büyükbaba olağanüstü çekimleri, anlatısı ve oyunculuğu ile bir sinema keyfi sunuyor. Eskiden bir aristokrat olan Don Rodrigo, Peru’ya yaptığı yolculukta bütün servetini kaybeder ve beş parasız olarak İspanya’nın kuzeyindeki kasabasına geri döner. Burada oğlunun öldüğünü ve kendisine bir mektup bıraktığını öğrenir. Mektupta, oğlunun iki kızından birinin karısının başka bir adamla ilişkisinden olduğu yazmaktadır. Gerçek torununun kızlardan hangisi olduğunu öğrenmek isteyen büyükbaba, hiç sevmediği gelini ile çatışır. Kadın gerçek torununun kimliğini açıklamadığı gibi adının kötüye çıkmasını engellemek ve gerçekleri örtbas etmek için adamı zorla manastıra tıkmaya çalışır… HAYATIM ELLERİNDE (ENTRE SES MAINS) 13 Nisan Perşembe Saat: 19.30 Yönetmen: Anne Fontaine Mutsuz bir evlilik yaşıyor olsanız ve belki de bir seri katil olan çapkın bir veterinere âşık olsanız ne yapardınız? Babamı Nasıl Öldürdüm? filminin bol ödüllü yönetmeni Anne Fontaine'in yedinci uzun filmi Hayatım Ellerinde, harika bir eşe ve bir çocuğa sahip olduğu halde can sıkıntısı içindeki bir kadınla gizemli bir veteriner arasındaki çarpıcı ilişkiyi inceliyor. 30 yaşındaki Claire, bir sigorta şirketinin doğal afetler bölümünde çalışmaktadır. Kocası Fabrice ve küçük kızı Pauline ile birlikte tekdüze bir hayat sürmektedir. Claire, bir gün kendisine bir su baskınından kaynaklanan bir hasarla ilgili danışmaya gelen veteriner Laurent ile tanışır. Bu, aşk ve korku dolu bir hikâyenin de başlangıcı olacaktır. Laurent saplantılı bir “kadın avcısı”dır. Fakat işler Claire ile umduğu gibi gitmez. Şüphesiz, bunda genç bir kadının, Laurent’ın saklamaya çalıştığı karanlık geçmişini hissetmesinin etkisi de vardır. Şehirde terör estiren bir adam kadınları öldürmektedir. Claire, Laurent ile bu katil arasında bir bağlantı olduğundan şüphelenmektedir. Garip bir şekilde bu şüpheleri kuvvetlendikçe kadın Laurent’a daha çok bağlanır. Acaba kendisini bu korku ve cazibe kıskacından kurtarabilecek midir? HERKES BAŞININ ÇARESİNE BAKSIN (SAUVE QUI PEUT/LA VIE) 18 Nisan Salı Saat: 19.30 Yönetmen: Jean-Luc Godard Godard’ın politik denemelerle ve videoyla ilgilendiği 70'lerin ardından sinemaya tekrar dönüş yaptığı Herkes Başının Çaresine Baksın, oyuncuları ve usta anlatımının yanı sıra görsel açıdan da çarpıcı bir film. Yaşama sıkı sıkıya bağlı iki kıza gıpta eden ve hayatı ıskalayan bir adamın hazin hikâyesini anlatan film, yönetmenin yeniden bir öykü anlattığı ender ve anlaşılır filmlerinden. Film, baskı altındaki gündelik yaşamdan kendilerini farklı şekillerde kurtarmaya çalışan üç kahramanın hayatından birkaç günü konu alıyor: televizyon yapımcısı Paul Godard, iş arkadaşı ve eski sevgilisi Denise Rimbaud ve geçmişte birlikte olduğu bir hayat kadını olan Isabelle Riviera’nın. Denise, Paul'den ayrılıp işini de bırakıp köye taşınmak ister. Isabelle, belalısından kurtulup kendi hesabına çalışmak niyetindedir. Paul ise bütün korkularına ve çelişkilerine rağmen sadece hayatta kalmaya çalışmaktadır… AYRILIK (LA SÉPARATION) 20 Nisan Perşembe Saat: 19.30 Yönetmen: Christian Vincent Bu yıl son filmi Quatre étoiles/ Dört Yıldız ile Berlin Film Festivali’nin Panorama bölümüne konuk olan Fransız Sineması’nın az ve öz filmler yapan yetenekli yönetmeni Christian Vincent’ın filmografisindeki en önemli filmi Ayrılık hayatın içinden çok dokunaklı bir film. Başrollerinde Isabelle Huppert ve Daniel Auteuil’in müthiş oyunculuklarıyla yıldızlaştığı film bir çiftin ayrılık sürecini çok çarpıcı ve yalın bir dille anlatırken, seyirciyi de derinden etkilemeyi başarıyor. 