Besson bu muydu?

23.2.2000
Besson  bu muydu?

Yeni ku? ak Fransız sinemasının, Hollywood ile sıkı fıkı dahi çocuğu Luc Besson tarihsel bir karakterden yola çıkarak kotardığı yeni üstün-yapımı ile yine karşımızda! 'Metro', 'Nikita', 'Atlantis' gibi, seyirci nezdinde birer kült film haline gelen yapıtlarından sonra Amerikan sinemasının altın yumurtlayan bu çocuğa kancayı takması kaçınılmazdı: Amerika’da geçen ilk filmi 'Leon' ve onun ismini tüm dünyaya duyuran 'The Fifth Element' ile birlikte Besson’da aranan bir yönetmen oldu. Yeni filmi sabırsızlıkla beklenirken sessiz ve derinden Jean D’Arc’ın efsanevi hayatından yola çıkarak çektiği filmi ile yeniden sinemaya dönüş yaptı. Dustin Hoffman, Faye Dunaway, Tcheky Karyo, John Malkovich ve yakın dönemde ayrıldığı eski karısı-ve eski fotomodel-Milla Jovovich gibi parlak isimleri bulu? turduğu; 3 saate yakın süresi ve inanılmaz Eric Serra’nın müziği ile çok fazla? ey vaat eden film, maalesef bu vaatlerini pek yerine getiremiyor. Sanki ikinci bir 'Braveheart' vakası yaratma amacıyla çekilmış gibi duran film, ilk yarısında olabildiğine dingin ve düşük tempolu bir seyir izliyor. Genış açılı objektiflerin bolca kullanıldığı, üslupçu bir anlatıma sahip ilk yarı boyunca; sanki Besson bir hikaye nasıl gereksiz yere uzatılabilir sorusuna cevap veriyor sanki. Neyseki ikinci yarıda aksiyon sahneleri bu durumu telafi ediyor ama bu seferde yanlış kamera kullanımı; izleyiciye zevk vermektense daha da tedirgin edici bir yol seçiyor. Kamera öylesine yakın planlarla uğra? mış ki, savaş sahnelerinde ne olup bittiğini anlamak güçleşıyor. Kimin kime vurduğu, kimin ne yaptığını anlamak imkansızlaşıyor. Ancak mahkeme sahnelerinin filmin en mükemmel sekansları olduğu dürüstçe söylenebilir. Filmin bir başka hatası ise; çocukluğundan itibaren ışaretleri verilen psikolojik bozukluğun filmin finaline yakın sanki'Ey seyirci sen anlamazsın en iyisi ben sana bu sapkınlığın nedenini açıklayayım...' dercesine seyircinin gözüne sokulması. Dustin Hoffman etkili oyunculuğuna karşın, senaryonun bu saçmalığı nedeniyle oldukça gereksiz biri oluvermış. Yine de onu böylesine garip bir rolde izlemek keyif verici. Diğer oyuncularsa kendilerinden beklenen performansı sergileseler de, ileride hatırlanacak bir seyirlik sunmuyorlar. Milla Jovovich’se başta sıradan olan oyununu, film ilerledikçe zenginle? tiriyor. Yani kısaca, 'her ne kadar yönetmenin karısı olsam da ben de bir oyuncuyum' diyor...Filmin belki de en başarılı yönleri sanat yönetimi ve prodüksiyon tasarımı. Dönemim gerçeklerini oldukça iyi yansıtıyor, üzerine de ho? bir etki sosu veriyor. Görselliğe düşkün seyirci için güzel bir tuzak. Ama bunların filmi kurtarması maalesef o kadar da mümkün değil. Ne de olsa artık tüm tarihi filmlerin; özellikle de kahramanlık destanlarının, 'Braveheart' ile kıyaslandığı düşünülecek olursa filmde eksik olanın eksik ve yanlış yazılmış bir senaryo ve 'ruh' olduğunu söylemek herhalde yanlış olmaz. En iyisi Besson’un bildiği ışi yani karakterleri anlattığı ama sertliği de unutmadığı filmler çekmesi olacak. Yoksa büyük filmlerin küçük yönetmeni olarak kalacak...

Yazıda adı geçen kişilerle ilgili bilgi için tıklayın:

Vizyondakiler