İslami kesimden filmi güzel bulanların 'sonunda vurun kahpeye'den bir nokta daha ileriye gittik' sevinciyle filmi olumlu bulduklarını ; beğenmeyenlerin saydıkları hataların dışında arandığında rahatlıkla bulunabilecek art niyetten rahatsız olduklarını; islami kesimden olmayıp da filmi beğenenlerin birazda bu dünyaya yabancı olmanın bilgisizliğiyle filmi oldukça gerçekçi ve tarafsız bulduğunu düşünüyorum. Keşke samimiyetlerine inanabilseydim ama propaganda içinde karşı propagandayı hissettim. Bu yüzden yurtdışında da ödül alabileceğini düşünüyorum. (bkz. Orhan Pamuk maddesi) Erkan Can ın oyunculuğu güzeldi, hafif abartılar olsa da, Meray Ülgen daha çok çalışmalıydı, bilhassa oturuşuyla vermeye çalıştığı 'olumsuz şeyh imajı' göze batıyordu, cümleleri ve kullandığı bazı kelimeler bir şeyh için fazlaca günceldi. Güven Kıraç, okul müsamerelerine çıkmış sahte sakalıyla gülmemek için kendini zor tutan haylaz oğlanlar gibiydi.Burhan Altıntop un orda ne işi vardı? İnsan biraz farklı jest mimik ve ağız kullanır ,Avrupa yakasının setinden çıkıp oraya uğramış gibiydi. Hatuna gelince, o ne şeyh kızıydı öyle, yürüyüşü, edası hele mum söndürüşü... Elbette yaşanılabilir bir olay, elbette filmler gerçek hayattan daha abartılıdır ve neden yapılan işleri takdir etmek yerine eleştirmeyi severiz diyenlerde kendilerince haklıdır. Ama önce gerçekten dervişi, müridi doğru dürüst anlatan filmler çekilseydi biz bu filmleri izlemekten bıkmış olsaydık da bi de böyle örnekler var diyen alternatif filmlere sıra gelseydi. Temennim samimiyetsizlikleri ve art niyetleri bilinçaltından kaynaklanmış olmasıdır.
10 puan
bilal altundal
28.10.2007 17:38:00
bu fılm turkıyedekı tarıkatların gercek yuzunu gozler onune serıyor brawo brawo brawo. özer kızıltanın bu gıbı gerceklerı halkın gozlerı onune sermesını canı gonulden bekler basarılarınızın devamını dılerım.
9 puan
kürşat
28.10.2007 11:27:00
Bazı arkadaşların söylediği gibi filmde gerçekten tarikat erbabı ile bağdaşmayan tutum ve davranışlar var.Ancak bu arkadaşlar filmde anlatılmak istenen tarikat ticaret bağlantısını gö ardı ediyorlar.Onların içine bir girebilseler kendileri muharremi sollar bile.fim benden 9 puan aldı
8 puan
sothysz
27.10.2007 16:25:00
[br]'De ki: Değişmeyen gerçek geldi, sahte ve tutarsız olan yıkılıp gitti. Zaten sahte ve tutarsız olan er ya da geç yıkılıp gitmek zorundadır.'
[br]
[br]Film Kur'an-daki bu ayet ile başlıyor...
[br]
[br]
[br]Muharrem kendi haline yaşayan bir Dindar'dır. Kendi dünyasında mutlu ve mesuttur. Günleri hemen aynı ritimde atmaktadır. Dininin gereklerini yerine getirmektedir, o kadar. Geçimini sağlayacak kadar para kazanmaktadır ve fazlasında gözü yoktur...
[br]
[br]İşte bu sırada içinde bulunduğu tarikatin şeyhi ona tarikatin mallarının kirasını toplama görevi verir. Çünkü Muharrem'in dünya malında gözünün olmaması, onıu güvenilir kılmaktadır.
[br]
[br]Ancak bu Muharrem için iyi olacak mıdır?
[br]Kendi dünyasında; teknolojiye, şehvete, yalana, riyakarlığa kapalı bir hayat süren Muharrem'in hayatında cep telefonu, diz üstü bilgisayarı, özel otomobili, her gün gördüğü güzel ve çekici kadınlar ve dahi yalanlar dolanlar vardır...
