Yönetmen: Gurinder Chadha
Oyuncular
Tür: Komedi
Yapım Yılı: 2002 (112 dk)
Senaryo: Paul Mayeda Berges, Guljit Bindra
Yapımcı Firma:
Yapım Ülkesi: ABD/Almanya/İngiltere
Orijinal Dil: İngilizce/Hinduca
Orijinal Adı: Bend It Like Beckham
Dağıtıcı Firma: Warner Bros

Hayatımın Çalımı Beckham Filminin Özeti

Manchester United kendi sahasında kalabalık bir taraftarın önünde oynamaktadır. David Beckham geleneksel Hint kıyafetleri içindeki Jess’e (PARMINDER NAGRA), pasını verir. Jess topu filelere gönderir. Taraftarlar coşmuştur. Beckham, Jess’e doğru koşarken, izleyiciler de genç kızın ismini haykırmaktadır. Genç kız o sırada kendi ismini haykıran kişinin, annesi (SHAHEEN KHAN) olduğunu fark eder. Annesinin mutfakta yardıma ihtiyacı vardır.

Jess 22 yaşındaki ablası Pinky’yle (ARCHIE PANJABI) taban tabana zıttır. Pinky uzun zamandır birlikte olduğu erkek arkadaşı Teetu’yla (KULVINDER GHIR) o yaz evlenecektir. Tüm ev halkı hummalı bir şekilde geleneksel bir Hint düğünü için hazırlıkları sürdürürken, Jess ailesini kandırarak, parka futbol oynamaya gider. Yerel bir bayan futbol takımı olan Hounslow Harriers’da forvet olarak görev yapan Jules da (KEIRA KNIGHTLEY) o sırada parktadır. Jules kısa sarı saçlı ve çok güzel bir kızdır. Annesi Paula (JULIET STEVENSON) sürekli olarak Jules’a farbelalı bluzlar ve etekler



giydirmeye çalışarak, “Sportif Baharat Kız’ın erkek arkadaşı olmadığını” hatırlatır. Paula, kızının erkeklerle neden ilgilenmediğini merak eder. Oysa bilmediği bir şey vardır. Kızı, futbol coach’u Joe’ya (JONATHAN RHYS MEYERS) aşıktır. Bir bağ yırtılması sonucu aktif futbol yaşamını zirvedeyken bırakmak zorunda kalan Joe, o günden beri Hounslow Harriers’da coach’luk yapmaktadır. Joe ve Jules, parkta futbol oynamakta olan Jess’i fark eder ve onu kendi takımlarında oynayıp, zirveyi hedeflemesi için cesaretlendirirler. Jules için zirve, ABD Bayanlar Ligi’nde oynamak demektir. Jess ailesinin buna asla izin vermeyeceğini bilmektedir. Bu yüzden, iyi bir iş ve istediği zaman futbol oynamasına izin verecek iyi bir koca bulma hayalleri kurar. Zaten, ailesi Jess’in Hintlilere özgü yemekleri yapmayı öğrenmesini ve düğün için binlerce ‘samosas’ hazırlamasını istemektedir.

Annesi Jess’i parkta erkeklerle futbol oynarken yakalar. Jess’in üzerinde şort vardır ve bacakları çamur içindedir. Bunun üzerine Jess’e futbol oynaması yasak edilir. Her şeyden önce, o artık bir kız çocuğu değil, genç kızdır. Ortalıkta böyle gezerse, Pinky’nin nişanlısının ailesi ne diyecektir? Ama artık çok geçtir. Çünkü dünürleri Jess’i saçları kısacık olan Jules’la birlikte görmüş ve Jules’u erkek sandıkları için de düğünü iptal etmişlerdir. Jess ve Pinky perişan haldedir; artık ne futbol vardır, ne de düğün.

Joe, Bhamra ailesini ikna etmeye çalışır fakat ailesi Jess’in futbol oynamasına izin vermeyi reddeder. Joe, Jess’i ne olursa olsun futbola devam etmesi için yüreklendirir. Jess gizlice oynamaya devam eder ve Joe’ya aşık olmaya başlar.

Jess, ailesine yalan söyleyerek Almanya’daki bir maça gider. Burada hep birlikte gittikleri gece kulübünde Jess ile Joe ile tam öpüşecekleri sırada Jules onları görür ve çılgına döner. İki kızın arkadaşlıkları büyük bir yara alır. Jess, Joe’nun oyuncularından biriyle çıkamayacağını bilmektedir, zaten ailesi böyle bir şeyi asla kabul etmez. Joe, Jules’la arasını düzeltmeye çalışır ama Jules’dan karşılık alamaz.

