Yönetmen: Peter Jackson, Frances Walsh
Oyuncular
Tür: Fantastik, Macera
Yapım Yılı: (179 dk)
Vizyon Tarihi: 15 Kasım 2002 Cuma
Senaryo: Philippa Boyens, Peter Jackson
Yapımcı Firma:
Yapım Ülkesi: Yeni Zellanda/ABD
Orijinal Dil: İngilizce
Orijinal Adı: Lord of the Rings: The Two Towers, The
Resmi Site: www.lordoftherings.net/
Dağıtıcı Firma: Warner Bros

Yüzüklerin Efendisi: İki Kule Filminin Özeti

Orta Dünya’da güç dengesi değişiyor. İki Kule – Karanlıklar Efendisi Sauron’un Barad-dûr’daki kalesi ve büyücü Saruman’ın Orthanc’daki kulesi – bütün uygarlıklara karşı bir savaş başlatmak ve İnsan ırkını yeryüzünden silmek için güçlerini birleştirdiler.

“İki Kule adıyla anılan kuleler, Saruman’ın üssü olan Orthanc kulesi ve Sauron’un evi Barad-dûr kulesi. Bu ikisi müttefik.” diye açıklıyor yönetmen/yazar/yapımcı Peter Jackson. “Bir dereceye kadar bir soykırım hikayesi,. Bu iki kötü güç, insan ırkının, insanlığın yeryüzünden silinmesi gerektiğine karar veriyor ve bunu yapmak için harekete geçiyorlar.”

Sauron’un ısıtıp, şekil verdiği Tek Yüzük, içinde saklı olan kötülükle kendisini yok etmek üzere bir araya gelen Kardeşliği, parça parça etti. Zorlu görev, daha şimdiden, Büyücü Gri Gandalf (Ian McKellen) ve İnsan Boromir’in (Sean Bean) hayatını aldı. Yüzüğün korkunç gücüne, sadece Hobbit Frodo Baggins karşı durabiliyor, işte bu da Frodo’yu yüzüğü taşıyabilecek yegane kişi yapıyor.

Frodo, Sam ve Gollum Emyn Muil Tepelerinde

Kaderiyle tek başına yüzleşmek zorunda kalan Frodo ve biricik sadık dostu Sam, Yüzük’e uzun ve karanlık bir geçmişte sahip olan gizemli yaratık Gollum tarafından izlendiklerinin farkına varmadan düşman bölgesine girerler.

Bir zamanlar Hobbit olsa da Gollum’un 500 yıl boyunca yüzüğü taşıması, vücudunun deforme olmasına, beyninin bozulup yozlaşmasına neden olmuştur. Gollum, Frodo ve Sam’i takip ederken yakalanınca, Hobbitlere, kendisini serbest bırakmaları karşılığında onları Emyn Muil tepelerinden geçirerek, Mordor’a götürmeyi teklif eder. Gollum’un sesini, hareketlerini ve WETA Digital’le çalışarak ruhunu veren Andy Serkis “Frodo, Gollum’la karşılaştığında, yaratıkta kendisine benzeyen pek çok şey görür. Yolculuğun Gollum olmadan devam edemeyeceğini hisseder.” diyor.

Gollum’un işbirliği yapmasının tek nedeni “Kıymetli”sine onu çalabilmesine olanak sağlayacak kadar yakın olmaktır. İkisinin de ortak özelliği olan yüzüğü taşıma yeteneklerinden faydalanarak Frodo, Gollum’a hikayesini anlattırmayı başarır. Gollum’un bir zamanlar, Smeagol adlı bir Stoor Hobbit olduğunu ve yüzüğü şiddet kullanarak ele geçirdiğini öğrenir. Serkis, “Frodo, ona kim olduğunu itiraf ettirince, Gollum, Tek Yüzük hayatına girmeden önce nasıl birisi olduğunu hatırlamaya başlar.”diyor.

Frodo için Gollum’un yanında olmak, karanlık bir aynaya bakmak gibidir. “Frodo’nun daha ilk aşamalarını yaşadığı, ölümcül bir hastalığa yakalanmış birini görmek gibi.” diyor Serkis

Smeagol, kendine gelmeye başladığında, Gollum’un yükünü üzerinden yavaş yavaş atmaya başlar. Frodo’yla kurduğu ilişki, Frodo’yla Sam’in ilişkisinde sürtüşmelere neden olur. Wood, “Gollum’un gruba katılması, Frodo ve Sam’de pek çok değişikliğe neden olur. Dostlukları bir sınavdan geçmektedir. Frodo, yolculuk boyunca, gittikçe yüzüğe daha çok güvenmeye, yüzüğün gücü de onu değiştirmeye başlar. Sam, Frodo’nun görevi başarabilmesi için daha çok sorumluluk yüklenmek zorunda kalır. Çünkü Frodo, duyarlılığını, saflığını ve amacını yitirmeye başlamıştır.” diyor.