[br]
[br]Dış Dünyaya açılan Muharrem 'Yalan'larla tanışmış ve yalan söylemeye başlamıştır. Bunun iç hesaplaşmasını yaşamaktan kurtulamamakta ve vicdani suçluluğunu duymaktadır. Hesabını verememektedir. Bu bir yana artık haram'da yemiştir ve ardı arkası kesilecek gibi görünmemektedir. Bunun hesabını vermek bir yana kendisine itiraf etmek bile onu incitecektir.
[br]
[br]Her günah işleyişinde daha da agresifleşmekte, kendisini kaybetmekte, elinde titremeler belirmektedir.
[br]
[br]Kısaca Muharrem, bulaşmaktan korktuğu tüm günahlara yavaş yavaş bulaşmakta ve bu korkusu yüzünden kendisi ile büyük bir çelişkiye düşmektedir.
[br]
[br]Rüyasında 'Cinselliği' yaşadığı kızı gerçek hayatta görmesi ise onu büsbütün bitirir...
[br]
[br]Film;
[br]Bir dini ya da inancı kötülememektedir.
[br]Beyinlere kazınan 'Tanrı Korkusu' ve 'Günah İşleme' kavramlarının ve bunlar temelinde 'Hesap Verme/Verememe' iç duygusunun 'Bastırılmışlık' karşısında ne gibi travmalara neden olabileceğini açıkça göstermektedir.
[br]
[br]'Değişim'den haklı olarak belki de, korkmanın manidarlığını anlatır.
[br]Çünkü değişim gerçekten zordur...
[br]
[br]'İnanç' açısından değişimin sancısını çekmemiş olan kimselerin, filmde anlatılmak isteneni, anlatıldığı haliyle anlayabileceklerini sanmıyorum açıkçası.
[br]
[br]Lakin bu sancıyı hakkıyla çeken insanların, filmin her karesinden önemli anlamlar çıkaracağını adım gibi biliyorum...
[br]
[br]Film başladığından öte Nazım Hikmet Ran'ın şu dizeleri ile biter:
[br]
[br]'Çok alametler belirdi, vakit tamamdır.
[br]Haram, helal oldu,
[br]Helal haramdır.
[br]Kendi kendimizle yarışmaktayız gülüm,
[br]Ya ölü yıldızlara götüreceğiz hayatı,
[br]Ya da dünyamıza inecek ölüm...'
[br]
[br]
[br]Bence bu filmi izlememek eksikliktir.
[br]
[br]Oyunculuğa tek bir kelime dahi edemiyorum zaten; Muhteşem...
[br]
[br]Saygılarımla...
[br]
[br]alıntıdır...
- puan
murat gör
27.10.2007 15:15:00
benden önce yazanlardan öğrendiğim kadarı ile yönetmen atais, senaris'din babasının yaşamını anlatan bir film bu.. ya hu islamın bir çok güzeliklerini anlatdıkda istisna olan bu tür bocalayanların hayatını anlatmaya mı kaldı iş..........çağ açıp çağ kapayan istanbulun fethini bile bir filim yapamadık
- puan
serkan can
27.10.2007 00:40:00
Samimiyetten uzak maksatlı bir film Dinimizi yaşanmaz göstermeyi amaçlıyor [Ahsen Irmak/18-Aralık-2006]
[br]
[br]Takva hakkında yazdığınız iki yorumu da beğeniyle okudum. Yalnız ben takvanın iyi niyetli bir çalışma olduğuna kesinlikle inanmıyorum. Bence film dinimizi (özellikle takva boyutunu) yaşanmaz göstermeyi amaçlıyor. “Takvalı olmaya çalışırsanız sonunuz bu adam gibi delirmek olacaktır, yol yakınken gelin vazgeçin.” demek istiyor.
[br]
[br]Filmdeki en saçma iki bölüme (çünkü saçma olan daha başka şeyler de var.) dikkatinizi çekmek istiyorum:
[br]
[br]1. Takvalı(!) Muharrem’ in Kosovalı çırak Muhitin’le olan tartışması: Çırak (Allah katında belki de Muharrem’in yaptığı duadan daha makbul olan) fiili bir dua yaparak ülkesi için yadım topluyor, fakat Muharrem “Ben sizin için kaç gece Allah’a dua ettim!” diyerek onu azarlayıp tartaklıyor. Şimdi bu takvalı(!) insanın fiili bir duaya neden engel olmaya çalıştığını bir düşünelim. Olayın devamı bize nedeni açıklıyor aslında. Bence neden, senaristin kendi düşüncesini çırağın ağzından söylemek istemesi: “ Çocuklar ölürken Allah neredeydi?“
[br]
[br]2. Filmin sonlarına doğruysa bu ilk yazdığımdan çok daha saçma hatta sapıkça bir şey oluyor: Takvalı(!) Muharrem işlediği bir günah yüzünden (defalarca ağlayarak tövbe etmesine rağmen) “…Kafirler güruhu dışında hiç kimse Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.” (Yusuf Suresi- 87) ayetini unutarak deliriyor. İşte ikinci büyük saçmalık!
