Yönetmen: Derviş Zaim
Oyuncular
Tür: Drama
Yapım Yılı: 2003 (97 dk)
Vizyon Tarihi: 3 Ekim 2003 Cuma
Senaryo: Derviş Zaim
Yapımcı Firma:
Yapım Ülkesi: Türkiye
Orijinal Dil: Türkçe

Çamur Filminin Özeti

Ali, Kıbrıs’taki askerliğinin son haftalarında gizemli bir hastalığa yakalandığı için konuşamamaktadır. Hastalığına iyi gelir düşüncesi ile şifalı bir çamur birikintisinden medet ummaya başlar. Çamur gerçekten de Ali’nin hastalığı üzerinde olumlu etkide bulunur. Ali zamanla çamura karşı tutku geliştirmeye başlar. Sonunda çamura gizlenmiş eski çağlardan kalma bir bereket tanrıçası figürü bulur. Ama Ali’nin bu keşfi hem kendi hem de yakınları için felaketler getirecektir.

Çekim Bilgileri

Derviş Zaim ile Söyleşi:

Trajedi ile komedi arasındaki ince sınır:
Bana kara mizah unsuru kullanma imkanı veren ka...
Devamı için tıklayın...
Derviş Zaim ile Söyleşi:

Trajedi ile komedi arasındaki ince sınır:
Bana kara mizah unsuru kullanma imkanı veren karakterlerle senaryo oluşturmayı seviyorum. Genel olarak az ya da çok mizahi bir durum içine gömülmüş trajik karakterleri anlatmaktan hoşlandığımı belirtmeliyim. Karakterlerim arasında aynı özelliklere sahip olanlar fazladır: Acı çeken ama bunu da gururundan kişiliğinden ödün vermeden yaşayan yalnız, çaresiz insanlardır bunlar çoğunlukla. Ancak bu insanlar kendilerine verili sınırları aşmaktan da geri durmazlar. Ben bu karakterleri kullanarak dramatik çatışma yaratırken trajedi ile komedi arasındaki bölgede dolaşmayı da yeğliyorum. Komedi unsuru sayesinde trajik olayları da hafif bir tonla seyirciye ulaştırma imkanım olabildiğini düşünüyorum.

Çeştli kültürlerin unsurlarını birarada kullanmaya çalışmak:
Birbirinden farklı özellikler taşıyan farklı kültürlere dair farklı özellikleri bir arada kullanmayı tercih ettiğim bir gerçektir. Çamur filminde Doğu Akdeniz’in farklı kültür ögelerini bir araya getirmeye çalıştım. Dramatik ağırlık sırasına göre Kibele (ya da ana tanrıça kültürü), heykel ya da sperm enstalasyonları, ezan ve çan sesleri... bu saydığım unsurlara örnek olarak gösterilebilir. Farklı kültürlerin farklı unsurlarını filmdeki karakterlerde, çevrede, dramatik çatışmada..vs bir araya getirmenin filme ayrı bir sinerji kattığını düşünüyorum. Meraklı seyirci Tabutta Rövaşata’da Osmanlı kalesine İran’dan getirilerek yerleştirilen tavus kuşlarını hatırlayacaktır. Ya da Filler ve Çimen’de ‘Havva’ adlı ‘maratoncu’ kızın bir ‘ebru’ atölyesinde çalıştığı hususu da konuya bir önceki filmimden bir başka örnek olarak belirtilebilir.

