Haftanın en iyisi; Seni o kadar çok sevdim ki...

8.7.2009
Haftanın en iyisi; Seni o kadar çok sevdim ki...


Gösterime girdiği çoğu ülkede 'küçük bir başyapıt' olarak yorumlanan 'Seni O Kadar Çok Sevdim ki...' Türkiye'de bu hafta 'sessiz sedasız' gösterime girdi. Fransız yazar Phillippe Claudel'in ilk yönetmenlik deneyimi olan 2008 yapımı 'Seni O Kadar Çok Sevdim ki.../ Il y a longtemps que je t'aime' gösterime girdiği her ülkede çok olumlu eleştiriler aldı. İlk gösterimini Berlin Film Festivali'nde yapan film çoğu ülkede DVD'si çıktıktan sonra Türkiye'de de geçen hafta vizyon yüzü gördü. Eleştirmenler tarafından yılın en iyi yapımlarından biri olarak gösterilen film 15 yıl hapis yattıktan sonra dışarıya çıkan Juliette'in hikayesini anlatıyor. Juliette hapishane döneminden sonra, kendisini içerideyken hiç arayıp sormayan kız kardeşi Lea'nin yanına gider. Kız kardeşinin sıcak davranmasına ve tüm çabasına rağmen etrafındakilere soğuk duran Juliette 'hayata tekrar başlamakta' zorlanır. Juliette'in işlediği suç filmin temelini oluştururken, Juliette'in Lea ve yeğenleriyle arasındaki ilişki ile Lea'nin eşi ve çevresindekilerin Juliette'e olan bakışı filmin bir diğer önemli unsuru olarak hikayeyi sürüklüyor. Filmin, özellikle klişelere ve duygu sömürüsüne yüz vermeyen, sade ve gerçekçi anlatımı sıkça övülüyor. 'Seni O Kadar Çok Sevdim Ki...'nin bir diğer öne çıkan tarafı ise oyunculukları. Eleştirmenlerin 'kariyerlerindeki en iyi performansları' yorumunu yaptığı Kristin Scott Thomas ve Elsa Zylberstein dışında Serge Hazanavicius ve Laurent Grévill de çok başarılı bulundu.



Kaynak: ntvmsnbc

Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> Haftanın en iyisi; Seni o kadar çok sevdim ki...

Haberler