[br]
[br]Saçma bulup garipsediğim başka şeyler de var tabii:
[br]
[br]- Film neden (sure ve ayet numarası yazılmamış bir) Kur’an ayetiyle başlayıp Nazım Hikmet’in sözleriyle son buluyor?
[br]
[br]- Ankara’dan gelen misafirler için normal zamanın dışında zikir yapılması ayrıntısıyla anlatılmak istenen dergahın siyaset gibi dünyevi işlerle alakalı olduğu mu?
[br]
[br]- Şeyhin kızının kuyumcudan altın alırken gösterilmesinin nedeni dergah için toplanan paraların bu yollara kullanıldığını göstermek mi?
[br]
[br]- Sonra Muharrem’in şehvet içerikli rüyalarındaki kadın neden şeyhin kızı çıkıyor?
[br]
[br]- Ayrıca şeyh müridinin kafasını kendisininkine dayayarak şüphesini nasıl alıyor? Senarist acaba bunu nerde görmüş?
[br]
[br]- Efendimiz’in (s.a.v.) onu görmeye gelenlerin Hz. Ebu Bekir’i peygamber sanmalarına neden olacak kadar mahviyet insanı olmasına rağmen bu şeyhe ne oluyor da diğer insanlardan yüksekte oturuyor, etek öptürüyor, müridleri yanında sıkıla sıkıla konuşuyor ve kimse şeyhe arkasını dönemiyor?
[br]
[br]- Bir de Muharrem o kadar takvalıysa neden müteahhide hesapta hata yaptığını söylemekten çekiniyor ve haram olduğu halde o parayı alıyor?
[br]
[br]- Son olarak belki önemsiz bir ayrıntı ama dikkatinizi çekti mi bilmiyorum filmin başında bizim takvalı(!) Muharrem abdest sırasını karıştırıyor. Namazını kılar kılmaz da “ mü’minin üzerine güneş doğmamalı” sözünü unutarak yatağına dönüyor.
[br]
[br]Tüm bu saçmalıklardan sonra görülüyor ki film takvalı insanı değil İslam diniyle uzaktan yakından alakası olmayan (ki bunu filmden anlayabiliyoruz) senaristin takvaya bakış açısını yansıtıyor. İşin kötüsü İslam’ ı fazlaca bilmeyen insanlar da dinimizi gerçekten filmde anlatıldığı gibi zannediyor. Aradan yıllar geçmesine rağmen Çağrı filmini büyük beğeniyle izlediğimizi düşününce yabancılar takva isimli bir film çekselerdi bizimkilerden daha insaflı olurlardı diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
[br]
[br]
[br]
[br]¬ Bence kötü [Cumali Esen/14-Aralık-2006]
[br]
[br]Takva fimini beğenmedim.Nedeni de bir kere filmin Takva kavramıyla uzakdan yakından alakasız olması.Ben şahsen İslami bir mevzunun hakkıyla anlatılabilmesi için, onu bilmek ve tanımak gerektiğine inanıyorum. Barlarda sigara içerek yazılan senaryolardan daha fazlasını beklemek elbette manasız ama yine de bu tür hassas mevzuların işin ehlileri tarafından yapılmasını istemek hakkımızdır. Filmdeki bazı bel altı sahneler ve finaldeki Nazım Hikmet şiiri tüm samimiyeti alaşağı etmeye yetmiş.
