Kendime Şöhret Diyemem

27.8.2012
Kendime Şöhret Diyemem


‘Bourne’ serisinin son filmi ‘The Bourne Legacy/Bourne’un Mirası’, bu cuma vizyona giriyor. İlk üç filmin yazarı Tony Gilroy, yönetmen koltuğunda. Bu kez Matt Damon kadroda yok ama geniş bir ekip karşınızda. Son dönem aksiyon sinemasının yükselen yıldızı Jeremy Renner’e, Rachel Weisz, Edward Norton, Stacy Keach ve Oscar Isaac eşlik ediyor. Son Bond Daniel Craig’le evliliğiyle de çok konuşulan Rachel Weisz, filmde bir bilim kadınını canlandırıyor. Bir bilim insanını oynama fırsatı bulmak hoşunuza gitti mi? Bir bilim insanının sizin kadar etkileyici olduğunu düşünmek zor. Ben bir oyuncuyum ve farklı roller canlandırmayı seviyorum. Karakterim Marta, bir süper kahraman değil. Gerçek biri. Giyinip süslenen, ruj süren bilim insanlarıyla tanıştım ama film çekilmeye başlandığında Marta’nın birden bire bir fön makinesi çıkarması biraz saçma olurdu. Bulunduğu dünya, gerçek dünya ve bu nunla baş etmesi gerek. İlk üç Bourne filmini Tony Gilroy yazmıştı. Şimdi filmi yönetme fırsatı oldu. Onunla çalışmanızı nasıl değerlendirirsiniz? Muhteşemdi. Ben, doğaçlama yapmayı ve çekimler sırasında sahneyle oynamayı çok seviyorum. Aynı zamanda senaryo da yazan bazı yönetmenler, materyalleriyle oynamanıza izin vermez ama Tony, bunu sorun etmedi. Kelimelere hâkim ama kargaşayı da seviyor. Bu harika bir şey çünkü oyunculuk da bundan ibaret, o an içerisinde kargaşa yaratabilmek. Tony, entelektüel açıdan müthiş ama aynı zamanda kaosu da seviyor. Çocukken ‘Erkek Fatma’ olduğunuz söyleniyor. Böyle bir film çekerken bunun faydası oluyor mu? Evet, oluyor. Ağaca tırmanabilirim, koşabilirim. Pek kız gibi kız değilim. O motorun arkasında olmak eğlenceli miydi? Benim sadece tutunmam gerekiyordu (gülüyor) . Ben kullanmıyorum. Ödüm patladı. Birilerinin canına okumak eğlenceli miydi? Rolüm gerçekçiydi çünkü Marta hiç hayatı için mücadele etmek zorunda kalmamış. Hayatı, laboratuvarda, test tüplerinin arasında geçmiş ama bir anda savaşmayı öğrenmek zorunda kalıyor. Bir süper kahraman değil. Hayatı için savaşmak zorunda kalan gerçek biri. Filmin en zor yanı bu muydu? Tehlikeli sahneler zordu. Filmde bolca böyle sahne var. Manila’da motosiklet üzerinde büyük bir kovalamaca sahnesi çekildi ve büyük bir kısmında Jeremy ve ben oynadık. Şehirde motorla bastık, köprülerin üzerinden atladık ve otobüslere çarptık. Kesinlikle alışık olduğum şeylerin dışına çıktım. “Belki de hepimiz naifiz” Filmde bir noktada Jeremy, karakteriniz için “naif” diyor. Size en son ne zaman biri “naif” dedi? Ve bunu ne için söyledi? Birinin bana naif dediğini hatırlamıyorum. Karakterim özel bir durumla karşı karşıya. Naif biri değil. Sadece yaptıklarının ahlaki sonuçlarını düşünmüyor. Bununla ilgili pişmanlıklarım var mı? Yanlışlarım oldu mu? Naiflik mi bu? Bence bu insanlık hâli. Tecrübe kazanmak için daha önce yapmadığınız şeyler yaparsınız. Kararınızın ne sonuç doğuracağını asla bilemezsiniz. Dolayısıyla belki de hepimiz naifiz. Özel hayatınızla iş hayatınızı ayrı tutmayı nasıl başarıyorsunuz? Şöhret, insanın hayatını tüketebilir. Ünlü olmaya karşı koyabilir misiniz? Ben onları iki ayrı şey olarak görüyorum. Şu noktada kendime “Şöhret” diyemem. Bu çok saçma olur. Anne olmakla oyunculuğun gereksinimleri arasında denge kurmak zor mu? Elbette zor ama çalışan her anne için zor. Her anne bu zorluğu yaşıyor. Uzun süre çalışıp sonra ara verdiğim için şanslıyım. Bazı anneler tüm gün çalışıp geç saatte eve dönüp annelik yapmak zorunda kalıyorlar. Genç bir oğlan annesi olmak, mütemadiyen aksiyon filminde olmak gibi mi? Pek sayılmaz. Oğluma doğum gününde küçük bir plastik yalan makinesi hediye edilmişti. Parmaklarımı üzerine koydurup bana sorular soruyor. Ben de makineyi ona çevirip “bugün okulda sebze yedin mi? ” gibi sorular soruyorum. Komik oluyor. Mirası kariyeri Filmin adı ‘Bourne’un Mirası’. Siz ne tür bir miras bırakmayı umuyorsunuz? Çocuğumdan başka aklıma bir şey gelmiyor. Miras olarak birkaç film DVD’si eminim olacaktır. Karbon ayak izim umarım fazla büyük olmaz. Manila’nın biraz fakir bir bölgesinde çekim yaptık. Oradaki çocuklar için oyun parkı yapılmasına katkıda bulundum. Kendi başlarına yapacak kaynakları yok. Aslında oranın adının ‘Bourne’un Mirası’ olmasını istedim ama yasal sebeplerden dolayı olmadı. Bu miras sayılır mı?


En Son Haberler


>> >> Kendime Şöhret Diyemem

Haberler


Vizyondaki Filmler