'Sıradan' bir film

29.11.2000
'Sıradan' bir film

Hareketli bir başlangıç... Ama giderek monotonla? an, sıkan ve izleyicide hiçbir etki bırakmayan bir film... “Hurly Burly-Senli Benli”

David Rabe'in 1984 yılındaki 'Streamers' adlı tiyatro oyunundan beyaz perdeye uyarlanan; yönetmenliğini Anthony Drazan’ın yaptığı; başrollerini ise Sean Pean, Kevin Spacey ve Meg Ryan’ın payla? tığı film, hep aynı üçleme üzerinde dönüyor: “Uyu? turucu, seks ve garip ilışkiler”.

Filmin sıradan konusuna gelince:

Uyu? turucu müptelası Eddie (Sean Penn) Hollwood'da filmlere artist bulmakla hayatını kazananan bir kışidir. En iyi arkadaşı ve ış ortağı olan Mickey (Kevin Spacey) karısından ayrı ya? adığı için Eddie ile aynı evi payla? maktadır.

Phil (Chazz Palminteri) tehlikeli rollerin sert erkeği ve çenebaz senaryo yazarı Artie(Garry Shandling) de evin değışmez konuklarıdır. Eddie'nin hayatındaki en önemli kışi olan kız arkadaşı Darlene(Robin Wright Penn) kokain kullanan bir erkek arkada? istemediği için başka seçenekler aramaya başlar ve Mickey’nin, onun için ideal bir erkek arkada? olabileceğini düşünür. İstediklerini elde etmek için her türlü ilışkiye açık olan, nerede yatıp nerede kalktığı belli olmayan Donna (Anna Paquin) ve iyi kalpli striptizci Bonnie (Meg Ryan) ise filmin ilerleyen sahnelerinde karşımıza çıkıyorlar.

Oldukça başarılı isimlerin biraraya geldiği film, ne yazık ki sıradanlıktan ve monotonluktan kendini kurtaramıyor. Filmin ilk başlarında sanki hareketli bir film izlenecekmış havası uyandırılsa da izleyicide; film oldukça can sıkıcı... Bana göre filmin en iyi yanı, bu kötü senaryoya rağmen oyuncuların iyi oynamış olması. Ama ne yazık ki, bu performans bile filmi kurtarmaya yetmiyor ve film hem oyuncuların hem de yönetmenin sinema hanesine kocaman bir eksi yazdırıyor.

“The Piano” filminden de tanıdığımız o yılların Oscar'lı çocuk oyuncusu Anna Paquin, diğer rollerinin aksine bu sefer, bir hayat kadını olarak çıkıyor karşımıza ve bu rolün de hakkını veriyor doğrusu..

Eddie rolündeki Sean Pean da özellikle sonlara doğru güçlü bir oyun sergilemeye başlıyor. Kevin Spacey ise kendini tutan ve mesafeli bir oyunculuğu hakim kılmaya çalışıyor filmde.

Meg Ryan'a gelince... Söylenecek pek bir? ey yok aslında. Farklı bir? ey denemek istemış ama başarılı olamamış ne yazık ki... Ama herzamanki sevimliliği ve sıcak gülümsemesiyle filme ayrı bir hava katmış Ryan..

Kısacası; bol uyu? turuculu, tamamen kısırdöngü içinde geçen, hareketsiz, heyacansız ve öylesine bir film “Hurly Burly”...

Hepinize iyi seyirler...

Yazıda adı geçen kişilerle ilgili bilgi için tıklayın: