Yeni bir otel vak’ası

29.10.2000



Wim Wenders'in çektiği The Million Dollar Otel/ Sırlar Oteli'nden önce California dolaylarında bildiğimiz tek otel, Eagles'ın "Welcome To The Hotel California" ?arkısında söz ettiğiydi. Eagles'ın ?arkısında anlattığı otel hafızalarımızda hâlâ önemli bir yer ışgal ediyor. şımdi Wenders'in filmini izleyince acaba "aynı otelden mi söz ediyorlar" diye düşünmeden edemiyor insan. Wenders, filmin çekimlerini, Los Angeles yakınlarındaki seksen yıllık bir otelde gerçekle?tirdi. Bu mekân ünlü İrlandalı müzik grubu U2'nun solisti Bono tarafından on yıl önce ke?fedilmışti. Burada parçaları için birkaç tane klip çeken Bono, mekândan yola çıkarak bir film senaryosu yazmaya karar verdi. Bu kesinlikle bir aşk hikâyesi olacaktı. Yıllar boyunca aklına gelenleri bir kenara not eden Bono, Wim Wenders'la tanışınca ona bu projesinden söz etti ve yastık altındaki notlar ortaya döküldü. İkili biraraya gelip The Million Dollar Otel / Sırlar Oteli için çalışmaya başladılar. Ve bu çalışma sonunda başrolünü Mel Gibson ve Milla Jovovich'in payla?tığı film ortaya çıktı. Tıpkı Eagles'ın ?arkısında olduğu gibi, filmde de arkada?lığın, ihanetin ve karşılıksız bar aşkın hikâyesi anlatılıyor. Mekanımız ise Los Angeles'ın banliyölerinden birindeki küçük bir otel. Saf ve masum bir genç olan Tom (Jeremy Davies) ve deli gibi bir sokak kızı olan Eloise'in (Milla Jojovich) arkada?lığı bir süre sonra aşka dönüşür. İki genç ?ehrin banliyölerinden birinde küçük bir otelde bulu?urlar. Müşterileri arasında büyük bir medya kralının oğlu da yer alan otelde ışlenen cinayet sonrasında ışin içine FBI dedektifi Skinner (Mel Gibson) girer. Skinner'ın gelışinden sonra oteldeki herkes potansiyel birer suçlu haline gelmıştir. Ele?tirilere bakılırsa, bizlere Buena Vista Social Club'la eğlenceli bir Küba öyküsü sunan Wim Wenders bu kez karanlık bir mekânı ve karanlık görüntüleri tercih etmış. Çekimleri iki yıl önce kış aylarında gerçekle?tirilen filmin ucuza mal olması için çalışılmış. Yapımcılığını Mel Gibson'ın şirketinin üstlendiği filmde, Hollywood'un kullandığı süper teknolojilerden çok, sıradan teknik yöntemler kullanılmış. Wim Wenders'in üç saatlik filmi; Almanları yönetmeniyle, İrlandalıları senaryoya büyük emeği geçen Bono'yla, diğer Avrupalıları da çekim teknikleri ve ortamıyla cezbediyor. Kimi ele?tirmenlere göre ikinci saatinden sonra sıkmaya başlayan, kimilerine göre ise sırf Milla Jovovich için bile üç saati sinemada geçirmeye değen film, bu cuma ülkemiz sinemalarında da gösterime giriyor. Filmi izleyin ve kendiniz karar verin. Milla Jovovich Pek de marifetli maa?allah Milla Jovovich. Bilenler bilir, onunki; bir modelin oyuncu ve ?arkıcıya dönüşmesinin hikâyesi. Elbette ki herkese kısmet olmaz öyle bir ya?antı. İyilik meleği Milla’nın hep yakınında yöresinde olmu? ki tuttuğu her ?ey altına dönüşüyor. Onun da tuttuğunu kopardığı muhakkak. Yugoslav bir doktorun ellerinde 17 Aralık 1975 günü Ukrayna'nın başkenti Kiev'de doğdu. Daha be? yaşındayken ailesi California'ya taşınınca Milla'nın hayatının seyri değışiverdi. Sıradan bir