Çamur filminin oluşmasına etki eden kaynaklar
Kıbrıs’ı bilen bir insan olarak adayla ilgili bir film yapmayı uzun zamandan beri düşlüyordum. Problemin Kıbrıs’ta yaşayanlar için bilinçli ya da bilinçsiz sosyal bir travma oluşturduğunu düşünüyorum. Filmde geçen hastalık motiflerini mevcudiyetini düşündüğüm bu ‘travma’ nedeniyle seçmiş olma ihtimalim var. Bütün karakterlerin iyileşmek ve sağlıkla ilgili takıntıları var filmde. Ali konuşmayı başarmak ister, Temel kafasındakileri dışarıya boşaltmak ister, Ayşe genetik kodunu devam ettirmek ve çocuk sahibi olmak ister. Hastalığı bir metafor olarak seçerek bireyle toplum, bireyle tarih, bireyle mitler hususunda düşüncelerimi tartışmak istediğimi söylersem hata yapmamış olacağımı düşünüyorum. İkinci olarak senaryoyu oluştururken benim dram sanatına ve hikaye anlatmaya dair belli tercihlerimin filmin bu şekilde oluşmasına katkıda bulunduğunu da belirteyim: Yukarıda nasıl karakterlerden hoşlandığımı ve öykü anlatırken kara mizah ile ironiyi yeğleyebileceğimi belirtmiştim. Buna ek olarak şunun da altını çizeyim: Farklı anlatım tarzlarını aynı yapı içinde kullanmanın kimi filmlere güç katabileceğini düşünüyorum Çamur böyle bir film. Çamur’da sürrealizmden, sembolizmden ve gerçekçi bir anlatımdan izler bulmanız mümkündür. Senaryoyu yazarken böylesi bir tavrın; filmin konu edindiği ‘gerçeğin’, daha kuşbakışı, sıkıştırılmış, dramatize edilmiş, sosyal arka planı daha kolay anlaşılabilir bir biçimde seyirciye ulaştırılmasını sağlayabileceğini düşünmüştüm. Meraklısı için belirteyim: Filmin yoğrulmasında payı olan bana ait küçük anekdotlar da şunlar: Çamur motifini Gökçeada’ya yaptığım bir ziyarette plajda üstü başı çamurlu üç kişi gördükten sonra düşünmeye başladım. Antik tapınağın kökeninde Bergama Asklepion’daki Sağlık tapınağına yaptığım bir ziyaret yatmaktadır. Ben de filmdeki karakterler gibi 1974 yılında terk ettiğim Limasol’daki evimi 26 yıl boyunca görmedim.

Güç Tutkusu
Açgözlülük ve para hırsının güç tutkusunun iki önemli bileşeni olduğunu düşünüyorum. Çamurda bu iki hırsın rüzgarına kapılanlar hem kendileri hem de etrafındakiler için felaketlere yol açıyorlar. Halil (Bülent Emin Yarar) bu yüzden Kibele heykelini satmaya kalkışır ve herkesin öldürülmesine yol açar. Güç için birçok şeyi göze alan karakterlerin sonunda kendilerini şeytani kötülüğe teslim edebilme ihtimallerinin ötekilere nazaran daha yüksek olduğunu düşünüyorum. Çamurda her karakterin güç tutkusuna karşı bir zaafı var ama bu zaafın nasıl ve nereye gideceği o karakterin ahlaki inancı ile doğru orantılı olarak ortaya çıkabiliyor. Ali (Mustafa Uğurlu) iyileşmek için Çamurdan medet umar, sonunda çamura karşı duyduğu hırs yüzünden kendini riske atarak çitleri değiştirir. Yine çamur tutkusu yüzünde kızkardeşi Ayşe’nin düşük yapmasına yol açar; Temelin (Taner Birsel) geçmişte yaşadığı bazı kötü deneyimler nedeni ile çamurlu bölgeye yaklaşamamak gibi bir zayıflığı vardır. Güç kazanmak ve cesetleri gömdüğü çamurlu bölgeyi ziyaret etmek ister ama bu şans ona ancak mafyanın devreye girmesi ile ironik bir biçimde tanınacaktır. Ayşe (Yelda Reynaud) kardeşi Ali ile birlikte bir katliamdan sağ kurtulmuş ama ailesinin bütün öteki bireylerini kaybetmiştir. Ayşe soyunun genetik kodunu devam ettirebilmek amacı ile riskli bir işe kalkışır, bir başka kadının yumurtalıkları ile kendi kardeşinin spermlerini dölletir, embriyoyu kendi karnına yerleştirir.

