Türk Sineması, 86 yılda yaklaşık 6 bin filme imzâ attı

13.11.2000



''Sihirli perde'' olarak da tanımlanan sinemanın Türk insanının hayatına girdiği 14 Kasım 1914'den bu yana geçen 86 yılda, Türk Sineması yaklaşık 6 bin filme imza attı. A.A muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türk Sineması, 1914 yılında, Fuat Uzkınay'ın Ayastefanos'taki Rus Anıtı'nı yıkılırken kamera ile görüntülemesiyle başladı. Geçen 86 yıla bakıldığında 1914'ten 1973 yılının sonuna kadar 3 bin 359 film çekildi. Bu dönemde 239 filmin çekildiği 1966 yılı bir rekora imza atarken, 1974-90 yılları arasında da 2 bin 219 sinema filmi çevrildi. Türk Sineması'nın ya?adığı bunalım, daha sonraki yıllarda kendini fazlasıyla hissettirirken, sadece 31 film çekilen 1991 yılı, sinema tarihinde yerini aldı. Bütün bunlara karşın Türk Sineması, 86 yılda yaklaşık 6 bin film üretti. -TÜRK SİNEMASI'NIN İLKLERİ- Fuat Uzkınay'ın 14 Kasım 1914'te, Osmanlı İmparatorluğu'nun 1. Dünya Savaşı'na girdiği günlerde, Ayastefanos'taki Rus Anıtı'nı yıkılırken kamerasıyla görüntülediği 150 metrelik belgesel, Türk sinema tarihinin ilk filmi kabul ediliyor. İlk konulu film denemesi olan ''Leblebici Horhor Ağa'''nın çekimi ise 1916 yılında, başrol oyuncularından birinin ölümü ile yarım kaldı. 1917 yılında da yönetmenliğini ve senaryosunu Celal Esat Arseven'in üstlendiği ''Koruyan Adlı'', yurtdışında çekilen ilk Türk filmi olarak tarihe geçti. Yine aynı tarihte, yönetmenliği ve senaryosu Sedat Simavi'ye ait olan ve seyirci önüne çıkan ilk Türk filmi ''Pençe'', ''açık'' sahneleri nedeniyle büyük tepki aldı. Sedat Simavi'nin 1918 yılında çektiği ''Alemdar Mustafa Pa?a'' adlı filmi, ilk tarihsel film denemesi oldu. Ahmet Fehim ve Fazlı Necip'in 1919 yılında yönetmenliğini yaptığı ''Binnaz'' da 55 lira ile dönemin en fazla hasılat toplayan filmi oldu. Aynı tarihte, Türk sinema tarihinde ilk komedi denemesi olarak çekimlerine başlanan ve yönetmenliğini İsmet Fahri Gülünç'ün yaptığı ''Tombul Aşığın Dört Sevgilisi'' adlı filmin çekimleri, çıkan bir anla?mazlık nedeniyle yarım kaldı. ''Bican Efendi Vekilharç'', ?arlo filmlerinin etkilerini taşıyan ilk ''sinema tipi dizi'' olma özelliğini taşıyarak tarihe geçti. -İLK KORKU FİLMİ DRAKULA...- İlk korku filmi denemesi de 1953 yılında yönetmenliğini Mehmet Muhtar'ın yaptığı ''Drakula İstanbul'da'' adlı film oldu. Muhsin Ertuğrul'un ''Halıcı Kız''ı, Atlas Sineması'nda gösterilerek, halk önüne çıkan ''ilk renkli film'' olarak kayıtlara geçti. ''Hollywood Rüyası'', 1956'da Amerika'da yapılan ilk Türk film olarak tarihteki yerini aldı. Aydın Arakon'un yönettiği ve Neriman Köksal'ın başrolde oynadığı ''Fosforlu Cevriye'' ile bol argolu filmlerle birlikte külhanbey tipli kadın kahramanlar dönemi, 1959'da başladı. Zeynep Değirmencioğlu'nun rol aldığı ''Ay?ecik'' adlı filmle, 1960 yılında çocuk yıldızlı filmler dönemi başlarken, 27 Mayıs 1960'tan sonra sinemadaki ''Toplumsal gerçekçilik'' akımını yansıtan ilk film Metin Erksan'ın ''Gecelerin Ötesi'' oldu. -1960 HAREKATININ ETKİLERİ...