'Oscar'a Olimpiyat Ruhuyla Hazırlanmalıyız!'

20.11.2012
'Oscar'a Olimpiyat Ruhuyla Hazırlanmalıyız!'
Türkiye'nin Oscar adayı 'Ateşin Düştüğü Yer' filminin yönetmeni ve senaristi İsmail Güneş, Oscar ödülünü alma konusunda 'pozitif bir ruh hali içinde olduğunu' söyledi.

Los Angeles'a gitmeden önce AA muhabirine konuşan Güneş, 'beyaz perdenin büyüsüne' çocukluk yaşlarda kapıldığını ifade etti. Güneş, 'Sadri Alışık'ın başrolünü oynadığı 'Damga' filmini izlediğimde, 'sinemacı olacağım' dedim. İlkokuldayken herkes pilot ya da doktor olmak ister. Herkesten farklı olarak sinemacı olmak istediğimi söylerdim. Kendisine yönetmen olacağımı söylediğim öğretmenim de yıllar sonra beni bularak, 'Sen o zaman söylemiştin ve oldun' dedi. Onun hatırası da her zaman ben de yaşıyor' diye konuştu. Ateşin Düştüğü Yer Töre konusunu işleyen 'Ateşin Düştüğü Yer' filminin yanı sıra tüm filmlerinde 'farklı bir tavrı olduğunu' belirten Güneş, bu filme de herkesten farklı baktığını anlattı. Güneş, Şöyle Devam Etti: 'Filmde bir babanın kendini ikna etme olayı konu ediliyor. Bir baba yıllardır büyüttüğü, saçını taradığı, yere düştüğünde canının yandığı, omuzuna aldığı, gezdirdiği, sevdiği, okşadığı, yanağını sıktığı bir kız çocuğunu, hamile kalma meselesinden sonra nasıl olabiliyor da öldürmek üzerine kendisini ikna edebiliyor. Bu süreci sorgulayarak bir pişmanlık hikayesine dönüştürmek istedim. Çünkü bazı şeylerin bulaşıcı olduğunu düşünüyorum. Örneğin, bir doktor dövüldü, bütün gazetelerde bu haber çıktı. 15 gün boyunca doktorlara saldırı modası başladı. Namus ve töre dediğinizde aslında cinayeti hafifleten bunu masumlaştıran bir hale dönüştürüyorsunuz. Bu tek kelimeyle izah edilebilir; cinayettir. Bunun ayrıca önüne birşey koyduğunuzda işlevi değişmez. Alacak verecek meselesi üzerine işlenen bir cinayete, 'Para cinayeti' diyor musunuz? Demiyoruz'. Bundan vazgeçmek lazım.' 'Türkiye'de Bir Olimpiyat Ruhuyla Oscar'a Hazırlanmalıyız' Filmiyle ilgili yurt dışındaki festivallerden olumlu tepkiler aldığını bildiren İsmail Güneş, şimdi de Türkiye'nin Oscar adayı olarak Los Angeles'a hareket edeceklerini söyledi. Yönetmen Güneş, burada filmin tanıtımı için çalışacaklarını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Oscar'ın, en iyi yabancı filmleri ilk 5'e indiren yaklaşık 400 civarında akademi üyesi var. Komite daha çok ilgi çeken, basında yer almış, adı duyulmuş ya da hikayesi çarpıcı olan iyi tanıtılmış filmlerden 10-15'ini izliyor. Ancak komitenin bütün filmleri seyrettiklerini zannediyorlar. Oysaki seyretmedikleri arasında da iyi filmler olma ihtimali yüksek. İlgi odağı olan filmlerin arasından ilk beş seçilecek. Yani biz o ilgiyi oluşturmak için oradayız. Bizden önce katılan Nuri Bilge Ceylan, Semih Kaplanoğlu ve Yavuz Turgul'un, iyi film yapmadıkları için ilk 5'e seçilmedikleri anlamına gelmez. Sadece tanıtım meselesinde Türkiye çok geride kalmış vaziyette. Örneğin Almanya gibi ülkelerin oradaki konsolosluklarında 'Oscar masası' var. 10-15 kişi, Oscar için vazife yapıyor. Oradaki insanlarla tanışmaya ve sıcaklık oluşturmaya çalışıyorlar. Türkiye'de bir olimpiyat ruhuyla Oscar'a hazırlanmalıyız. Olimpiyatlara nasıl 4 yıl önceden başlanırsa, bizim de Oscar için bugünden itibaren gelecek yıllar için tanıtım sürecine başlamamız gerekiyor. Belki bizim için bir milat olabilecek.' Oscar adaylığıyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüklerini de ifade eden Güneş, 'Oscar'da biz yarışmıyoruz, devlet ve ülkemiz yarışıyor' dedim. Başbakan Erdoğan da Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı İbrahim Kalın'ı bu konuyla ilgili görevlendirdiğini ve destek vereceklerini söyledi. Ayrıca Kültür Bakanlığı da destek veriyor' diye konuştu. Los Angeles'ta filmin tanıtımı için yapacakları çalışmalar hakkında bilgi veren İsmail Güneş, etkinlikler düzenleyeceklerini, filmin DVD'sini yapıp blog yazarlarına postalayacaklarını anlattı. Güneş, Oscar'ı alma konusunda Türkiye'nin şansının bu yıl yüksek olduğuna inandığını belirterek, şöyle devam etti: 'Ateşin Düştüğü Yer' filminin Oscar'ı alma şansı konusunda pozitif bir ruh hali içindeyim. Başından beri böyle hissediyorum. Genellikle negatif düşünürüm böyle durumlarda ama dünya konjonktürünün ve siyasetin önemli olduğunu düşünüyorum. Bunun dışında filmde kadına şiddet meselesi olması etkili olacaktır. Dünyada sadece bizde değil kadın her yerde baskı ve zulüm görüyor. Böyle bir hikaye barındırması komiteyi etkileyebilir. Ayrıca Hz. Muhammed ile ilgili yapılan o iğrenç filmin de özrü de olabilir.'


En Son Haberler


>> >> 'Oscar'a Olimpiyat Ruhuyla Hazırlanmalıyız!'

Haberler


Vizyondaki Filmler