İşgale filmleriyle direniyor

31.3.2010
İstanbul Film Festivali'nin konuklarından olan Filistinli yönetmen Elia Suleiman, Sabah yazarı Esin Küçüktepepınar'a konuştu


Yazarın görüşmeyle ilgili yazdıkları şöyle: Ünlü Filistinli yönetmen Elia Suleiman, 29. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin konuğu olarak geliyor. Kariyerine kısa filmlerle başlayan, festival kapsamında gösterilecek üç uzun metrajla Ortadoğu cenahından dünyaya mal olan bir sinemacı olarak ödüllerle baştacı edilen Suleiman, memleketinin İsrail işgaline dair itirazlarını kişisel tarihinden yola çıkarak, dikenli bir mizahla yapıyor. Paris'te yaşayan Suleiman'ın festivalde Bir Kayboluşun Güncesi, Kutsal Direniş, Geride Kalan adlı üç filmi gösterilecek. Süleyman ayrıca İstanbul'da bir sinema dersi de verecek. Yönetmen festivale gelmeden SABAH'a konuştu. GERİDE KALAN İŞGALE DAİR: ' Geride Kalan yakın Filistin tarihinin resmi geçidi değildir. Bilakis bugüne ve mevcut işgale dair bir yorum yapıyorum. 1948 İsrail işgali son derece trajiktir, aynı zamanda insanlık dışı. Dolayısıyla mantıksızlık kaçınılmaz. Hele ki birilerinin malını talan etmenin ihtirası saçma ve gülünçtür. Filmde, İsrail askerlerinin bizim evlerden ganimet topladıkları sahne absürd bir sahnedir bu nedenle. Nazi'lerin Yahudilere yaptıklarına benzemesi bir yorumdur. Elbette bu ilişkiyi kurarsanız, size yapılanı bir başkasına yapmak, üstelik bunu yapana değil gücünüzün yettiğine yaptığınızdaki absürdlük iyice belirginleşir. Filmlerimdeki traji komik hallerin saçmalığı sizi güldürsün tabii. Yeter ki zorbalığa ve yalnız bırakılmışlığa dair kaskatı kalakalmanın ardındaki hissiyat anlaşılsın.' MİZAH VARSA UMUT DA VAR: ' Dünyanın her yerinde işgaller var. Dolayısıyla filmlerim örneğin Geride Kalan, sadece Filistinlinlerin durumunu anlatmıyor. Ayrıca filmlerim umutsuz değil. Sinema yapıyorsam bir şeylerin değişmesine dair umudum var demektir. Görüneni değil hissedileni, bu karmaşıklığa yol açan çelişkileri yorumluyorum, dolayısıyla kara mizah kaçınılmaz oluyor. Mizahın, eleştirinin çıktığı yerde de umut vardır. Mizahtaki şiire, bu şiirselliğin gücüne inanıyorum.' FİLM ÇEKMEK BİR ŞANS: 'Nasıra benim ana ocağım, sık sık dönüyorum ama orada, işgal koşullarında yaşamak çok zor olduğu ve bunu reddettiğim için yıllardır diyasporadayım. Kendi evinizden kovulmak, kendi memleketinizde sığıntı gibi, kısıtlanmış bir biçimde yaşamak korkunç bir şey. Neyse ki, ders vermek, yazmak, filmlerimi çekmek gibi bir şansım var. Benim için 'İsrail-Filistin çatışması' diye bir kavram son derece saçma, duruma bir etiket yapıştırma çabası. İşgal edilmiş bir yerde ancak direnişten bahsedebiliriz ki, sinema ve sanatlar da bunun içindir. Ben Filistin'in özgürlüğünü savunuyorum. Eğer ülkem de bir gün polis devleti olursa, o zaman da o bayrağa ve devlete karşı çıkarım.'


Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> İşgale filmleriyle direniyor

Haberler