Anneler Günü (Mother's Day)

16.8.2011
Anneler Günü (Mother's Day)

Çocuklarım Olmadan Asla …

Darren Lynn Bousman'ın yönettiği ve Rebecca De Mornay, Jaime King, Patrick John Flueger ile Warren
Kole'un oynadığı 'Anneler Günü” (Mother's Day) vizyona girdi.

Filmin adına bakıp ta duygusal ağırlığı baskın, hüzünlü bir anne-evlat olayı izleyeceğinizi sanmayın.
Aslında biraz da sanın. Çünkü; filmin belkemiğini çocuklarına aşırı düşkün, ölümüne sahiplenici,
psikopat bir annenin eli değiyor.

Olayın başladığı gün bir banka soygunundan evine dönen, biri ağır yaralı üç “arsız hırsız” evin
sahibinin el değiştirdiğini fark ettiklerinde evin komplesini rehin alırlar. Baskın basanındır misali. Tabi bu durum ev ahalisi için 'acınası' bir durumdur. Çünkü onlar başlarına nelerin geleceğinden
habersizdirler…

Genelde buram buram şiddet kokan filmleri pek izlemem. Bu film ise bir arkadaşımın tavsiyesiydi.
Ben de onun bu isteğine iştirak ettim. Fakat; konu olarak yeni bir şeyler anlatmayan filmin genel
atmosferi “dehşet verici” idi. Filmin kanlı şiddet sahnelerinden İğrendiğim, dehşete kapıldığım,
öfkeden sinir küpüne döndüğüm anlar oldu… Çünkü; “Anneler Günü adlı film”, ilk sahnelerinden
başlayarak giderek artan “gerilim dozu”nu 'vahşet' diye nitelendireceğim sahnelerle süslüyor.

Bu bağlamda benzerine sık rastladığımız bilindik bir öyküyü titiz bir yönetmenin eline teslim
ettiğinizde tüm teknik imkanlar kullanılmış görüntü kalitesi yüksek bir film izleyeceğinizin de
garantisi verilmiş oluyor. O halde yaptığı işi ciddiye alan, Testere (Saw) serisinin devam filmleri
(2,3,4) ve Fear Itself'in yönetmeni Darren Lynn Bousman’ı tebrik etmek gerekiyor.

Filmin anlattığı olay bütün ayrıntıları ile gün yüzüne çıkınca “iyi olan kazansın” demekten başka çare
bırakmadığında, “öldürme içgüdüsü herkeste mevcuttur” un felsefesini yapmaktan da geri
durmuyor. Bunu mütaakip toplumdan uzak, kendi safsataları ile yaşayan psikopat bir ailenin “ölüm”
sunan zorbalıkları ile biraz Teksas Katliamı (The Texas Chainsaw Massacre) biraz The Hills Have Eyes
gibi yapımları hatırlatıyor. En az onlar kadar uçuk, vahşi ve temkinsiz. Ama; onlar kadar nedensiz ve
kırsal değil. Biraz daha şehirli ve biraz daha katlanılası bir mantık çerçevesinde sunulmuş. Ve yaptıkları
her zulmün ardından “yaptık ama bunun için” demeleri “günah çıkarmaya” meyilli zorbalarla
karşılaştığınız sinyalini veriyor.

Bizde çok örneğine rastlamadığımız bu türün en iyi örneklerinden olan başrollerini Nejat İşler,
Doğu Alpan, Melis Birkan’ın oynadığı “Barda” filmi de gerçeğe yakın öyküsü ile bizim “köşe başı”
taşlarımızdan sayılır.

Bizim sinemamızın geçirdiği evreleri, baz alırsak ve iyiye giden örnek yapımları ile çok daha iyi yerlere
geleceğini tasavvur ediyorum. Ve sözü tekrar “Anneler Gününe” getirdiğimde heyecanı bol, aksiyonu
yerinde, iyi kurgulanmış, etkileyici oyunculuklar ile harika bir fon müziği eşliğinde gerilim filmi izlemek
isteyenler için şu anda vizyonda olan İngilizce adı ile “Mother's Day” adlı filmi izleyebilirsiniz.

Ve size bir soru: “sıcak, samimi, cesur ve korkunç” bir annenin en vazgeçilmezi sizce nedir? Bu
sorunun cevabını film zaten veriyor. Peki ya siz Anneler Günü’nde annenize hangi hediyeyi aldınız?

Vizyondakiler