Jess çeyrek finallerde kırmızı kart görür. Joe maçtan sonra onu teselli eder. İki genç tam öpüşmek üzereyken, Jess’in babası (ANUPAM KHER) onları yakalar. Jess ve Joe, Jess’in futbol oynamasına bir daha asla izin verilmeyeceğini o an anlarlar.

Pinky’nin düğün tarihi çok önemli bir final maçıyla aynı tarihe denk gelir. Joe, Jess’e bir Amerikan yetenek avcısının finale gelip onun ve Jules’un oyununu izleyeceğini söyler. Futbol, arkadaşlık ve aile arasında kalan Jess’in kafası iyice karışır.

Düğün sırasında, Jess’in babası bir kızının çok mutlu, diğerinin de çok üzgün göründüğünü fark eder. O zaman anlar ki Jess bu önemli günde ailesini futbola tercih etmiştir. Kızına gidip final maçında oynamasını ve sonra da çabucak düğüne dönmesini söyler. Tony (AMEET CHANA) onu arabasıyla stadyuma götürür. Jess, geleneksel Hint elbisesini çıkarır ve sevgili formasını giyer. Jules’la barışırlar ve ikili birlikte her zamankinden çok daha başarılı bir maç çıkarır. Maçı kazanırlar ve yetenek avcısı her ikisine de Amerika’da futbol bursu teklif eder. Jess o an farkında olmadan Jules’u öper. Şoke olan Paula durumu yanlış anlar.

Jess, Jules’a giyinip kendisiyle birlikte Pinky’nin düğününe gelmesini söyler. Paula da onlarla birlikte gitmeye karar verir ve düğün konukları önünde Jess’i kızını öpmekle suçlar. Artık iki kızın Amerika’ya gidip profesyonel futbolcu olma hayallerini gerçekleştirme vakti gelmiştir. Vedalaşırken Jess ve Joe öpüşürler. Ne de olsa Joe artık Jess’in coach’u değildir. O yüzden, istediklerini yapmakta özgürdürler.

Aldığı Ödüller

2002 Yılı Katıldığı Festivaller ve Ödülleri

8-21 Nisan
West End Festivali

15-26 Mayıs
Cannes Uluslararası Film...
Devamı için tıklayın...
2002 Yılı Katıldığı Festivaller ve Ödülleri

8-21 Nisan
West End Festivali

15-26 Mayıs
Cannes Uluslararası Film Festivali

7-21 Haziran
Sydney Film Festivali
İzleyici Ödülü
En İyi Avrupa Filmi Ödülü

4-13 Temmuz
Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali

1-11 Ağustos
Locarno Uluslararası Film Festivali
UBS İzleyici Ödülü

17-25 Ağustos
Haugesund (Norveç Uluslararası Film Festivali)
Tiyatrocular Ödülü – Gledessprederen

5-14 Eylül
Toronto Uluslararası Film Festivali
İzleyici Ödülü

9-15 Eylül
Deniz Kenarı Filmleri (Film By The Sea)

18-22 Eylül
Marrakech Film Festivali
Jüri Özel Ödülü

23-29 Eylül
Hamburg Film Festivali


23-29 Eylül
Bordeaux Uluslararası Kadın Filmleri Festivali
Özel Jüri Ödülü
En İyi Sinema Aktrisi Altın Dalga Ödülü:
Parminder Nagra/Keira Knightly

3-6 Ekim
Dinard İngiliz Film Festivali
İzleyici Ödülü

8-20 Ekim
BHC Kuala Lumpur

30 Ekim
İngiliz Bağımsız Film Ödülleri
En İyi İngiliz Filmi Adayı
Umut Vaad Eden Oyuncu: Parminder K.Nagra

15-24 Kasım
Thessaloniki Uluslararası Film Festivali

Açıklar

YAPIM HAKKINDA

Gurinder Chadha, senaryoyu dostu Guljit Bindra ve ortağı senarist Paul Mayeda Berges’la birlikt...
Devamı için tıklayın...
YAPIM HAKKINDA

