Harry Potter nasıl doğdu?

29.1.2002
Daniel Radcliffe, Harry Potter rolünde


Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’na hoşgeldiniz. İçerisi kocaman ve sıcak. Sınıfların bayraklarının altında asılı olan meşalelerdeki ateş içeriyi bu kadar ısıtmış. Pencerelerden yeşil tepeler görünüyor. Kocaman salonun tamamını uzun meşe masalar kaplıyor. Masaların üzeri ziyafete hazır. 400 öğrenci okul yılının bitişini burada kutlayacaklar. Yemek biter bitmez hareketli merdivenlerle çalışma ve dinlenme odalarına çıkacaklar. Bu odalar Ortaçağ dönemini ve büyücülüğü anımsatan eşyalarla dolu. Gürül gürül yanan şöminenin önündeki meşe masada dev bir satranç takımı duruyor. Odanın her tarafına kitaplar atılmış. Bir köşede asılı duran panoda okul ile ilgili duyuru ve uyarılar var: ‘Uçmak Yasaktır!’, ‘Sihirli İksirleri İçmeyin!’ ve de bir kitap var: ‘Vampirlerle Başetme Rehberi’. Yan taraftaki sarmal merdiven sizi yatakhanelere çıkaracaktır. Her yatak odasında 5 yatak var. Yatakların yanındaki çekmeceler ise öğrencilerin ıvır-zıvırlarıyla dolu: baykuş kafesleri, fareler, kristal küreler ve komik kitaplar. Burası maalesef sonradan yaratılmış bir masal dünyası. Aslında büyüklerin de hayran olduğu bir çocuk dünyası bu! 1997’de çıkan ilk kitapla başlayan o büyük macera şimdi beyazperdede. Okurken gözümüzde canlandırdığımız bütün kahramanlar ve mekanlar artık canlı ve karşımızda.. Tam da hayal ettiğimiz gibi.! Büyük salon, yatakhaneler ve içlerindeki herşey sonradan yaratılmış dekorlar. Pencerelerden görülen yeşil tepeler aslında tablo! Etüd odasının hemen dışında bekleyen itfaiyecilerin görevi tümüyle ahşap olan dekoru bir yangın ihtimaline karşı beklemek. FELSEFE TAŞI NASIL FİLM OLDU? Harry Potter dizisinin ilk filmi olan Felsefe Taşı İngiltere’nin Hertfordshire bölgesindeki stüdyolarda çekildi. Ama hikayesi kimsenin basmak bile istemediği bir kitapla başladı. İngiltere’de herkesin elinde bir Harry Potter kitabı olmayan zamanlar da vardı! Yazarı Joanne Rowling, ilk kitabı bitirdikten sonra bastırmak için yayıncı yayıncı dolaştı. Bloomsbury yayınevinde kitabı hasbelkader okuyan bir yayıncı yardımcısı hikayenin benzersiz olduğunu düşündü ve ilk baskısı yapıldı. Sessiz sedasız yapılan bir baskıydı bu. Kitabın bir kopyası da prodüktör David Heyman’a ulaşmıştı. Son zamanlarda başarısız filmlere imza atan Heyman İngiltere’ye yeni gelmişti ve bağımsız, küçük bütçeli filmlerle uğraşmak istiyordu. Kitabı asistanlarından birine verdi. Ertesi gün asistan kitabı bitirmiş ve Heyman’ı ikna etmişti: ‘Harry müthiş bir kahraman! Seyircisine yukarıdan bakmıyor, onlardan biri adeta. Anne ve babası ölmüş olduğundan sevimsiz akrabaları Dursleylerle yaşıyor. Çok başarılı bir öğrenci değil, tam aksi! Karakterindeki pek çok şeyle kendinizi özdeşleştirebilirsiniz. Çok olağanüstü olmayan ama çok olağanüstü şeyler başaran bir çocuk Harry.’ Heyman kitabı Warner Bros’a götürür ve 700 bin dolara haklarını satın alırlar. Senaryo yazımı için bir çok yazarla görüşülür. Sonunda Steve Kloves işi kabul eder. Fabulous Baker Boys ve Wonder Boys gibi kritiklerce beğenilen ama gişe başarısı fazla olmayan filmlere imza atan Kloves senaryoya başlamak için yazarla tanışmaya gider. ‘Onunla buluşacağım için çok heyecanlıydım. Benim eserini berbat etmeyeceğimi anlamasını istiyordum’. Her ikisinin de favori kahramanının Hermione olduğu ortaya çıkınca ikili çabuk anlaşırlar. SPIELBERG AYRILIYOR Senaryo yazımına başlandığında Harry Potter ve Felsefe Taşı Amerika’da da best-seller haline gelmiştir. Şimdi iş yönetmeni bulmaktadır. Brad Silberling (City of Angels, Casper) projeyle ilk ilgilenen yönetmendir ve projeden Spielberg’e bahseder. Spielberg hemen Rowling, Kloves ve Heyman’la