- Ertem Gönenç'in ''Karanlıkta Uyananlar'' adlı filmi 1964'de yapıldı ve ilk ışçi hareketi, grev filmi oldu. Önce sansüre takılan film, daha sonra izleyiciyle bulu?tu. Yine aynı yıl Halit Refiğ'in ''Erotizm'' denemesi yaptığı, erotik simgelere yer verdiği film de ''?ehrazat''tı. ''Tehlikeli Adam'' adlı film 1965 yılında çekildi. Bu film konusuyla ''gecekondu sinemasının'' başlangıcı olarak kabul edilirken, 1970'deki ''Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler'' ile masal filmleri dönemi başladı. Türk sinemasının Batman'ı ise 1973'te çekildi. Tamamen doğaya ayrılmış bir film olan ve 1993 yılında çekilen ''Manisa Tarzanı'' ise ilk çevre filmi özelliğini taşıdı. -TÜRK SİNEMASI'NDA KADIN OYUNCULAR DÖNEMİ...- Halide Edip Adıvar'ın ''Ate?ten Gömlek'' adlı romanından aynı isimle Muhsin Ertuğrul tarafından 1923 yılında beyaz perdeye aktarılan film, Türk asıllı kadın oyuncuların sinemada ilk rol aldıkları film olarak tarihe geçti. Bedia Muvahhit ve Neyyire Neyir'in rol aldığı film, aynı zamanda ilk Kurtulu? Savaşı filmi özelliğine sahip. İlk uzun metrajlı çizgi film denemesi olarak 1951'de yapılan ''Evvel Zaman İçinde'' adlı filmin, Amerika'ya banyo için gönderilen negatifleri kayboldu. Melih Gülgen'in ''Parçala Behçet''i ile 1972'de seks ve avantür filmlerinde yeni bir furya başladı. 1974'te de ''Be? Tavuk, Bir Horoz'' ile Türk Sineması'nda ''seks komedileri'' dönemi start aldı. ''Sarı Tebessüm'' adlı film 1992'de çekildi ve Türk Sineması'nda ''en uzun, en soluklu sevışme sahneleri rekoru'' kıran bir deneme olarak tarihe geçti. -SİNEMA TARİHİNİN GışE REKORU ''E?KIYA''DA... 1. Antalya Film Festivali'nde, 1962 yılında Türkan ?oray'a ''En Ba?arılı Kadın Oyuncu'' ödülünü kazandıran ''Acı Hayat'' filmi yabancı seyircinin de ilgisini çekerken, o yılların gışe rekorunu kırdı. ?erif Gönen'in yönetmenliğini yaptığı, ?ener ?en ve Lale Mansur'un başrolleri payla?tığı ''Amerikalı'' 1993 yılında büyük bir seyirci patlaması olu?turup, yılın gışe rekoruna sahip oldu. Yavuz Turgul'un 1986'da çektiği, ?ener ?en, Uğur Yücel ve ?ermin ?en'in başlıca rolleri pa?la?tığı ''E?kıya'' ise 1996-1997 sezonu süresince yaklaşık 2,5 milyon seyirciye ula?arak, Türk Sinema tarihinin gışe rekorunu kırdı. -OYUNCU VE YAPIMCILARIN DEĞERLENDİRMESİ- Türk Sineması'nın 86 yılını A.A muhabirine değerlendiren Sinema Oyuncuları Derneği (SODER) Başkanı Selda Alkor, sinemanın bugüne kadar ne hükümetlerden ne de finans çevrelerinden destek gördüğünü kaydederek, sinemanın dayandığı tek noktanın halk olduğunu söyledi. Alkor, Türk Sineması'nın, seyircilerin olağanüstü ilgisi ve