Semum Gişede Birinci

18.2.2008
Semum Gişede Birinci


Türk sinemasının en çok izlenen korku filmi D@bbe'nin yönetmeni Hasan Karacadağ'ın, ikinci korku filmi SEMUM vizyona girdiği ilk üç günde dev yapımları gişede geride bırakarak birinciliğe oturdu. Box-office tarihine bakıldığında, hem Türk hem de dünya sinemasında bir korku filminin gişede birinci sıraya yerleştiği çok nadir görüldüğü için SEMUM bütün dikkatleri üzerine çekti. İZLEYİCİLERDEN SEMUM'A BÜYÜK İLGİ Şubatta vizyona girdiği andan itibaren, filmin web sitesine hergün 1000'e yakın mail geldi. İzleyicilerin özellikle korku sahnelerini ve filmin finalindeki sürprizleri birbirine anlatmayarak filmin sırlarını koruması yapımcıları sevindirdi. Geçtiğimiz yıllarda Hollywood'un en çok hasılat yapan korku filmi, 6.His'in finalindeki sürpriz bazı yazarlar tarafından köşelerinde yazılınca dava konusu olmuştu. Semum'un özellikle son 20 dakikasına yayılan sürpriz korku sahnelerinin izleyiciler arasında şifreli kelimelerle anlatılması filme olumlu etkide bulundu. Türk izleyicilerinin bu davranışını filmin haklarını korumaya karşı iyi niyetli bir refleks olarak düşünen yapımcılar bu durumun sürmesi halinde hasılatın düşmeyip yükselişe geçeceğini belirttiler. 3D EFEKTLER BEĞENİLDİ Semum bir korku filmi olmasının yanında yaratık ve cehennem tasarımlarıyla izleyici ve eleştirmenlerden büyük övgü aldı. Türk sinemasında en fazla sayıda efekt shot kullanan film olma özelliğine sahip Semum'un ses tasarımında kullanılan kolon-wave yöntemi de korku severler arasında ilgi gördü. 4 günlük hasılatıyla 100 bin kişiyi geçen Semum'a yoğun ilgi hafta içi olmasına rağmen devam ediyor. KARABASAN SAHNESİ TÜYLER ÜRPERTİYOR Halk arasında karabasan olarak geçen ve çoğu insanın maruz kaldığında kısa süreliğine tüm vücudunu kilitleyen ürkünç olay SEMUM filminde çok başarılı bir şekilde resmedildi. İzleyicilerin en çok ürktüğü sahne olarak belirlene karabasan sahnesinin gerçeğe yakın olması için 3D efekt ve sesler özel olarak tasarlandı. Olayı yaşayanlar tarafından çok ürkünç olduğu söylenen karabasan bu filmde SEMUM olarak tanımlanıyor. SEMUM'UN KARABASAN SAHNESİ ÇOK GERÇEKÇİ BULUNDU! Gerçek bir hikayeden uyarlanan Türk sinemasının ilk yaratık filmi Semum, 8 şubatta vizyona girmeden önce filme konu olan olayları yaşayan Canan Karaca'ya özel olarak izletildi. Filmin en etkili sahnelerinden olan karabasan sahnesini yönetmen Hasan Karacadağ ile izleyen Canan Karaca dayanamayarak salonu terk etti. Korku ve dehşete kapıldığını ve çekimlerin kendi yaşadıklarına inanılmaz derecede benzediğini dile getiren Canan Karaca ayrıca tamamen Türk efektçiler tarafından anlatılanlara sadık kalınarak tasarlanan Semum karakterini çok gerçekçi ve ürkünç bulduğunu belirtti. Anadoluda benzer vakaları yaşayan onlarca kişiyle görüştüğünü belirten Canan Karaca, Semum filminin özellikle finalini çok faydalı bulduğunu ve bu olayları yaşayan binlerce insanın bu filmle bir nebze olsun anlaşılabileceğini söyledi. Fragmanı yurtdışında büyük ilgi gören Semum filmi 8 şubatta 150 kopyayla tüm Türkiye'de vizyona giriyor. MÜZİKLERİ YAPAN JUSTIN R. DURBAN DA ÇOK ETKİLENDİ Hollywood'un en yetenekli genç müzisyenleri arasında gösterilen ve ünlü Star-Trek serisinin son bölümlerinin müziklerini de yapan Justin R. Durban, kültürel olarak kendisine önceleri çok uzak hissettiği bu filmin içerisine girdikçe çok etkilendiğini ve özellikle tasarlanan yaratığı gördükten sonra müziklere daha sert ve çarpıcı besteler yaptığını dile getirdi. Filmi geceleri stüdyoda tek başına izlerken sanki arkasından bir şeylerin kendisine yaklaştığını ifade eden Justin R. Durban, Semum karakterinin Hollywood standartlarında olduğunu ve filmin Amerikan izleyicisi tarafından beğenileceğine inandığını ve bu konuda filmin tanıtımına her türlü desteği vereceğini söyledi. DİN VE BİLİM BİRLİKTE ÇALIŞABİLİR Mİ: YANIT SEMUM FİLMİNDE Hasan Karacadağ (Semum'un yönetmeni) : Bu filmde istediğimi yaptım 'Film vizyona girmeden önce önyargılar vardı. Şimdi gelen tepkiler çok olumlu. Her gün 1.000'e yakın e-posta geliyor. Dabbe'yi 600 bin kişi izledi. Bunu geçtiğimiz zaman, bir adım daha ilerlemişiz diyeceğim. Eleştiri olmalı; ama teknikten çok dinî ve ilmî konuların yer aldığı bölümlere gösterilen tepkiyi anlamakta güçlük çekiyorum. Semum, bir eğlence filmi değil. Anlatmak istediğim, inançlı bilim ile inançsız bilim arasındaki çizgi. Bilim inançlı olsa ve dua ile tıbbın gerektirdiği teknoloji birlikte uygulanabilse ortaya çok farklı bir sonuç çıkar. Hatta sokaktaki 'şarlatanlar'ın önüne geçilmiş olur. Din adamları ile bilim adamları neden ortak çalışmasın? Bir hasta var ortada, tıp çaresiz. Ama hoca, duanın da gücüyle iyileştiriyor. Bilimin, 'Benim 10 yılda çözemediğimi başkası nasıl çözüyor? ' deyip bu işe el atması gerekir. Hıristiyanlar, filmlerinde 'haç'ı rahatlıkla kullanıyor; Semum'da duanın ve Cevşen'in gücünü görmekte ne sakınca var? İçerikte istediğimi yaptığıma inanıyorum. Filmi The Exorcist'e benzetiyorlar. Onun bütçesi 120 milyon dolar. Semum ise 1 milyon dolara çekildi. Doğu'ya dair mistik değerlerin anlatıldığı bir film Semum. Türünü bir yere yerleştirmeniz lazım. İçeriğinde korkudan ziyade düşündürme var. Çekmeyi düşündüğüm 'Deccal'a Semum'un gidişine göre karar vereceğim.'


En Son Haberler


>> >> Semum Gişede Birinci

Haberler


Vizyondaki Filmler