Yeşilçam’da ekim devrimi

6.9.2009
Yeşilçam’da ekim devrimi


Türk sineması rekorla uyanıyor. Ekimden itibaren 70’ten fazla yerli yapım sinemaseverle buluşacak. En merak edilenleri Cem Yılmaz’ın Yahşi Batı’sı, Pelin Esmer’in 11’e 10 Kala’sı ve Uğur Yücel’in Ejder Kapan’ı... Türk sineması ‘yaz uykusundan’ bir rekorla uyanıyor. Ekim ayından itibaren 70’ten fazla yerli yapım sinemaseverlerle buluşacak. Türk sinemasında yaşanacak olan bu rekor hareketlilik ‘inşallah son olmaz’ dedik ve sinema yazarlarına bu konudaki fikirlerini sorduk. Yazarlar yaşanacak olan bu canlanma konusunda iyimserler ancak yine de nicelikten ziyade niteliğin önemli olduğunu söylüyorlar ve dereyi görmeden paçaları sıvamamak gerekir fikrinde birleşiyorlar. Atilla Dorsay: Nerede hareket, orada bereket. Bu kadar hareketten iyi bir şeyler çıkabilecek mi onu bilmek lazım. İyi bir şeyler çıkabilecek mi önemli olan bu, çünkü bu filmlerin çoğu iş yapmazsa yaşanan hareketlilik geri tepebilir. Son zamanlarda Türk toplumu her anlamda silkeleniyor. Siyasetten ekonomiye sanattan kitle iletişimine çok kıpırtılı bir dönemden geçiyoruz. Sinemadaki bu hareketlilik bu kıpırtının bir yansıması. Janet Barış: Türk sinemasında son yıllarda böyle bir hareketliliğin olması güzel bir şey ama kuşkusuz nicelik kadar nitelik de önemli, bu yıl da ister istemez ticari filmler ve sanat filmleri olmak üzere iki kutup oluşacak gibi gözüküyor. Diğer yandan filmin ticari amaçla çekilmesi de ölçü olamıyor, bu amaçla çekilen ama başarısızlığa uğrayan örnekler de var. Art house dediğimiz filmlerin de seyirci sayısı aşağı yukarı birbirine benziyor, tüm bu farklı yapıda filmler içerisinde hangilerinin sinema tarihine kalacağını ise zaman gösterecek. Murat Özer: Türk sinemasında bir rekor kırılacak. Geçmiş yıllardaki rakamlara baktığımızda mart sonunda ancak birkaç filmin tatmin edici gelirlere ulaştığını görüyoruz. Bu yüzden bu hareketliliğin uzun süre devam edeceğine inanmıyorum. Birkaç yıl sonra yılda 20-25 film düzeyine inebiliriz. Bu nedenle gösterime girecek filmlerin temelde devlet ve sonrasında sponsorlar tarafından daha çok desteklenmesi gerekiyor. Bu destek yapım sonrasında da devam etmeli. Genç yönetmenlerin çektikleri filmler var, 1-2 kopya ile gösterime giren filmler var, bu nakit olarak harekete geçemediği zaman prestij olarak kalıyor. Çünkü en düşük bütçeli film için bile iyi para gerekiyor. Bu açıdan bakıldığında gösterime girecek 7o filmden en fazla 10 filmin parsayı toplayacağını düşünüyorum. Mehmet Açar: Sinemada yaşanan bu hareketliliği normal karşılıyorum. Tüm dünyada süren bir eğilim bu: Hollywood filmlerinin pazarı daralıyor, seyirciler yerli filmlere yöneliyor, ulusal sinemalar silkelenip kendine geliyor. Önyargılarla yaklaşmak istemiyorum ancak temkinli olmak lazım, tüm bunlar niteliksel bir sonuca ulaşacak mı onu beklemek lazım. Recep İvedik türündeki niteliği tartışma götürür komedi filmlerine ‘ahlanıp vahlanırken’ ve çok seyredilen yerli filmlere burun bükerken resmin bütününü tam olarak göremediğimizi düşünüyorum. Sevin Okyay: Çevrilen film sayısının böyle bir rakama ulaşmış olması bir yandan çok sevindirici, bunca insan hayalini gerçekleştirebildi demektir. Ancak öte yandan da, endişe uyandırıcı, çünkü bunca filmin, gösterime girseler de iş yapma olasılığı çok zayıf. Hepsine iyi şanslar diliyorum ama, hepsinin şanslı olamayacağından korkarım. Ali Abaday: Türk sinemasının yeni dönemde, bir rekor olarak nitelenen 70 filmi sinemaseverlerle buluşturması gayet güzel bir olay. Ancak bu filmlerin kimilerinin gösterim için bir ya da iki sinema salonu bulacak olması, çoğunun da istediği izleyici sayısına ulaşamaması ileriki dönemleri etkileyebilir. Burada Kültür Bakanlığı’nın ve filmlere sponsor olanların istenilen izleyici sayısına ulaşılmasa da desteklerini devam ettirmesi gerek. Bir de yeni ve yetenekli sinemacıları bu sırada ayırmak gerekecek, burada da işin seyirciye düştüğünü düşünüyorum. Sonuçta keyifli bir sezon bizi bekliyor.



Kaynak: Taraf

En Son Haberler


>> >> Yeşilçam’da ekim devrimi

Haberler


Vizyondaki Filmler