“Frodo yüzüğü taşımaya devam ettikçe, daha çok acı çekiyor.” diyor Frodo’nun sadık dostu Sam Gamgee’yi oynayan Sean Astin “Sam, Frodo’ya her zaman güvenir ve ne kadar zorda kalırsa kalsın, bunlara Frodo için katlandığını düşünür.” diyor.

Frodo’nun görevinde çok önemli bir rol oynayan iki Hobbit’in birbirine duyduğu güven, Gollum onları Emyn Muil tepelerinden ve Ölü Bataklık’tan (Dead Marshes) geçirirken, yavay yavaş azalmaya başlar. Gollum’un onları Mordor’a götürme konusundaki istekliliği ve bunu yapıp yapamayacağı da bir bilinmeyendir.

Astin, “Tam, küçük Hobbitlerin, Orta Dünya’nın uçsuz bucaksız vadilerinde, çöllerinde, volkanik bölgelerindeki yolculuğu bundan daha zor hale gelemez diye düşünürken, durumları daha da kötüye gidiyor.” diyor.

Çekim Bilgileri

GOLLUM VE AĞAÇSAKAL
İKİ KULE’NİN DİJİTAL KARAKTERLERİ
Frodo ve Sam’in hedeflerine ulaşmak için çıktıkları yolculukta, Go...
Devamı için tıklayın...
GOLLUM VE AĞAÇSAKAL
İKİ KULE’NİN DİJİTAL KARAKTERLERİ
Frodo ve Sam’in hedeflerine ulaşmak için çıktıkları yolculukta, Gollum’un çok önemli bir role sahip olması nedeniyle Jackson, Gollum karakterinin tamamen yapmacıklıktan uzak, canlı bir aktör kadar gerçek görünümlü ve bir aktör gibi duygularını ifade edebilecek şekilde hazırlanmasını istedi. “Gollum, tamamen dijital bir yaratık, fakat bu karakteri bir aktörün yaratmasında kararlıydım. Bunu da Andy Serkis yaptı.” diyor Jackson.

Serkis ve yaratıcı ekiplerin ortak çalışmaları, türünün ilk örneği olan bir karakterin ortaya çıkmasıyla sonuçlandı: Temellerini gerçek oyunculuktan alan ve filmdeki herhangi bir aktör kadar rol yapabilen, dijital bir yaratık.

Jackson ve Oscar ödüllü görüntü yönetmeni Andrew Lesnie, sette Andy Serkis”in oyununu izleyip yönlendirirken, WETA Digital’in animatörleri de Lesnie’nin kaydedilmiş hareketlerini ve mimiklerini, Gollum’un gerçek anlamda rol yapabilmesi amacıyla, dijital ortamda tekrar oluşturabilmek için inceliyorlardı. Serkis, “Bu işi yapanların teknik yeteneklerine ve harcadıkları çabaya hayranım. Bunu, böylesine bir tutkuyla gerçekleştiren animatörlerin yaptığı işe hayretle bakmamak, saygı duymamak mümkün değil.” diyor.

Daha sonra, Gollum’un vücudunun ve sesinin tasarımı, hareket kaydetme teknikleri, bilgisayar tarafından geliştirilmiş görüntüler ve dijital ses karıştırma teknikleriyle daha da geliştirildi. En sonunda ortaya çıkan şey, tamamen yeni bir görsel efekt oldu. Jackson, “Andy, Gollum’u, sesini kullanarak yaratıyor. Fakat Gollum karakterinin büyük bir bölümü de Andy üzeri noktacıklarla kaplı kıyafeti giyip, Gollum gibi rol yapmaya başlayınca, hareket kaydetme tekniklerini kullanarak ortaya çıkıyor. Andy, Gollum gibi konuşuyor, sahneyi normal bir aktörün yapacağı gibi oynuyor. Bu sayede bilgisayar onun hareketlerini kaydedebiliyor ve hareketleri Gollum’un dijital versiyonuna dönüştürüyor.” diye açıklıyor.



Howe ve Lee’nin çizimlerinden yola çıkılarak başlanan Gollum karakterinin oluşturulması, Jackson’ın beynindeki görüntünün model hamurundan yapılmış bir makete dönüştürülmesi ve bunun taranarak bilgisayara aktarılmasıyla devam etti. Filmdeki yaratıkların hazırlanmasını denetleyen ve yönlendiren Eric Sainden, “Gollum’un vücudunda 300’den fazla kas var. Bütün bir iskelete ve derisi üzerindeki hareketlerin doğal olmasını sağlayan bir kas sistemine sahip. Gollum’la ilgili en zor konu, yüzüydü. Diğer oyuncularla beraber rol yapabilmesi gerekiyordu. Gollum’un duruma göre aralarında geçiş yaptığımız 250 farklı yüz şekli var.” diyor.

Tolkien’in Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi üçlemesi’nde, en çok hatırda kalan ögelerden biri olan Gollum’un ünlü sesi, karakterin yaratılmasında anahtar nokta ve Serkis’in mihenk taşı oldu. Serkis, “Bu sesin duygusal bir kaynağı var. Bence içinde acının hapsedildiği yer burası. Duygusal hafızası, vücudun gırtlak kısmında tutsak kalmış. Sadece sesi çıkarmam bile anında Gollum’un fiziksel yapısına bürünebilmeme ve bu rolü gerçekten yaşıyormuş gibi hissederek oynamama yetiyor.” diyor.

