Mars'tan Dünya'ya Bakış

7.10.2000
Mars'tan Dünya'ya Bakış

Görev: Mars’ı izlerken birçok film aklınıza geliyor. Film, o filmlerin bir toplamı gibi bir uyarı gönderiyor beyninize. Ancak hemen teslim olmayın çünkü Görev: Mars ortaya büyük bir iddia atarak çıkıyor ve bu iddianın altında kalmıyor.

Apollo 13,2001 Uzay Macerası, Uçurum, Mesaj, Küre gibi filmeleri çağrıştıran Görev: Mars, Brain De Palma’nın ilk bilim kurgu filmi. Senaryoyu okuduğunda çok beğendiğini ve farklı bir film yapmak istediğini söylüyor yönetmen. Bütün bu çağrışımlara rağmen başarıyor da.

Mars görevi için çalışan ekipten karısının rahatsızlığı ve sonrada ölümü ile ayrılan Jim McConnell (Gary Sinise) ve diğer ekip arkada? larının arasındaki duygusal bağ ile açılıyor film. Aradan 13 ay geçtikten sonra Mars’taki ekiple temas kesiliyor ve en son bozuk bir mesajla aralarından birinin hala hayatta olabileceği ihtimali ile bir kurtarma ekibi kuruluyor.

Woody Blake (Tim Robbins) ’in ısrarları ile Jim McConnell tekrar ekibe seçiliyor.6 ay süren yolculuk sonunda Mars’a yakla? tıklarında birçok problem ardı ardına patlak veriyor. Önceki ekibi yok eden, gizemli yapının sırrını çözmeye çalışmaları, onlara çok önemli sırları da açıklayacaktır.

Filmde psikolojik çatışma yaratmak için ekipte Woody Blake’in eşı Terri Fisher (Connie Nielsen) da ekibin içine yerle? tirilmış.

Küre (Sphere) filmindeki gibi bir bilim adamı ekibi, bilinmeyen bir nesnenin sırrını çözmek zorundalar.

Bütün oyuncular başarı ile seçilmış. Performansları da oldukça etkileyici. Çünkü görsel ihtışamı altında oldukça sade ve insani oyunculuk anlayışı filmi etkili hale gelmış.

Oyun (The Game) filminin finalinden ho? lanmayanlar bu filmin finalinden de ho? lanmayacaklardır. Aslında iddia burada yatıyor. Oyun’da Michael Douglas’ın X ışaretli yere düşmesi gerekiyordu. Oyun, ışte o zaman oyundu. Kaderle kaderin reddinin bir arada olması ve çatışmasıydı bu. Mesaj (Contact) filminde düşülen tuzağa düşülmemış. Görev: Mars’da, dünyadaki canlıların varlığının nasıl başladığına dair bir hipotez atılıyor ortaya, dini sistemleri yerinden oynatabilecek bir iddia. Uçurum (The Abyss) filminin finalinde iki türün karşıla? masını andıran bir final. Ama son görüntüler daha çok Küre (Sphere) ’yi andırıyor.

İlk kez yine Uçurum’da seyircinin tanıştığı, sıvı ile basınca karşılık koyma ve içinde nefes alabilmekle bir kez daha karşılaşıyoruz. Bu sahneleri alıntı olarak değerlendirmek doğru değil. Bilimsel bir gelışme olduğunda eğer bu ya? antımızı etkiliyorsa, ya? amımızın da bir parçası haline geliyor. Gezegenler ya da sistemler arası yolculuklarda bu tip bir uygulama transferler için mantıklı ise bu filmde de kullanılabilir ve kullanılmış. Aynı? ekilde bilim kurgu filmlerinde çığır açan Stanley Kubrick’in 2001 Uzay Macerası (2001 Space Odyssey) ’nda tanıştığımız uzay gemisini andıran bir uzay gemisi ile karşıla? mak da rastlantı değil. En büyük benzerliği ko? u bandı ile kuruyoruz. Eğer uzayda 6 ayla ifade edilen yolculuklara çıkılıyorsa, bedensel kondisyonunuzu korumak için ko? u en iyi çözümlerden biri ise, bir koridorda bir ileri bir geri ko? manız pek mantıklı değil. Daha önce gördüğümüz bu çözüm burada da kullanılmış.

Brian De Palma özellikle son iki filminde mekan kullanımı ve seyirciyi mekan içinde uzaklık, zaman gibi kavramları doğru algılamasını çok iyi başarmıştı. Snake Eyes ve Mission: Impossible filmleri bu anlamda yeni tatlar sunmu? tu. Bu filmde de bunu çok iyi başaran Brian De Palma, ayrıca unutulmayacak yeni sahneler ekliyor seyircilerin arşıvine. Uzayda dans, uzayda iki gemi arası uzay yürüyüşü yapılması, dünyadaki hayatın başlayışına dair simülasyon bunlardan bir kaçı.

Ayrıca senaryodaki diyalog tuzaklarına esprili çözümler sunması da yine filmin artılarından. Her karesinin görsel bir şölen olması ve görsel efektlerin başarısı da filmi çok keyifli bir hale getiriyor. Kamera hareketleri bazen gerçek anlamda seyircinin başının dönmesine neden oluyor.

Akla takılabilecek soruların başında kızıl gezegende insan hareketlerinin, gerçekten de dünyadakine bu kadar yakın olup olamayacağı. Diğeri de karşıla? tığımız Marslının bıraktığı soru ışaretleri. Marslıdan çok, altı çizilmek istenen konuya eğilmek gerekiyor. Onu da simülasyonun bir parçası ya da simgesel bir varlık olarak düşünmekte yarar var.

Görev Mars mutlaka görülmesi gereken, psikolojik ve dramatik, bilim kurgu, aksiyon gibi öğeleri bir arada başarıyla barındıran iyi bir film.

Yazıda adı geçen kişilerle ilgili bilgi için tıklayın:

Vizyondakiler