‘Yüzüklerin Efendisi’ geri sayımda

14.12.2001
“Yüzüğü götüreceğim” dedi, “yolu bilmesem de.”


Hepsine hükmedecek Bir Yüzük, hepsini o bulacak Hepsini biraraya getirip karanlıkta birbirine bağlayacak. Uzun yıllar boyunca yukarıdaki satırlar, dünyada 100 milyondan fazla okurun hayal gücüne ilham verdi ve rüyalarını şekillendirdi. Bu kelimeler ilk kez 1954 yılında yayınlandı. J.R.R.Tolkien’in yazdığı “Yüzüklerin Efendisi” adlı 3 bölümlük serinin ilki olan “Yüzük Kardeşliği” yayınlandığında, bu çalışma farklı kuşakları derinden etkiledi. Bir çok insan için bu kitap iyi ve kötü savaşının en iyi örneğiydi. Dünya çapında yapılan bir çok araştırmada ‘Asrın Kitabı’ seçildi. Tamamen yeni ve inanılır bir evren yaratarak fantezi tarzının kilometre taşını oluşturdu. Unutulmaz bir kahramanı tanıttı... Sihir ve geleneklerle dolu Orta-Dünya’da mitolojik bir savaşta sıkışıp kalan hobbit: Frodo Baggins. Hepsinden çok, sadık dostluğu ve kişisel cesareti simgeliyordu. Bunlar öyle güçlerdi ki, karanlığın en yok edici baskısını bile uzak tutabilirlerdi. DÜNYAYI İKİYE BÖLEN KİTAP Oxford’da İngiliz Dili Edebiyatı Profesörü olan JRR Tolkien “Yüzüklerin Efendisi” üçlemesini 17 yıl süren bir hazırlık devresinden sonra yayınladı. Üçlemenin öncülü, yazarın çocuk kitabı olan “Hobbit” idi. Tolkien bu kitabında, Orta Dünya’nın dilini, coğrafyasını, burada yaşayan halkları, tarihini kurgulamaya başlamıştı. Bundan yaklaşık 50 yıl önce yayınlanan ilk kitap “Yüzük Kardeşliği” okurlarla buluşunca, edebiyat çevreleri ikiye bölündü: ‘Tolkien hayranları’ ve ‘Tolkien düşmanları’. Fantezi edebiyat türünün henüz yerleşmediği o dönemlerde, koskoca bir profesörün çocuk kitabı mı, mitoloji mi, ne olduğu belli olmayan, üstelik bin sayfayı bulan eseri, herkesi şaşırtmıştı. Şaşkınlığın büyük nedeni de tek değildi: Hiç bir edebiyat ürünüyle karşılaştırılmayacak zenginlikte bir tarih ve coğrafya betimleme içermesi; bir kahramanlık öyküsünü destansı bir anlatımla sunarken gerçeklikten kopmaması (Tolkien, Orta-Dünya’ya ilişkin bir dil de yaratmıştı), kitaptaki kahramanların da kimi zaman korkması, pişmanlık duyması kitabı okurlara sevdirmiş, gerçekçi bir hava vermişti... İyinin kötülüğe karşı giriştiği savaş hiç de kolay değildir. Bu yolda bir çok kahraman hayatını kaybeder, ama en önemlisi kendi kendileriyle yüzleşirler, kendilerini tanırlar. Bir anlamda olgunlaşmanın öyküsüdür Yüzüklerin Efendisi. Bu nedenle, anlatılan öykü, istediği kadar hayal ürünü bir dünyada, hayal ürünü kahramanları içersin, hep yaşadığımız dünyanın kitabı olmaya devam ediyor. Tolkien’in yazdığı efsane, sonunda beyaz perdede hayat buluyor. Ve bunu gerçekleştirebilmek şimdiye kadar yapılmış en büyük prodüksiyonu gerektirdi. Tolkien’in yarattığı mitler, yerler ve karakterler çok görkemliydi. Ancak, bunları hayata geçirecek sinema teknolojisine sahip olmak 40 yılı aldı. Böylesine devasa bir proje çok geniş görüşlü bir deha gerektiriyordu. ‘Seçilmiş Kişi’ Peter Jackson’dı! Tolkien’in destansı havasını tam olarak yakalayabilmek için 3 filmi aynı anda çekmeyi başardı. Son bir kaç yıldır Jackson ve kendini bu projeye adamış yapım ekibi Yeni Zelanda’nın muhteşem arazilerinde filmin çekimlerini gerçekleştirdiler. Sonuç bir askeri kampanyayı hatırlatan lojistik bir operasyon uygulanmasına benziyordu. Gerçek bir sanatçı ordusu işe koyuldu: dijital dahiler, orta çağ silah uzmanları, taş oymacıları, dil uzmanları, kostümcüler, makyaj uzmanları, demirciler ve maketçiler... Dünyaca ünlü aktörler ve binlerce figüran bu rüyayı gerçekleştirmek için bir araya geldiler. Sonuç, ayrı zamanlarda çıkacak 3 film, devamını görmeyi bekleyemeyeceğiniz bir macera serisine dönüştü. Şimdi tüm dünya nefesini tutmuş, geri sayımda. 21 Aralık’ta büyük bir şölen bizleri bekliyor.



Kaynak: NTV

Haberde Adı Geçenler

En Son Haberler


>> >> ‘Yüzüklerin Efendisi’ geri sayımda

Haberler


Vizyondaki Filmler