Gurinder Chadha, senaryoyu dostu Guljit Bindra ve ortağı senarist Paul Mayeda Berges’la birlikte yazar. 1998 Dünya Kupası ve Avrupa Futbol Şampiyonası sırasında, Chadha maçları bu kadar çok insanın izlemesi karşısında hayrete düşmüş. Hele hele izleyicilerin İngiltere kazandığında mutluluktan uçması, yenildiğinde ise kahrolması Chadha’yı çok etkilemiş: “Maçları izlemek için yakındaki bir pub’a gittim. İngiltere kupadan elendiğinde yetişkin adamların Camden High Street’in kaldırımlarına çöküp ağladıklarını görünce çok şaşırdım” diyen yönetmen, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ülkeyi son kez Prenses Diana öldüğünde böyle görmüştüm. İşte bu senaryo fikri o zaman doğdu. Böyle büyük bir enerjinin tam ortasına 2 de kız yerleştirmek harika olmaz mıydı diye düşündüm”. Filmin merkezine David Beckham’ı idolleştiren bir Hintli kızla, ABD Bayanlar Futbol Ligi’nin yıldızlarından Mia Hamm’i idolleştiren bir İngiliz kız olacaktı. İki kız büyük bir tutku ile futbol oynamak isteyecek ve film de genelde futbol kızlara uygun bir spor değildir diyen insanları konu alacaktı.”

David Beckham’ın Jess’in rol modeli olarak seçilmesinin iki nedeni vardı: Birincisi dünyanın en iyi futbolcularından biri olması, ikincisi ise halkın bir futbolcunun nasıl olması gerektiği konusundaki önyargılarına meydan okumasıydı. Ayrıca Bindra da futbolcunun fanatik hayranlarından biriydi. Chadha, bu seçimle ilgili olarak “Beckham, bir çok açıdan Hintli bir anne için ideal kişi” diyor ve bunu şöyle açıklıyor: “Karısını seviyor, bir oğlu var, iyi bir baba ve geleneksel maço futbolcu imajını yıkan bir kişi”. Chadha, ayrıca, Beckham’ın, toplum tarafından erkeklere özgü olanla ilgili genel kanıya meydan okuması gibi bu filmi ile toplum tarafından kadınlara özgü olarak belirlenmiş her şeyle ilgili genel kanıya meydan okuyor.. Yönetmen bunu şöyle açıklıyor: “Beckham’ın sporculuğuna hayran olmamak imkansız. Topa böylesine ustaca falso vererek, adeta yer çekimini yalanlıyor”.

Filmin Chadha’nın büyüdüğü Southall ve Batı Londra’da çekilmesine karar verilir. Gerçi futbol, senaryonun bütünleştirici bir parçasıydı ama Chadha, kızların ve ailesinin yaşamlarını daha derinden işlemek istedi. “Günümüzde kızlar için pek çok şeyin daha farklı olduğunu biliyorum. Ama bazı açılardan bu benim en otobiyografik filmim. Filmin benim büyüdüğüm yer olan Southall’da çekilmesinin yanı sıra, Jess’in babasıyla ilişkisi, benim babamla olan ilişkime çok benziyor. Bu yüzden, bu filmi ona ithaf ettim”.

Yapımcı Deepak Nayar, “HAYATIMIN ÇALIMI BECKHAM”a görür görmez aşık olmuş. Kendisi bunu şöyle ifade ediyor: “Gurinder’la birkaç yıl önce tanıştım. O sıralar ‘What’s Cooking?’ isimli proje üzerinde çalışıyordu. İrtibatı hiç koparmadık. Bana “HAYATIMIN ÇALIMI BECKHAM”ı gösterdiğinde, onunla birlikte yapmak istediğim filmi bulduğumu anladım”.

Nayar ve Chadha, Sundance 2000’de film için mali kaynak arayışını başlatırlar. Daha önce Road Movies’le (Almanya) bir çok proje gerçekleştirmiş olan Nayar kendileriyle görüşür ve anlaşma sağlanır. Ardından British Screen ve The Film Council’da projeye katılır. Daha önce Redbus ismiyle faaliyet gösteren Helkon SK senaryoyu değerlendirdikten sonra projeye büyük bir coşkuyla yaklaşır. Yapım sorumlusu Zygi

Kamasa projeyle ilgili olarak şu yorumu getiriyor: ‘‘İngiltere’de ‘What’s Cooking?’in dağıtımını gerçekleştirdiğimiz için, Gurinder’ın çalışmasını yakından tanıyorduk. O proje sırasında iyi bir ilişkimiz olmuştu. Dolayısıyla bu projeye de katılmaktan mutluluk duyduk. Gurinder’la çok yakın çalıştık. Ortaya tam istediğimiz gibi bir sonuç çıktı”.

