Ölümle dans eden güzel

21.9.2001
Angelina Jolie


Garip tavırları, çılgın dövmeleri ve sürekli ölümle haşır neşir olması, Angelina Jolie’nin en çok dikkati çeken tarafları. Bıçak koleksiyonu yapan ve adli tıbba ilgi duyan genç kız, filmlerinde de genellikle uyuşturucu bağımlısı ya da psikolojik sorunları olan gençleri canlandırıyor. Çevresince “kötü kız” olarak bilinmekten şikayet eden Jolie, aslında pek çok insandan daha az takıntılı olduğunu söylüyor. Belki de hayatı çok sevdiği için ölümle bu kadar sıkı fıkı olabildiğini söyleyen aktris, vücudunda Japonca “ölüm” anlamına gelen dövmeler taşıyor. BABASININ KIZI Angelina Jolie 1975, Los Angeles doğumlu. Oscar ödüllü bir babanın, Jon Voight’in kızı olan Angelina’nın hayatta en çok değer verdiği insan, kendisine ödül törenlerinde eşlik eden ağabeyi, Jamie. Yakınlıkları öylesine dikkat çekici ki, iki kardeş bir süre önce kamera karşısına geçip haklarında cinsel ilişkiye girdikleri yönünde çıkan dedikoduları yalanlamak zorunda kaldılar. Angelina Jolie, "Girl, Interrupted" filminde, Winona Ryder ile birlikte Sinema dünyasına “Lookin’ to Get Out” adlı filmle, 7 yaşında adım atan Jolie’nin ilk gerçek oyunculuk denemesi ise 1993 yılında, “Cyborg II: Glass Shadows” filminde canlandırdığı yarı insan, yarı makine karakterdi. İlk yıllarında pek parlak bir grafik çizemeyen Jolie, ancak 1996 yılında çevrilen “Foxfire” isimli filmde canlandırdığı serseri genç rolüyle dikkatleri çekebildi. Yine 1996’da işadamı olan babasının rakibine aşık genç kızı oynadığı “Love Is All There Is” ve ardından çekilen “Without Evidence” filmleri Angelina’nın adını sinemaseverlere duyururdu. 1997’de TV filmi “George Wallace”la Emmy ödülüne aday gösterilen Jolie, bir yıl sonra uyuşturucu bağımlısı ve AİDS’li Gia Carangi’yi canlandırdığı filmle Altın Küre ödülünün sahibi oldu ve ikinci kez Emmy ödülüne aday gösterildi. Angelina, bir zamanlar babasının kucakladığı Oscar Amca’sına kavuşmak için 2000 yılına kadar bekledi. “Girl, Interrupted” filmiyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazanan Jolie, filmde bir akıl hastanesinde tedavi gören Lisa’yı canlandırıyordu. Film, “kalpsiz bir psikopat” olan Lisa’nın, akıl hastanesine intihara teşebbüs ettiği için getirilen Susanna’yı (Winona Ryder) etkilemesi ve ikilinin çılgın savaşını konu alıyor. Son olarak Tomb Raider filmiyle beyazperdede boy gösteren güzel aktris, şu sıralarda Antonio Banderas ile çevirdiği “Original Sin” filminin ardından Life or Something Like It (2002) ve Beyond Borders (2002) yapımlarıyla adından söz ettirecek.



Kaynak: NTV

Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> Ölümle dans eden güzel

Haberler