Jodie Foster’ın son paniği sinemalarda

3.6.2002
Jodie Foster’ın son paniği sinemalarda


Bu hafta gösterime giren “Panic Room” filmiyle gündeme gelen ünlü aktrisin kariyer ve yaşam öyküsü Üç yaşında setlerle tanışan yıldız, şöhrete ve paraya karşı olan mesafeli tavrıyla sinema dünyasında sarsılmaz bir karizma edindi. Yönetmenliğini David Fincher’ın üstlendiği son filmde ise kızıyla birlikte yaşam mücadelesi veren güçlü bir anneyi canlandırıyor. Zekası, yeteneği ve güzelliğiyle sinema dünyasının en seçkin isimleri arasında yeralan Jodie Foster,1962 yılında Alicia Christian Foster adıyla Kalifornia’da dünyaya geldi. İlk kamera deneyimini henüz 3 yaşındayken oynadığı güneş kremi reklamında edinen sanatçı, çocukluğu boyunca birkaç TV dizisinde rol aldı ve 1974 yılında rol aldığı Alice Doesn’t Live Here Anymore ve yönetmenliğini Martin Scorsese’nin yaptığı 1976 yapımı Taxi Driver ile adını dünya çapında duyurmayı başardı. Bu filmle genç yaşına rağmen başarıyla canlandırdığı hayat kadını ‘Iris’ karakteriyle ilk Oscar adaylığını kazanan Foster, Aralarında BAFTA’nın da bulunduğu birçok ödül aldı. Aynı yıl Cannes Film Festivali’nde de gösterilen Bugsy Malone, Echoes of a Summer ve The Little Girl Who Lives Down The Lane gibi filmlerde boy gösteren aktris, henüz 14 yaşında kazandığı bu başarıya rağmen şöhrete karşı mesafeli tavrını korumayı başardı. Fransız Lisesi’nda aldığı eğitimini 1980 yılında yüksek dereceyle bitirdi ve ardından Yale Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı eğitimi aldı. Üniversite yıllarında aralarında 1984 yapımı The Hotel New Hampshire da olmak üzere birkaç vasat yapımda rol alan aktris 1985 yılında üniversiteden onur derecesiyle mezun oldu. BAŞARISININ SIRRI İÇGÜDÜLERİ Oyunculuk eğitimi almayan sanatçı işini yanlızca içgüdüleriyle yaptığını söylüyor. Normal yaşamında coşku, korku ve heyecanlarını ifade etmekte güçlük çektiğini belirten aktris, mesleğinin eksik yanlarını tamamladığını düşünüyor. Popülaritesi hızla artan sanatçı özel yaşamının ön plana çıkmasına karşı aldığı sert tavırla adının skandallara karışmasına izin vermeden karizmatik bir ün yarattı.1988 yılına kadar vasatı geçmeyen birkaç filmde rol alan sanatçı 1988 yılında trajik bir gerçek yaşam öyküsünün konu edildiği The Accused adlı filmde tecavüz kurbanı Sarah Tobias’ı canlandırdı. Gösterdiği performansla kariyerinde bir basamak daha yükselen sanatçı Oscar Ödülü’yle onurlandırıldı. Yetişkinlik döneminin ilk başrolü olarak görülen bu deneyimin ardından 1991 yılında Anthony Hopkins ile birlikte kamera karşısına geçtiği ve bir gerilim klasiği olan Kuzuların Sessizliği filminde rol aldı. Canlandırdığı, FBI ajanı Clarice Starling’in insanın içine işleyen bakışları bir kez daha Akademi üyelerini etkilemeyi başardı ve aktris bu filmle de Oscar Ödülü aldı. YÖNETMENLİK KARİYERİ Aynı yıl,1984 yılında Tales From The Darkside adlı TV serisi ile edindiği yönetmenlik deneyimini pekiştirdi ve Little Man Tate filminin hem başrolünü hem de yönetmenliğini üstlendi. Yönetmenliğin yanı sıra yapımcılık işine de soyunan Foster, sahibi olduğu Egg Pictures’ın yapımını üstlendiği Nell de rol aldı. Filmde canlandırdığı medeniyetten uzakta yaşamış vahşi kız rolüyle ikinci kez Oscar’a aday gösterilen aktris, yoluna, Maverick, Sommersby ve Home for the Holidays gibi