Serkis’in Gollum’u oynama yeteneği o kadar yüksekti ki, başta dijital bir karakter olan Gollum, prodüksiyon boyunca evrim geçirerek, bir aktöre benzedi. Jackson’a göre şimdiye kadar bir aktör tarafından bu derece oynanarak hayata geçirilen başka bir dijital karakter olmamış.

Tolkien, Yüzüklerin Efendisi’nde Ent’leri çok eski bir ırk olarak yarattı. Bu ‘yaşayan ağaçları’ hayata geçirebilmek için Jackson, WETA’yı görevlendirdi. Ent’lerle ilgili en büyük zorluklardan biri, ağaçların hayal ürünü varlıklar olmamasıydı - dünyanın her yerinde tanınıyor ve özellikleri biliniyordu -. Eric Sainden, “Ent’leri oluşturmak kolay değildi. Çünkü yürürlerken dalları, yaprakları ve görünen kökleri ile yer arasında büyük miktarda etkileşim var. Bunun yanında sürekli olarak, canlı oyuncularla da etkileşim halindeler. Yani pek çok hareketli ağaç kabuğumuz var. Bu kabuk parçaları, yanaklar ve gözler gibi bölgelerde birbirleriyle de sürtünme halindeler. Hepsinden önemlisi, ağaç canlanmalıydı.” diyor.

WETA Digital’den Daniel Falconer, Alan Lee ve Grant Major’la çalışarak, Ent’lerin en yaşlısı olan Ağaçsakal’ın tasarımını yaptı. Richard Taylor, “ Ağaçsakal’ın, şimdiye kadar sinemada görülmemiş, değişik, güzel ve duyarlı bir karakter olduğuna inanıyorum. Uçsuz bucaksız bir geçmişe ve bilgi zenginliğine sahip.” diyor.

WETA Workshop, Jackson tasarımdan memnun olana kadar Ağaçsakal için maketler hazırlamaya devam etti. Bir sonraki adım Ağaçsakal’ın, sahnede Merry ve Pippin’le etkileşime girecek, 4,5 metre boyunda hareketli bir modelini yapmaktı. Bilgisayar görüntülerinin hazırlanmasında bu model temel alındı ve Ağaçsakal’ın yüz hareketleri başta olmak üzere tüm eklemlerinin hareketleri dijital olarak doğallaştırıldı.

“Ağaçsakal harika bir yaratık.” diyor görsel efekt süpervizörü Joe Letteri. “En zorlu işlerden biri hareketli modeli kullanarak, karakteri dijital ortamda bir bütün haline getirmekti. Taa ki aralarında bir fark kalmayana kadar.”

Ağaçsakal’ın sesi, filmde Gimli’yi de oynayan, John Rhys-Davies’e ait. Tolkien’in eserlerinin en tutkulu okuyucularından olan Davies, bir ağacı seslendirmenin göze almaya değer bir risk olduğunu düşünüyor., “Bir karakteri hayata geçirmek için gereken çok büyük boyutlu bir sürecin, sadece küçük bir parçasısın. İşini doğru yaparsan, insanlar kitabı okuduklarında senin sesini duyacak, Gimli olarak seni düşünecek veya Ağaçsakal olarak senin sesini duyacaklar. Eğer iyi yapamazsan, her zaman yerine koyabilecekleri, kendilerine ait bir sesleri vardır.” diyor Davies.

Pek çok değişik ses karışımlarıyla deneyler yaptıktan sonra, Jackson, Ağaçsakal’ın sesinin Rhys-Davies’in kendi sesi olmasına, fakat yaşlı Ent’in konuşmasının değişik yerlerinde farklı teknikler kullanmaya karar verdi. “İnsan sesinden üretilebilecek her türlü akla uygun sesi kullandık. Bir noktada, sesi, yorulduğunuzda yapabildiğiniz gibi bölebildiğimi de farkettim. Ayrıca onu son derece yavaşlattık. Diğer ağaçlarla iletişim kurarken, derinden gelen, böğürtüye benzeyen bir ses tercih ettik. Balinaların şarkıları gibiydi.”




ÖLÇEKLİ BİR DÜNYA
UYGULAMALI YERLER VE “BÜYÜKATÜRLER”

Kardeşliğin Orta Dünya’da yaptığı yolculuk devam ederken, farklı gruplar, pek çok yeni Tolkien bölgesini ve şehrini ziyaret ediyor. İşte bunlardan bazıları:

Emyn Muil
Rohan Ovaları
Edoras (Rohan’ın başkenti)
Fangorn Ormanı
Barad-dûr (Sauron’un kalesi)
Ölü Bataklık
Isengard / Orthanc Salonu / Isengard Kapısı
Mordor’un Kara Kapıları
Lothlorien / Galadriel’in Ormanı / Caras Galadhon
Ak Dağlar
Ithilien Kırı
Henneth Annun Şelalesi / Mağarası / Odası
Anduin Nehri
Miğferdibi / Hornburg Kapısı ve Kulesi / Manastırlar / Derin Duvar / Büyük Salon / Patika
Osgiliath Lağımları

Yeni Zelanda’nın sunduğu türlü türlü doğal ortamlar, Jackson ve ekibine Tolkien’in metinlerinde bahsi geçen her türlü mekanı oluşturabilme imkanı sağladı.

