Nedim Hazar'dan Oscar Yorumu

26.2.2008
Nedim Hazar'dan Oscar Yorumu


Ülkemizdekinin aksine, sinema sanatı için 'ödül', motive edici ve sektörü destekleyici unsurdur. Bakmayın siz bizdeki ödül sonrası kavga ve karalamalara... 80 yıldan beri düzenlenen Oscar'daki o büyük sanatçıların, mühim sinemacıların, dev şirketlerin dayanışma ve ortak zihniyet havuzunu gördükçe hayran olmamak mümkün değil. Oscar ödülleri, sinemanın en eski ve en popüler olanı. Dünya sinema sektörünün bulunduğu durum ve sinemayı elinde tutan çevrelerin nabzı sanki. Bu nedenle çoğu zaman 'kim almalı'dan ziyade 'kim alacak' sorusunun sorulduğu Akademi Ödülleri, politik ve sosyolojik izdüşüm okuma açısından da önemsenecek bir yarışma. Ki geçen yılki sunucunun aksine tekrar politik yönü ön planda olan bir isme sunuculuk yaptırarak, özellikle ABD'de kasım ayında yapılacak seçimler için sinemanın duruşunu da gösterdi. Size şaşırtıcı gelebilir ama bizdekinin aksine yeryüzündeki sanat camiası tutucu değil. Hani bizde paradigmanın yanında olan piyanistler, şarkıcılar, sinemacılar var ya! Hani 'darbe olursa davul çalarım' diye parmak şıklatanlar. Avrupa'da, Amerika'da öylelerini bulmak zor. Bu nedenle sunucu Jon Stewart'ın girişteki ince giydirmelerinden en çok Cumhuriyetçiler nasibini aldı. Hele de McCain! 2007'nin Hollywood açısından çok başarılı bir yıl olduğu söylenemez. Daha çok pop-corn filmlerin gişeyi hedeflediği bir yıl oldu. Bu nedenle ödüller kime verilseydi şaşırtmayacaktı. Yani George Clooney de ödülü alsa en az Daniel Day-Lewis kadar makul karşılayacaktık. Belki de bu nedenle toplam 24 ödül 17 ayrı filme gitti. Kimse alınmasın, dostlarımız gönül koymasın, diye! Bu sene en çok akılda kalan Coen kardeşlerin filminin 4 ödülü birden almasıydı. Aslında bu iki kardeşin filmografisi başlı başına bir tez konusudur. Baton Fink'ten Fargo'ya, The Ladykillers'ten bu son filmlerine kadar oldukça sıra dışı filmlere imza attılar. Ancak şahsen bu tür sinemadan hazzeden biri değilim. Modelledikleri karakterleri ve sonunda 'eee? ' diye sordurtan boş senaryolarıyla tartışılabilecek sinemacılar. Ancak diğer adayların da onlardan bariz bir üstünlüğü yoktu. Edit Piaf'ı anlatan filmin 2 ödül alması da 2. Dünya Savaşı'na duyulan ilginin bitmediğinin kanıtıydı. Yabancı film dalında ödül alan Kalpazanlar'ın Yahudi toplama kampı macerası olması da öyle. Bir Türk filmini oralarda görmek bu yıl da hayaldi; zira biz hâlâ İvedik'li sululuklarla uğraşıyoruz! M.Nedim Hazar



Kaynak: Zaman 26.02.2008

Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> Nedim Hazar'dan Oscar Yorumu

Haberler