sevgisiyle ayakta durduğunu belirterek, şöyle konu?tu: ''Devletin desteğini görmeyen Türk Sineması'nı ve biz oyuncuları ayakta tutan tek ?ey, sinema aşkı. Hem yıldönümün sevincini yaşıyoruz, hem de Türk Sineması'nın temel sorunları halledilmediği için hüzün duyuyoruz. Bu günü bu duygularla kutluyoruz, ama yine de 'ya?asın Türk Sineması' diyoruz.'' Sinemanın bir üst yapı kurumu olduğunu, Türk Sineması'nın ise altyapısının bulunmadığını savunan Alkor, altyapısı olmayan bir alanda üstyapının ürünlerini vermek zorunda kaldıklarını bildirdi. 1960'lı yıllarda sinemadan iyi para kazanıldığını, ancak bunların sinema sektörüne geri dönmediğine ışaret eden Alkor, ''Bazı yapımcılar, bazı ışletmeciler sinemadan kazandıklarını, başka alanlara yatırım yaparak kullandılar. Böylece sinemamız cepten yiyen tüccarın, ışadamının, girışimcinin durumuna düştü. Yerinde saymaya başladı. Böylece bugünkü durumumuza geldik'' dedi. -EMEKTAR SANATÇILARIN DURUMU- Bu sorunların yanında sanatçıların durumlarının da kötü olduğunu ifade eden Alkor, ''Sanatçılarımızın çoğunun emeklilik gibi sosyal güvenceleri yok. Birçoğu ışşız ve evsiz'' diye konu?tu. Eskiden filmlerin, teknolojinin kullanıldığı genış olanaklarla değil, sanatçıların meslek aşkı ve inanılmaz fedekarlıklarıyla çekildiğini belirten Alkor, ?unları kaydetti: ''Bugün artık çok az film çekiliyor. Yılda çekilen film sayısı 15'i geçmiyor. Oysa biz, çok ?a?alı bir dönemi ya?amıştık. Muhte?em galalar, görkemli açılışlar yok. Ba?arılarla acıları, alkışlarla üzüntüleri hep birlikte ya?adık. Bugün de durum aynı. Bu sorunları ne biz çözebildik, ne de bize yardımcı olması gerekenler bu konuda destek verdiler.'' -''KOLAY GışE İÇİN FİLM YAPILIYOR''- Film Yapımcıları Derneği Başkanı Sebahattin Çetin de Türk Sineması'nda, Cannes Film Festivali'nde ''Altın Palmiye'', Venedik Film Festivali'nde ''Altın Aslan'' ve Berlin Film Festivali'nde de ''Altın Ayı'' ödüllerini alan filmlerin olduğunu hatırlatarak, bunların dünyadaki birçok ülkeye verilmediğini söyledi. Sinemanın bu yıla kadar artistik ve yaratıcı açıdan oldukça gelıştiğini ifade eden Çetin, teknolojik yetersizlikler ve devlet desteğinin eksikliğinden dolayı arzulanan gelışmeyi sağlayamadığını vurguladı. Çetin, ''Bu nedenle Türk Sineması olması gereken yerde değil. İran sineması, İskandinav ülkelerinin sinemalarının arkasında çok büyük bir devlet desteği var. Devlet, bizim yaptığımız ışe sahip çıkacağına, bazı durumlarda köstek oluyor'' dedi. Türk Sineması'nın son zamanlarda Amerikan sinemasının etkisinde kaldığını kaydeden Çetin, ''Amerikan sinema anlayışı, yapımcıları etkiledi. Kolay gışe rekoru kırmak için film yapılıyor'' diye konu?tu.



Kaynak: AA

Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> Türk Sineması, 86 yılda yaklaşık 6 bin filme imzâ attı

Haberler


Vizyondaki Filmler