Yeni Zelanda’nın, doğal yerlileri ve Maori Iwi kabilesi ile filme çekilmesi yasak olan belli bazı alanlar için karşılıklı görüşmeler yapıldı. İster istemez film ekibinin yürümek zorunda kaldığı alanlarda, zarar görebilecek bitki örtüsünü korumak amacıyla büyük halılar kullanıldı.

EDORAS
Rohan’ın başkenti Edoras, İki Kule için kurulan en büyük ve belki de en görkemli setti. Alan Lee’nin Yüzüklerin Efendisi’nin resimli versiyonunda yer alan resmiyle tıpatıp aynı olacak şekilde inşa edilen Edoras, en yakın uygarlık belirtisinden en az bir saat uzaktaydı ve buraya ancak, çakıl taşlı bir yoldan geçilerek ulaşılabiliyordu.

Karlarla kaplı, güzel bir vadinin ortasında, Mount Sunday adında, eskiden koyun ve at çobanları tarafından bir buluşma noktası olarak kullanılan (Genellikle Pazar günleri; adı buradan geliyor.) 600 metre yüksekliğinde yalnız bir tepe vardı.

Tepenin doruğuna ulaşmak için beş kilometrelik bir yol ve iki geçici köprü inşa edildi. Her çekim gününün sabahı, 200 kişilik ve ekip ve figüranlar bu yolu kullanarak, çekimin yapıldığı alana gidiyordu. Burada, sadece Edoras’ın dış bölümleri, Golden Hall’un içi ve ahırların çekimleri yapıldı. Çevrede bulunan diğer binalar ise aktörlerin dinlenme odaları, prodüksiyon ofisleri olarak ve yiyecek-içecek ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanıldı.

Yüzüklerin Efendisi’nin tüm detaylarında olduğu gibi, Edoras ve sanatı, Grant Major ve ekibi tarafından en ince detaylara kadar özenle hazırlandı. Binaların cephelerindeki at oymalarından, ham Nordik kültürden esinlenerek hazırlanmış mimariye kadar her yerde, Rohan’ların gerçekten bu krallıkta yaşadığı ve öldüğü hissediliyordu.

Bu şaşırtıcı seti inşa etmek, bir yıl süren izin alma sürecinden sonra, altı ay sürdü. Uygarlığa uzak ve doğal olaylardan büyük çapta etkilenen bir bölge olduğu için 130 kilometre hızındaki rüzgarlara dayanabilecek şekilde çelikle güçlendirildi. Filmin çekiminden sonra, bölgeyi eski haline döndürmek de altı ay aldı. Kullanılan yolların üzerinde çimenler yeşerdi bile.

“BÜYÜKATÜRLER” VE MİĞFERDİBİ SAVAŞI

Yüzüklerin Efendisi’ndeki en büyük çaplı, hareketli sahnelerden biri Miğferdibi’nde geçiyor. Kardeşlikten geriye kalanların ve Rohan halkının, Uruk-hai akınını savuşturması sahnesi, Wellington’daki eski bir taş ocağının, değiştirilerek çekimlere uygun hale getirilmesiyle oluşturulan bir alanda, 14 hafta boyunca süren, çok zorlu ve yorucu gece çekimleriyle gerçekleştirildi. Doğal ve dev bir kaya duvar, Miğferdibi setinin tasarımına entegre edildi.

Mevcut olan yerler, dev boyutlu setlerin ihtiyaçlarını karşılayamamaya başladığında, WETA atölyesi, son derece ince detaylarla işlenmiş 68 tane minyatür hazırladı. Barad-dûr 1/166 ölçeğindeydi. Referans olarak kullanmak için 1/3000 ölçekli bir Orthanc Salonu da üretildi. Minyatürlerin çekimi için 2.250 metre karelik bir depo kullanıldı.

Miğferdibi’nin uzaktan göründüğü, ön plan çekimlerde kullanılmak üzere, inşaası dört aydan fazla süren, ¼ ölçekli bir minyatür ile WETA Workshop tarafından 1/35 ölçekli bir minyatür daha hazırlandı. Bu maketler öylesine detaylı ve o kadar sanatsal biçimde hazırlanmışlardı ki biraz daha büyük olanlar, ekip tarafından, minyatür değil, “Büyükatür” (Bigature) diye adlandırılmaya başlandı. Barrie Osborne, “Bence, bu filmde minyatürler hiç de alışılmadık bir biçimde kullanılıyor. İnsanlar genellikle minyatür kullanımını azaltarak, bilgisayarda hazırlanan görüntüleri tercih etmeye başladı. Fakat Yüzüklerin Efendisi’nde, minyatürleri kullanma şeklimiz, benzersiz.”