“HAYATIMIN ÇALIMI BECKHAM”ın çekimleri 18 Haziran 2001’de başladı. Londra civarında ve Shepperton stüdyolarında 9 haftada tamamlanan filmin çeyrek final çekimleri 3 gün sürdü ve Almanya’nın Hamburg şehrinde gerçekleştirildi
OYUNCU SEÇİMİ

Chadha oyuncu seçiminde önemli bir rol oynadı ve bu imkanı uzun süredir hayran olduğu oyuncuları kadroya almakta kullandı. Bunların arasında İngiltere-Asya kökenli oyuncular çoğunluktaydı. Chadha bu oyunculara yeteneklerini göstermeleri için yeterli imkan tanınmadığını düşünüyordu.

Yönetmen, Jess rolünün filmde çok önemli bir yer tutacağını biliyordu. Parminder Nagra’yı ilk kez 1997 yılında, Oval Theatre’da 'Oh Sweet Sita'yı izlerken fark etmişti. Gurinder bunu şöyle anlatıyor: “Ondan hemen etkilenmiştim. Senaryoyu yazarken aklımda sürekli olarak o vardı”. Gurinder, Nagra’yla 1998’de irtibata geçerek daha önce futbol oynayıp oynamadığını söylüyordu. “Bana ‘oynadım’ diyerek yalan söyledi” diyen yönetmen sözlerini şöyle sürdürüyor: “Gerçi futbol oynamadığını bilsem bile, bu rolü canlandıracak tek aktrisin o olduğunu hep biliyordum. İnsanı perdeye tutsak eden bir masumiyeti var. Ayrıca, bu role hazırlanmak için tanıdığım tüm oyunculardan daha fazla çalıştı”.

Jules rolünün ise günümüz kızlarında görülen özgüven ve başına buyrukluğa sahip biri tarafından canlandırılması gerekiyordu. Chadha, Keira Knightley’yle tanışır tanışmaz onun mükemmel olduğunu anladı. Gurinder, Knightley’nin 16 yaşına daha yeni girdiğine inanamadı. Knightley’nin yaşı ve sahne tecrübesi harika bir bileşimdi. “Keira lise bitirme sınavlarına hazırlandığı halde provaları hiç aksatmıyordu. Tüm ekip bundan çok etkilendi. Programımızı onun sınavlarına göre ayarladık ama buna kesinlikle değerdi” diyor yönetmen.

Chadha, coach Joe’nun izleyicileri gerçekten yakalayacak biri olmasını istemiş. Jonathan Rhys Meyers’ın çalışmalarına uzun zamandır hayran olduğu için onun doğal İrlanda aksanının da bir avantaj olduğunu düşünmüş. Chadha, bunu şöyle anlatıyor: “Jonathan çok çekici, yakışıklı ve beyaz perdede büyük bir elektrik yayıyor. Hem Jess’in, hem de Jules’un ona çarpılacağından emindim.”

Bay Bhamra rolü için, doğduğu ülkenin kültüründen tamamen farklı bir toplumda yaşayan birinin karmaşık yapısını canlandırabilecek bir aktör gerekiyordu. Chadha izleyicilerin duygularına hitap edecek birini istiyordu. Anupam Kher bu rol için idealdi.
“Bu onun ilk İngiliz filmi olacağı için ikimiz de heyecanlıydık. Alışık olduğundan çok daha farklı bir tarzda oynamasını istedim, yani daha doğal bir şekilde rol yapmasını istedim. İnanılmaz bir iş başardı” diyor yönetmen.

Chadha, Jules’un haşin ve despot annesi Paula rolü için de Juliet Stevenson’ı hiç tereddüt etmeden seçmiş: “O, ülkemizin en büyük aktrislerinden biri. Onu daha önce hiç böyle bir rolde izlemedim. İlk karşılaştığımızda, “ Kraliyet Shakespeare Kumpanya’sının onu Paula rolüne hazırlamak için 15 yıl çalıştığını söyleyerek ona takıldım. İlk provada rolünü okuduğunda, rolü hemen kaptığını anladım”.

