Sinemacılar çalıştay istiyor

17.3.2010
Türkiye Sinema Konseyi, güçlü bir Türkiye sinema endüstrisi için çözüm önerilerini kamuoyona duyurdu ve Başbakan'dan sinema çalıştayı düzenlemesini istedi


Bu ay içerisinde demokratik açılım vesilesiyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile sinemacıların bir araya gelmesi planlanadursun, sinemacılar da sinema sektörünün sorunlarını ve gelecekte daha güçlü bir endüstri olmanın yollarını, dört başı mağmur bir şekilde konuşmak için Başbakan'dan sinema çalıştayı düzenlemesini istiyor. 30 sinema örgütünden oluşan, yönetmen Erden Kıral başkanlığındaki Türkiye Sinema Konseyi, dün Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'ndeki toplantıda, Türkiye sinemasıyla ilgili tespit ettikleri sorunlara ilişkin ve güçlü bir Türkiye sineması sektörü oluşması için 30 maddeden oluşan çözüm önerilerini açıkladı. BU YASA HER ŞEYİ ÇÖZER Uğur Polat, Selma Ergeç, Sinan Tuzcu, Hatice Aslan, Janset, Aydın Sayman, İsmail Güneş, Yılmaz Atadeniz, Derya Durmaz, Haluk Ünal, Zafer Algöz ve meslek birliği temsilcilerden oluşan kalabalık bir sinemacılar topluğulunun katıldığı toplantıda, açılışı yapan yönetmen Erden Kıral, 'Son altı yılda sorunların çözümü için sinemacılar olarak bir araya gelmemiz gerektiğini öğrendik. Bu süreçte sorunlarımızı uzun uzun tartıştık ve belli konularda mutabakata vardır. Türkiye Sinema Yasası taslağını hazırladık ve bunu Kültür ve Turizm Bakanlığı'na verdik' diyerek sinemacıların 'Türkiye sinema reformu' için birleştiğini söyledi. Sinemacılar olarak bu yasa taslağını çok önemsediklerini belirten Kıral bunun da sebebini 'Çünkü bu yasa çıkarsa her şeyi çözecek, tıpkı bir sihirli anahtar gibi. Yasa tasarısı destekten, festivallere, ülke sinemasının dış dünyada tanıtılmasından, sektörün sorunlarına, sinema kültürünün iyileştirilmesine pek çok konuyu düzenliyor,' sözleriyle açıkladı. Sivil bir yasadan yana olduklarını anlatan Kıral, bu yasanın öngördüğü sinema üretim modelini oluşturmak için çok çalıştıklarını da belirtti. Senarist Haluk Ünal, dünyadaki tüm modelleri incelediklerini Türkiye'ye en uygun üretim modelini oluşturduklarını belirtip, bu modelin Hint, Kore ve Fransız sinema sektör modellerinin bir karışımı olduğunu açıkladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın Türkiye sinemasıyla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Erden Kıral, 'Kültür Bakanlığı bizim verdiğimiz Türkiye Sinema Yasası üzerinde çalışıyor. Bu taslağın bir an önce meclise sevk edilmesi gerekiyor. 2010 yılında bu yasanın çıkmasını istiyoruz. Bunun için de siyasi irade gerekiyor. Açıkçası bu iradenin gösterileceği konusunda olumlu ipuçları edindik' dedi. ÇÖZÜM İÇİN 30 MADDE Oyuncu Janset ise 'Finans ve Pazarlama', 'Fikri Mülkiyet Hakları', 'Sosyal Güvenlik ve Çalışma Koşulları' ve 'Eğitim ve Sinema Kültürünün Korunması' başlıkları altında toplanan, 30 maddeden oluşan, sinemacıların sektöre ilişkin çözüm önerilerini okudu. Bu 30 maddenin Türkiye sinemasının sorunlarının çözümü ve güçlü bir Türkiye sineması sektörü oluşması için hayata geçirilmesinin şart olduğu söylendi. Haluk Ünal '2004'te bir sinema reformu yapıldı. Bu sinema sektörümüze bir açılım getirdi. Fakat birtakım önemli sorunlar hâlâ var. Bu sorunların çözülmesi ve güçlü bir sinema sektörünün dizayn edilmesi için de yeni bir yasa şart. Ama iş bu yasayla bitmiyor, sinemanın stratejik bir endüstri olduğu kabul edilmeli, birkaç bakanlığın ilgi alanına giren konular var. Bunun için biz Başbakan'dan bir sinema çalıştayı düzenlemesini istiyoruz' diyerek hükümet ile sinemacıların bir araya gelip sorunların çözümü için konuşması gerektiğini belirtti. Başbakan Erdoğan'ın demokratik açılım için sinemacılarla bu ay içerisinde buluşmak istediği hatırlatıldığında ise Ünal 'Sinemanın önü açılsın, demokrasinin de kardeşliğin de önü açılır' cevabını verdi. Sinemacıların sektöre bakışı Olumlu yönleri Yılda ortalama 70 film ve 70 dizi üretiliyor. Dünya'da yerli filmlerin iç pazarda yüzde 50-60 arasında pay sahibi olduğu üçüncü ülkeyiz. Filmlerimiz uluslararası festivallerden davet ve büyük ödüller alıyor. Dizilerimiz Ortadoğu, Doğu Avrupa ve Balkan ülkelerinde izlenme rekorları kırıyor. Sektörde yaklaşık 10 bin, ileri teknoloji kullanan, çok vasıflı insan çalışıyor. 30 film ve dizi yayınlayan TV kanalı, 1679 sinema salonu, 4 plato, 18 dağıtımcı, 30 fakülte, 34 uzun metraj ve 134 belgesel ve kısa film festivali var. Olumsuz yönleri Üretim modeli utanç verici. Fikri mülkiyet hakları alanında AB standartlarının uzağındayız. İkincil ödemelerin, telif vergilerinin tahsilatını yapamıyoruz. Günde ortalama 16 saat çalışıyoruz. Hiçbir sosyal güvencemiz yok. Setlerde iki yılda beş meslektaşımız vefat etti. Dizi süresi standartları 25-40-60 dakika iken bizde 90 dakika. Finansal açıdan hiçbir destek, teşvik ve pazarlama sistemine sahip değiliz. Festivallere dönük bütünsel bir destek politikamız yok. Sinema eğitim kurumlarında kuramsal bakımdan güçlü, uygulama esaslı, ürün odaklı eğitim yapılmıyor.



Kaynak: Sabah

Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> Sinemacılar çalıştay istiyor

Haberler


Vizyondaki Filmler