Minyatür Bölümü’nün görüntü yönetmeni, Total Recall’daki başarısı için Oscar’la ödüllendirilen, Starship Troopers ve Abyss gibi filmlerin görüntü efektlerinde önemli rolü olan Alex Funke: “Orta Dünya o kadar uçsuz bucaksız ki her şey, ya yüksek bir kule ya dev bir kale ya da dipsiz bir maden.” diyor. “Bu setleri bire bir yapmanın imkanı yok. Bunların hepsini içine yerleştirebileceğiniz bir stüdyo mevcut değil. Pek çok durumda, Peter’ın tercihi dijital modellerden ziyade, elle tutulabilen minyatürlerden yana oluyor. Çünkü bunların köşesindeki bucağındaki dokuyu, dijital ortamda aynen oluşturmak zor.”

Minyatür kameralar, standart donanımlara göre çok daha düşük hızda çekim yapıyor. İki Kule’de kullanılan Mitchell diye adlandırılan kameralar, aslında İkinci Dünya Savaşı’nda havadan çekimler yapabilmek için geliştirilmişti. Almanya çıkışlı yeni Arri teknolojisiyle birleştirilen bu kameralar, küçücük koridorlarda dolaşabilmelerini ve dönebilmelerini sağlayan özel aparatların üzerine monte edildi. Görüntüye, en son eklenen oyunculardı.

Funke tarafından, yaptığınız hareketlerle kameranın haraketlerini yönlendirebilmenizi sağlayan, prodüksiyon ekibince,“Frankenstein 2” diye adlandırılan ve WETA’nın minyatürler bölümünde kullanılan bir donanım üretildi. Funke, bazı durumlarda, daha sonra bilgisayarda son görünümünü kazanacak çekimler için oyuncak, plastik askerler bile kullandı. Funke “Burada önemli olan efektler değil; çok sevilen, etkileyici bir hikayenin anlatılması. Eğer efektleri görebiliyorsak, işimizi yanlış yapmışız demektir. Önemli olan, yapmanız gereken her şeyi öyle bir biçimde başarmak, hikayeyi öyle bir biçimde anlatmak ki seyirci kendisini tamamen filmin içinde hissetsin.” diyor.

Canlı çekimler ve bilgisayar görüntülerinin hazırlanmasından sonra, en son aşama her şeyi bir araya getirmekti. ”Massive, Miğferdibi sahnesindeki en önemli unsurlardan biriydi.” diyor Joe Letteri. Miğferdibi sahnesindekiler tüm Uruk-hai’ların yanı sıra bazı Rohan askerleri ve Elfler. “Miğferdibi’nde bir miktar canlı çekimi, bazı minyatürlerle zenginleştirebilirdik. Bazı taban yüzeylerini boyayarak veya bilgisayar grafikleriyle oluşturulmuş ortamlarla, bunu daha da öteye taşıyabilirdik. Bazı kahramanların hareketlerini mavi ekran tekniğiyle çekerek, arka plana dev ordular ekleyebilirdik. Bunu, bazı özel roller için hareket kaydetme teknikleriyle hazırlanmış görüntüler kullanarak, daha da ileri götürebilirdik. Hepsi bir araya pek çok değişik yöntemle gelebiliyor ve genellikle herhangi bir çekimde, bütün bu unsurların hepsinin birden yer aldığı çeşitli kombinasyonlar izliyorsunuz.”

Saruman’ın (Christopher Lee) tahtının olduğu Orthanc Salonu, polistiren malzemenin elektrikli testerelerle kesilip oyulmasıyla hazırlanmış, büyük bir iç mekan. Bu kapkara salonu dekore etmek için aksesuar ustası Nick Weir, yerel müzelerden kemikler bulup getirdi ve kavanozlar içinde, biçimsiz Uruk-hai embriyoları hazırladı. Alan Lee’nin dediği gibi “Orthanc, bir kokteyl parti vermek için çok uygun bir yer olurdu”.


MUAZZAM BOYUTLU SAVAŞLAR
TEHLİKELİ SAHNELER VE İKİ KULE’DE AKSİYON
İki Kule’de aksiyonun daha fazla olması nedeniyle, tehlikeli sahnelerin sayısı da artış gösterdi. Önemli saldırı sahnelerinde rol alan süvari ve piyadelerin koordinasyonu gerekiyordu. İki Kule’de canlı askerlerin, dijital karakterlerle çarpıştığı görüntülerin de olduğu dikkate alınırsa, bu zorlu savaşların üstesinden gelebilmek için her şey uyum içinde yürütülmeliydi.

Uzun ve parlak kariyer hayatında, Erroll Flynn’le çalışmış; Star Wars filmlerinde, siyah kostümün içinde Darth Vader’ı oynamış kılıç ustası Bob Anderson, WETA Workshop tarafından hazırlanan kılıçları ve savaş araçlarını gördüğünde, etkilendi. WETA teknisyeni ve kılıç yapım ustası Peter Lyons, çelik yaylı ve darbe emici bir kılıç yarattı ve bu kılıç, savaş sahneleri sırasında sağlam kalmayı başardı.

