Yılmaz Güney'in mirası tartışılıyor

11.7.2009
Yılmaz Güney'in mirası tartışılıyor


Yılmaz Güney Türk sinemasının mı yoksa Kürt sinemasının mı bir parçası? Kürt Sineması kitabı bu tartışmanın fitilini ateşliyor. Ama kitaptaki çelişkiler ve bilgi hataları, bu tartışmanın sağlıklı şekilde yapılmasını engelleyecek düzeyde. Yılmaz Güney'in, filmleriyle, sinema yapma aşkıyla, vizyonuyla, politik tavrıyla sadece bu coğrafyanın sinemacılarına değil, dünyanın pek çok bölgesindeki sinemacılara ilham verdiği zaman zaman dillendirilir. Mesela en son Nuri Bilge Ceylan, Adana Film Festivali'nde bahsetti. Inarritu bir söyleşisinde, Yol filmini izleyince hayatının nasıl değiştiğini anlatmış. Daha önce de Costa Gavras, Emir Kusturica, Abbas Kiarostami gibi dünyaca ünlü yönetmenler kimi söyleşilerinde benzer laflar etmişti. Uluslararası cenahta en çok tanınan ve saygı duyulan, Türk sineması deyince akla gelen ilk sinemacılardan biri olarak Yılmaz Güney'in adının zikredilmesi de bundan olsa gerek. Fakat Agora Kitaplığı'ndan yeni çıkan Kürt Sineması kitabı, Yılmaz Güney'in Türk sinemasının mı yoksa Kürt sinemasının mı bir parçası olduğu konusunda bir tartışmanın fitilini yakmış durumda. Çünkü kitapta Güney'i Kürt sinemasının bir parçası olarak gören kimi makaleler mevcut. Elbette bu konu tartışılabilir. Fakat kitaptaki çelişkiler ve bilgi hataları bu tartışmanın sağlıklı bir şekilde yapılmasını engelleyecek düzeyde. Mesela, Dr. Muhammad Kamal'ın yazısında Yol filmi için 'Kürt halkının sosyo-politik koşullarında gizli bir hakikatin ifşa edilmesine ve basitçe Türk olmadıkları için sürdükleri hayatın nasıl bir maceraya dönüştüğüne odaklanmıştır,' diyor. Gerçekten öyle mi? Sözü Yılmaz Güney'e bırakalım: 'Benim filmim genel olarak Türkiye insanını yani Kürt, Türk ve çeşitli milliyetlerden insanların yaşadığı baskıları anlatıyor. Bunlardan birincisi şu an cuntanın (12 Eylül) baskısıdır.' (İspanyol devlet televizyonu için Jurgen Rotnik'le 1983'te yaptığı söyleşi, Güney Vakfı'nın çıkardığı Yol kitabından.) Maddi hata ise Kamal'ın ısrarla Yol'u Yılmaz Güney'in yönettiğini düşünmesi, Şerif Gören'in Yol'un yönetmeni olduğu gerçeğini es geçmesi. Ki, aynı eğilim Tim Kennedy'nin yazısında var. Ayrıca kitabın sonundaki indekste Yol'un yönetmen hanesinde Yılmaz Güney, Şerif Gören ismi yazıyor. Bu eğilime de yine Yılmaz Güney'in sözleriyle nokta koyalım ve Şerif Gören'in hakkını teslim edelim: 'Ben filmin yönetmeni değilim. Ancak filmin yaratılmasının koşullarını sağlayan bir insanım.' (Yol kitabından) Yılmaz Güney'in filmlerinde sadece Kürt'lerin yaşamına odaklanmadığı, genel olarak bu coğrafyanının insanın sorunlarına yöneldiği ve Türkiye'deki sınıfsal çelişkileri ortaya koyduğu gerçeğini es geçmeden yapılacak tartışmaların, sinemamız için daha yararlı olacağına kuşku yok. Yeter ki doğru bilgiler üzerinden bu tartışma yapılsın. Ayrıca Kürt ya da Türk sinemasının bir parçası olması Güney'in, dünyanın kabul ettiği iyi bir sinemacı olduğu gerçeğini de değiştirmiyor.



Kaynak: Sabah

Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> Yılmaz Güney'in mirası tartışılıyor

Haberler


Vizyondaki Filmler