FİGÜRANLARIN SEÇİMİ

Düğün sahnesi hem yönetmen, hem de yapım ekibi için kuşkusuz en önemli sahnelerden biriydi. “Düğün sahnesinde figüran olarak pek çok akrabamı kullandım. Özellikle de annem ve teyzelerim son derece otantik bir görüntü oluşturdular. Sanırım herkes çok iyi vakit geçirdi. Ancak onları yönetmek başlı başına bir kabustu. Ben ekibe talimatlar verirken, annem sürekli araya girip benim Hintçe takma adımı herkesin önünde bağırıp durdu. Çok utanç vericiydi. ‘Anne, lütfen!’ diyip durdum. Ama o, Punjabi deyip durdu, teyzelerimden biri kameralardan saklanmaya çalıştı, bir başkası çok geride durdu, vs. Orada olan diğer kişiler için tüm bunlar çok eğlenceliydi tabii”.

Hounslow Harriers takımı için de iyi futbol oynayan, atletik ve kendine güvenen kızlar seçilir. Bu, kamera karşısında başarılı olmaları ve diğer oyunculara uyum sağlamaları son derece önemsenen bir çalışmayı gerektirmiş.. Sonunda, Futbol Federasyonu’nun da yardımıyla, pek çok kız seçmelere katılır ve QPR, Slough, Bushy ve Arsenal’li oyunculardan oluşan bu takım ortaya çıkar.

FUTBOL KOREOGRAFİSİ

Chadha, futbol sahnelerinin gerçekçi ve sinema açısından etkili olmasını amaçlamıştı. Bu konuda şunları söyler: “Görüntü yönetmenim Jong Lin’le birlikte hemen hemen tüm spor filmlerini gözden geçirdik ve kamera hareketlerini ve yakalamak istediğimiz türden görüntüleri tespit ettik”. Chadha şanslıydı, çünkü daha önce ‘What’s Cooking?’de de birlikte çalıştığı Lin futbol sahnelerinin çekimi için kendisi özel bir ekipman dizayn eder. Steadicam’e benzeyen Wego hem çok dar açılar için, hem de hızlı hareketler için kullanılabiliyordu. Bunu Steadicam’le yapmak mümkün değildi. “The Wego futbol görüntülerinde sık sık karşınıza çıkan geniş açılı çekimler yerine, daha dar açılı yeni bir çekim vizyonu yarattı” diyen Lin, sözlerini şöyle sürdürür: “Wego’nun iki kişi tarafından tutulması gerektiği için, çok daha sabit ve keskin bir görüntü elde edilebiliyor”.

Chadha, futbol koreografilerini yapması ve kızları çalıştırması için Simon Clifford’ı ekibe alır. Clifford, en kaliteli futbol görüntülerini elde edebilmek için, başrol oyuncularıyla çalışırken Futebol de Salao antrenman tekniklerini kullanır. Simon, çekimlerden haftalar önce çalışmaya başlamış. Kareografi çalışmaları çekimler boyunca da devam etmiş. Daha önce, Robert Carlyle, Gina McKee ve Ray Winstone’un başrollerini paylaştığı ‘There’s Only One Jimmy Grimble’ filmine de danışmanlık yapmış olan Clifford, futbol koreografilerine fazlasıyla aşina olduğu için fazla zorlanmamış. “Çok gurur duymuştum ama beni endişelendiren bir konu vardı. Daha önce hep erkeklerle çalışmıştım. “HAYATIMIN ÇALIMI BECKHAM”da ise kızlarla çalışacaktım. Kızları çalıştırırken bambaşka bir teknik kullanmam gerekecekti” diyor Clifford.