[br]
3 puan
mehmet demirci
26.10.2007 01:24:00
filmden ziyade verdiği mesaj uzerine yazmak isterim tek kelime ile anca bizden beklenirdi bu film malesef çok yazık neden hep eksik ve yanlış taraflarını yaymaya çalışırız dinimizin..yabancı filmleri izlediyseniz bilirsiniz her zaman din adamları(papaz) toplumun saygı gören ve yakışıklı akıllı ve dürüst kişileri olarak lanse edilir ama ölemi gerçekten elbette değil ya bizde nasıl belki üç beşini kenara ayırsak geri kalanın hepsi kalkiteli ve saygın kişilerdir ama filmlerimizde böylemi değil elbette genelede riyakar görünüşlü şeytan bakışlı halkın sevmediği ama uymak zorunda olduğu şekilde gösterilir hocalar bu dini konuda bilgisi olmayan kişileri nasıl etkiliyordur dine bakışlarını nasıl değiştiriyordur yazık deilmi.. lütfen bunlar gerçekte var diye bir yalana sarılmayın milli varlığımızı bu şekilde maneviyatımızı ezerek mi koruyacaz
8 puan
Okan Şahin
24.10.2007 02:16:00
film gercekten süper ve herkesin izlemesi gereken bir film..zaten erkan can varsa sorun yoktur.yalnız sadece filmin sonunda biraz hayal kırıklığı yaşadım diyebilirm..daha da etkileyici ve güsel bir sonla bitebilirmiş..ama onun dışında harikulade diyebilirim
10 puan
aykut mert
18.10.2007 00:14:00
On üzerinden on puan. Seyretmek için geç kalmışım üzüldüm. Bıcak sırtı bir konuda çok başarılı bir senaryo. Mesaj kaygısı taşımayan en azından seyirciye hissettirmeyen, karakterlerin didaktik olmaktan uzak nefis diyaloglarla konuştuğu bir film. Hiç bir plan gereğinden kısa veya uzun değil. Filmin hiçbir yerinde bir sarkma yok. Kurgu mükemmele yakın. Erkan Can'ın oyunculuğu mükemmel. Güven Kıraç her filmde olduğu gibi yine parıldıyor. Filmin tamamına sinmiş karanlık, klostrofobik hava hikayeyle nefis uyum sağlamış. Müzik gerektiği zaman gerektiği gibi kullanılmış ve film boğulmamış. Seyrederken boğazınızı bir el sıkıyor ve her dakika elin baskısı artıyor gibi hissediyorsunuz. Filmin hikayesi ve hikayeye bakış açısı herkesin görüşüne göre değişebilir, tartışılabilir ama kesin olan sinema sanatı açısından 'tam' bir film Takva. Emeği geçen herkesin eline sağlık.
8 puan
17.10.2007 22:46:00
sinemaya ilgi duyan her insanın seyretmesi gereken bir film turk filmleri arasında çok başarılı bir yapım ben ce herkes izlemeli
[br]
3 puan
savas kefere
10.10.2007 12:44:00
Filmi yapan zat.......ne kadar kendinide bu Dervislik hakkinda bilgi edinsede........cok zor bir meseleye adim atmis..............zaten Dervisligin ne oldugunu anlamak her baba yigidin isi degildir.......Bu yüzden Film yapimci kendi oranini bu Film ile asmistir......Saten Almanyada bir Interviewda Kiziltan........Tanriya inanmadigini söyledi.........yani bu benim icin su demek........bende Film yapabilsem.....ve gidip bilmedigim ve inanmadigim krishnacilar hakkinda film cevirsem.........ortaya cikacak tablo aslinda bellidir.........
7 puan
KaraKarga
10.10.2007 09:46:00
Filmi ancak dün gece izleyebilme imkanı buldum. Filmi izledikten sonra ağzımda kalan tad aynen şöyle idi; ''Eeee yani....' Bunun nedenini kendi açımdan hemen sizlere anlatayım. Öyle benim yorumum bu..
[br]
[br]1- Öncelikle bütün olarak bakıldığında filmde verilmeye çalışılan bir çok mesajdan -bir kaç değl tek mesaj vardı şeklindeki eleştirileri duyuyorum, anlattığınız anladığımdan ibarettir- en belirgi olan mesajı aldık. İnsan ruhu yalnızca tek ortama ait değildir. Yelpazeyi tek tutmak mümkün değil. Eyvallah yeni bir tespit olmamasının yanında topluma faydalı olacağını bilerek eyvallah.
[br]2 - Oyuncu kadrosu gayet iyi. Performansları çok iyi. Sadece kakakter oyuncuları için bunu sölemek mümkün figuranlar ve/veya sahne oyuncuları için değil.
[br]3- Şeyh in repliklerinde çok ince measjlar var aldık tam eyledik eyvallah.
[br]4- Maalesef ülkemiz geçekleribniden birine parmak basılmış. İşaret edilmiş. Keşke işaret parmağı kullanısaymış.
