Oscar umut verdi

28.3.2002
Aday olan üç oyuncudan ikisi muradına erdi. Soldan itibaren Denzel Washington, Halle Berry ve Will Smith.


Ünlü siyah oyuncu olan Whoopi Goldberg’in sunduğu bu yılın Oscar’larında en iyi oyuncular ödülü Denzel Washington ve Halle Berry’ye verildi, yani iki siyahi oyuncuya. Sidney Poitier de Onur ödülü aldı. Bu ilginç durum kafalarda şu soruya yol açtı: Akademinin bu tavrı Asyalı, İspanyol ve Kızılderili kökenli oyuncular için de Oscar şansının arttığı anlamına mı geliyor? 43 yaşındaki Jopon asıllı Amerikalı aktör Ken Narasaki, şov dünyasında yer alan diğer etnik gruplarla geçen akşam bir araya gelerek Akademi bünyesindeki ve eğlence endüstrisindeki ırkçı tavrın değiştiği yönündeki sinyalleri değerlendirdi. “Bu göründüğünden çok daha fazla şey ifade ediyor. Bir gecede hem Washington’ın, hem Berry’nin, hem de Sidney Poitier’in ödül alması bir tesadüf olamaz. Bu değişimin habercisi, artık ırksal farklılıkların insanların önüne aptalca bir duvar örmeyeceğinin habercisi” diyen Narasaki geçmiş yıllarda yaşananlardan da örnekler verdi. Geçmiş yıllarda Oscar kazanan oyuncular arasında 1975 yapımı ‘Sayanora’ filmindeki rolüyle ‘en iyi yardımcı oyuncu’ seçilen Japon asıllı Miyoshi Umeki ve 1984 yapımı ‘The Killing Fields’ filmindeki rolüyle yine yardımcı oyuncu kategorisinde ödüle layık görülen Kamboçyalı aktör Haing S. Nayor yer alıyor. Kızılderili aktör Graham Greene de 1990 yılının çok ses getiren filmi ‘Dances With Wolves - Kurtlarla Dans’ filmindeki rolüyle Oscar’a aday gösterilmişti. ‘Young Guns II’ ve ‘Geronimo: An American Legend’ filmlerinin yıldızı Sonny Skyhawk ise Berry ve Washington’ın kazandıkları bu zaferin çok da önemli olmadığı görüşünde. Film sektöründeki Kızılderililerin haklarını savunmak üzere kurulan topluluğun başkanı olan Skyhawk, eşitlik kavramının anlamından yola çıkarak ve tarihsel yaklaşımların altını çizerek, “Bence gerçek eşitlik, farklı renklerde olan tüm insanların bu ödülleri alabilecek yetenekte olduklarının kabulüyle sağlanır. Asıl sorun, azınlıkların aldıkları ödüllerin, başarılarından çok, ten renkleri nedeniyle aldıkları izlenimi verdikleri an çıkar” diyor. AMERİKA’NIN ETNİK ÇEŞİTLİLİĞİ ÖNE ÇIKMALI İspayol sanatçılar birliğinin başkanı Felix Sanchez ise bu konuya daha iyimser bir bakışla yaklaşıyor. Bunun yeni bir dinamik olduğunu söyleyen Sanchez, “Farklı ırklardan gelenler hakkında daha fazla başarı öyküsü duyacağımıza inanıyorum. Umarım film stüdyoları da farklı kökenlerden gelen daha fazla yazara olanak vererek Amerikanın kültürel çeşitliliğini ön plana çıkaran ve bu çeşitliliği konu alan öyküleri filmleştirme yoluna giderler” şeklinde fikirlerini açıklıyor. Akademi geçmiş yıllarda bir çok İspanyol kökenli oyuncuyu ödüllendirmişti. En önemli isimlerden biri de Meksika doğumlu aktör Anthony Quinn. Quinn, 1950’li yıllarda oynadığı ‘Viva Zapata’ ve ‘Lust for Life’ fimleriyle iki kez Oscar’ı kucaklamıştı. Geçtiğimiz yıl da Puerto Ricolu aktör Benicio Del Toro, ‘Traffic’ adlı filmdeki performansıyla en iyi yardımcı oyuncu dalında Oscar almıştı. 1962 yapımı ‘West Side Story-Batı Yakası Hikayesi’ ile yardımcı oyuncu ödülü almayı başaran aktris Rita Moreno ise yine Puerto Rico kökenli. Bu yıl yardımcı kadın oyuncu ödülünü ‘A Beautiful Mind’ filminde, dahi matematikçi John Nash’in karısı Alicia’yı canlandıran Jennifer Connely aldı. Aslında Alicia Nash, El Salvador kökenli ama buna rağmen onu canlandıran aktris farklı bir etnik kökenden geliyor. Latin oyuncular organizasyonun finansörü ve New York sahne sanatçısı Manny Alfaro ise gerçek bir yaşam öyküsü perdeye aktarılırken etnik kökenlerin göz ardı edilmesini eleştiriyor. Bazı azınlık organizasyonları da kamera önünde güç kazanabilmek için kamera arkasında senarist, yönetmen ve yapımcı olarak önemli bir yer edinmek gerektiği görüşünde. 1989 yılında ‘Glory’ adlı filmdeki başarısıyla en iyi yardımcı oyuncu seçilen Washington, dejenere olmuş ve görevini kötüye kullanan bir polisi canlandırıdığı ‘Training Day-İlk gün’ filmindeki rolüyle 1963 yılından bu yana gerçekleşmeyen bir ilki gerçekleştirdi ve en iyi aktör dalında Oscar aldı. Bu dalda ödül alan ilk siyah oyuncu ‘Lilies of the Field’ filmindeki rolüyle Poitier olmuştu. Siyahi oyuncular için açılan patikanın genişletildiği belirtilirken diğer azınlıkların da daha önemli rollerle şov dünyasında yer edinebilmek için bir hayli zorlu savaş vermeleri gerektiği vurgulanıyor. “YOLUN BAŞINDAYIZ” Denzel Washington, NBC televizyonunda yayınlanan ‘Today’ adlı şov programında yaptığı konuşmada, Asya kökenli Amerikalıların çok başarılı işler yapmalarına rağmen takdire layık görülmediğini, aynı şekilde birçok Latin Amerikalının da geri planda kaldığını söyleyerek ‘Daha yapılacak çok şey var’ dedi. Washington ve Berry, 74 yıllık Akademi tarihinde en iyi oyunculuk onuruna erişen ilk siyahi çift olma özelliğini taşıyorlar. Berry ‘Monster’s Ball’ filminde canlandırdığı karakterle bu ödülü alan ilk zenci kadın aktris. Bu yılki Oscar’da 3 siyahi oyuncuya birden ödül verilmesinin temelinde ister 11 Eylül’den sonra Amerikalıları birleştirme, ister yüzyıllardır siyahlara yapılan haksızlığı giderme çabası olsun, birçok sanatçı, bundan sonra film stüdyolarının diğer milletlere ait oyunculara başrol verme konusunda daha rahat davranacağını öngörüyor. Akademinin etnik bir gruba verdiği bu prestijin şov ve sanat dünyası içinde de karşılığını bulması ve eşitlik adına yeni pencereler açılması, bu alanda yeni adımlar atılması bekleniyor.



Kaynak: AAP

Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> Oscar umut verdi

Haberler


Vizyondaki Filmler