ilişkiye geçer. Rowling’in Spielberg’ün fikirlerinden pek memnun olmadığı o zaman dolaşan dedikodular arasındadır. Çünkü Spielberg ilk iki kitabı bir film yapmak ve bunu animasyon olarak gerçekleştirmek istemektedir. Bu sırada Spielberg’ün ‘yapılabilirler’ listesinde Harry Potter’dan başka A.I, Memoirs of a Geisha ve Minority Report da vardır. Aylarca düşünen ve ekibi bekleten Spielberg sonunda A.I ile yoluna devam etmeye karar verir. Yönetmen yarışı tekrar başlamıştır. Silberling bu sefer Rob Reiner, Terry Gilliam, Alan Parker, Ivan Reitman, Wolfgang Petersen ve Chris Columbus’la görüşür. Burada sahneye Eleanor Columbus girer. 10 yaşındayken kitabı babasına zorla okutmuştur. Kızının zoruyla kitabı okuyan Chris Columbus hikayeye bayılmış ve menejerini arayıp filmle ilgilendiğini belirtmiştir. Spielberg’ün filmi aldığı haberi geldikten sonra bir mucize isteyen Columbus’un düşleri gerçek olmuştur. Heyman ve Rowling’i de etkilemeyei başaran Columbus, Rowling’i mest eden fikrini söyler: filmin tamamı İngiliz aktör ve aktrislerden oluşacaktır. takım oluşunca Columbus, Heyman ve Kloves Rowling’i de alarak İngiltere’de kampa girerler. Detaylı olarak senaryo hazırlanır. Oscar ödüllü görüntü yönetmeni John Seale (The Talented Mr. Ripley,The Perfect Storm) gruba alınır. Yine Oscar ödüllü prodüksiyon tasarımcısı Stuart Craig (The English Patient) de aralarına katılar. Craig’in 20 tasarımcısı Harry’nin dünyasını yaratmak için işe koyulurlar, 300 kişi de bu dünyayı inşa etmektedir. KİM NASIL SEÇİLDİ? Takım Leavesden’i 2 yıllığına kiralar. Bu süre içinde ilk iki kitap filme çekilecektir. Columbus filmin 120 milyon dolarlık bütçesiyle hiç de ucuz bir film olmadığının farkındadır. Sihir gösterileri bilgisayar grafikleriyle yaratılacaktır. Kitabı tam yansıtması açısından mimariye çok özen gösterirler. Harry’nin dünyası şekillenmeye başlarken oyuncu seçimi de başlamıştır. Yetişkinler çabuk bulunur. Richard Harris okul müdürü Dumbledore’u, Maggie Smith de yardımcısı McGonagall’ı oynayacaktır. İksir hocası Snape’i Alan Rickman, ‘dev adam’ Hagrid’i ise Robbie Coltrane’in oynaması kesinleşmiştir. Yetişkin rolleri oyuncularını bulurken filmin 3 anahtar oyuncusu hala belli değildir. Harry Potter rolü için tam 16 bin çocukla görüşülür ama Columbus Daniel Radcliffe’i istemektedir. Ama Daniel’in ailesi bunu kabul etmemiştir. Columbus Daniel’i BBC’nin David Copperfield’inde görmüştür. Daniel’in anne ve babası da sanat dünyasındadır ve çocuklarına izin vermemektedir. Neredeyse bütün çocuklarla tekrar görüşülür ama Daniel Radcliffe, Columbus’un kafasından çıkmaz! Kafa dağıtmak için tiyatroya giden Heyman ve Kloves burada Radcliffe ve ailesiyle karşılaşır. Aslında fikirlerini değiştirmek üzere olan aile ikna olur ve Radcliffe deneme çekimine gider. Sonuç çok başarılıdır. Şimdi Daniel’in Ron ve Hermione’yi oynayacak çocuklarla geçinip geçinemeyeceği merak edilmektedir. Ron rolünü oynamak için Rupert Grint listededir. Daniel Radcliffe,16 bin çocuğun arasından seçildi Columbus ve prodüksiyon ekibinin, Harry’nin dünyasını hazırlamaları için sadece 120 günleri vardı. Repliklerini ezberleyen ve nerede ne yapacağını bilen çocuklara ihtiyaçları vardı. Ama elinde olan devamlı ekibe şaka yapan bir grup yaramaz çocuktu. Radcliffe makyaj ekibini kandırıp bir gün kesik el, bir gün de morarmış bir gözle sete gelince Columbus kalp krizi geçiriyordu. ‘Bir Home Alone daha çekiyormuşum hissine kapıldım.’ Diye itiraf ediyor Columbus. Rupert Grint (Ron) Alan Rickman’ın (Snape) komik resimlerini çizerken Rickman’a yakalanır. Aslında Rickman tam arkasında duruyordur. Ama Rickman’ın da onun kadar şakacı olduğu ortaya çıkar. Rickman, Grint’in çizdiği resimleri hatıra olarak saklar. Radcliffe ise bir gün Robbie Coltrane’in (Hagrid) cep telefonunu Türkçe’ye çevirir. ‘Yapması çok kolay, zor olan geri çevirmesi!!’ Radcliffe’in annesi oğluna bir özür mektubu yazdırır ve Coltrane’e yollar. Coltrane hala intikamını nasıl alacağını düşünüyor. Nasıl olsa önlerinde çekilecek bir film daha var! Senaryo yazımı bittikten sonra Rowling ekibi kendi haline bırakır. Çekimleri sadece 3 kez ziyaret eder. Tüm çekimi kontrol eden yazarlara alışık olan ekip ona bayılır. Başları sıkıştıkça danışabilecekleri bir kaynak olarak görürler. Rowling, Columbus’a gelecek kitaplarla ilgili ipuçları ve detaylar verir. Seti hazırlayan ekibe çizimlerinde yardımcı olur ve hatta kitapta yer almayan ama Harry’nin karakterini daha iyi tanımaya yardımcı bir sahneyi senaryoya ekler. Film Amerika ve İngiltere’de ayrı isimlerle lanse edilecektir çünkü kitabın ismini de okyanusun iki kıyısında farklıdır (Amerika’da Sorcerer’s Stone, İngiltere’de Philosopher’s Stone). Bu yüzden felsefe taşının yer aldığı sahneler iki kez çekilecektir. Columbus’a göre bu işin kolay tarafıdır. İşin zor tarafı sihir gerektiren sahnelerin çekimidir. Quidditch karşılaşmalarının çekimleri 4 ay sürer ve Sony stüdyolarında dijital olarak iyileştirilir. Farklı yaratıklar farklı efekt stüdyolarınca yaratılır. Bir grup ejderha Norbert’i yaratırken bir grup Harry’nin görünmezlik pelerini üzerinde çalışır. Projede küçük İngiliz efekt stüdyoları kadar ILM gibi devler de yer alır. ILM, projenin ikinci filmi olan Sırlar Odasında daha fazla yer alacaktır. DEDİKODULAR EKSİK OLMUYOR Filmin çekimleri sürerken adet olduğu üzere bir takım dedikodular ortaya atılır. Bu dedikoduları çıkaran filme reklam olması amacıyla bu işi yapan yönetmen Chris Columbus’tan başkası değildir. Bir İngiliz tabloid gazetesi sette şırıngalar bulunduğunu ana sayfadan duyurur. Oysa bunlar setteki şeker hastalarının kullandığı şırıngalardır. Temmuz’da internette bir gruba yazı yazan bir kişi, filmin ilk çekimlerini gördüğünü, çok beğendiğini ama Warner Bros’un çok uzun bulduğunu söyler. Bir müddet sonra tekrar aynı kişi aynı gruba yazı yazarak Spielberg’ün The Daily Telegraph’e aslında projeyi hiç beğenmediğini söylediğini belirtir. Spekülasyonlara göre bu yazıları yazan Columbus’un ta kendisidir ve amacı Warner’ı uzun bir filme ikna etmektir. Columbus bu iddiaları reddeder ve stüdyo gösterimleri sırasında dikkatsizlik yapmış olabileceklerini ve gerçekten birisinin filmi izlemiş olabileceğini belirtir. Ayrıca Columbus filmin süresinin tam da istediği gibi olduğunu ve 4 saatlik bir versiyonun zaten olmadığını belirtir. Filmin 2 saat olarak planlanan süresi kitabı ve olayları tam olarak sığdırabilmek adına 2.5 saate çıkarılmıştır. Herkesin hem fikir olduğu tek konu Radcliffe’in Harry Potter rolüne nasıl da oturduğudur. ‘O benim gördüğüm en aklı başında ve harika çocuk. Bir çocuğu filme aldığınızda ailesine de bakmanız gerekiyor’ Columbus bu sözleriyle Macauley Culkin ve ailesine gönderme yapıyor ve Daniel’in anne ve babasının da çok aklı başında insanlar olduklarını söylüyor. İnsanların filmi görmesinin sebebinin Radcliffe olduğu kadar filmin kendisi olmasını istiyor Columbus. ‘Bu bir çocuk filmi değil. Nasıl olabilir ki? Kitabı okuyanların yüzde 40’ı erişkinler. Eğer ismim filmde olmasaydı insanlar benim yönettiğime inanmayacaklardı’. Eleanor Columbus ise Hogwarts’da 1. sınıfa giden küçük bir öğrenciyi canlandırıyor filmde. Konuşmuyor ama halinden o kadar mutlu ki! Kim olmaz ki? Hayalinizdeki kitapta oynuyorsunuz, ama tabii herkesin babası bir Hollywood yönetmeni değil!



Kaynak: NTV

Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> Harry Potter nasıl doğdu?

Haberler


Vizyondaki Filmler