[br]
[br]Kendi adıma eksileri dile getirmek istiyorum;
[br]
[br]1- Türk toplumunun herhangi bir kesiminde 'temiz süt emmek' tabiri kullanılmamıştır. 'Helal süt emmek tabiri kuanılmıştır. Bunun eksierlin en başına üstüne yazmamın yegane sebebi şudur. Belliki senaryoyu topluma uzak bir kişi yazmış. Böylesine toplumumuzun hassasiyet geliştirdiği bir konusuna daha detaysal yaklaşılması gerekirid. Türk toplumunun bunu haketiğini düşünüyorum. - önemsiz bir detay gibi dgörünebilir. Sıradanları mükemmel yapan yegane unsur ayrıntıdır.-
[br]2- Zikir sahneleri o kadar acemice ve yardım almadan çakilmiş, oradaki figuranlar o kadar acemiğce oynamışlarki müslamanlar için önemli bir değer olan Zikir maalesef çok kötü bir karede yakalanmıştır. Umarım bu bilinçli değil sadece bir dikkatsizlik eseri yapılmıştır. Umuyorum çünkü art niyeti bu filme yakıştıramıyorum.
[br]3- Filmin müzikleri konusu ile bırakın bağlantıyı yakınında bile değil. Kaldı ki çoğu yer müziksiz geçilmiş. Sinemayı tamamlayan öğe sestir.
[br]
[br]4- Film genelde karanlık yerlrde ve gece sahnelaerinde çekilmiş. Bunu filme en azından bence teknik anlamda bir eksi olarak yansımış. Bu benim kişşsel dfikrim yanılıyo olabilirim.
[br]5- Ülkemiz açısından ve islamiyet açısından öenmli bir nokta olan tahrikatların olamamsı gereken bir yüzü gözler önüne derilmeye çalışılmış. Ancak bunun yanında şu mesaj verilmemiş; 'Evet maalesef durum be ancak doğru yolda olan ve bunlarla ilgisi olmayan bir çok tarikat var. amacımız onları karalamak değil'. Bence bu mesaj mutlaka verilmeliydi. Bu film yurt dışında da gösterilecek değil mi ? Ülkemiz adına bir kayıp daha yazık.
[br]
[br]Yukarıdaki tüm eleştirilerim taradfıma aittir. Kimsenin wmwğine saygısılık etmek için değil yok saymak için değil bunca cümle. Tek amacım var eleştirmek. Bununda bir izleyici olafrak hakkım olduğu inancındayım. Filmde emeği geçen herkese teşekkürler.....
9 puan
fatih sarıkaya
21.09.2007 18:55:00
Takva filmi sinemamız açısından çeşitlilik oluşturan yapımların arasında diye düşündüğüm bir film.Bu açıdan bu filmin yapılması bence faydalı olmuş bu filmi pek çok yönden değerlendirmemiz mümkün fakat ben oyuncu kadrosunun oynadığı rollerde ki performansları ile oyun kimliklerinin dış yapılarına uyup uymadığını yorumlamak istiyorum.Bu filmde şeyhin kızı rolünü oynayan kişi den bahsedeyim bu rol bu bayan oyuncumuza hakikaten çok yakışmış ve kendiside zaten filmdede izlediğimiz gibi rolünün hakkını veren bir insan kendisini tebrik etmekten doğrusu kendimi alamıyorum.Yalnız üzülerek ifade etmek istiyorumki bu başarılı bayan aktörümüze film içerisinde daha çok yer ayrılabilirdi bu yapılmamış maalesef. Bu oyuncumuz eminim başka yapımlardada kendisini kanıtlayacaktır diye düşünüyorum.
8 puan
ilayda
21.08.2007 19:16:00
Konu olarak birbirine benzeyen bir sürü film içinde bence konusuyla diğer filmlerden ayrılması artı bir puan.Sonu belli olan filmler ve bilinen senaryolardan sıkılmış sinema severlere göre.Film hakkındaki yorumları okudum filmdeki yanlışlıklardan bahsedilmiş, yanlışlıkların yapılmış olmasına bence bu kadar tepki verilmemeli diye düşünüyorum çünkü konunun dinle ilgili olması bazı dokunulmaz olan konulara da bi yerden başlanıp değinilmesi açısından bence sevindirici.Erkan Can'ın oyunculuğunu çok beğendim.fakat filmdeki açık sahneleri biraz fazla buldum.