romantik komedilerle devam etti. 1992’de kurduğu film şirketi bünyesinde de ses getiren önemli filmlere imza atan sanatçı, başrollerini Billy Crudup ve Jennifer Connelly’nin paylaştığı, yönetmenliğini Keith Gordon’ın üstlendiği Waking the Dead ve 1996 yılında ödüllü L’Haine gibi filmleri sinema dünyasına kazandırdı.1997 yapımı Contact‘da adlı filmde bir bilim kadınını oynayan Foster, bu rolüyle Altın Küre Ödülü’ne aday gösterildi. İki yıl sonra bir İngiliz öğretmeni canlandırdığı Anna and the King adlı filmde yer aldı. Bu sırada bir Broadway müzikali için sahneye çıkan aktris, yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği üçüncü filmi Flora Plum‘ı da Touchstone Pictures adına gerçekleştirdi. SON PANİK Panic Room Foster’ın sessiz sedasız başladığı Panic Room filminde Nicole Kidman’ın oynayacağı duyurulmuştu ama aktris, çekimler başlamadan bir süre önce rol aldığı ‘Moulin Rouge’ filminde dizi sakatlanınca rolü kaybetti. Filmde eşinden boşanmış ve kızıyla birlikte yaşayan bir anneyi canlandıran aktris, şimdiye dek birçok kez anne rolü üstlendiğini ve bunun psikolojisini çok etkilediğini söylüyor. Daha anaç bir kişilik kazandığını belirten aktris tüm ısrarlara rağmen 3 yaşındaki oğlu Charles’ın ve yeni bebeği Kit’in babalarını açıklamamakta kararlı. Gerekçesiyse çocuklarının 18 yaşına geldiklerinde ve eğer tercih ederlerse özel hayatlarıyla ilgili açıklamaları kendilerinin yapmaları gerektiği. Bu tavrı şimdiye dek hakkında biseksüel hatta lezbiyen olduğuna kadar varan sayısız spekülasyona yol açsa da sanatçı inadında kararlı. Çocuklarıyla daha fazla ilgilenebilmek için kariyerinden feragat etme kararı alan aktris 2 yılda yalnızca 1 film projesine vakit ayırabileceğini açıkladı. “Egg Pictures” adlı prodüksiyonu şirketini kapatan Foster, “Çocuklarımın sevgiye ihtiyacı var. Onları yetiştirmek bence yaptığım her işten daha ilgi çekici ve önemli” diyor. Aktrisin 2003 yılnda vizyona girmesi planlanan son filmi ise Tusker. Yönetmenliğini Tim Johnson’ın üstleneceği ve halen prodüksiyon aşamasında olan filmin ayrıntıları bilinmiyor. IVIR ZIVIR Lise yıllarından beri mükemmel Fransızca konuşan aktris, tüm rollerinin Fransızca dublajını da kendisi yapıyor. Eski Amerikan Başkanı Ronald Reagan’a suikast düzenleyen John F. Hinckley, bunu hayran olduğu Jodie Foster’ın dikkatini çekmek için yaptığını açıkladı. Okumayı 3 yaşındayken öğrendi. 1993 yılında oynadığı Sommersby filmi için bir atlarla ilgili birçok şey öğrendi. Bunların arasında çiftelerden kurtulmak ve atları sakinleştirmek de vardı. Yanlızca organik yiyecekler yiyor. En sevdiği kitap J.D. Sallinger’ın “Franny and Zooey” adlı eseri. 1993 yılından itibaren Yale’de verdiği derselerin ardından 1997 yılında ‘Güzel Sanatlar Onursal Doktoru’ ünvanını aldı. “Kuzuların Sessizliği” filmindeki Clarice rolü için Michelle Pfeiffer düşünülmüş ancak sanatçı reddedince Jodie Foster oynamıştı. İlki 1977 yılında çekilen Star Wars serisinin orjinal üçlemesindeki Prenses Lalia rolü ilk olarak Jodie Foster’a teklif edilmiş ancak sanatçı Walt Disney ile kontratını iptal edemediği için oynayamamıştı. George Lucas daha sonra Laila’nın yaşını büyütmeye karar verdi.



Kaynak: NTV-MSNBC

Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> Jodie Foster’ın son paniği sinemalarda

Haberler


Vizyondaki Filmler