Anderson, Orta Dünya’nın, Elflerden Orklara kadar tüm ırkları için farklı bir savaş stilleri geliştirdi. Aragorn’u oynayan Viggo Mortensen için “Daha önce hiçbir oyuncuda görmediğim, doğal bir yeteneği var.” diyen, Anderson, Viggo Mortensen’in Erroll Flynn’den daha iyi kılıç kullandığını söylüyor.

Orlando Bloom da Elf Legolas rolü için, 6 uzun seans boyunca okçuluk konusunda Yeni Zelanda kökenli okçu Jan Kozler tarafından eğitildi.

GÖLGEYELE VE ATLAR

Rohan halkının bindiği atlardan oluşan orduyu bir araya getirmek için, at koordinatörü Steve Old, Yeni Zelanda’nın dört bir yanında “yetenek sınavları” düzenledi. Arayışları, sınav ve tanıtım çekimleri için sahipleriyle saatlerce yolculuk yapmak zorunda kalan ve deneme çekimlerine katılan atlar arasından seçilen, her türden pek çok cins at temin edilmesiyle sonuçlandı.

Gandalf’ın ilk ortaya çıktığı sahnede bindiği, haşmetli beyaz atı oynamak üzere seçilen iki at, Andalusian soyundandı.

İçinde en önemli 75 atın barındığı ve eğitildiği ahır, Wellington’ın hemen dışında kuruldu. Oyuncuların gece gündüz, diledikleri zaman gelip ata binebilmesini sağlayan açık kapı politikası başarılı oldu. Montensen, Tyler ve Bloom gibi pek çok oyuncu, tatil günlerinde bile, boş zamanlarının bir kısmını ata binerek değerlendirdi. Montesen ile atı arasında öylesine güçlü bir bağ oluştu ki en sonunda Montensen, atı sahibinden satın aldı.

Bazı sahnelerde, Yeni Zelanda topraklarında 250 atın yanyana koştuğu oldu. Sonuçta elde edilen görüntülerin gerçekçiliğini, dijital olarak taklit etmek mümkün değildi.

Daha önce Unforgiven and Legends of the Fall gibi filmlerde de görev alan binicilik konusundaki teknik danışmanlar Lyle Edge ve John Scott, çekimler sırasında karmaşık at biniş ve savaş sahnelerinin en etkili bir biçimde planlanması ve kareografisi için her zaman arazideydi.

Tim Abbot ve ekibi, özellikle bu prodüksiyon için hazırlanmış 70 eyeri kendi elleriyle yaptı. Eyerlerden her biri, Orta Dünya tarihini yansıtan kabartmalar ve oymalarla süslendi ve doğal görünmesi için özel olarak boyanarak eskitildi.

Açıklar

Dünya üzerindeki milyonlarca kişi tarafından şimdiye kadar anlatılmış en büyük macera olduğu kabul edilen, J.R.R. Tolkien’in Yüzük... Devamı için tıklayın...
Dünya üzerindeki milyonlarca kişi tarafından şimdiye kadar anlatılmış en büyük macera olduğu kabul edilen, J.R.R. Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi üçlemesi, kötü bir üne sahip olan Tek Yüzük’e (One Ring) sahip olmak için verilen destansı mücadelenin öyküsüdür. Bu yüzüğün, yaratıcısı Karanlıklar Efendisi Sauron’a dönmesi halinde, Yüzük, ona dünyayı kendisine köle edecek bir güç verecektir…

New Line Cinema, Peter Jackson’ın film üçlemesinin ikincisi olan ve bilinmeyen bir zamanda, Orta Dünya’da (Middle-earth), geçen ve iyinin kötüyle destansı mücadelesini anlatan, Yüzüklerin Efendisi: İki Kule’yi Aralık 2002’ de gösterime sunuyor. ABD’de 18 Aralık’da gösterime girecek olan Yüzüklerin Efendisi / İki Kule, Türkiye’de de 20 Aralık 2002 tarihinde 150 salonda aynı anda gösterime girecek. Üçlemenin hazırlanmasında, alışılmadık bir yöntem kullanıldı ve üç film, aynı anda, bir buçuk yılı aşkın bir zaman diliminde, içiçe çekildi.

21 Aralık 2001’de gösterime giren üçlemenin ilk filmi Yüzüklerin Efendisi/ Yüzük Kardeşliği, gösterime girdiği her yerde övgü dolu eleştiriler aldı ve dünya çapında 860 milyon dolarlık hasılat yaptı. 13 dalda Oscar ödülüne aday gösterilerek, 2001’in en çok dalda Oscar’a aday gösterilen filmi oldu. Şimdiye kadar hiç kullanılmamış tekniklerle Tolkien’in düşşel evrenini her yönüyle beyaz perdeye aktaran Jackson’ın bu muhteşem filmi görüntü efektleri dalında verilen, En İyi Görüntü Efekti Ödülü de dahil olmak üzere 4 dalda Oscar kazandı.