Kızların gerçek birer futbolcu gibi görünebilmesi için Clifford, sofistike ve kapsamlı bir antrenman programı hazırlamış. Antrenman programları her bir kız için farklı şekilde düzenlenmiş. Clifford, esas oyuncularla birlikte 10 hafta çalışmış. Takımın geri kalanı tecrübeli futbolculardan oluştuğu için aktrislerin onlara ayak uydurabilmesi onun en önemli sorunu olmuş. Sahnelere doğallık katabilmek için, araya sadece birkaç kız haberdar olduğu sürprizler katmış. “Oyunun sürati, doğası ve hareketleri gereği, futbol sahnelerini otantik göstermek zordur” diyen Clifford, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Pek çok film bu otantikliği yakalamakta zorlandı. Oysa benim görevim ‘HAYATIMIN ÇALIMI BECKHAM’da bu zorluğun üstesinden gelmekti”. Takım kaptanı Mel rolündeki Shaznay Lewis, kadroya daha sonra dahil olduğu için ek antrenmanlar yapılması gerekmiş. Clifford bu konuda da şunları söylüyor: “Bu onun ilk filmiydi. Rolünü çok ciddiye aldı ve birlikte yaptığımız antrenmanlarda muazzam derecede çalıştı. Onun ve diğerlerinin müthiş çabaları semeresini verdi”. Almanya maçı, futbol açısından tam bir şölene dönüşmüş. Öyle anlar olmuş ki ki, hem oyuncular, hem futbolcular birer profesyonel gibi oynamışlar. Chadha, bunu şöyle açıklıyor: “Sanki yıllardır birlikte oynayan gerçek bir futbol takımı gibiydiler. Son derece zorlu geçen bir maçta, tüm güçlerini ortaya koydular. İstediğim görüntüleri elde ettikten sonra ‘Kes’ diye bağırdım, ama kimse beni dinlemedi. Kızlar kaybetmeyi reddettiler. Senaryoyu tamamen unutmuşlardı. Alman takımına iyi bir gol atana kadar oynamaya devam etmelerine izin vermemi istediler. Esas şaşırtıcı olansa yapım ekibimizin, Alman takımına karşı mücadele eden kızlarımıza verdiği destekti”.

Yorum Yaz




"Yorumlar küfür hakaret ve müstehcenlik içeremez. Bu kurallara uymayan yorumlar silinecektir."
Toplam 17 Yorum
  • Film Notu 10/10
    ebrar sude yaman 31.5.2007 10:17:00
    filmi izledim ve cok süper olmuş hayran kaldım ve sürekli tekrar izlizyorum david beckham buraya cok yakısmıs onu filmlerde görmek güzel olurdu film etkileyici olmus kısacası SÜPER
  • Film Notu 10/10
    duru 31.3.2007 14:30:00
    çok güzel olmuş ama keşke beckhama daha çok yer verilseymiş filmin sonunda bi var oda tam görülmüyor.aman neyse ellerinize saglık by
  • Film Notu -/10
    kan1 20.3.2007 17:39:00
    filmi henüz izlemedim ama çok güzel olduğuna inanıyorum bu beckhamdan değil bir hint filmi olmasındandır. en kısa zamanda izlicem inş.
  • Film Notu 10/10
    belkıs çetin 27.2.2007 18:25:00
    ya bn bıır beckham hayranıyım hastasısyım butn haytını okudm kndı agzındn kıtabını bulmk için çokkkk ugrastım wedesonnda buldum we tam 25 kez okudum we her seferınde yenıden bglandım bende futbolla ykından ilgılenıorum wede bı kız olark bu kadar futbolla içli dışlı ollması wede halınn peşinden gıdpı ailesnı onune almsı çokk gusel bnce fılmdekı kız gbı bır gun herkes hayalınn pesınden bıgun bole koşmalı derek byss dıorum
  • Film Notu 10/10
    alara 16.2.2007 16:18:00
    film süperdi zaten beckham vardı diye seyretmiştim arkadaşın dedigi gibi sonda gelmesi muhteşemdi beckham ın da hayranıyım ölüyorum ona
  • Film Notu 10/10
    neslihan 22.1.2007 11:40:00
    film süper gerçekten sürükleyici bıkmadan izledim bikaç sefer beckham a gelinde ıyyy alın sizin olsun havalı adam nolcak bizde ondan daha yakışıklı adam çoookkk ....
  • Film Notu 10/10
    merve 4.11.2006 19:55:00
    filmi izlemedim ama beckham la ilgili olduğu için süper olduğundan eminim beckham ı çokkkkkkkkk sewiyorummmmmmmmmmm
  • Film Notu 10/10
    kylie ann minogue 14.10.2006 12:57:00
    ona ölürüm ben ya istesin yeter kiiiiii ama görüsücem onunla er yada geccccccc
  • Film Notu 10/10
    kylie ann minogue 5.9.2006 10:19:00
    beckham benim yaaaaa evlenirsem çagırırım sizi merak etmeyin ama düğün şahidim avril lavigne
  • Film Notu 10/10
    beckham 29.8.2006 16:02:00
    beckhamın çok büyük hayranıyım onu çok sewiorum yawwwww filmi izledim çok süperdi.hele en sonda beckhamın gelmesi muhteşemdi!!!!ama neden yanına gitmedi

Hayatımın Çalımı Beckham Filminin Oyuncuları

Film Kritiği