Precious Based on the Novel Push by Sapphire

5.3.2010
Precious Based on the Novel Push by Sapphire

'Acı Bir Hayat Öyküsü' gerek öyküsü gerekse oyunculuk ve yönetmenlik başarısıyla göz dolduran bir yapım. Altı dalda Oscar'a aday olan film, kısaca Sapphire olarak bilinen yazar Ramona Lofton'un 'Push' adlı romanından uyarlanmış.

1987 Harlem'de geçen filmde, adının Türkçe karşılığı 'Değerli' olan 16 yaşındaki Precious'u (Gabourey Sidibe) bir iki cümleyle anlatmak bir hayli zor. Nerde yaşadığı bilinmeyen babasından biri karnında olmak üzere iki çocuğu olan Precious, annesi Mary'le (Mo'Nique) birlikte yaşar. Mary, kızının kocasını elinden aldığını düşündüğünden kıskançlık krizinde bir annedir. Mary, kızı Precious'u bazen döverek bazen de değersiz biri olduğunu yüzüne söyleyerek egosunu tatmin etmeye çalışır. Precious sosyal hayatta da zorluklar çeker, okuduğu okuldan 'Alternatif Okul' diye tabir edilen bir okula gönderilen Precious, bir sınıf ortamında ilk kez konuşacaktır, okuma yazmayı burada öğrenmeye çalışacaktır. Precious'un suçsuz, günahsız gösterilmeye çalışılmaması filmin diğer artı yönlerinden.

Filmin ilk sahnesinde bir kadın ve gelinlik giymiş genç bir kız görülür, fazla zaman geçmeden anlarız ki bu iki kadından biri, acı dolu hayatını izlemekte olduğumuz Precious, diğerisi ise onun küçük ve hasta kızı Mongol'dur. Film boyunca bu hayalin gerçekleşme ihtimalini düşünür dururuz. Precious'un kurduğu hayaller ve yönetmen Lee Daniels'in çekim başarısı filmin izleyiciyi sıkmasına izin vermiyor. Klişeye başvurmayıp bize masal anlatmaması, yani bilindik Amerikan başarı öyküsü olmaması, ayrıca Amerikan Sosyal Sistem'in berbatlığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermesi filmin diğer artı yönlerinden. Filmi senaryo bakımından eleştirebileceğim tek konu, final sahnesinin etkileyici olmaması. Precious, Mary ve sosyal hizmet sorumlusu Mrs. Weiss'in (Mariah Carey) yer aldığı final sahnesinde Mary'in bahsettiği bir çok şey, izleyiciye daha önce diyaloglar ve olaylar vesilesiyle verilmişti. Mary, bilmediğimiz çok az konudan bahsediyor, bu sebeple film vurucu bir şekilde bitmiyor. Belki kitaba bağlı kalınmak istenmesinden belki de kurmacaya başvurup gerçeklikten ödün verilmek istenmemesinden böyle bir finalle bitti.

'Acı bir Hayat Öyküsü' sadece yönetmenlik ve konu başarısıyla değil, başarılı oyunculuk performansıyla da göz dolduruyor. Başta Gabourey Sidibe, Mo'Nique ve Paula Patton çok iyi oynamış. Oscarla ilgili yazımda belirttiğim gibi Mo'Nique 'En İyi Yardımcı Kadın' dalında en büyük favorilerden biri. Gabourey Sidibe'nin oyunculuk başarısı ilerde onu hangi yapımlarda görmemizi sağlayacak şimdiden merak ediyorum.

7 Mart Oscar Gecesi'nden iki gün önce ülkemizde vizyona girmesi planlanan 'Acı Bir Hayat Öyküsü' sebebini bilmediğim nedenlerden dolayı ertelenmiş. Belki de en az bir Oskar Heykelciği kazanarak, vizyona sokacaklar.

Yazıda adı geçen kişilerle ilgili bilgi için tıklayın:

Vizyondakiler