İlk bölümün sonunda, Gandalf’ın Khazad-dûm’daki çukura düşmesi ve Boromir’in (Sean Bean) ölümünden sonra Yüzük Kardeşliği dağılmak zorunda kalır ve grup üçe ayrılır. Fakat Kardeşliğin her bir üyesi, efsanevi görevlerini yerine getirme konusundaki kararlılıklarından hiçbir şey kaybetmezler.

Yüzüklerin Efendisi: İki kule, Emyn Muil tepelerinde başlar. Yollarını kaybetmiş Hobbitler, Frodo (Elijah Wood) ve Sam (Sean Astin), esrarengiz Gollum’un (Andy Serkis) kendilerini takip ettiğini farkederler ve onu kıskıvrak yakalarlar. Bir zamanlar bir Hobit olan ve beş yüz yıl sahip olduğu Yüzük tarafından bozulup kaypak bir yaratığa, Gollum’a dönüştürülmüştür. Gollum, kendisini serbest bırakmaları karşılığında, Hobbitleri Mordor’un Kara Kapıları’na götürmeye söz verir. Sam, bu yeni yol arkadaşına güvenmemektedir. Frodo ise bir zamanlar kendisi gibi bu yüzüğü taşıyan Gollum’a acımaktadır.

Orta Dünya’nın başka bir köşesinde, Aragorn (Viggo Mortensen), okçu Elf Legolas (Orlando Bloom) ve Cüce Gimli (John-Rhys Davies), kuşatma altındaki Rohan Krallığı’yla karşılaşırlar. Rohan Krallığı’nın bir zamanların ihtişamlı lideri Kral Theoden (Bernard Hill), Saruman’ın casusu fesat Solucandil’in (Brad Dourif) yönlendirmeleri sonucunda, Saruman’ın ölümcül büyülerinden birinin pençesine düşmüştür. Kralın yeğeni Eowyn (Miranda Otto), İnsan savaşçı Aragorn’un içindeki lider ruhu hemen farkeder. Aragorn, Eowyn’in cazibesine kapılmakla beraber sürekli olarak Elf Arwen’i (Liv Tyler) ve birbirlerine verdikleri bağlılık sözünü hatırlar.

Balrog’la yaptığı ölümcül savaştan sonra Gandalf (Ian McKellen), Ak Gandalf olarak yeniden doğar. Aragorn’a, İnsanların direnişenin son kalesi olan Gondor’la, Rohan halklarını birleştirmesi gerektiğini hatırlatır. Bu Aragorn’un kaderidir.

Bu sırada, Uruk-hai’lar tarafından yakalanmış Hobbitler, Merry (Dominic Monaghan) ve Pippin (Billy Boyd), kaçmayı başarırlar. Saruman tarafından büyük bir kısmı yok edilmiş, Gizemli Fangorn Ormanı’na sığınan hobbitler, yaşlı ağaçlar arasında beklenmedik bir müttefikle; yaşayan ve yürüyen bir ağaç ve çoban olan Ağaçsakal’la karşılaşırlar.

Birbirine paralel yolculukları sırasında Yüzük Kardeşliği, hayal gücünün sınırlarını zorlayan ordular ve hilelerle yüzyüze gelecek; çok eski zamanlardan kalma mucizevi uygarlıklarla karşılaşacak, bunların şimdiye kadar hiç kullanmadıkları güçlere tanık olacaklar ve sırt sırta vererek, İki kule’den (yozlaşmış Saruman’ın 100.000 askerlik ölümcül bir ordu yetiştirdiği Orthanc Kulesi ile Mordor’un karanlık topraklarının derinlerinde yer alan Sauron’un kalesi Barad- dûr) yayılan güçlü ordulara karşı direnmek zorunda kalacaklar….






Yüzüklerin Efendisi / İki Kule, ilgi çekici pek çok yeni karakteri de izleyiciyle tanıştırıyor. İşte bunlardan bazıları:

 Gollum. İlk filmde Yüzük Kardeşliğini takip ederken ancak kısa bir an için görebildiğimiz gizemli karakter Gollum, Tek Yüzük’ün yokedilmesi görevinde ilk defa anahtar bir role sahip olarak, karşımıza çıkıyor.
 Rohan halkı ve güzel Eowyn (Miranda Otto), ağabeyi Eomer (Karl Urban) ve ölümcül bir büyünün etkisi altında olan Kral Theoden (Bernard Hill).
 Solucandil (Brad Dourif), Theoden’in ikiyüzlü danışmanı ve Saruman’ın Rohan krallığındaki casusu.
 İnsan Faramir (David Wenham), ilk filmde öldürülen Gondor’lu Boromir’in (Sean Bean) kardeşi.
 Ent ırkı ve Ağaçsakal, Orta Dünya’nın en eskiden beri varolan yaratığı, yaşayan ve yürüyen bir ağaç-çoban.

Filmin yıldızları (alfabetik sırayla): Sean Astin, Cate Blanchett, Orlando Bloom, Billy Boyd, Brad Dourif, Bernard Hill, Christopher Lee, Ian McKellen, Dominic Monaghan, Viggo Mortensen, Miranda Otto, John Rhys-Davies, Andy Serkis, Liv Tyler, Hugo Weaving, Karl Urban, David Wenham ve Elijah Wood.