çiftçinin sıradan bir eşı olacakken önünde yepyeni dünyalar açıldı. Milla, profesyonel mankenlik kariyerine henüz 11 yaşındayken başladı. Kariyerinin ilk on yılını güzelliğinin kaynağı olan mavi gözleriyle dergi reklamları için poz vererek geçirdi. Mankenlik kariyerinin doruğundayken Hollywood'dan gelen teklife "evet" deyince Zalman King'in erotik filmi 'Two Moon Junctions'ın (1988) oyuncu kadrosuna dahil oldu. Daha sonra 1980'de çevrilen 'Blue Lagoon / Mavi Göl' filminin ikinci bölümünde Brooke Shields'in yerini doldurmaya çalıştı. Bir sonraki rolü, Richard Linklater'ın yönettiği liseli gençlik filmi 'Dazed and Confused'deydi (1993). Bu filmin ardından Milla hem sinemaya hem de mankenlik kariyerine bir süre ara verdi. Bu arayı müzikle ilgilenerek değerlendiren Milla, 'The Divine Comedy' isimli bir de albüm yaptı. Yine de sinemadan fazla uzak duramayan yıldız, o dönem büyük aşk ya?adığı sevgilisi Luc Besson'un etkisiyle 'The Fifth Element' filmi için Bruce Willis'le kamera karşısına geçti. Sonrasında ise at üstünde Hıristiyan alemini kurtarmaya çalışan Jan Dark olarak çıktı karşımıza. Wim Wenders'in The Million Dolar Hotel' filmine kadar müziği askıya alan Milla, bu film aracılığıyla hem oyunculuğunu hem de ?arkıcılığını konu?turdu. “Kabul ediyorum bu film çok sıkıcı” Bir köpeğin kıçı kadar sıkıcı." Mel Gibson'ın bu sözleri söylemesinin nedeni, başrolünü Milla Jovovich'le payla?tığı The Million Dollar Hotel filminin kurgusunu beğenmemesiydi. Mel Gibson, ?ubat ayında Berlin Film Festivali'nde Gümüş Ayı ödülünü kazanan filmin bir türlü gösterime girememesini de bu kötü kurguya bağladı. Avustralya'da yapılan basın toplantısında, filmin bir parçası olmaktan hiç de memnun olmadığını belirten Gibson, "Filmin öyle bölümleri kesilmış ki, ortaya çıkan sonuç gerçekten de bir köpeğin kıçı kadar sıkıcı" demışti. ‘Patriot / Vatansever'le yakaladığı başarıdan sonra The Million Dollar Hotel'le gözden düşeceği korkusunu ya?ayan Mel Gibson, şu sıralar Amerika'da gösterime girmek için sırasını bekleyen 'What Women Want'la hayranlarının gönlünü kazanma amacında. Film bahane, müzikler ?ahane Wim Wenders'in Sırlar Oteli filminin kendisi kadar, filmin müzikleri de dikkat çekici. Müziklerde filmin senaryosuna da katkıda bulunan İrlandalı ünlü grup U2'nun solisti Bono da imzası var. Ülkemizde bir süre önce Universal Müzik tarafından piyasa çıkan soundtrack'ta 'The Ground Beneath Her Feet' isimli ?arkı dikkat çekiyor. Bir Bono bestesi olan parçanın özelliği, sözlerinin ünlü yazar Salman Rüşdi tarafından yazılmış olması. Albümde Lou Reed'in 'Satellite Of Love' adlı parçasına da rastlıyoruz. Üstelik bu parçanın vokalinde Jovovich var. Dublin'de müzisyenler arasında MDH adıyla bilinen orkestranın e?liğinde kaydedilen albümün nimetleri bu kadarla da bitmiyor. Jeremy Davis ve Milla Jovovich'in bir sahnesine, piyanist Brad Mehldau ve gitarist Bill Friseur masal gibi bir caz parçası olan "Tom Tom's Room"la e?lik ediyor.



Kaynak: Yenibinyıl

Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> Yeni bir otel vak’ası

Haberler


Vizyondaki Filmler