Çamur
Sanırım ‘çamur’, hem iyilik hem de kötülükleri yayma yeteneği ile donatılmış bir yer. Çamur bazen iyileştirebiliyor, bazen de insanın başına kötülükler getirebiliyor. Çamurun insana ne zaman hangi etkide bulunacağı ise o insanın çamura karşı ilişkisi ile doğru orantılı olarak beliriyor. Ya da şans faktörü bu muhtemel etki üzerinde rol oynuyor. Söylemek istediğim bir başka nokta da yaptığım filmin çamur motifini metafizik bir fenomen haline getirmeye çalışmadığı noktasında yer alacak. Ali filmin sonunda Çamurdan medet umduğu zamanlarda gidip gömdüğü baş kalıbını çamurdan çıkarır, çamura gömülü bacağını da kırar. İnsanın yaşadığı süreçlere müdahale edebilme yeteneği ile donatıldığı inancı filmimde mevcuttur.

Ali’nin ve Ötekilerin Hastalığı
Ali’nin konuşamama durumunun yaratılmasına etken olan esinlenmenin nereden kaynaklanabileceği bana sorulduğu zaman, Kıbrıslı Türklerin uzun yalıtılmışlık tarihi ile orada mevcudiyetini düşündüğüm travmanın bu esinlenme ile bağlantılı olabileceğini ileri sürmem sanırım hata olmayacaktır. Alinin hastalık nedeni belli değildir, doktorlar hep farklı teşhis ve tedavi önerirler. Alinin gizemli hastalığı sayesinde derdini anlatamayan bir karakterin kendisi ile, toplumla ve tarihle arasındaki ilişkileri irdelemeye çalıştım. (Hatta belki de mitlerle! Ali koğuşta vampirlerin konu edinildiği resimli romanlar okur. Bütün doktorlar ona güneşe çıkmaması gerektiğini söyler, kendisi de gerçekten karanlık kuyularda boğazına çamur sürmektedir. Dahası Ali antik tapınağın kendisini iyileştireceğini sanır ve kalıbını çamura gömmek ister). İyileştirici olduğu söylenen çamurun uğruna her şeyi yapabilen ama aynı nedenle başı dertten kurtulamayan Ali konuşabilmek için çit değiştirmek dahil her şeyi yapar. Yaptıkları yüzünden cezalandırılır, sınıra nöbete verilir. Ali ancak sınırdaki nöbet esnasında başına daha büyük felaket gelince, (bacağından vurulunca) konuşmaya başlar.
Öteki karakterler de kendi hastalıkları ile olan ilişkileri çerçevesinde başkaları ile iletişim kurma motivasyonlarının altını çizen işleri sürdürürler. Temel atık su arıtma tesisindeki toplantılarında çeşitli insanları savaş deneyimleri hususunda konuşturmak ister, oysa kendisi çok arzu etmesine rağmen bunu gerçekleştirememektedir, yine Temel korku ya da başka nedenler yüzünden çamurlu bölgeye gidememektedir. Temel barış girişimleri için enstalasyonlarda kullandığı heykelleri işte tam da bu örtme isteği nedeni ile denize atar. Heykelleri denizden çıkarması ise çamura Ayşe’yi kurtarmak için gitmesinden sonra olur. Ondan sonra da atık su arıtma tesisinde ilk kez geçmişle ilgili bir şeyleri seyirciye aktarır. Bunlar sürrealizm, sembolizm, gerçekçilik ve ironinin filmimde beraber kullanıldığını gösteren örnekler. Filmin Alinin konuşamama durumu nedeni ile örtük biçimde söylediği bir başka şey daha vardır. O da insanlar arasında iletişimin karmaşık olabileceği hususudur ki film burada basit bir model önermemektedir.

Yorum Yaz




"Yorumlar küfür hakaret ve müstehcenlik içeremez. Bu kurallara uymayan yorumlar silinecektir."
Toplam 2 Yorum
  • Film Notu -/10
    hasan kıratlı 28.12.2004 22:38:00
    adamda cekıldığı ıçın 10 a10
  • Film Notu 10/10
    hasan 28.12.2004 22:36:00
    memleketımde cekıldığı ıcın 10 üzerınden10

Çamur Filminin Oyuncuları


Vizyondaki Filmler