New Line Cinema’nın sunduğu Peter Jackson tarafından yönetilen Yüzüklerin Efendisi/ İki Kule, bir Wingnut Films yapımı. J.R.R. Tolkien’in klasik üçlemesi temel alınarak hazırlanan filmin senaryo yazarları: Fran Walsh, Philippa Boyens, Stephen Sinclair ve Jackson. Filmin yapımcıları: Barrie M. Osborne, Peter Jackson ve Fran Walsh. Yapım Sorumluları: Robert Shaye, Michael Lynne ve Mark Ordesky. Görüntü yönetmeni: Andrew Lesnie, A.C.S. Yapım Tasarımcısı: Grant Major. Filmin kurgusu Mike Horton’a ait. Yardımcı yapımcılar ise Rick Porras ve Jamie Selkirk.

Rol dağıtımı (Casting) sorumluları: John Hubbard, Amy MacLean (Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda), Victoria Burrows (ABD), Liz Mullane (Yeni Zelanda) ve Ann Robinson (Avustralya). Kostüm tasarımcıları: Ngila Dickson ve Richard Taylor. Filmin müziğin bestesi, orkestrasyonu ve orkestranın yönetimi Howard Shore tarafından yapılmış. Özel makyaj, yaratıklar, zırhlar ve minyatürler, Richard Taylor’a ait. . Görüntü efektleri süpervizörü: Jim Rygiel. Film, New Line Cinema tarafından piyasaya sürülüyor.

Yorum Yaz




"Yorumlar küfür hakaret ve müstehcenlik içeremez. Bu kurallara uymayan yorumlar silinecektir."
Toplam 158 Yorum
  • Film Notu 10/10
    Murat Zileli 5.11.2009 11:49:00
    BU Filmi İzlemeyenlere Şiddetle Tavsiye Edilir. Dünyanın En İyi Savas Filmi Ve En İyi Fİlmi Bence
  • Film Notu 10/10
    koray öztürk 22.9.2009 15:36:00
    iki kule çok güzel bir film ama macera çok ve macerayı severim ben bütün serinin dvd si var bende çatlayında patlayın
  • Film Notu 10/10
    EMRAH SİNAN 17.11.2007 23:13:00
    bı film çok güzel tebrik ediyorum (yapanı) gerçekten hele iki kule filmi aglıcaktım nerdeyse o savaşında çok tebrikler ederim iyi günler
  • Film Notu 10/10
    ilhan mope 18.9.2007 13:39:00
    bu serinin hastasıyım ben yaw, ilk cd de izlemiştim 3ünüde izlediğim halde ewimde bulunsun die enteresan ki serinin dvd lerini aldım pasoda izlıorumm sıkılmıorumm sıkılmamda:) artı doğangan çok isterdik dogru ama ne yazık ki sauron imha edildi daha güçlü bi düşman cıkamaz heralde piyasaya..... nyse ;)
  • Film Notu 10/10
    doğancan aykan 13.8.2007 18:43:00
    bu film benim izlediğim en muhteşem film aynı zamanda tutkunu olduğum burdan yönetmenlere söylüyorum lütfen filmin devamını çeksinler
  • Film Notu 10/10
    fulya ormanlı 12.8.2007 22:32:00
    film bi harika gerçekten tekrar tekrar izlenmeye değer oyuncular kaliteli süperr gerçekten görüntü kalitesi falan herkezin izlemesi gereken bi film
  • Film Notu -/10
    huluk yıldız 3.7.2007 21:29:00
    ben daha yeni bir hayranım bu kitaba olan ilgim harry potter filminde daha güzel olduğunu demeleri ben de hangisi daha güzel diye yüz efdis okudumçok güzel bir kitap harika bir efekt ama tek kusur harry potter filminden güzel olmaması
  • Film Notu 10/10
    özkay kara 3.7.2007 00:40:00
    filmin yönetmenini tebrik ediyorum çok güzel filmi yalnız o frodo salağı nasıl oluyorda yüzüğü atmıo nerdeyse ben gelip atçaktım çeçeçe o mini açık yüzük için savaşıyorlar allah allah
  • Film Notu 10/10
    sefa gunhan 22.6.2007 20:57:00
    Bu fılmı cok sevdım kucuk ıken bu fılmı sacma gordum ama sımdı en sevdıgım fılm. Bu fılmı vızyında sabırsızlıkla beklıyorum
  • Film Notu 10/10
    veysel yıldız 18.6.2007 14:57:00
    bende hic bir film bu kadar güzel olmamıstı hayatımda gördügüm en güzel fil muthis tek kelimeyle harika en sevdigim karakterler ise aragorn legolas gandalf theoden ve gloin oglu gimli

Yüzüklerin Efendisi: İki Kule Filminin Oyuncuları


>> >> Yüzüklerin Efendisi: İki Kule

Vizyondaki Filmler

Hangi Film Nerede Oynuyor