7 puan
özkan şahin
08.08.2007 08:53:00
ahmet güven adlı arkadaşın güzel tespit ettiği konu-teknik hataları olmasa film gerçekten 10 puan hak ediyor. Ama takva sahibi bir insanın bir şekilde kabuğundan çıkıp reel kapitalist dünya ile tanışınca hem soyut hem de somut tutumlarıyla ne hale gelebileceği bu kadar güzel anlatılabilirdi. Ayrıca film Müslümanların yapısallarına inip, objektif tutumlarla bu toplumun asıl gerçeklerine değinme özverisiyle ekstra övgüler hak ediyor. İleride benzer minvalde ve daha da özenle çekilebilecek filmler yapılacağına inanıyorum. Saygılar
9 puan
bunyamin gurel
05.08.2007 21:35:00
filmi dikkatle ve begeniyle izledikten sonra bir de hakkinda yapilan elestirileri okuyum dedim.filme bir musluman,bir ateist,bir tarikatci,bir milliyetci olarak bakarsaniz yorumlarda acikca gorulebilecegi gibi at gozlugu ile bakmis,yalan yanlis seyler gormus olursunuz.film insan ruhunun, o herkese ayan olmayan gizemini,karmasasini ne guzel anlatmis.c.g.jung 'iyi insan olmaktansa butun insan olmayi yeglerim'demisti.filim muharremin 'iyi insan'olmak pahasina nasil ruhsal butunlugunu yitirip kayboldugunu guzelce anlatir.cunku reddettiginiz sey sizin kaderiniz olur.
7 puan
ahmet güven
21.07.2007 13:41:00
bence film anlayabilenler için çok derin mesajlar içeriyor.yorumlara şöyle bir baktım ve şu sonuca ulaştım:dindar kesimler filmi fazla anlayamadan daha doğrusu üstünde çok fazla düşünmeden filmi karalamışlar.bu film 1 puanı haketmiyor ama 10 puanı da haketmiyor.ben ayrıntılara çok önem veririm.örneğin abdestin yanlış alınması,muharremin namaz kılarken dirseklerini yere deydirmesi (o bilmeyebilir fakat tarikattakiler onu uyarabilirlerdi),zikir sahnesinde bir figüranın gülmesi,cuma imamın cuma namazını sessiz kıldırması bence önemli ayrıntılar.bunlara daha çok özen gösterilebilirdi.dindar aileler için bu filmin duyguları tahrik edici ve aile ile izlenememesi nedeniyle kısmen katılıyorum.ayrıca şunuda belirteyim bildiğim kadarıyla bazı tarikatlarda zikir bu şekilde yapılmazken bazı tarikatlarda zikir böyle yapılabiliyor(abartı varmıdır onu bilemiyorum)bence filmden çıkarılması gereken sonuç şu:takva açısından yeterli seviyeye ulaşmamış kişilerin tarikata yönelmeleri sakıncalıdır.bu hikaye gerçekleşmiş olabilir fakat altını önemle çiziyorum ki tarikata yönelmek yanlıştır.insana kafayı yedirtir tarzındaki genellemeler yanlış olur diye düşünüyorum.film üstünde çok düşünmek gerekir...
8 puan
vakasimo
09.07.2007 17:51:00
Bilgim ; Tarikatlarda dönen paralar çok masumdur veya değildir , ama filmde aslında toplumdaki dualist yapının bir insanda yapabileceği tahribat ortaya konmuş , Latif barış dolu bir yazı yazmış ve yazısında kapitalist sistemden de bahsederek zaten tarikatlarin de içinde bulunduğu açmza gönderme yapmış.Filmden yola çıkarak hayat hakkında bir görüş sunmuş , bence sen Latif'i biraz önyargılı (ya da şöyle diyelim kafanda oluşan profile göre) değerlendirmişsin.Olumlu ve derin bir yazıydı o.Kuru provakasyon değildi.
[br] Bence
- puan
bilgim
20.06.2007 00:58:00
arkadaslarimiz nicin bir film in yorumlanmasi gereken yerde kendi dini bilgilerini olanca kullanip.tarikatlarin boyle olmadigini, islamin yipratilmaya calisildigini anlatmaya calisiyorlar ki . nedir kanitlanmaya calisilan sey ? sonucta bir film kendi gorus acisi ile olayi ele almis.kimi sahneler abartili olmus.ders verilmek adina ya da mesaj gitsin diye zorlanmis falan falan.ancak ne dini elden gittigi var ne de seyhlerin... yanliz bir soruyu zihinlerimize kaziyor .bu tekkelerde donen paralar cok mu masum .
