Kevin Spacey ile röportaj

1.3.2002
Kevin Spacey


Uzaylı olduğunu iddia eden bir adam, akıl sağlığı bozuk gerekçesiyle psikiyatrik tedaviye gönderilir. Kendisine “Prot” diyen adam (Kevin Spacey), bir süre geçtikten sonra hem doktorunu (Jeff Bridges) hem de diğer hastaları etkilemeyi başarır. K-Pax’ın öyküsü böyle başlıyor. Zafer Arapkirli: Her şeyden önce muhteşem performansınızdan ötürü sizi kutlamak isterim. Öncelikle sormak istediğim, genellikle canlandırdığınız karekterler problemli, sorunlu insanlar... Ancak bilim-kurgu, komedi türündeki bu filmdeki rolünüz genelde oynadığınız karekterlerden farklı. Bu rolü adapte ederken nasıl bir yöntem kullandınız? Kevin Spacey: “Prot” karekteri çok büyüleyici olduğundan kendiliğinden bir ilham kaynağı oldu benim için. Çünkü ‘Prot’ hakkında öğrendiğniiz ama öğrenemediğimiz bir çok şey var. Filmin sonunda izleyiciye ‘Prot’ hakkında birçok şey aktarıyoruz. O bir uzaylı olabilir, ya da duygusal bir travma geçiren bir insan... Dolayısıyla da, ya fikrinizi senaryonun size verdiği biçimde geliştiriyorsunuz ya da bambaşka bir şey düşünüveriyorsunuz. Çünkü izleyici iki seçenekle karşı karşıya bırakılıyor. Bu iki seçenek birlikte de, ayrı ayrı da varolabiliyor. Ben de ‘Prot’u canlandırırken onun insanlara vermeye, iletmeye çalıştığı düşünceler alemine girmeye çalıştım. Bu düşünceleri Prot, filmde dile getiriyordu: Yaşayabileceğimiz bir alternatif dünyayı tanımlayan fikirlerdi bunlar. Ben şimdiki yaşadığımız dünyaya alternatif olarak sunulan bu dünyayı benimsedim. Ve iyi bir yönetmenin de yardımıyla bu fikirleri aynen aktarmaya çalıştım. Z.A: Rolünüze hazırlanırken kendinizi o role adapte etmek için bir takım hazırlıklar yapıyor musunuz önceden? K. Spacey: Benim mesleğim tabii ki dedektiflik gibi değil. Bana davranışlarım, nasıl hareket etmem gerektiğine dair bir takım ipuçları veriliyor zaten, yönetmenim tarafından. Bu filmde ise astronomi, psikiyatri, hipnoz hakkında öğrenebildiğim kadar çok şey öğrenmeye çalıştım. Her gün film setine gittiğinizde o gün çekeceğiniz sahne sizden ne talep ediyor bilmelisiniz. Kendinizi birlikte çalıştığınız ve güvendiğiniz yönetmenin ellerine bırakıyorsunuz. Sonra da sihiri bekliyorsunuz! Z.A: Filmde K-Pax lisanını konuşuyor gibi yaptığınız inanılmaz bir sahne var... K.Spacey: O sırada konuştuğum K-Pax dili değil de başka bir dil. Bir kaç sahnede K-Pax dili konuşuyorum, dolayısıyla insanlar diğerlerini de K-Pax zannediyor. Ancak ilk psikiyatrik sahnede söylediğim o uzun cümle, aslında filmde lisan (konuşma) danışmanım olan Jessica Drake (aynı zamanda kendisi sınıf arkadaşımdır) ile benim, Afrika, Flamanca’dan uydurduğumuz 14 hecelik bir kelime. Çünkü ikimiz de bunun garip ve biraz da “uzaylı”, “yabancı” bir şey olmasını istedik. Bu uydurulmuş lisan üzerinde çalışmak ta epey keyifli oldu. Z.A: O sahne doğaçlama mıydı? K.Spacey: Hayır, biz o cümle için haftalarca çalıştık... Z.A: Siz bu filmi filmografiniz ve kariyerinizde nereye koyardınız? K.Spacey: Ben bu tip şeyler yapmayı sevmem. Dolayısıyla da hiçbir yere koymam. Z.A: Jeff (Bridges) ve Softley (yönetmen) ile çalışmak nasıl bir deneyim oldu? K. Spacey: Jeff, benim eskiden beri tanıdığım birisi. Kendisi yıllardır, hiç aksatmadan harika işler yapıyor. Aynıca o hiç bir zaman yoğun ilgi talep eden, reklam isteyen bir oyuncu da olmadı. İşini iyi yapan, yaparken de kendini ona tamamiyle adayan ve muhteşem performanslar sunan bir aktör o. Onunla çalışma fikri beni bu yüzden oldukça heyecanlandırdı. Çünkü o sürekli dinamizmini koruyan bir oyuncu. Hem çok çalışan, hem de çok az efor sarfediyormuş gibi gösteren biri... Bu filmde çalışırken gerçekten çok zorlu anlar yaşadık, zorlandık ikimiz de... Yoksa zaten bu film başarılı olamazdı. Ancak birbirimize çok güvendik, ara sıra rolleri değiştik, çünkü birbirimize öğrettik ve birbirimizden öğrendik. Her zaman birlikte çalıştığınız oyuncular Jeff kadar kendileriyle barışık olmuyorlar. Ayrıca çok da keyifli bir insan. Hergün çekimlerden sonra Beatles şarkıları söylüyorduk. Aynı zamanda iyi bir şarkıcı! Z.A: Size sormak istediğim son bir soru var. Sinema dünyasında sizin özel hayatınıza dair hiç bir zaman bir reklam yok. Kendinizi bundan korumayı nasıl başarıyorsunuz? K. Spacey: Yalnızca istikrarlı kalarak. İnandığınız şeylere sadık kalarak. Benim de inandığım şey, hayranlarım sayesinde işimi en iyi yapabilmem ve her zaman onların hayal gücünü kıvılcımlandırmam. Onlara başka bir borcum yok...



Kaynak: NTV

Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> Kevin Spacey ile röportaj

Haberler


Vizyondaki Filmler