'Çiftlerde, biri acı çekerken diğeri sıkılır.' Ayrılık, iki ayrılığın hikâyesini anlatıyor. Evli olmayan, ama bir çocukları olan Pierre'le Anne'ın ayrılık süreci bir gece sinemada, Anne'ın elini Pierre'den kaçırmasıyla başlar. Bu ilk işareti diğerleri izler ve sonunda Anne bir başkasını sevdiğini itiraf eder. Konuşup tartışırlar; uzun yılların yıprattığı bir aşkı kurtarmaya çalışırlar. Para işlerini ayırmalar, kavgalar, krizler derken, Pierre'le Anne ilişkilerinin sona erdiğini kabul ederler. Sıra ikinci ayrılığa gelmiştir: İki yaşındaki Louis'nin anne-babasından ayrılığı. Bu, yeni acılara, kopuşlara gebedir. Oyun oynanmış, perde kapanmış, sahnede eski mutluluğun ancak gölgesi kalmıştır. Ayrılık yolunda bunca duraksamanın nedeni aşk mıdır, kurulu düzenin rahatlığı mıdır, yoksa hayata yeniden başlamaktan duyulan korku mudur? YILDIRIM AŞKI (COUP DE FOUDRE) 25 Nisan Salı Saat: 19.30 Yönetmen: Diane Kurys Ülkemizde gösterime giren ve büyük beğeni toplayan Aşkın Büyüsü/ Les Enfants du siècle filminden tanıdığımız usta kadın yönetmen Diane Kurys’ü uluslararası üne kavuşturan Yıldırım Aşkı,1984 yılında ülkesi Fransa adına En İyi Yabancı Film Dalı’nda Oscar’a aday gösterilerek büyük bir ses getirmişti. Eşleriyle çocuklarında bulamadıkları mutluluğu birbirlerinde bulan iki kadının yıllar boyunca süren dostluğunun dokunaklı, çok katmanlı hikâyesi,1942'de, işgal altındaki Fransa'da başlıyor. Asker Michel Korski, Yahudi mülteci Lena'nın Almanya'ya ölüm kamplarına yollanmaması için ona evlenme teklif eder; Lena da onu sevmemesine rağmen teklifi kabul eder. Bu arada Paris'te, hali vakti yerinde bir sanat öğrencisi olan Madeleine, kocası ölünce aylak bir oyuncu olan Costa'yla tanışır, ondan hamile kalınca da evlenir. Aradan yıllar geçer, mutsuz evlilikler süren Lena ile Madeleine, Lyon'da, çocuklarının okulunda tanışırlar ve aralarında hemen bir çekim oluşur. KIRIKOU VE BÜYÜCÜ (KIRIKOU ET LA SORCIÈRE) 27 Nisan Perşembe Saat: 19.30 29 Nisan Cumartesi Saat: 11.30 Yönetmen: Michel Ocelot Fransız canlandırma sinemasının usta yönetmenlerinden Michel Ocelot’nun bir çok ülkede gösterime girmiş bol ödüllü efsane film serisinin ilki olan Kirikou ve Büyücü çocukların olduğu kadar yetişkinlerin de keyifle izleyeceği bu türün en önemli örneklerinden. Maceralarıyla Fransa’daki bütün çocukların gönlünde taht kurmuş olan Afrikalı meşhur kahraman Kirikou, canlandırma sinemasının kült tiplemeleri arasında yerini çoktan aldı. Bütün dünyada büyük beğeni toplayan serinin bu ilk filmi, biraz gecikmeyle de olsa sonunda sinemada. Ayın en keyifli ve en eğlenceli filmlerinden… Hamile bir kadının karnından cılız bir ses işitilir: “Anne, beni doğur artık! ”. “Daha annesinin karnındayken konuşan bir çocuk, pekâlâ kendi başına da doğabilir” diye yanıtlar annesi. Böylece bu küçük oğlan çocuğu kordonunu keserek dünyaya gelir ve ekler: “Benim adım Kirikou”. Küçük Kirikou, Karaba adlı bir büyücü tarafından lanetlenmiş bir Afrika köyünde dünyaya gelmiştir. Öyle ki, köyün pınarı kurumuş, erkekleri ya kaçırılmış ya da esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmuştur. Batıl inançlı köylülere göre ise büyücü Karaba hepsini yemiştir. Karaba alımlı ama zalim bir büyücüdür, emrinde korkusuz köleleri vardır. Kirikou anasının karnından boşuna doğmamıştır ya. Köyü Karaba’nın lanetinden kurtarmak için hemen kolları sıvar. Karaba’nın zaaflarını ve sırlarını çok iyi bilen “bilge adamı” bulmaktan başka çaresi yoktur. Kiriko’yu uzun ve maceralarla dolu bir yolculuk beklemektedir… Tüze Ankapol Sineması Kızılırmak Sok. No: 14, Kızılay Tel: 419 39 59



Kaynak: Hürriyet.com.tr

En Son Haberler


>> >> Godard, Fontaine ve diğerleri

Haberler


Vizyondaki Filmler