5 puan
latif haydanlı
11.06.2007 13:10:00
helal haram oldu,haram ise helal.evet birtakım eksikliklerine rağmen ve oldukça bariz bir takım hatalara rağmen ele aldığı konu itibariyle izlenmesi gereken bir film.bariz hatalar islami ritüellerin fazla araştırılmadan ele alınmış olması.bunlar önemlidir.çünkü ortada bir din ve daha ötesinde isminden de anlaşılacağı gibi tasavvufi bir hayat sözkonusu.bence tartışılması gereken konu muharremin iç dünyasında yaşadığı çatışmalardan ziyade,sonunda nörolojik bir hastalığa yakalanması dahi sözkonusu olsa, asıl üzerinde durulması gereken günümüz kapitalist sisteminin vardığı açmazlar ve insana bakış açısı.çatışma da zaten buradan doğuyor.bir yanda yaşamak zorunda bırakıldığımız ve kesinlikle bizim tercihimizin söz konusu olmadığı bir sistem,diğer tarafta ise esas gayesi insan merkezli bir dünya olan,insanı bakış açısı olarak merkeze yerleştiren,özünde sadece iyi bir insan olma hevesindeki,bu nedenle de kapılarını genellikle dış dünyaya kapatan komünvari bir hayat yaşamaya çalışan bir grup saf ve temiz insan topluluğu.ve bu insanların günümüz dünyasının acımasız, dokunduğu her şeyi yok eden değerler silsilesiyle hesaplaşması.bu basit bir hesaplaşma değil ve dünya döndükçe her zaman da devam edecektir.herkes muharrem'in üzerinde yoğunlaşıyor.ama dikkat edilmesi gereken muharrem değil,muharrem'le birlikte ve fakat ondan koparılmadan düşünülmesi gereken rauf'tur.rauf dergahta ilim öğrenmekle meşgul olan,sorunlar karşısında gerektiğinde aklını kullanabilen bir mürittir.birileri ilim olmadan tasavvufi bir hayatın mümkün olmadığını birilerine anlatması lazım.öne çıkarılan muharrem'in iç dünyasında yaşadıkları tamamen saf ve temiz duyguların muharrem'in şahsında içselleştirilmesi ve sömürülmesidir.evet bu noktada haklı bir sömürüdür bu.ilim kişinin kendisini bilmesidir.bu sözkonusu olan cinsellik olduğunda da geçerlidir.olaya tamamen duygusal ve bedenin bir refleksi olarak yaklaşmaktan ziyade veya günümüzün cinselliği tamamen bir sömürü olarak kullanmasının kişilerde yaptığı tahribata, islami çözümler konusunda sanki bir sıkıntı varmış gibi lanse edilmesinin üzerinde durulması gerekir.zaten yönetmen bu konuda gerekeni yapmış ve vitrin mankenlerinin arasından geçen muharrem karakteriyle olaya bakış açısını gayet güzel yansıtmıştır.günümüzün ahlaki yozlaşmasında, kullanılan her bireyin vitrin mankenlerinden farkı yoktur.ne yazık ki farkında olmasalarda...burada üzerinde durulması gereken sözde sıkıştırılmış hayatlar yaşayan muharrem değil,sistemin bir oyuncağı durumuna düşmekten korkmayan,bedenini bir sömürü malzemesi yapan günümüz insanının açmazıdır.muharrem kendisinin yapması gerekeni yapıyor.ya en yakınımızdakiler!?kosova'da yaşanan drama da el atmış yönetmen.bana göre konu tasavvufsa bu tamamen kişinin bir tercihidir.filmde de geçtiği gibi.ne yöne bakarsan yaradanı görürsün.ben silahsız bir dünyanın özlemi içindeyim.bunun için her zaman duacıyım.bu benim kurduğum bir dünya.kimseyi oraya sokmam.ama bunun olmasının mümkün olmadığının da bilincindeyim.sevgiyle
[br]
(c) interSinema.com - interSinema.com'da yayınlanan
materyaller, önceden izin alınarak ve kaynak gösterilerek yayınlanabilir.
Bize iletmek istediğiniz bir mesajınız varsa lütfen buraya tıklayınız.
Bulunduğunuz sayfa: Takva Filmi Yorumları